İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/2118 K.2024/320

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:

Esas2020/2118Karar2024/320Tarih5 Mart 2024Okuma18 dk · 3.682 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
5 Mart 2024
Dosya no
2020/2118
Karar no
2024/320
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
24/12/2019
Numarası
2014/536 Esas - 2019/515 Karar
Dava
Tazminat
İstinaf karar tarihi
05/03/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.682 kelime·18 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Dava dışı ... Tic. Ltd.

Şti. adına müvekkili olduğu şirkete ... sayılı nakliyat emtia poliçesi İle sigortalı olduğunu ve Libya'dan İstanbul Akçansa Limanına ... gemisine yüklenerek nakledildiğini, plastik hammaddesi 12-15/5/2010 tarihlerinde Ambarlı Akçansa limanına hasarlı tahliye edildiğini, hasar tespiti ile görevlendirilen eksper tarafından yapılan ekspertiz sonucunda tespit edilen hasar bedelinden Sovtaj tenzil edilmek suretiyle, müvekkili tarafından sigortalısına 10.497,00 TL tazminat ödendiğini, taşınan emtianın gemiden hasarlı olarak tahliye edildiğine dair gemi tarafından imzalı tutanaklar tanzim edildiğini, davalılardan ...

Denizcilik Şirketi gemi sahibi ve gemisi ile taşımayı fiilen gerçekleştiren donatan sıfatı ile hasardan sorumlu olduğunu, diğer davalılar ise taşımayı üslenmiş olduğundan meydana gelen hasardan davalıların TTK. hükümleri gereğince müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduklarını, TTK.'nun 1361 maddesi gereğince müvekkili olduğu sigorta şirketin ödediği tazminat miktarı kadar hasardan sorumlu olanlara rücu hakkı olduğunu, müvekkilinin ödediği tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebiyle huzurdaki davanın açılması zaruretinin doğduğunu, müvekkili sigorta şirketinin ödemiş olduğu 10.497.00 TL hasar tazminatının,

29.06.2010 ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen rücuen tahsiline, dava masraf ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini iddia talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda davalılardan ... Ltd. ve ... Tic. Ltd.

Şti. arasında yapılmış olan taşıma sözleşmesinde tahkim klozu bulunduğunu, ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklarda Londra tahkimine gidileceğini ve uyuşmazlığın çözümünde İngiliz hukukunun geçerli olacağını, davada Türk Mahkemelerinin yetkisizliği bulunduğunu, davanın yetkisizlik yönünden reddedilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde haksız ve hukuki mesnetten yoksun olarak müvekkili şirket ... A,Ş.'nin dava konusu taşımada donatan olduğunun iddia edildiğini, müvekkili ...Tic.

A.Ş. bu davada ... gemisinin sadece maliki olduğunu, donatan olabilmek için bir ticaret gemisine sahip olmak gerektiğini, gemi sahibinin bu ticaret gemisini kendi adına ve kazanç maksadıyla işletmesi gerektiğini, müvekkilinin ... gemisinin maliki olmakla birlikte bu gemiyi kendisi adına kazanç maksadıyla işletmediğini, müvekkili şirketin ... gemisinin diğer davalılardan ...

Şirketine aralarında yapılmış olan bir Charter Party sözleşmesi ile kiraya vermiş bulunduğunu, dolayısıyla karşı tarafın dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğunu, müvekkil şirketin donatan olduğu yönündeki iddianın hukuki yönden mesnetsiz olduğunu ve davanın müvekkili şirket bakımından öncelikle husumet yönünden reddedilmesi gerektiğini, davacı vekilinin dava dilekçesinde müvekkil şirket ...A.Ş.'nin gemi sahibi ve gemisi ile taşımayı fiilen gerçekleştiren donatan sıfatıyla iddia edilen hasardan sorumlu olduğu ileri sürüldüğünü bu iddianın hukuki mesnetten yoksun olduğunu,

müvekkil şirket sahibi olduğu ... gemisini kiralayan gemi maliki durumunda olduğunu, dava konusu olan taşımayı fiilen gerçekleştirememekte olduğunu, davacı vekilinin dava dosyasına sunmuş olduğu "BİLGİ NOTU" başlıklı yazıda taşıma işinin dava dosyasına sunulmuş olan 01 Mayıs 2010 tarihli Sevice Contract No: ... ile ... Ltd firmasına yaptırıldığı belirtilmiş ve taraflar arasındaki taşıma konusundaki sözleşmenin gösterildiğini, ...

Ltd'nin ise ... ve ... şirketleri arasındaki recap of fîxture belgeleriyle de sabit olduğunun belirtildiğini, davacı vekili tarafından dava dosyasına ibraz edilen bu belgelerden müvekkili şirket ...

Ticaret A.Ş.'nin bu taşıma ilişkisinde hiçbir hukuki ya da sözleşmesel yeri bulunmadığını müvekkili şirket malların taşındığı geminin sadece maliki olduğunu, gemisini charter Party sözleşmesi uyarınca kiraya vermiş olduğunu donatan sıfatına ne de taşıyan sıfatına sahip olmadığını, taşıma işini fiilen yaptığı iddiasıyla müvekkili şirkete yöneltilen dava her türlü hukuki ve sözleşmesel delilden yoksun olduğunu, karşı tarafın dava dosyasına sunmuş olduğu belgelerde müvekkili şirketin bu davaya konu olan taşıma ile hiçbir hukuksal ya da sözleşmesel ilişkisi olmadığını ve taşıma işinin fiilen müvekkil şirket ...

A.Ş. tarafından üstlenilmeyip müvekkili şirketin sadece gemi maliki olduğunu ispatlamakta olduğunu, dolayısıyla mahkemece bu hususların göz önünde bulundurulup dava konusu taşımayla hiçbir ilişkisi bulunmadığını müvekkil şirket .... A.Ş. bakımından davanın husumet yönünden reddedilmesi gerektiğini, davacı vekilinin dava dilekçesi ve daha sonra dosyaya sunduğu belgeler incelendiğinde aslında davacı vekili tarafından da müvekkil şirket ...

A.Ş.'nin dava konusu taşımada taşıyan olmadığının bilindiğini ve müvekkili şirkete yöneltilen davanın kötü niyetle ileri sürüldüğünü, dava dilekçesinde müvekkili şirketin donatan olduğunu ve fiilen taşıma işini üstlendiği iddia edildiğini, davacı vekili tarafından dava dosyasına 02.06.2011 havale tarihli olarak sunulan dilekçede yer alan ifadelerle çeliştiğini ve müvekkil şirketin taşıma işini üstlenmediğini, dava konusu olayda taşıyan olmadığına bir kanıt teşkil etmekte olduğunu,

dava konusu olan taşıma işini gerçekleştiren şirketin müvekkili şirket olmadığını bilen ve bunu dava dosyasına sunduğu 02.06.2011 havale tarihli dilekçede de bildiğini açıkça gösterdiğini davacı vekili öncelikle kendisi ile çelişmekte olduğunu, davacı vekili tarafından bilindiği halde kötü niyetli olarak müvekkil şirket ...

A.Ş.'ye yöneltilen davanın müvekkili şirket yönünden reddedilmesi gerektiğini, ayrıca malların teslim alınması sırasında ya da sonrasında resmi bir hasar tespitinin yapılmadığını, gönderilen sıfatıyla malları teslim alan şirket ya da kişilerin gönderilen sıfatıyla mallan teslim almadan kaptan veya gönderilen malların hal ve durumunu, sayı ve tartısını tespit ettirmek üzere mahkemeye ya da yetkili diğer makamlara yahut bu husus için resmen tayin olunmuş eksperlere muayene ettirebileceğini, muayene esnasında diğer tarafında hazır bulundurulması gerektiğini,

karşı taraf mallardaki hasar tespitini ne mahkemeye ne de yetkili makam ya da resmen tayin olunmuş eksperlere yaptırdığını, yapılmak istenen muayenede taşıyanın hazır bulundurulması için herhangi bir çabada gösterilmediğini, tek taraflı olarak gerçekleştirilen muayene TTK.

Md. 10654'e aykırı olduğunu, müvekkili şirkete muayene yapılacağı ve bu muayene de hazır bulunması için bir davette bulunulmadığını, bunun ise muayenenin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldırdığını, dava konusu müvekkili şirket taşıyan olarak varsayılsa bile yapılmış olan hasar tespitinin usulüne uygun olmadığını ve geçersiz olduğunu, eğer mallarda bir ziyan veya hasar mevcutsa en geç navlun mukavelesi gereği malların, malları teslim almaya yetkili kişiye teslimi sırasında taşıyana ya da boşaltma limanındaki temsilcisine yazılı olarak bildirmesi zorunluluğu bulunduğunu,

mallardaki ziyan veya hasarın haricen belli olması durumunda ise ihbarnamenin mezkur tarihinden itibaren üç gün içinde gönderilmesi ve ihbarnamede ziyan veya hasarın umumi olarak gösterilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ne donatanı ne de taşıyanı olduğunu, dava konusu taşımada hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için taşıyan sayılsa dahi karşı tarafça TTK md. 1066 uyarınca müvekkiline usulüne uygun yazılı bir ihbarda bulunulmuş, ne de mallarda bulunduğu iddia edilen hasarın tespiti için iki tarafın katılımıyla resmi tespit yapılmadığını,

TTK md. 1066 hükmü gereği taşınan malların konşimentoda gösterildiği gibi teslim edildiği şeklinde bir karine bulunmadığını, dosyaya sunulan tutanaklarda malların hasarlı olduğu yönünde ifadeler, bulunduğunu M/V Mehtap Bayraktar gemisi kaptanı tutanağa düşmüş olduğu remark ile yükte mevcut olduğu iddia edilen hasarı kabul etmediğini, malları teslim aldığı şekilde teslim ettiği şerhi düşüldüğünü, bu belgenin malların hasarlı olduğu yönünde bir delil teşkil etmediğini, belirlenen dava değerinin piyasa rayiçlerinin çok üzerinde olduğunu,

davacı vekilince iddia edildiği üzere yapılmış olan sovtajın yasal olmadığını ve sovtaj değerinin olması gerekenin çok altında olduğunu, ne donatanı ne de taşıyanı olmadığı bir taşımada hiçbir sorumluluk kabul etmeyeceklerini davada talep edilen miktarın hukuki olmadığını ve fahişliğinin de ortada olduğunu, davanın yetkisizlik nedeniyle reddini, husumet yönünden reddini, usul, yasa ve yargı içtihatlana aykırı olarak açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraf yükletilmesini, iddia savunma ve talep etmiştir.

Davalı ... Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılardan müvekkili olduğu şirket ... Tic. Ltd.

Şti. aleyhine yöneltilen iddiaların hukuka aykırı olduğunu, davanın müvekkili şirket bakımından reddi gerektiğini, davada ... tahkim şartı gereğince görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde davacı sigorta şirketi müvekkili ... ile ... arasında Charter Party'e göre ... taşıyan olarak nitelendirdiğini, ancak söz konusu sözleşme ... kurallarına göre düzenlenmiş olduğunu ... 'ün 19. Maddesinde sözleşme kapsamında ortaya çıkacak her türlü uyuşmazlığın İngiliz tahkimi yoluyla çözüleceğini şartının yer aldığını,

müvekkili firmanın davalı sıfatına sahip olmadığından davanın müvekkili şirket lehine sıfat yokluğundan husumetten dolayı reddi gerektiğini, müvekkili olduğu şirketin ilgili malların taşınmasında sadece aracılık etmiş olduğunu 09.05.2010 tarihli konşimentodan ... ile ... arasında herhangi bir hukuki veya sözleşmesel ilişki kurulmamış olduğunu, müvekkili olduğu şirketin bu davanın tarafı dahi olmadığını, ilgili hasarın rücuen müvekkili şirkete yöneltilebileceğini hiçbir suretle kabul etmeyeceklerini, böyle bir hasarın vuku bulması dahilinde bile rücuen tazminat iddiasının gönderici firma olan ...

Şirketine ve donatan ...

A.Ş.'ye yöneltilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ... firması ile herhangi bir ticari bağlantısı olmadığını, sadece aracı şirket olduğuda göz önünde bulundurulduğunda davanın izafeten müvekkili şirket ... açılmasının olanaksız olduğunu, müvekkili olduğu şirketin donatanın acenteside olmadığından ötürü taraf olmasının mümkün olmadığını, dava dilekçesinden de müvekkili şirkete hangi sıfatla dava açıldığının anlaşılamadığını, bir sübjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek kişi, o hakka uymakla yükümlü kişi olduğunu, ilgili davada müvekkili firmanın davalı sıfatına sahip olmadığı göz önünde tutulması gerektiğini,

davanın müvekkili şirket lehine sıfat yokluğundan husumetten dolayı reddedilmesi gerektiğini, emtianın yükleme boşaltma işlemlerinde de yer almayan müvekkili şirketin lehine davanın reddi gerektiğini, davacı sigorta şirketi dava dilekçesinde taşınan emtianın gemiden hasarlı olarak tahliye edildiğine dair gemi tarafından imzalı tutanakların tanzim edildiğini iddia ettiğini, bu tutanakların gemi kaptanı tarafından düzenlendiğini, ancak tutanaklarda yer alan kaptan ifadesinde tüm yük yüklendiği kondisyonda tahliye edilerek teslimi yapılmıştır kaydının yer aldığını,

... taşıma şartnamesinde ilgili emtianın taşınması free ın/free out esasında yapıldığını taşıyanın yükleme ve boşaltma işlemlerinde oluşabilecek hasardan sorumluluğunun söz konusu olmadığını, yükleme ve boşaltma işlemleri free in/free out esasında taşıyan tarafından yapılmadığını, bu işlemlerin liman işçileri tarafından gerçekleştirildiğini, taşıtanın masrafları kendine ait olmak üzere bütün yükleme, istif ve boşaltmayı sağlamakla yükümlü olduğunu, Fıos (Free in Free Out) şartının yükleme ve boşaltma işleminde taşıyanın sorumluluğunu ortadan kaldırdığını,

iddia olunan hasar gerçekleşmiş ise kaptanın beyanına göre emtia yüklendiği gibi teslim edilmiş olduğunu, bu beyan hasarın yükleme veya boşaltma esnasında meydana geldiğini gösterdiğini, yükleme ve boşaltma esnasında oluşabilecek hasarlar ise gönderenin (taşıtanın) ve gönderilenin (alıcının ) sorumluluğunda olduğunu, müvekkili şirket ...

Denizcilik ise ilgili taşıma işleminde sadece aracılık yaptığını, taşıyan olduğunu bir an için kabul edilse dahi emtianın taşınması, yüklenmesi ve boşaltılması işlemlerinde yer almadığını, ilgili taşımada taşıyan emtianın ambalajını güçlendirmek yükümlülüğünde olmadığını, söz konusu hasar var ise emtianın ambalajındaki yetersizlikten kaynaklanmış olduğunu gönderen tarafın, emtianın ambalaj ve taşımaya elverişlililiğini sağlamak zorunda olduğunu, neticede taşıyan taraf dahi olmadıklarını, bu davada davacı şirketin müvekkili şirkete rücuen tazminat iddiasının yerinde olmadığını ve reddi gerektiğini,

davacı sigorta şirketinin 11.06.2010 tarihli ekspertiz raporunda sigorta eksperi ...

24.05.2010 tarihinde söz konusu hasar ile ilgili ekspertiz talimatı verildiğini, ancak davacı şirketin bu ekspertiz işlemini tek taraflı olarak gerçekleştirdiğini, davacı şirket tarafından bu ekspertiz işlemine davalı tarafından herhangi birinin katılımını sağlamaya yönelik talep, bilgilendirme vb. bir girişimde bulunulmadığını, bu açıdan sigorta eksperi ... düzenlemiş olduğu raporun objektifliğinin şüphe uyandırıcı olduğunu, bu rapora itibar edilmesinin olanaksız olduğunu, söz konusu raporda hasara ilişkin kanaat oluşturulmasını engelleyecek çelişkili ifadelere yer verildiğini,

hasarlı olduğu iddia edilen plastik hammadde çuvallarının limana boşaltıldıktan sonra ... tarafından taşındığını, taşınan emtiaların tartım işlemlerinin dahi yapılmadan ekspertizin ...'da yapıldığı bilgisinin raporda yer aldığını, raporda hasarlı olduğu iddia edilen çuvalların ... nakliyesi sırasında hasar görmüş olma ihtimaline ve emtianın orijinal ambalajlarının taşıma için yeterli özellikte olup olmadığına ise değinilmediğini,

ekspertiz raporunun hasarlı olduğu iddia edilen malların boşaltılmasından hemen sonra liman sahasındaki gözlemlere dayanması gerekirken boşaltmadan 22 gün sonra yapılan ekspertiz hasarın boyutu ve sebebi ile ilgili bir kanaat oluşturmak için dayanak teşkil edemeyeceğini, davacı tarafından yaptırılmış olan ekspertiz işlemi Resmi Muayene niteliğinde olmadığından içeriğinden bağımsız olarak ele alındığından kanunen geçerliliğe sahip olmadığını, 084/G/10 nolu 21.05.2010 tarihli gözetim raporunda hasarın tahliye esnasında oluştuğunun belirtildiğini, ...Ltd.

Şti. tarafından hazırlanan 21.05.2010 tarihli gözetim raporunda hasarın tahliye esnasında meydana geldiğini emtianın boşaltma işlemi sırasında hasar gördüğüne dikkat çekildiğini, iddia olunan hasarın davacı tarafından rücuen müvekkili şirkete yöneltilebileceğini hiçbir suretle kabul etmeyeceklerini, hasarın anlaşıldığı iddia olunan 15.05.2010 tarihinden 19 gün sonra 03.06.2010 tarihinde müvekkili olduğu şirkete ... tarafından gönderilen ihtarnamenin hukuka ve usule aykırı olduğunu, ilgili ihtarname müvekkili şirkete davaya taraf dahi olamayan sigortalı ... tarafından gönderildiğini,

ziyan veya hasar haricen belli değilse ihbarnamenin mezkur tarihten itibaren üç gün içinde gönderilmesi gerektiğini, ihbarnamede zıyan veya hasarın umumi olarak gösterilmesinin hasıl olduğunu, dava dilekçesinde ... şirketi gemi sahibi ve gemisi ile taşımayı fiilen gerçekleştiren donatan olduğunu, bu durumda ihtarın taşıyan sıfatına sahip olan donatana çekilmesi gerektiğini, müvekkili firma taşıyan sıfatına sahip olmadığını, ... şirketinin ne de donatanın acentesi de olmadığını, acente niteliğine sahip olmayan müvekkili şirkete gönderilen içeriği, nitelikleri ve ihtar tarihi bakımından tamamen eksik, yanlış ve geçersiz olduğunu,

bu ihtarnamenin hiçbir bağlayıcılığı olmadığını ve müvekkili şirkete rücuen tazminat sorumluluğu yüklenmesinin olanaksız olduğunu, davanın öncelikle görevsizlik nedeniyle reddini, husumet yönünden reddini, ... Sigorta Şirketi'nin tüm taleplerinin reddini, dava masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Buna göre, ... karşı taşıyan sıfatını haiz olanın davalı ... olduğu, dava dışı sigortalı ... bakımından ise, sözleşmenin kurulduğu tarih itibarı ile yürürlükte olan TTK hükümleri gereği, taşıyan sıfatını haiz olan sadece davalı ....

Dolayısıyla, dava konusu ihtilafta dava dışı sigortalı ...'un halefi olarak davacı ..., davalılardan sadece selefinin sözleşmesel ilişki içinde bulunduğu ...'ya husumet yöneltebileceği kabul edilmiştir. Diğer davalılar bakımından ise eldeki davada TTK hükümleri değil BK hükümleri uygulama alanı bulacaktır.

Dosyada bulunan mevcut bilgi ve belgelere göre; kendi sözleşmeleri kapsamında ... ve ...'un, sözleşme tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan, BK madde 41 anlamında kusurlu ve hukuka aykırı bir fiili ve meydana gelen zarar ile bu fiil arasındaki illiyet bağı davacı tarafça ispatlanabilmiş değildir. Bu nedenle davalılardan ... ve ... dava konusu hasar nedeniyle kusur ve sorumlulukları bulunmadığı değerlendirilerek bu davalılar bakımından davanın reddine karar verilmiştir.

Davalılardan ..., ... ve ... taraf oldukları sözleşmede FIOS kaydının yer aldığı, dolayısıyla yükleme, istif ve boşaltma faaliyetlerinin ... tarafından üstenilmiş olduğu ve ... tarafında görevlendirilen istifçiler tarafından yerine getirildiği anlaşılmıştır. ... ile ... arasındaki navlun sözleşmesinde ise, FIOS kaydının yer almadığı anlaşılmakla; taşıyan ..., yükleme, istif, boşaltma ve istif sebebiyle sefer sırasında meydana gelecek yük hasarından dolayı Davacı'ya karşı sorumlu olacağı kabul edilmiştir.

Bu noktada uyuşmazlık hasar nedeni ile hasarın davalı ... sorumluluğunda meydana gelip gelmediği noktalarında toplanmakla bu hususların açıklanması gerekmektedir. Dosyada alınan tüm bilirkişi raporlarında teknik inceleme sonucunda, yükteki hasarın yükleme, taşıma ve tahliye ayaklarının her birinde ortaya çıkma ihtimalinin bulunduğu belirtilmiştir. Ayrıca hasara ambalajlama hatasının da sebep olduğu belirtilmiştir.

Buna göre ve açıklanan FİOS kaydına göre, yükleme, istif, boşaltma ve iş ve işlemleri davalı ... tarafından görevlendirilen ve ödemeleri yapılan istifçiler tarafından yerine getirildiğinden, davalı ...'nun hasar nedeniyle kusur ve sorumluluğunun bulunduğu kabul edilerek bu davalı bakımından davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Dosyada alınan tüm bilirkişi raporları tarafından ise hasar bedelinin kadri maruf olduğu belirilmekle talep edilen bedel üzerinden kabul kararı verilmiş olup, dosyaya sunulan davacı tarafça dava dışı sigortalıya hasar bedelinin ödendiği ödeme dekontu da dikkate alınarak ödeme tarihinden itibaren işin ve davanın niteliği gereği ticari faiz yürütülmek sureti ile hüküm kurulmuştur.

Dosyada alınan 03/05/2012 tarihli bilirkişi raporu ile 12/11/2013 tarihli bilirkişi raporları varılan kanaat bakımından birbiri ile çeliştiğinden, çelişkinin giderilmesi adına dosyada 3. bilirkişi raporu alınması yoluna gidilmiş olup alınan 07/01/2016 havale tarihli bilirkişi raporu ile 12/11/2013 tarihli bilirkişi raporu aynı doğrultuda bulunmakla ve raporardaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş; dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunmakla bahsi geçen bilirkişi raporları da hükme esas alınmış ve davalılar ...

Anonim Şirketi ve ... Ltd. Şti. bakımından davanın reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Dava dışı ... Şirketi davacıya nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı olan ve Libya'dan İstanbul Akçansa Limanına ... gemisine yüklenerek nakledilen plastik hammaddesinin hasarlı tahliye edilmesi nedeniyle sigortalıya ödenen 10.497,00 TL tazminatı davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebiyle, açılan dava sonucunda verilen kararda, davalılar ... şirketi ile ...

Şirketinin sorumluluğu olmadığına hükmedilerek bu davalılar aleyhindeki davanın reddedildiğini, davalı ... Şirketi hakkında dava kabul edildiğini, ancak açılan davada ... ve ... şirketlerinin sunduğu nedenlerle sorumlu olduğundan ve bu davalılar hakkındaki davanın reddine dair hüküm hatalı yoruma dayandığını, bu davalılar hakkındaki hükmün İstinaf edilmesi zarureti doğduğunu, dava dosyasına sunulan Bilirkişi Raporlarında davalı ... ve ...

Şirketlerinin, davacıtırı sigortalısına karşı taşıyan sıfatını haiz olmayıp, davacının sigortalısı huzura karşı taşıyan sıfatının sadece ...

Şirketi'ne ait olduğu görüşü bildirildiğini, sunulan ilk Bilirkişi Raporuna itirazları üzerine yeni bir heyet oluşturularak 05/01/2015 tarihli bilirkişi raporu alındığını, bu rapora itirazları üzerine ek rapor alınmış ise de dava dosyasına sunulmuş olan raporlar eksik ve hatalı yoruma dayandığını, bu raporlara itiraz edildiğini ve itirazları nazara alınarak yeni bir rapor alınması talep edildiğini, bu son talebi kabul edilmeyerek hüküm kurulduğunu, dava dosyasına sunulan 2.bilirkişi heyeti raporunda "davacının sigartalısı ile ...

Şirketi arasında navlun sözleşmesi tanzim ve imza olunduğu, ... Şirketinin de dava konusu taşıma işi için ... şirketi ile taşıma sözleşmesi yaparak, taşımayı ... şirketi kanalı ile yaptığını, bu suretle, ... şirketinin alt taşıyanı olduğunu ve ... şirketinin de, diğer davalı ... Şirketininin gemisini kiralamak ve bu şirketle sözleşme yaparak, fiili taşımanın ...

Şirketi tarafından yapıldığı belirtildiğini, bu durumda, dava konusu taşımada, yükleme ve istiften sorumlu olarak, ... şirketi sorumluluğu kabul edildiğini, davacının sigortalısına karşı sorumlu olarak sadece ... şirketine husumet tevcih edileceğini, ... şirketinin ise ... şirketinin taşıyanı olduğu, ...

Şirketinin de davacının sigortalısına karşı taşıyan sıfatı olmadığı görüşü yerinde olmadığını, sonuç olarak, dava dosyasına sunulan bilirkişi raporlarına itirazlarının tamamı ek raporda da inceleme konusu yapılmamış olduğunu, itirazların tamamına cevap içeren rapor tanzim edilmesini teminen rapor alınması için dosyayı yeniden bilirkişi kuruluna tevdi edilmesi talep edilmiş ise de bu talebi kabul edilmeyerek kurulan hükmün istinaf edilmesi zarureti doğduğunu, açıklanan nedenlerle, istinaf talebimiz nazara alınarak,

istinaf talebinin kabulüne, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/536 esas ve 2019/515 sayılı kararının istinaf incelemesi ile bozularak kaldırılmasına, yeniden inceleme yapılarak karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine iadesine ayrıca, mahkeme kararında 1 ve 2 nolu davalılar vekiline takdir edilen vekalet ücreti bakımından, tehir-i icra talebinin kabulüne ve bu taleple ilgili karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; deniz taşıması sırasında oluşan hasar bedelini sigortalısına ödeyen sigorta şirketinin, ödediği bu bedeli taşıyan taraftan rücuen tahsili istemli alacak davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın davalılar ... Anonim Şirketi ve ...Ticaret Ltd. Şti. yönünden reddine, diğer davalı ... Ltd.

Yönünden ise kabulüne karar verilmiş, red kararına karşı davacı sigorta şirketi vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; haklarında talebin reddine karar verilen davalıların da oluşan hasardan sorumlu olup olmadığı, noktasındadır.Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin tüm olaylar 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlükte bulunduğu dönemde meydana gelmekle, 6103 sayılı yasanın 2. maddesi gereği eldeki dosyada eski TTK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.Dosya kapsamında yapılan incelemede.

09/05/2010 tarihli ve ... numaralı fatura ile 01/05/2010 tarihli Hizmet Sözleşmesi birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı sigortalı .... Ltd. Şti. ile 3 numaralı davalı ...

Ltd. arasında TTK.nun 1016 anlamında bir navlun sözleşmesi kurulduğu; navlun sözleşmesi uyarınca ... şirketinin, Libya'dan Türkiye'ye yapılacak taşıma için 121.000 USD navlun tahsil ettiği ve dolayısıyla bu taşıma sözleşmesi tahtında taşıyanın davalı ... taşıtanın ise dava dışı sigortalı ... firması olduğu anlaşılmıştır."FOR Recap of Fixture" başlıklı belge incelendiğinde ise; ... kendi taşıtanı olan ...'a karşı taahhüdünü yerine getirmek için davalılardan ... arasında bağımsız bir alt navlun sözleşmesi imzalanmış olduğu, bu durumda ... taşıtan ... ise alt taşıyan olduğu değerlendirilmiştir.

Taraflar arasındaki sözleşmede FIOS kaydının bulunduğu anlaşılmıştır. ... Firması ile davalı ... karşı üstlendiği edimin ifası amacıyla davalılardan ... ile 01/06/2009 tarihinde bir zaman carter sözleşmesi kurduğu ve bu sözleşmede de FIOS kaydına yer verildiği anlaşılmıştır.

Ayrıca sözleşmede Carterer (...) yükleme, tahliye, istifleme, düzeltme, bağlama, çözme, emniyete alma, tahliye ve sayma işlerinden ve bunlarla sınırlı olmamakla beraber yükle ilgili tüm ameliyeleri yapacak ve risk ve sorumluluk (...) Çarterer'e ait olacağı ve anılan işler Kaptan nezaretinde yapılacağı belirtilmiştir. FIOS kaydı. (FREE IN AND OUT STOW): İstif dahil taşıyıcının yükleme, boşaltma giderleri ile ilgisi olmamasıdır.

Dosyada alınan bilirkişi raporlarında da açıklandığı üzere, Fios kaydı gereği; yüke özen borcu kapsamı bakımından yükleme, istif ve boşaltma iş ve işlemleri sorumluluğu taşıyanın üzerinden alınıp, taşıtana, yükletene ve gönderilene aktarıldığı anlaşılmaktadır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 1178/1(6767 sayılı e.TTK’nın 1061). maddesine göre, taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. TTK'nın 1138(e.TTK’nın 1016).

Maddesine göre, taşıyan, navlun karşılığında, yolculuk çarteri sözleşmesinde eşyayı, geminin tamamını veya bir kısmını ya da belli bir yerini taşıtana tahsis ederek; kırkambar sözleşmesinde ayırt edilmiş eşyayı, denizde taşımayı üstlenen kişidir.Konişmento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir.

Konişmentoyu taşıyan sıfatıyla imzalayan veya konişmento kendi ad ve hesabına imzalanan kişi, taşıyan sayılır.

Taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınır(TTK m. 1237/1; e.TTK’nın 1110). taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkileer ise navlun sözleşmesi hükümlerine bağlıdır.Dosyada alınan bilirkişi raporlarında teknik inceleme sonucunda, yükteki hasarın yükleme, taşıma ve tahliye ayaklarının her birinde ortaya çıkma ihtimalinin bulunduğu belirtilmiş ancak tam olarak hasarın neden kaynaklandığı tespit edilememiş ise de hasarın deniz taşıma sırasında meydana geldiği açık olduğundan taşıyan ..., yükleme, istif,

boşaltma ve istif sebebiyle sefer sırasında meydana gelecek yük hasarından dolayı Davacı'ya karşı sorumlu olduğu ortadadır. Diğer davalılar ile davacı taşıtan arasında sözleşme ilişki bulunmamaktadır.

Taşımanın tamamen veya kısmen bir fiili taşıyana bırakıldığı takdirde, taşıyan, navlun sözleşmesine göre böyle bir bırakma hakkına sahip olup olmadığına bakılmaksızın, taşımanın tamamından sorumlu kalmaya devam eder, taşıyan, fiili taşıyanın ve onun taşımada kullandığı ve onun görevi ve yetkisi içinde hareket eden adamlarının fiil ve ihmallerinden de bu kanun hükümlerine göre sorumlu olduğundan dava dışı fiili taşıyanın kusur ve ihmalinden davalının sorumlu olduğu da tartışmasızdır.

Bu halde davacının sigortalısının hasar bedelini gerek taşıyıcı davalı ... gerekse fiili taşıyana işi veren ... dan ve fiili taşıyandan isteme hakkı bulunduğu anlaşılmış olup davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davalılar ...Ltd.

Şti ve .....A.Ş yönünden davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ancak yeniden yargılamaya gerek olmadığından; davanın kabulü ile 10.497,00 TL nin davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinafa konu ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın KABULÜ ile, 10.497,00 TL nin 29/06/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Ltd., ... Anonim Şirketi ve ... Ltd.

Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine 2-Karar harcı olan 717,05 TL'den peşin alınan 155,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 561,15 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (177,20 TL ilk harç 305,20 TL posta ücreti ve 4.650,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 5.132,40 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,4-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

5-Davacı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 10.497,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,6-HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının davacıya; davalıların yatırdığı avanstan artan kısmın kendisine iadesine, 7-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL ile tebligat/posta gideri 57,00 TL olmak üzere;

toplam 205,60 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.05/03/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/2118, K. 2024/320, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/2118
Karar No
2024/320
Tarih
5 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/2140 K.2024/312
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/2141 K.2024/332
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/2150 K.2024/333
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/2153 K.2024/407
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/2156 K.2024/313
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/2164 K.2024/334

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.