KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Dosya no
- 2025/1532
- Karar no
- 2025/1231
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 20/05/2025 tarihli ara karar
- Numarası
- 2025/181 (E
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
617 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
21/07/2023 tarihinde, davacı şirkete ait ... plakalı araç ile davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacı şirketin aracında hasar ve değer kaybı zararı meydana geldiğini, ... plakalı aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağında tespit edildiğini, davacı şirkete ait aracın hasar ve değer kaybı zararının tanzimi amacıyla ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (ZMSS) olan ...
Sigorta AŞ aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde başvuruda bulunulduğunu, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda 98.000 TL değer kaybı bedeli ve 97.548,86 TL hasar bedeli tespit edildiğini, kaza tarihi itibarıyla poliçe limitinin araç başına 120.000 TL ile sınırlı olduğunu, poliçe limiti kapsamında 97.548,86 TL hasar bedeli ve 22.451,14 TL değer kaybı bedelinin karşılanması sonucunda teminat limitini aşan bakiye 75.548,86 TL değer kaybı bedelinin tazmini için davalılara Beykoz İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalıların haksız itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak takibin devamına, takip miktarının en az %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalının malvarlığı üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince 20/05/2025 tarihli ara karar ile "Davacının ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın varlığının somut delillerle sabit olduğunu, dava dilekçesinin ekinde yer alan hasar fotoğrafları, kaza tespit tutanağı vs. belgelerin müvekkili şirketin alacağının varlığını somut ve gerçeğe uygun şekilde ortaya koyduğunu, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için aranan yaklaşık ispat ölçüsünün tereddüte yer bırakmayacak ölçüde yerine getirildiğini belirterek ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Talep, trafik kazasından kaynaklanan maddi zararın giderilmesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında verilen ihtiyati haciz talebinin reddi ara kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 258. maddesi gereğince, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Buradaki ispat tam ispat değildir. Mahkemede ihtiyati haciz isteyenin hakkının bulunduğuna dair kanı oluşması, diğer bir anlatımla hakkın bulunduğunun kuvvetle olası görülmesi gerekmektedir. Dosyada bulunan belgelerin incelenmesinde; davacıya ait olduğu belirtilen ... plakalı aracın ruhsatının dava dışı ...
AŞ adına düzenlendiği, UYAP'tan yapılan sorgulamada dava dışı kişi adına kayıtlı olduğu, dava dilekçesinde Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde başvuru yapıldığı belirtilmiş ise de dava dosyasında bulunan 2023.E.472689 26/05/2024 tarih, K-2024/256214 sayılı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Kararında davacı olarak ... Şirketinin yer aldığı, takibin dayanağı olarak gösterilen bilirkişi raporunda da davacı olarak ... AŞ'nin belirtildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya içeriği birlikte ele alındığında, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada gerçekleşmediği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bununla birlikte yargılama sırasında sunulacak delillere göre talep halinde ihtiyati haciz koşullarının her aşamada yeniden değerlendirilebileceği de göz önüne alınarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2025/1532, K. 2025/1231, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama