KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Dosya no
- 2024/1773
- Karar no
- 2025/612
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 08/05/2024
- Numarası
- 2021/590 (E) - 2024/323 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
1.143 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...
AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı ticari minibüs ile seyir halinde iken dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonu sollamaya çalıştığı esnada orta refüj çalışması nedeniyle sol şeridin ortasına konmuş yol çalışma levhası ve trafik konisine çarpması neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybedip yolun sağına savrulmaya devam ederek yol dışındaki tarlaya inerek aracın arka kısmını elektrik direğine çarptıktan sonra sol yan kısmına devrilmesi sonucu meydana gelen yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası sonucu düzenlenen Kaza Tespit Tutanağıyla
kazanın meydana gelmesine ... plakalı araç içerisinde bulunan müvekkiline atfedilebilecek hiçbir kusurun bulunmadığını, işbu davayı açmadan önce davalı ... şirketine yaptıkları yazılı başvurunun eksik evraklar nedeniyle değerlendirilmediğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalının teminat limiti ile sınırlı olmak üzere alınmasını talep ve dava etmiş.
16/10/2020 tarihli ıslah dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatını 247.152,63 TL, geçici iş göremezlik tazminatını ise 9.966,30 TL artırarak toplam 257.118,93 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesinin 09/12/2020 tarih ve 2016/1135 (E) 2020/641 (K) sayılı kararıyla, davanın kabulü ile 9.966,30 TL geçici iş göremezlik ve 247.152,63 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 257.118,93 TL maddi tazminatın 26/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ilişkin kararına karşı davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine Dairemizin 03/06/2021 tarih ve 2021/782 (E) - 2021/874 (K) sayılı ilamıyla;
davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile 9.966,30 TL geçici iş göremezlik ve 200.195,32 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 210.161,62 TL'nin 26/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk karara ilişkin istinaf dilekçesinde yalnızca faize ilişkin istinaf talebi bulunduğundan kalan yönlerden davalı yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğunun kabulünün mümkün olmadığını, kazaya sebebiyet veren araç ticari araç olup dava dilekçeleri doğrultusunda değişen oranlardaki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce müvekkiline başvuru yapılmadığından ikame edilen davanın usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirkete başvuru yapılmadığı için temerrüt oluşmaması nedeniyle müvekkili şirketten faiz talep edilemeyeceğini, mahkeme aksi kanaatte ise ancak dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini, Adli Tıp Kurumu (ATK) 3. İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan maluliyet raporundaki heyet teşkilinin yönetmeliğe uygun olmadığını, bu nedenle maluliyet raporunun hükme esas alınmaya elverişli olmadığını,
kaza esnasında davacının emniyet kemerinin takılı olmaması ve servis içerisindeki tutamaçları tutmamasının müterafik kusur oluşturduğunu, müterafik kusura ilişkin değerlendirme yapılmadan verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karşı davalı vekilince, SGK tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi ödemenin araştırılması ve tazminattan düşürülmesi hususlarına ilişkin istinaf talebinde bulunulduğundan, sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmediğine,
maluliyetin tespiti yönünden doğru yönetmeliğin uygulanmadığına ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine ilişkin istinaf talebi bulunmadığından davacı taraf lehine bu hususlarda usuli kazanılmış hak oluşmuş, davacı vekili tarafından ilk karara karşı sadece faize yönelik istinaf başvurusu olduğundan bu husus dışında kalan yönlerden davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur.
Dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda mahkemece inceleme yapılarak SGK'den gelen yazı cevapları ile birlikte bilirkişiden ek rapor alınmıştır.
Alınan ek raporda davacı vekili tarafından kaldırma kararı öncesindeki bilirkişi raporundaki veriler istinaf edilmediğinden kaldırma kararı öncesi veriler esas alınarak ve rücuya tabi iş kazası gelirlerinin peşin değerlerinin tenzil edilerek yapılan hesaplama uyarınca 9.966,30 TL geçici iş göremezlik ve 200.195,32 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 210.161,62 TL tazminata karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur.Ancak dava dilekçesinde avans faizi talep edilmesine,
kazaya sebebiyet veren, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın ticari nitelikte minibüs olmasına rağmen avans faizi yerine yasal faize hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle bu hususa değinen davacı vekili istinaf talebi yerindedir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2024/1773, K. 2025/612, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama