KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/2313
- Karar no
- 2024/1891
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Ara karar tarihi
- 27/08/2024
- Numarası
- 2024/654 (E
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
713 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin motosikletiyle parktan henüz çıkış yaptığı sırada davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, davalı ...'ya ait, davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkiline sağ yandan çarpması sonucu müvekkilinin moturun üzerinden fırladığını belirterek,
adli yardım taleplerinin kabulü ile 10.000 TL maddi, 300.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı ...'ya ait kazaya karışan ... plakalı araç ile işleten ve sürücünün taşınır ve taşınmaz malları, bankalardaki hak ve alacakları ile adına kayıtlı başkaca gayrimenkul ve araçlar üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesinin 27/08/2024 tarihli ara kararıyla, davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda davalıların asli ve tam kusurlu olduğunun olaydan sonra düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı ve İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/227596 Soruşturma numaralı dosya kapsamında aldırılan kusur raporuyla sabit olduğunu, müvekkiline herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz şartlarının gerçekleşmiş olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 257. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Aynı Kanun'un 258. maddesi gereğince alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.Buradaki ispat tam ispat değildir. Mahkemede ihtiyati haciz isteyenin hakkının bulunduğuna dair kanı oluşması, diğer bir anlatımla hakkın bulunduğunun kuvvetle muhtemel görülmesi gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, zarar haksız eylemden kaynaklandığından davacının tazminat talepleri haksız eylemin (trafik kazasının meydana geldiği) gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmiştir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Dosyada bulunan bilgi ve belgeler nazara alındığında haksız fiil tarihi itibarıyla davacının maddi ve manevi tazminat alacakları muaccel hale gelmiştir.
Maddi tazminat davasına ilişkin ihtiyati haciz talebi yönünden; davacının maddi tazminat alacağı kazanın meydana geldiği tarih itibarıyla istenebilir hale gelmiş olmakla birlikte, bu aşamada maddi zararın miktarı belli değildir. Bu itibarla yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından, maddi tazminat davası yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak dosyada bulunan trafik kazası tespit tutanağı ve yaralanmaya ilişkin hastane evrakları içeriğinin manevi tazminat istemleri bakımından alacağın varlığına ve muaccel olduğuna ilişkin kanı oluşturacak nitelik taşıdığı ve yaklaşık ispat koşulunun da bulunduğu gözetilerek bu aşamada davacının manevi tazminat davası yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken talebin reddedilmesi doğru olmamıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2024/2313, K. 2024/1891, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama