KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2021
- Dosya no
- 2020/479
- Karar no
- 2021/1112
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/11/2018
- Numarası
- 2017/120 Esas - 2018/415 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- İstinaf karar tarihi
- 30/09/2021
Karar Metni
857 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkiye göre oluşan açık hesaptan kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa tebligat yapılmış ancak cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR
Mahkemece, toplanan deliller ve taraf defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapora göre, davacı tarafından düzenlenen 14.05.2016 tarihli 88.50 USD bedelli fatura dışındaki tüm faturaların davalı defterlerinde yer aldığı, davacı defterinde kayıtlı davalı ödemelerinin tenzili ile davacının defterlerine göre bakiye alacağının 2.438,24 TL olduğu, davalı defterinde bulunmayan 88.50 USD fatura bedeli düşüldüğünde ise davacı alacağının 2.349,74 USD olarak tespit edildiği, davalı defterinde kayıtlı olup, davacı defterinde kayıtlı bulunmayan ödemelerin nakit- tediye makbuzları ile yapılan ödemeler olduğu,
ödeme makbuzlarında davacı şirketin adı ve imzasının bulunmadığı, bu nedenle davalı defterinde nakit olarak makbuzla ödendiği belirtilen kayıtlara itibar edilemeyeceği, davacının alacağının, davalı defterlerinde yer alan ancak davacı defterinde ödenmemiş görünen faturalardan kaynaklandığı, davacı defterinde bulunmayan ancak davalı defterinde yer alan ödemelerin dayanak kayıtlarla doğrulanamadığından, her iki taraf defterinde yer alan fatura ve ödemelere göre davacının bakiye alacağının 2.349,74 USD olması gerekçesiyle davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararında, müvekkili şirketin kendi defterlerine göre, 668.70 USD alacaklı göründüğünün belirtilmediği, bu durumun eksik inceleme yapıldığının bir göstergesi olduğu, bilirkişi raporunda, müvekkili şirketin kayıtlarında; bir kısım fatuların nakit ödeme olarak kayıtlı olduğunun ve davacı şirketin çekleri aldığı bazı ödemelerin davalı defterinde tediye makbuzları ile ödeme yapılmış olduğunu belirtilmesine rağmen mahkeme tarafından davacı kayıtlarına itibar edilmesinin gerekli inceleme ve araştırmanın yapılmadığını ortaya koyduğu,
tediye makbuzlarındaki imzaların kime ait olduğunun belirtilmemiş olduğu ve imzaların farklı olduğu belirtilmişse de söz konusu tediye makbuzlarının üzerinde daha çok durularak ve tediye makbuzlarındaki imzaların davacı şirket nezdindeki belgeler ile karşılaştırılarak incelenmesi gerektiği, davacı şirket kayıtlarına itibar edilip, müvekkili şirket defterlerinin yeterince incelenmemesi nedeniyle mahkeme kararının hukuka ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, açık hesap ilişkisinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK 355. maddesi gereğince, istinaf başvuru nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık yönüyle re'sen yapılmıştır.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, taraflar arasındaki ticari ilişkide davacı tarafından düzenlenen 88.50 USD bedelli 14.05.2016 tarihli fatura dışındaki tüm faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının kendi defterlerine göre, davalı tarafından yapılan ödemelerin tenzili ile ( davacının 88.50 USD bedelli faturası dışında) 2.349,74 USD alacaklı olduğu, davalı defterlerine göre ise, davalının, davacı şirketten 668.70 USD alacaklı göründüğü, taraf defterlerindeki farkın, davalı defterinde yer alan ancak davacı kayıtlarında bulunmayan nakit ödemelerden kaynaklandığı sonucuna varılmıştır.
Dosya kapsamında; davalının nakit ödemelerine ilişkin tediye makbuzlarına rastlanmamakla birlikte bilirkişi raporunda, tediye makbuzlarının davacı şirketin adı veya kaşesi ve imzasını taşımadığı, davalı tarafından, makbuzların kim tarafından imzaladığının belirtilmediği açıklanmıştır.
Davacı tarafından düzenlenen tüm faturalar, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup, davalı tarafından benimsendiğine göre, bu fatura bedellerinin ödendiğini ispat yükü davalıya ait olup, HMK 200. maddesine uygun yazılı belgelerle davalı tarafından kanıtlanması zorunludur.
İlk derece mahkemesince yargılama yapılıp karar verildiği tarihte yürürlükte olan 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesine göre, usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Somut olayda, davacının defterlerinde yer almayan sadece davalı defterlerinde kayıtlı nakit ödemelere itibar edilebilmesi için, bu ödemelere ilişkin kayıtların dayanak belgelerle doğrulanması gerekmekte olup, kaydın dayanak belgesinin bulunmaması halinde ticari defterlerde yer alan nakit ödeme kayıtlarına itibar edilemez.
Davalı tarafça ödemelere ilişkin tediye makbuzları yargılama sırasında ibraz edilmediği gibi istinaf dilekçesi ekinde dahi dava dosyasına sunulmuş olmadığından artık tediye makbuzlarının yeterince incelenmediğine ilişkin istinaf nedeninin dinlenmesi de mümkün değildir.
İlk derece mahkemesince, tarafların iddia ve savunması, toplanan deliller ve taraf defterlerinin incelemesi neticesinde alınan bilirkişi raporuna göre karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılığın da olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde olmayan tüm istinaf nedenlerinin esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/479, K. 2021/1112, 30 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama