KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2023
- Dosya no
- 2020/2287
- Karar no
- 2023/1326
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/07/2020
- Numarası
- 2018/566 Esas - 2020/414 Karar
- Dava
- Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
- İstinaf karar tarihi
- 30/11/2023
Karar Metni
1.530 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı, ... Sanayi ve Tic.
A.Ş'ye ait ... plakalı beton pompası Müvekkili şirket nezdinde ... sayılı poliçe ve zeyilnameler ile teminat altına alındığını, dava dışı sigortalısı ile davalı şirket arasında 05/04/2017 tarihinde hazır beton sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin şantiyesinde 21/06/2017 tarihinde beton dökme işlemi sırasında sol arka ayağının bulunduğu zeminin çökmesi sonucu pompanın yan yatarak hasarlandığını, pompa ayağının battığı zeminin eski fosseptik çukuru olduğunu, üzerinin kapatılarak içinin tam doldurulmadığı ve yerinini belli olmadığını,
sigortalı ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin 5/a maddesi maddesi alıcının inşaat mahallindeki yolu ve beton pompasının kurulacağı zemini ıslah ederek sağlamlaştırmak ve beton dökümüne uygun hale getirmekle sorumlu olduğunu, yine beton dökülmesi sırasında ve sonrasında oluşabilecek hasarlardan alıcının sorumlu olduğunun kararlaştırıldığını, davalının üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeyerek sözleşmeye aykırı davranarak zarardan sorumlu olduğunu, şirketlerinin sigortalısına ekspertiz incelemesi neticesi belirlenen 259.897,00-TL zarar bedelini 24.10.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi,
yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen süresi içinde dosyaya cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Yapılacak işin gerektirdiği iş güvenliği ve işçi sağlığı hükümlerinin uygulanması ve olabilecek riskli durumlardan kaçınılması için gerekli önlemlerin alınması görevi, işin uygulamasını gerçekleştiren tarafın (davalının) sorumluluğunda olduğu hükmüdür. Burada, zeminin sağlamlaştırılması için gerekli işlemleri ve denetimi yapması gereken davalı taraftır.
Dosya içeriğinde yer alan bilgilerde, beton pompasının montajının yapıldığı zeminde yer alan fosseptik çukurunu, gerektiği veçhi ile doldurmaksızın üzerini kapatarak fotoğraflarda görüldüğü üzere taşlarla kapattığı; ancak, beton pompası ayaklarından birinin foseptik çukuruna denk gelerek pompanın ağırlığını kaldıramayarak fosseptik çukurunun içerisine girmesi sebebiyle zararın meydana geldiği, beton pompasının ve kamyonun devrilmesi sonucunda meydana gelen hasardan, zemin düzeyinin pompanın kurulabileceği şekilde düzenlenmesinin sağlaması gereken davalı taraf sorumludur.
Dolayısıyla, eser sözleşmesi hükümleri uyarınca, davalı tarafın B.K. 471 uyarınca, basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken sözleşme kuralları ile mesleki ve teknik kurallara uygun davranması gerekmektedir. Davaya konu olayda ise, davalı taraf gerekli düzenlemeyi sözleşme hükümleri ve işin gereğine uygun olarak yerine getirmemesi ve edimi ifası sırasında mesleki ve teknik kurallara uygun davranmaması nedeniyle dava konusu hasardan sorumludur.
Davacı şirketin davalılardan talep edebileceği toplam maddi zararının sigortalısına ödediği 259.897,00 TL olduğu kanaatine varılmıştır. Tüm bu açıklamalardan belirlendiği üzere davanın kabulü ile 259.897,00-Tl nin 24.10.2017 ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesin" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın ... San. Tic. Aş. ile 05/04/2017 tarihinde imzaladıkları hazır beton sözleşmesiyle beton satın aldığını, beton dökümü için 21/06/2017 tarihinde beton dökme işlemi sırasında sol arka ayağının bulunduğu zeminin çökmesi sonucu pompanın yan yatarak hasarlandığı pompa ayağının battığı zeminin eski fosseptik çukuru olduğunu,
üzerinin kapatılarak içinin doldurulmadığı ve yerinin belli olmadığının tespiti ile müvekkilinin sorumlu tutularak maddi zararın ödenmesinden bahisle ve yine hukuki dayanak olarak müvekkili firmanın inşaat mahallindeki yolu beton pompasının kurulacağı zemini ıslah ederek sağlamlaştırma ve beton dökümüne uygun hale getirmekle sorumlu olduğundan bahisle ve yine BK 471 uyarınca gerekli dikkati ve özeni göstermediğinden 259.897,00 TL bedelin ödenmesine karar verildiğini, eksik olan tespitler yapılmamışken ilk derece mahkemesi kararının tamamen eksik inceleme sonucu hatalı olarak verildiğini,
ilgili Belediye tarafından söz konusu işlemin tam ve kusursuz bir biçimde yapılmaması ve hizmetin sağlanamaması nedeniyle öngörülemeyen bir nedenden dolayı kazanın meydana geldiğini, müvekkili şirketin kendisinden kaynaklanmayan bir neden olduğunu, zira beton pompasının kurulumu için gerekli şartların oluşturulduğunu, Belediyeden kaynaklanan bir hata nedeniyle müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hukuka uygun olmadığını, su nedenle davanın sorumlu olan Belediyeye ihbar edilmesi gerektiğini, sözleşmede açık olarak hangi pompanın geleceği, kaç tonluk olacağı, yolun bu pompaya uygun olup olmadığı,
sözleşmeye taraf olan kişinin zemin ıslahı neye göre yapacağı tam olarak belirtilmediğini, mahkemenin bu sorumluluğunun tam olarak sözleşme yükümlüğünden hangi eylem ve işlemleri yapacağını yargılama belirlemediğini, yine karayollarına ait yola ait yerde müvekkili tarafından yapılabilecek bir ıslahın hukuken mümkün olmayacağının tespiti yapılmadan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkemece dava safahatında alınan bilirkişi raporunda ve davalı tarafın itirazı üzerine alınan ek raporda davalının meydana gelen zarardan sorumluluğunun hiçbir şüpheye meydan vermeyecek açıklık ile tespit edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.a maddesine göre davalının zemini sağlamlaştırmak ve beton dökümüne uygun getirmekle yükümlü olduğundan meydana gelen hasardan sorumlu olduğunun bir kez daha belirlendiğini, belirtilen sebepler neticesinde davalı tarafın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
GEREKÇE
Dava; ''makine kırılma sigorta Poliçesi''ne dayanarak ödenen hasar bedelinin, hasara neden olduğu iddia edilen davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ve bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.İstinafa konu uyuşmalık temelde; hasarın oluşmasında davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalısı ...
A.Ş. arasında sigorta ettirene ait ... plakalı ... kamyon ve üzerindeki pompanında ekli listesinde yer aldığı 24/12/2016-2017 tarihlerini kapsar "makine kırılma sigorta poliçesinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Sigorta konusu makinenin 21/06/2017 tarihinde davalının şantiyesine beton dökülmesi esnasında zeminde daha önceden bulunup ve üzeri kapatılıp içerisi tam doldurulmayan ve yeri belli olmayan foseptik çukuru üzerine sigortalı aracın sol arka ayağının kurulması sonucu meydana gelen çökme sonucu pompada 279.587,85 TL'lik hasar oluştuğu, muafiyet düşüldükten sonra bakiye 259.897,85 TL'nin dava dışı sigortalıya 17/10/2017 tarihli ibra, mutabakat, temlik, tazminat makbuzu belge düzenlenerek 24/10/2017 tarihinde ödediği, davalı tarafa iadeli taahhütlü olarak 15/01/2018 tarihli yazı ile ödeme talebinde bulunduğu,
eldeki alacak davasının 20/06/2018 tarihide açıldığı anlaşılmaktadır. TTK 1472. Maddesi uyarınca sigortacının sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir.
Sigortacı; ancak sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Eldeki uyuşmazlıkta davacının TTK 1472 maddesi kapsamında halefiyet kuralı gereği rücu imkanı bulunmaktadır.
Ayrıca dava dışı sigortalısınca ödenen bedel karşılığında, 17/10/2017 tarihli "ibra, mutabakat, temlik, tazminat makbuzu' başlıklı belgede sigortalının bu olaydan doğan 3. Şahıslara karşı olan rücu, dava ve takip haklarını ... sigorta A.Ş ye temlik edildiği görülmektedir.
Davacının iddiası sigortalı makinenin hasarlanmasına, sigortalı ile davalının yaptığı sözleşme hükümlerine göre gerekli tedbiri almayan davalının sebep olması nedeniyle sigortalısının uğradığı ve tazmin ettiği zararın halefiyet kuralı gereği tahsili istemidir. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi. “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir.
Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Eldeki uyuşmazlıkta sigortalı makinede meydana gelen hasarın davalının sözleşmeye aykırı davranışı veya kusuru ile meydana geldiğini ispat yükü davacı taraftadır.
Hasar dosyası içinde olay yerini gösterir renkli fotoğraflar mevcut olup, hasar sonrası makine ve arızalı parçalar üzerinde 22/06/2017 tarihinde yapılan ekspertiz raporunda inşaat şantiyesinde beton dökerken pompanın bulunduğu zeminin çökmesi sebebi ile pompa sol tarafa doğru şaha kalkmış ve yana yatmış olduğu hususu tespit edilmiştir.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi soncunda alınan kök ve ek bilirkişi raporunda davalının inşaat mahallindeki yolu ve beton pompasının kurulacağı zemini ıslah ederek sağlamlaştırmak ve beton dökümüne uygun hale getirmekle yükümlü olduğu ve bu sorumluluğunu yerine getirilmediği belirtilmiştir. Dava dışı sigortalı ve davalı arasındaki sözleşmenin 5.a maddesine göre davalının zemini sağlamlaştırmak ve beton dökümüne uygun hale getirmekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir.
Dosyada kapsamındaki delillerden davaya konu hasarın davalı şantiyesindeki beton dökme esnasında şantiye içerisinde bulunan ve üzeri kapatılıp iyi doldurulmayan foseptik çukuruna davacı sigortalısına ait pompanın ayağının denk gelmesi zeminin çökmesi sonucu meydana gelmiştir.
Sözleşmenin 5.a maddesi uyarınca davalı zemini sağlamlaştırmak ve beton dökümüne uygun hale getirmekle yükümlü olduğu gibi davalı tarafın şantiyesi içerisinde bulunan ve üzeri kapatılıp içerisi doldurulmayan foseptik çukurunu basiretli bir tacir olarak bilmesi ve beton döküleceği zaman sigortalıyı uyarması gerekli olduğu husus da gözetildiğinde dava dışı sigortalının bu durumda alabileceği herhangi bir tedbirre olmamasına göre mahkemece hasardan davalının sorumlu olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. -
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/2287, K. 2023/1326, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama