KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/2189
- Karar no
- 2024/1723
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Ara karar tarihi
- 24/9/2024
- Numarası
- 2024/702 (E) - Derdest
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
928 kelime·5 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar miras bırakanı ...'nin yönetimindeki ... plakalı araçla 13/10/2023 günü seyir halinde iken, davalı ...
Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ve kasko poliçesiyle sigortalı, İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü bünyesinde özel halk otobüsü olarak kullanılan, davalı işleten ...'a ait, davalı sürücü ... tarafından sürücü zorunlu haller dışında gerekli önlem alınmadan park edilen ...(özel halk otobüsü plaka no. ...) plakalı otobüse sol arka kısmından çarpması suretiyle meydana gelen kazada öldüğünü belirterek,
davalılardan... adına kayıtlı ... (özel halk otobüsü plaka no....) plakalı otobüsün trafik kaydı ile davalılar ..., ... ve İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğünün tüm taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine kararın kesinleşmesine kadar cebri icra yoluyla satışı ve üçüncü kişilere devrini engelleyici nitelikte ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, ya da harcı esas değeri olan 1.250.200 TL tutarında teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına;
belirsiz alacak davası niteliğinde miras bırakanın babası davacı ..., annesi davacı ... için ayrı ayrı 100 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ..., ..., İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve ...
Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek adları geçen davalılara verilmesine; davacı baba için ... için 500.000 TL, davacı anne ... için 500.000 TL, davacı kardeş ... için 250.000 TL olmak üzere toplam 1.250.000 TL manevi tazminatın davalılar ..., ..., İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, adları geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince 24/9/2024 tarihli ara kararıyla; davacılar vekilinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili dilekçesinde özetle; olay yeri trafik ekipleri tarafından düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre ... (özel halk otobüsü plaka no. ...) plakalı aracı park halinde bırakarak kazaya neden olan sürücü ...'ın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 59'uncu maddesinde öngörülen, karayolları üzerinde zorunlu haller dışında gerekli önlemi almadan park etmek kuralına aykırı davranması nedeniyle tam kusurlu bulunduğunu, 1/11/2023 tarihli trafik bilirkişisi raporunda ise ölen sürücünün asli, davalı sürücünün ise tali kusurlu olduğu yönünde tespitler yapıldığını,
Adli Tıp Kurumuna (ATK) gönderilen dosyanın henüz dönmediğini, davalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun bulunması ve ilgili kaza sonucunda müvekkillerinin desteği ...'nin hayatını yitirmesi nedeniyle haksız fiil tarihi itibarıyla muaccel alacağın varlığının kanıtlandığını, müvekkilleri davacıların haricen edindiği bilgilere göre davalıların mallarını gizleme ve kaçırma uğraşında olduklarını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355 inci maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Talep, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı ve manevi tazminat istemiyle açılan davada, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddi ara kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının incelenmesinde: HMK'nin 389'uncu maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Bu maddeye göre ihtiyati tedbir kararı ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Somut uyuşmazlıkta, davacılar eldeki davayı, trafik kazası nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararlarının tazmini amacıyla açmışlardır.
Bu nedenle uyuşmazlık konusunun "para" olduğu gözetildiğinde, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararının incelenmesine gelince: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 257'nci maddesi uyarınca, alacaklı, alacağı muaccel olup da rehinle de temin edilmemişse, ihtiyati haciz talep edebilir.
Aynı Kanun'un 258'inci maddesi gereğince de, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Buradaki ispat tam ispat değildir. Mahkemede ihtiyati haciz isteyenin hakkının bulunduğuna dair kanı oluşması, diğer bir anlatımla hakkın bulunduğunun kuvvetle muhtemel görülmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında dosyanın incelenmesinde; dosyada bulunan kolluk tarafından düzenlenen Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile olay nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/240842 sayılı soruşturma dosyasında düzenlenen bilirkişi raporundan anlaşılan davaya konu kazanın oluş biçimi ile anılan raporda ve iddianamede 1,27 promil alkollü olduğu ileri sürülen maktûl ...'nin kusur durumu; davalı ...
Sigorta AŞ ile davalı işleten ... arasında düzenlenen kapsamlı kasko sigorta poliçesinde manevi tazminat teminatının, kaza sonucu ölüm ve sürekli sakatlık olması hallerinde, poliçe bedeli ile sınırlı olmak kaydı ile ihtiyari mali mesuliyet teminatı limitleri içinde hüküm ifade edeceği belirtilerek, 5.000.000 TL tutarında ihtiyari mali mesuliyet sigortası teminat limitinin öngörülmesi;
davanın geldiği aşamada trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasının aktüerya hesap uzmanı bilirkişinin incelemesini gerektirmesi ve hak edilen tutarın yaklaşık olarak dahi henüz belli olmaması karşısında, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gereken yaklaşık ispat koşulu davanın geldiği bu aşamada oluşmadığından, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2024/2189, K. 2024/1723, 3 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama