KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Mart 2025
- Dosya no
- 2024/1712
- Karar no
- 2025/459
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 19/07/2024
- Numarası
- 2024/67 (E) - 2024/445 (K
- Dava tarihi
- 30/06/2022
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
1.072 kelime·5 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/983 (E) sayılı dava dosyasında: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 22/11/2014 tarihinde davalı ...
Sigorta AŞ'ye zorunlu trafik sigortasıyla sigortalı sürücü ...un yönetimindeki ... plakalı aracın, davacı müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpmasıyla maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası sonucu yaralandığını, sürücü ...'un asli ve tam kusurlu olduğunun bilirkişi raporlarıyla tespit edildiğini, müvekkilinin vücudunun çeşitli yerlerinde hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkileyecek şekilde kırıklar olduğunu ve tedavisinin halen devam etmekte olduğunu, müvekkilinin kaza sebebiyle yapmış olduğu tedavi giderleri,
iş gücü kaybı ve diğer zararlara ilişkin maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 21/11/2022 tarihli talep artırım dilekçesi ile yol ve tedavi gideri talebini 6.500 TL, nihai ve geçici iş göremezlik maddi zarar talebini 106.399,64 TL, nihai ve sürekli iş göremezlik zarar talebini 224.464,34 TL'ye artırarak, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/494 (E) sayılı davasında: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
22/11/2014 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası sonucu müvekkil tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/983 (E) sayılı dosyası ile belirsiz alacak davası açıldığını, hesap uzmanı bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 257.690,10 TL, geçici iş göremezlik maddi zararının ise 27.290,69 TL olarak hesaplandığını, davalarının İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/983 (E) sayılı davasıyla birleştirilmesini,
asıl davadan ek bilirkişi raporu alınarak faiz hesabının yapılmasını ve davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinin 20/12/2022 tarih ve 2017/983 (E) - 2022/983 (K) sayılı kararıyla, asıl davanın kabulü ile yol ve tedavi gideri olarak 6.500 TL, geçici iş görememezlik maddi zararı olarak 106.399,64 TL, sürekli iş görememezlik maddi zararı olarak 224.464,34 TL olmak üzere toplam 337.363,98 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, birleşen İstanbul 5.ATM'nin 2022/494E sayılı davanın kabulü ile.
160.000 TL faiz alacağının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ilişkin kararına karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Dairemizin 17/10/2023 tarih ve 2023/512 (E) - 2023/1350 (K) sayılı ilamıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulü ile yol ve tedavi gideri olarak 6.500 TL, geçici iş göremezlik maddi zararı olarak 106.399,64 TL, sürekli iş görememezlik maddi zararı olarak 224.464,34 TL olmak üzere toplam 337.363,98 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, birleşen davanın kabulü ile 160.000 TL faiz alacağının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; faiz miktarının hatalı hesaplandığını, hükme esas alınan rapordaki hesaplamanın hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu (ATK) 2 veya 3. İhtisas Kuruluna gönderilmesi gerektiğini, 01/06/2015 tarihli genel şartlarda belirtilen TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini,
meydana gelen kaza nedeniyle talep edilen geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderinden müvekkili şirketin sorumlu olmayıp sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) ait olduğunu, geçici iş göremezliğe yönelik davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, davacıların faturalandırılmamış tedavi masrafı ile ulaşım giderlerinin müvekkili şirketten talep edilemeyeceğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 17/10/2023 tarih ve 2023/512 (E) - 2023/1350 (K) sayılı kararı ile " ...hüküm kurulan geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve faiz miktarına yönelik hesaplamalar mahkemece yapılmıştır.
Mahkemece yapılan tazminat ve faize ilişkin hesaplamalar denetlenebilir şekilde olmadığından, açık anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte bir hesaplama yapılması için 10/10/2021 tarihli raporda tespit edilen kesin geçici iş göremezlik süresine göre, geçici ve sürekli iş göremezlik süresi ile temerrüt tarihinden itibaren faiz talebine yönelik ek davanın açıldığı tarihe kadarki faiz hesabının da yapılması için, geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik dönem başlangıç bitiş tarihleri ve süreleri gösterilmek suretiyle daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp,
oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi doğru olmamıştır...." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Davalı vekilinin ek dava ile faiz istenemeyeceği, vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği, asıl davada kusur durumu, maluliyet oranı, tazminat hesabında teknik faiz kullanılmasının gerektiği, geçici iş göremezlik tazminatı ve faturalandırılmamış tedavi giderlerinden sorumlu olmadıkları, faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğine ilişkin istinaflarının Daire ilk kararı ile esastan değerlendirme yapılarak karar verilmiş olduğundan aynı nedenlere dayalı istinaf talepleri değerlendirilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince. Dairemiz kararı doğrultusunda alınan 15/04/2024 ve 01/07/2024 tarihli ek raporlarda dava konusu edilen yol ve tedavi giderleri yönünden 6.500 TL, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 106.399,64 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 224.464,34 TL olarak toplam 337.363,98 TL maddi tazminat, birleşen davadaki dava dilekçesinde talep edilen maddi tazminat tutarı üzerinden de 160.073,35 TL faiz hesabı yapılmıştır.
Ek raporlarının HMK'nin 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamına uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla, bilirkişi raporlarına itibar edilerek hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Bu durumda yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olduğuna göre; yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2024/1712, K. 2025/459, 13 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama