KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2023
- Dosya no
- 2020/1447
- Karar no
- 2023/867
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/06/2019
- Numarası
- 2018/212 Esas - 2019/599 Karar
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 21/09/2023
Karar Metni
1.894 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı şirket arasında 2 adet İtalyan Orjinli ... marka ve model vincin ve 1 adet teleskop ünitesinin alım satımı için 19/12/2011 tarihli ve ... 369.000,00 Euro+KDV bedelli kule vinç satın alma sözleşmesi imzaladığını, sözleşme gereğince vincin müvekkiline teslim edildiğini ve sözleşmede kararlaştırılan bedelin müvekkili şirket tarafından ödendiğini, söz konusu sözleşmenin ...
Opsiyonu başlıklı 9. maddesinde kule vinç kullanıldıktan sonra sözleşmedeki satış bedelinin %20 altına, daha sonra, geçen her sene için %2 lik oranda artışla ... tarafından geri satın alınma taahhüdü hükmünü taşıdığını, müvekkili tarafından davalıya geri alma taahhüdünü yerine getirmesi için bildirimde bulunduğunu ancak bir sonuç elde edemediğini,
bunun üzerine müvekkili tarafından davalıya İstanbul ...Noterliğinin 01/06/2017 tarih ... yevmiye nolu ve İstanbul ...Noterliğinin 16/10/2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesini gönderdiğini ancak davalının kur artışını ve krizi bahane ederek taahhüdünü yerine getirmek yerine mahkeme yoluna müracaat edilmesini önerdiğini,
davalının ihtarın tebliğ edildiği 23/06/2017 tarihinde temerrüde düştüğünü beyan ederek davalı şirketin sözleşme gereklerini yerine getirmesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının geri satın alma bedeli olarak ödemesi gereken 251.364,00 Euro+KDV olmak üzere toplam 296.609,52 Euro nun tahsil tarihindeki karşılığı TL 'nin temerrüt tarihi olan 23/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine,
sözleşme gereklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle vinçlerin sökümü ve muhafazası için oluşan zararlar için fazlaya ilişkin hakları kaklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL. zararın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafından ikame edilen huzurdaki davanın hukuki dayanaktan yoksun olarak kötüniyetle ikame edildiğini, davaya konu edilen 19/12/2011 tarihli sözleşmenin müvekkili şirket yetkilisi müteveffa ... tarafından imza altına alınmadığı hususunda haklı şüpheyi gerektirecek kuvvetli delillerin mevcut olduğunu, sözleşme aslının dosyaya ibrazı akabinde uzman bilirkişilerce imza inceleme yapılmasının gerektiğini,
şirket yetkilisi ...'ın şirket müdürü sıfatıyla 23/09/2008 tarihinden itibaren 5 yıl süre ile şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili kılınmış olup 06/09/2012 tarihinde vefat ettiğinden sözleşmenin müteveffa tarafından imza altına alınıp alınmadığı hususunun şirket yetkililerince bilinemediğini, davacı firma yetkililerinin ilk olarak 2017 yılı mayıs ayında müvekkili firma yetkililerini arayarak bahse konu sözleşmeye göre 2011 yılında satın alınan kule vinci iade etmek istediklerini sözlü olarak beyan ettiklerini,
müvekkili şirket içinde yapılan araştırmada davacı ile müvekkil firma arasında imzalanmış bu tür bir sözleşmeye rastlamadıklarından davacı şirketten sözleşme örneğinin gönderilmesini talep ettiklerini, bunun üzerine davacı şirketin sadece davacı firma imzasını taşıyan sözleşme örneğini gönderdiğini, gönderilen sözleşmeyi incelediklerinde sözleşme altında müvekkil firma imzasının bulunmadığının fark edilmesi üzerine tekrar davacı firmaya müracaat ederek gerek şirket kayıtlarında gerekse bahse konu sözleşmede müvekili firma imzasının bulunmaması hususları şüphe oluşturduğundan bu durum izah edilerek sebebini sorduklarını,
buna istinaden her iki taraf imzasını içerdiği ileri sürülen sözleşme örneği son ihtarname ile birlikte müvekkiline tebliğ edildiğini, müvekkili şirkete ilk ulaştırılan sözleşme ile ihtarname ekinde gönderilen sözleşme kıyas edildiğinde bukez ihtarneme ekinde müvekkil firmanın kaşesi ve müvekkil adına imza bulunan bir sözleşme örneğinin gönderildiğini, davacı tarafından sözleşme aslı mahkemeye ibraz ettirilerek bilirkişi incelemesi yapılmasının zaruri olduğunu,
sözleşmenin müvekkili şirket tarafından imza altına alındığı iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için bahse konu sözleşmenin müvekkil firma tarafından imza altına alındığı varsayılacak olsa dahi davacı tarafça huzurdaki davaya konu sözleşmenin ilgili maddesinin hatalı yorumlanarak davacı lehine yanlış bir hukuki netice çıkarttığını, bahse konu kule vinç makinesinin kullanıldığı sektörünün inşaat olması yoğun yıpranmaya tabi şantiyelerde kullanılıyor olması nedeniyle ömrünü kısatmakta olduğunu, bu yönden inşaat sektöründe kule vinçlere maksimum 3 yıl garanti verilebildiğini,
bu haliyle geri satın alma tahhüdünün geçerlilik süresinin maksimum sözleşme konusu kule vincin garanti süresi ile sınırlı olduğunun kabulü gerektiğini, iki adet kule vinç ile bir adet teleskopun 369.000,Euro+KDV üzerinden satışı ve montajı işini konu alan 19/12/2011 tarihli sözleşmede bahse konu emtiaların satış suretiyle 6 yılı aşkın süre ile davacının kullanımına bırakılmış olup 6 yıl sonunda sözleşme konusu mallarda kullanım dolayısıyla meydana gelen yıpranma ve eskime ile 2011 yılından buyana kule vinç teknolojisinde meydana gelen değişikliklerin yol açtığı değer kaybı göz önünde bulundurulmaksızın müvekkili şirketten 251.364,00
Euro+KDV talep edilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, böyle bir ticaret anlayışını kabul etmelerinin mümkün olmadığını beyan ederek öncelikle bahse konu sözleşmenin celbi sağlanarak sözleşme altında yer alan imza ile müteveffa ...'a ait imza örnekleri üzerinde imza incelemesi yapılmasını, sözleşmeye konu emtiaların sağlıklı bir şekilde iadesinin temini için emtiaların muhafaza edildiği depo adresinin bildirilmesinin ve davacı taraftan istenilerek muhafaza altına alınmasını, davacı tarafından sözleşme konusu mallara ilişkin garanti süresinin bitiminden sonra haksız ve hukuka aykırı ikame olunan davanın reddine,
mahkemece aksi kanaat oluşması halinde davacı tarafın sebepsiz zenginleşmesine mahal vermemek amacıyla 19/12/2011 tarihi ile dava tarihi arasındaki piyasa şartlarına uygun kullanma/yararlanma bedeli ile eskime/yıpranma ve teknolojik gelişmeler nedeniyle meydana gelen değer kaybı ile müvekkil firmanın İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün ... ve ... sayılı icra dosyalarına istinaden davacı firmadan olan toplam 181.163,71 TL kesinleşmiş alacağın takas mahsubuna, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda "...Davacı taraf. Dava dayanağı olarak 19/12/2011 Tarihli ''Kule Vinç Satın Alma Sözleşmesine'' dayanmış, sözleşmenin 9.md uyarınca davalının geri satın alma taahhüdü bulunduğunu belirterek bedel iadesi talebinde bulunmuştur. Bu iddiaları ileri süren davacı taraf Sözleşmenin, Sözleşmenin 9.md.sini 6100 Sayılı Kanunun 190. md uyarınca ispat etme yükü altındadır. Davalı taraf imza inkarında bulunmuş olmakla.
Davacı taraf iddiasını kanıtlamak için sözleşmenin varlığına ilişkin bir kısım deliller ibraz etmiş ise de; sözleşmenin aslını ibraz edememiştir.
Taraflar arasında Kule Vinç Satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu kabul edilse dahi, Davacı tarafın fotokopisi ibraz ettiği sözleşmenin aslı ibraz edilememiş olmakla; davalı şirket yetkilisi tarafından sözleşmenin imzalanıp imzalanmadığı yönünde tespit yapmak imkanı bulunmadığından sözleşme mahkememizce delil olarak değerlendirilememiştir. Bu hali ile. Sözleşmenin 9. md. si dayanak yapılan davacı tarafın talebi yerinde görülmemiştir.
Kaldı ki, davacı tarafın dayandığı sözleşmenin 9.md.si iki tarafa borç yükleyen bir anlaşma maddesidir. Davacı tarafa verilen süre içinde; davacı taraf iade edileceği belirtilen kule ve vincin akıbetini bilmediklerini beyan etmiştir.
Davacı tarafın, davalı taraftan bedel iadesi talep edebilmesi için kule ve vincin davalı tarafa teslim edilmesi gerektiğinden, davacı tarafın kule ve vincin ellerinde olmadığını bildirdiğinden; teslim gerçekleşmeden bedel iadesi talep edilemeyeceğinden davacı tarafın davasının reddine karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 2 adet kule vinç ile 1 adet teleskop ünitesinin satın alınması için 369.000,00Euro+KDV bedelli sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 9. maddesi gereği kule vinç kullanıldıktan sonra sözleşmedeki satış bedelinin %20 altına geçen her sene için %2'lik oranda artışla davalı şirket tarafında geri satın alınma taahhüdü olduğunu, müvekkili şirket davalıya geri alım taahhüdü doğrultusunda bildirimde bulunmuş ise de davalının geri alım taahhüdünü yerine getirmediğini, bunun üzerine davalıya dosyada mübrez Beşiktaş ...
Noterliğinden 2 adet ihtarname gönderildiğini, sözleşmenin geri alım taahhüdü maddesi gereği davalının geri alım kapsamında müvekkili şirkete 254.610,00Euro+KDV borcu bulunduğunu, Mahkemece dosya kopyası mübrez sözleşmenin aslı istenmiş ancak ''İstanbul Cumhuriyet Savcılığının Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun 09.11.2018 tarih ve 2018/137985 soruşturma sayılı talebi kapsamında, İstanbul 11. Sulh Ceza Hakimliğinin 09.11.2018 tarihli, 2018/6237 D.İ. sayılı dosyası üzerinden ...ne CMK 133/1 ve devamı maddeleri uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyım olarak atanmasına,
yönetim organının yetkilerinin ve ortaklık payları veya menkul kıymetler idare yetkilerinin tümüyle kayyıma verilmesine karar verildiğini, TMSF atama kararından sonra şirketin mali kayıtları ile sözleşmelerine ulaşmak için merkez ve şube kayıtları incelendiğini ancak sözleşmenin aslına ulaşılamadığını, davalı taraf kötü niyetli olarak imzaya itiraz ettiğini ve mahkemece sözleşmenin aslı sunulamadığı için davanın reddine karar verildiğini ancak şirketin mali kayıtları incelenmeden verilen bu kararın eksik inceleme neticesinde verildiğini,
Mahkemece şirketin içinde bulunduğu durum dikkate alınarak sözleşmenin bulunması ve dosyaya sunulması için yeterli süre verilmediğini ve mali kayıtlarda herhangi bir inceleme yapmadan ret kararı verildiğini, sözleşmenin aslının bulunması için araştırmalarının devam etmekte olup sözleşme bulunduğunda dosyaya sunulacağını, müvekkili şirketin yönetimi CMK 133 vd maddeleri gereği TMSF'ye devredilmiş olup 690 sayılı KHK 73. maddesi gereği harçtan muaf hale getirildiğini, bu nedenle dosyaya sadece gider avansı yatırılmış olup ayrıca harç ödenmediğini,
arz edilen sebeplerle mahkeme kararının yeniden gözden geçirilmesini yeniden gözden geçirilmenin mümkün olmaması halinde kararın bozulmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, 2 adet İtalyan Orjinli ... marka ve model vincin ve 1 adet teleskop ünitesinin alım satımı için taraflar arasında imzalanan 19/12/2011 tarihli ve ...
369.000 Euro+KDV bedelli kule vinç satın alma sözleşmesinin ... opsiyonuna ilişkin 9.maddesinde yer alan kule vinç kullanıldıktan sonra sözleşmedeki satış bedelinin %20 altına, daha sonra, geçen her sene için %2 lik oranda artışla ... tarafından geri satın alınma taahhüdü nedeniyle geri satın alma bedeli olarak ödemesi gereken bedelin ve sözleşme gereklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle vinçlerin sökümü ve muhafazası için oluşan zararların tahsili istemine ilişkin alacak davasına ilişkindir.
Taraflar arasındaki kule vinç satın alma sözleşmesi uyarınca kule vincin davacıya teslim edildiği ihtilafsız olup, istinafa gelen uyuşmazlık temelde, kule vinç satın alma sözleşmesindeki geri satın alma taahhüdüne ilişkin 9.madde uyarınca geri satın alma bedeli ile sözleşme gereklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle vinçlerin sökümü ve muhafazası için oluşan zararların tahsilinin talep edilip edilemeyeceği noktasındadır.
Davalı taraf, sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığını beyan ederek imza inkarına ilişkin savunmada bulunmuştur. Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.
İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191). Davacının davaya dayanak yaptığı kule vinç satın alma sözleşmesinin varlığı ve geçerliliği konusunda ispat yükü davacı taraf üzerindedir.
Dava tarafça ilk derece mahkemesine bir takım belgeler sunulmuş ise de, bu belgelerin taraflar arasındaki sözleşme aslı olmadığı anlaşılmıştır. Sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olduğunu davacı ispatlamalıdır. Söz konusu sözleşmedeki imza inkar edildiğinden HMK'nın 211. Maddesi uyarınca imza incelemesi yapılması gerekir. Bunun için ise belge aslının sunulması gerekir. Davacı tarafça, söz konusu sözleşmenin kendilerinde bulunmadığı beyan edilmiştir.
Bu haliyle sözleşme aslı sunulmadığından imza incelemesi yapılması mümkün değildir. İmza incelemesi yapılması mümkün bulunmadığına göre ve başka bir ispat vasıtası da dosyada bulunmadığına göre bahsi geçen sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olduğu ispatlanamamıştır.
Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulanmamaktadır.Davacı vekilince her ne kadar sözleşme aslının ibrazı için verilen kesin sürenin yetersiz olduğu iddia edilmiş ise de mahkemece yapılan yargılama sırasında ve istinaf aşamasında da sözleşme aslının sunulmadığı gözetildiğinde davacı vekilince ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/1447, K. 2023/867, 21 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama