KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2026
- Dosya no
- 2025/1206
- Karar no
- 2026/454
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 5/3/2025
- Numarası
- 2025/7 (E) - 2025/207 (K
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
1.446 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) poliçesi ile sigortalı ... plakalı taksinin sürücüsü ...'ın yönetimindeyken meydana gelen kazada, davacıların desteği ...'ın öldüğünü belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde davacı ... için 20.000 TL, davacı ... için 20.000 TL, davacı ... için de 20.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... AŞ'den tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 12/8/2022 günü sunduğu dilekçeyle davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatının 597.384,41 TL, davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatının 159.508,26 TL, davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatının ise 20.000 TL olduğunu beyan etmiştir.
Davanın görüldüğü Küçükçekmece 8'inci Asliye Hukuk Mahkemesinin 5/10/2022 gün ve 2021/87 (E) - 2022/229 (K) sayılı nihai kararının davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 26/9/2023 gün ve 2023/304 (E) - 2023/1229 (K) sayılı kararıyla, davalı ...
AŞ'ye karşı açılan davaya bakma görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle kaldırılmasının ardından sürdürülen yargılamada, adva dosyasının gönderildiği Bakırköy 3'üncü Asliye Ticaret Mahkemesinin 5/3/2025 gün ve 2025/7 (E) - 2025/207 (K) sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 597.384,41 TL, davacı ... için 159.508,26 TL maddi tazminatın 17/10/2017 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsil edilerek adları geçen davacılara verilmesine; davacı ... tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasının redidne karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... AŞ vekili dilekçesinde özetle; hesaplamanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) uyarınca genel şartları ile belirlenen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini; davacılara yapılan ödemenin tenzilini gerektiğini; bakiye tazminat borcunu kabul etmemekle birlikte, aktüerya hesabı yapılırken, ödeme tarihi itibarıyla tazminat borcu olup olmadığının saptanması,
hesaplamanın net asgari ücrete göre belirlenmesi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı talebi hakkında Kanuna ve Yargıtay uygulamalarına uygun değerlendirme yapılıp desteğin ölümü nedeniyle dava açmayan ancak destekten yoksun kalan kimseler olup olmadığının mahkemece kendiliğinden saptanması gerektiğini;
sigortalısının kusuru oranınında ve poliçede belirtilen azami limitle sorumlu olan müvekkilinin müşterek müteselsil sorumluluğunun bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumundaki kusuru dikkate alınmadan karşı araç sürücüsü/sigortacısı ile müvekkili sigorta şirketinin müştereken müteselsil sorumlu olduğundan söz edilerek tam kabule karar verilmesinin genel hukuki ilkelere aykırı olduğunu; müvekkili şirketin ferilerden sorumluluğunda poliçe limiti ile oranlı olması gerektiğini;
teminat limitini aşan hesaplama yapılmasının da hatalı olduğunu, davaya konu kaza nedeniyle birden fazla kişinin tazminat istemi söz konusu olduğundan proporsiyon uygulanması gerektiğini; davacının yargılama gideri ve vekâlet ücreti taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 90'ıncı maddesinde yer alan "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 7/7/2020 gün ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararıyla.
19/6/2021 gün ve 31516 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanun'un 18'inci maddesi ile KTK'nin 90'ıncı maddesinin 1'inci fıkrasına eklenen tümce ve fıkranın ise Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 gün ve 2021/82 (E) - 2022/167 (K) sayılı kararıyla Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının hesaplamasının %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılmasına ilişkin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması ve destekten yoksun kalma tazminatının %2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranıyla
hesaplanması olanağı bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükme esas alınan aktüerya hesap uzmanı bilirkişi raporunda destekten yoksun kalmaktan kaynaklanan zararın, olası yaşam süresi bakımından TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak, işleyecek (bilinmeyen) devre bakımından her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progressive rant yöntemi kullanılarak hesaplanmasının yerinde olduğu sonucuna ulaşılmış; dosyaya eklenen nüfus kaydı içeriğine göre destek ...'ın, davaya konu kaza olmadan önce babası İsmail Yeşilpınar'ın 19/10/2005 günü, annesi ...'ın ise 17/9/1989 günü öldüğü,
eldeki davanın ise desteğin eşi ..., oğlu ... ve kızı ... tarafından açılması, böylece Yargıtay uygulamalarına göre dava açmayan destek alacaklısı bulunmadığının anlaşılması karşısında, bu konuya yönelen istinaf nedeni benimsenmemiş.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19'uncu Ceza Dairesinin 17/5/2022 gün ve 2021/1430 (E) - 2022/2100 (K) sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi suretiyle kesinleşen Bakırköy 13'üncü Ağır Ceza Mahkemesinin 1/4/2021 gün ve 2019/74 (E) - 2021/189 (K) sayılı kararıyla, davalı ...
AŞ'ye ... poliçesiyle sigortalı sürücü ...'ın bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne, bir kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan sonuç olarak 3 yıl 4 ay mahkumiyetine hükmolunması ve anılan ceza dava dosyasında düzenlenen Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 9/1/2020 gün ve 149 sayılı raporunda, aydınlatması mevcut mahalde kazaya karışan araçları yolun sağında tepe lambası ve dörtlü ikaz ışıkları faal çekicisine yüklemek üzere aracının dışında bulunduğu sırda, sevk ve idare hatasıyla direksiyon hakimiyetini yitiren müşteki sanık sürücü sebebiyle meydana gelen kazada hatalı tutum ve davranışı bulunmayan ölen destek ...'ın kusursuz;
yönetimindeki ... plakalı otomobille aydınlatması mevcut yolda seyri esnasında yola gereken dikkatini vermeyen, seyrini yol ve mahal şartlarına göre ayarlaması, kendi seyir şeridi biçimde kalacak şekilde seyretmesi gerekirken, bu hususlara uymayıp sevk ve idare hatasıyla direksiyon hakimiyetini yitirerek aracın sağa yönelmesine ve ardından da önceden karıştığı kazdan dolayı yolun sağında duran ... plakalı araca çarparak kazanın oluşumuna neden olan sürücü ...'ın ise asli kusurlu olduğunun anlaşılması karşısında,
sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı taksinin ... poliçesini KTK'nin 91'inci maddesi uyarınca düzenleyen davalı sigorta şirketinin, davaya konu kaza nedeniyle oluşan maddi zarardan aynı Kanun'un 85'inci maddesi uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak, davacı vekili dava dilekçesinde müvekkili davacıların desteği ...'ın ... plakalı çekiciyle hasarlı ve yolda kalmış araçların trafikten çekilmesi işiyle uğraşan çekici operatörü olduğunu bildirmiş; Bakırköy 13'üncü Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/74 (E) sayılı gerekçeli kararı ile tüm dosya kapsamından davaya konu trafik kazasının destek ...'ın davaya konu kazadan önce meydana gelen başka bir kazada hasar gören ... plakalı aracı çekiciye yüklemeye çalıştığı sırada meydana gelen kazada öldüğü anlaşılmıştır.
Bu itibarla, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğünün 7/7/2021 tarihli yazısıyla 29/8/2014 günü kamyonet, kamyon, yarı römorklar için çekiciler ve tankerler vb. karayolu taşıtlarını imalatı faaliyetinden vergi yükümlüsü olduğu bildirilmesine karşın, çekici operatörü olduğu ileri sürülen ölen destek ...'ın kaza tarihi itibarıyla gelirinin, Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğünden belgeler getirtilip araç kurtarma işinden kazancı da dikkate alınarak, duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi,
buna göre aktüerya hesap uzmanı bilirkişiden, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin rapor alınması gerekirken, Kamyoncular Esnaf Odasının bildirdiği hizmet sözleşmesiyle çalışan tır ve kamyon sürücülerinin aylık ücretleri dikkate alınarak, destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında isabet görülmemiştir.
Öte yandan, davalı ... AŞ vekilinin 17/8/2022 günü sunduğu dilekçesinde müvekkili şirket tarafından sürücünün kusuruna dayalı olarak ... için 6.037,58 TL, davacı ... için ise 144.264,39 TL olmak üzere toplam 150.491,37 TL ödendiğini ileri sürmesi; davacı vekilinin ise dava dilekçesinde, davalı ... AŞ'nin 150.491,97 TL ödediğini beyan ederek, dilekçe ekinde 18/10/2018 günü düzenlenen dekontu sunması karşısında, aktüerya hesap uzmanı bilirkişiden, davalı ...
AŞ'nin, ... için 6.037,58 TL, davacı ... için ise 144.264,39 TL ödendiği 18/10/2018 günü itibarıyla, davacı destek alacaklıları ... ve ...'ın zararlarının giderilip giderilmediği; adları geçen davacıların destekten yoksun kalmaktan kaynaklanan zararları davalı sigorta şirketi tarafından tazminatın ödendiği 18/10/2018 günü itibarıyla giderilmemiş ise, davalı sigorta şirketi tarafından ... için ödenen 6.037,58 TL'ye, davacı ... için ödenen 144.264,39 TL'ye, ödeme tarihi itibarıyla yasal faiz uygulanan her bir davacı için hesaplanacak destekten yoksun kalma tazminatından tenzili gerekirken,
bu konuda hesaplama içermeyen bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Kabul ve uygulamaya göre yapılan incelemede ise, davalı ... AŞ'nin kazanın meydana geldiği 7/10/2017 günü itibarıyla taksi grubu araçlar için kişi başı 330.000 TL limitli destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu olduğunun anlaşılması karşısında, davalı ... AŞ aleyhine, davacılar ... ve ... lehine hükmolunacak destekten yoksun kalma tazminatlarının toplamının 330.000 TL'yi geçemeyeceği gözetilerek, davacılar ... ve ... lehine hükmolunacak destekten yoksun kalma tazminatlarının garame hesabı yapılarak paylaştırılması gerekirken, davalı sigorta şirketinin limiti aşan tutarda tazminattan sorumlu tutulmasında isabet görülmemiştir.
Kararın kaldırılma nedenlerine göre dilekçede ileri sürülen yargılama giderine ilişkin istinaf nedenleri bu aşamada inceleme dışı bırakılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2025/1206, K. 2026/454, 2 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama