KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2024
- Dosya no
- 2024/1330
- Karar no
- 2024/1038
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 24/05/2024 tarihli ara karar
- Numarası
- 2022/468 Esas
- Davanın konusu
- Maddi tazminat
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ... ve ...’nin oğulları destek ...’nin vefatı nedeniyle şimdilik her bir davacı için 40 TL olmak üzere toplam 80 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 28/04/2022 tarihinden itibaren temerrüde uygulanan en yüksek ticari avans faiziyle beraber, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesinin 24/05/2024 tarihli ara kararında; ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, ihtiyati haciz talepleri açısından dosyanın Adli Tıp kurumundan dönmesinden sonra talebin değerlendirilmesi şeklinde bir karar olmadığını, davalının mal kaçırmasına engel olunmak adına ihtiyati haciz taleplerinin reddine ilişkin kararın kaldırılması gerektiğini, bahse konu kaza sonucu rapor alınarak hesaplanan toplam zararın 1.314.219 TL olduğunu, iş bu zararın sigorta poliçesi limitleri dolmuş olduğu için karşılanamadığından söz konusu haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle borçlunun mallarını kaçırma ihtimaline karşın borçlunun taşınır,
araç ve taşınmaz mallarını ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczedilebileceğini, davalı sürücü ve araç maliki olan ...'ın %75 kusurlu; müteveffa ...'nin ise %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkindir. İİK'nin 257. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Aynı Kanunun 258. maddesi gereğince alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Buradaki ispat tam ispat değildir. Mahkemede ihtiyati haciz isteyenin hakkının bulunduğuna dair kanı oluşması, diğer bir anlatımla hakkın bulunduğunun kuvvetle muhtemel görülmesi gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, zarar haksız eylemden kaynaklandığından davacının tazminat talepleri haksız eylemin (trafik kazasının meydana geldiği) gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmiştir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Dosyada bulunan bilgi ve belgeler nazara alındığında haksız fiil (davacının yaralandığı) tarihi itibarıyla davacının maddi manevi tazminat alacağı muaccel hale gelmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; her ne kadar davacılar vekili kusur oranı ve aktüer hesabına ilişkin görüş belirtmiş ise de bu aşamada desteğin ölümünden kaynaklanan davacıların zararın miktarı belli değildir. Bu itibarla maddi zararın miktarına ilişkin yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından, maddi tazminat davası yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2024/1330, K. 2024/1038, 12 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama