İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1146 K.2024/1765

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2021/1146Karar2024/1765Tarih5 Aralık 2024Okuma10 dk · 2.090 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
5 Aralık 2024
Dosya no
2021/1146
Karar no
2024/1765
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
Tarihi
23/02/2021
Numarası
2019/203 Esas - 2021/131 Karar
Dava
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali
İstinaf karar tarihi
05/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.090 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 11/09/2018 tarihinde konkordato başvurusunda bulunduğunu, konkordato davasının görüldüğü İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1054 Esas sayılı dosyasında hazırlanan 13/09/2018 tarihli tensip zaptının 6/a nolu kararı ile şirket hakkında 13/09/2018 tarihinden başlamak üzere üç ay süre ile geçici mühlet verilmesine karar verildiğini, 10/12/2018 tarihli celsede geçici mühlet süresinin 13/12/2018 tarihinden itibaren iki ay süre ile uzatılmasına ve 11/02/2019 tarihli duruşmasında ise 1 yıllık kesin mühlet verilmesine karar verildiğini,

geçici mühlet süreleri kapsamında mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararları ve İcra İflas Kanunundaki yasaklamalara rağmen davalı tarafça davalı nezdinde bulunan ve müvekkile ait olan ... nolu hesaptan hukuka aykırı olarak müvekkilinin rızası hilafını, komiser onayı olmadan faiz, BSMV, fon ve sair açıklamalarla kesintiler yapıldığını, müvekkile ait olan müşteri çeklerinin davalı banka tarafından tahsil edilmesinin ardından yasaya ve mahkemenin tedbir kararına aykırı kesintiler yapılması üzerine,

davalı bankaya kesintilerin faizi ile birlikte iade edilmesini, hukuka aykırı kesintilerin tekrarlanmamasını aksi halde yasal işlem yapılacağını bildirir Kartal ....Noterliğinin 09/01/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnameye rağmen kesintileri iade etmeyen davalı aleyhine... sayılı dosyası ile icra takibine itiraz ettiğini, İcra İflas Kanunun 288.,296. ve 297 maddelerindeki yasal hükümler ve ihtiyati tedbir kararlarına rağmen davalı tarafça müvekkili tarafından kendisine teslim edilen müşteri çekleri bedellerinin müvekkile ait hesaba ödenmesinden sonra hesaptan kesintiler yapıldığını,

ancak belirtilen yasal hükümler ve ihtiyati tedbir kararlarına göre geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini, yasal takip yapılamayacağını ve müvekkilinin hesabından komiser onayı olmadan borç ödemesi yapılamayacağını, geçici mühlet ilanından itibaren İ.İ.K 200 ve 201.maddezinde tanımlanan alacakların, alacaklarını takas edemeyeceğini, ihtiyati haciz taleplerinin kabulünü, borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini, davalı borçlunun takip kapsamında itirazının iptalini, takibin devamını,

takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, bu alacağın davalardan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın tedbirlerine aykırı takas/mahsup işlemi yapıldığından bahisle ikame edilmiş olduğunu, davacı tarafından müvekkili bankaca tedbir kararına aykırı olarak yapıldığı iddia edilen işlemler nedeniyle konkordato tedbir kararı veren mahkeme başvurulması gerektiğini, tedbiri veren mahkemenin tedbir kararına aykırı davranılıp davranılmadığını karara bağlayacağını, davacı tarafın bu davaya temel icra takibini ve bu davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, ayrıca usl ekonomisi ilkesine de aykırı davranılarak kötü niyetle hareket ettiğini,

davacı tarafından müvekkili bankaca takas/mahsup işlemine konu edildiği iddia edilen çeklerin tahsil edilmesi halinde borca mahsup edilmek üzere temlik cirosuyla alınan çekler olduğunu, tahsil edilen çeklerin borca mahsubunda tedbire aykırı bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkili banka tarafından tahsil olunan ve tedbire konu olduğu iddia olunan kambiyo evraklarının, konkordato geçici mühlet kararından önce müvekkili bankaya devir ve teslim edildiğini, bu devir ve teslim ile birlikte kambiyo evrakına bağlanmış bulunan hakkında müvekkili bankaya devir olduğunu, artık bu kambiyo evrakına bağlı alacağın,

konkordato talep eden firmanın değil müvekkili banka alacağı olduğunu, davacı tarafından her ne kadar geçici mühlet kararının kesin mühletin sonuçlarını doğurduğundan bahisle huzurdaki dava ikame edilmiş olsa da İ.İ.K'nın 294/3.maddesinde açıkça faiz işlemesinin kesin mühlet kararı ile duracağını, usul yönünden inceleme yapılarak davanın reddini, esasa ilişkin cevaplar doğrultusunda davanın reddini, haksız ve kötüniyetli olarak başlatılan takip nedeniyle davacı aleyhine alacağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dosya kapsamının incelenmesinden.

28/09/2018-31/12/2018 tarihleri arasında davalı bankanın, davacıya ait hesaplarda bulunan bir kısım tutarlara ilişkin olarak tahsilatlar yaptığı, bu dönemin kesin mühletin etki ve sonuçlarını doğurmakta olduğu, anılan dönemlerde mühlet kararının verilmesinden önceki döneme ait borçların ödenmesi yasağının bulunduğu da dikkate alındığında, davalı yanın, konkordato sürecinde bulunan işletmenin bilgisi dışında ve davacı şirketin herhangi bir talimatı olmaksızın yapmış olduğu tahsilatların hukuki dayanaktan yoksun bulunduğu anlaşılmıştır.

Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın maddi hukuktan doğan haklarını kullanarak geçici mühlet kararı verilmeden önce ifa uğruna temlik cirosu ile teslim edilen ve yetkili hamil sıfatını haiz olduğu çekleri tahsil etmek suretiyle çek bedellerini alacağından düşmüş olduğunu beyan etmiştir.

Davalı yanın cevap dilekçesinde, müvekkili bankanın maddi hukuktan doğan haklarını kullanarak geçici mühlet kararı verilmeden önce ifa uğruna temlik cirosu ile teslim edilen ve yetkili hamil sıfatını haiz olduğu çekin tahsil etmek suretiyle çek bedelini alacağından düşmüş olduğunu beyan ettiği,

davalı yanın geçici mühlet kararı verilmeden önce ifa uğruna temlik cirosu ile teslim edilen ve yetkili hamil sıfatını haiz olduğunu iddia etmiş olduğu çeklerle ilgili alacağın mühlet kararından önce elde edilmiş olan bir alacak mahiyetinde olduğu mühlet kararından önce elde edilmiş olan bir alacak mahiyetinde olduğu mühlet kararından önce doğan borçların konkordato projesine tabi olması gereği karşısında zaten tahsili kabil olmadığı,

mühlet kararından önce doğmuş olan borçların gerek alacaklılar arasındaki eşitliğin sağlanması ve gerekse konkordato projesinin müzakeresinde önemli olan nisapların sağlıklı teşekkül edebilmesi bakımından komiser onayı ile bile olsa ödenmesinin mümkün olmayacağı gerçeği karşısında somut olay yönünden davalı tarafından yapılan tahsilatların konkordato hükümlerine aykırı, haksız mahiyette olduğunun anlaşıldığı,

mahkememizce alınan bilirkişi raporunda temlik cirosuna ilişkin tespitler ve miktara ilişkin açıklamalar doğru olsa da davalı banka tarafından para tahsilinin hukuka uygun olduğu görüşünün konkordatonun özel hükümleri kapsamına ilişkin yapılan açıklamalar doğrultusunda doğru olmadığı, bu nedenle raporun bu kısmına mahkememizce itibar edilmediği, sonuç itibariyle davalı banka tarafından yapılan tahsilatların haksız olduğunun anlaşıldığı,

ancak her ne kadar davacı şirket takip talebinde faiz, fon ve BSMV tutarı olarak 152.602,79 TL talep etmişse de bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalı banka tarafından davacının hesabından 149.168,79 TL tutarın tahsil edildiği, davacının talebi arasındaki 3.434,00 TL'lık farkın ise, 05/12/2018 tarihinde hesaba hem alacak hem de borç kaydedilen 3.434,00 TL lık tutarın, hesaptan çekilen bir tutar olarak değerlendirilmemesi gerektiği halde, davacı tarafından sadece borç kaydedilen bölümünün dikkate alınmasından kaynaklandığı,

yani bu bedelin mükerrer olarak bir talep olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davalının ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 149.168,79 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 13 oranında ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine karar vermek gerektiği, davalı banka tarafından davacının hesabından tahsil edilen para dolayısıyla alacak likit olduğundan, hüküm altına alınan 149.168,79 TL'nin takdiren % 20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Davacı ... tarafından; şirket geçici konkordato mühleti içerisindeyken davalı banka tarafından şirketin hesaplarından kesinti yapıldığı, bunun mahkemece konulmuş olan konkordato tedbirlerine aykırı olduğu, davalı banka tarafından yapılan kesintilerin iade edilmesi gerektiği iddia edilerek davalı banka aleyhine takip başlatıldığını, devamında itirazın iptali davası ikame edilmiş ve davada alınan bilirkişi raporunun tamamen davalı banka lehine olduğu halde davanın kabulüne karar verildiğini, davacı tarafından, davalı bankaca takas/mahsup işlemine konu edildiği iddia edilen çeklerin;

tahsil edilmesi halinde borca mahsup edilmek üzere temlik cirosuyla alınan çekler olup yetkili hamilin davalı banka olduğunu, davacının, çeklerin temlik alındığı vakitte borca mahsup edilmesi gerektiği yönünde iddialarda bulunmakta olup işbu iddialar olağan hayat akışına aykırı olduğu gibi somut olayla da örtüşmediğini, çeklerin karşılıksız çıkma ihtimali varken, temlik anında doğrudan kredi hesabından mahsup edilmelerinin mümkün olmadığını, temlik cirosuyla alınan söz konusu çekler, tahsil edilmesi halinde kredi borcuna mahsup edildiğini,

bu hususun genel bir uygulama olup davacı için davalı bankaca farklı usulün uygulanmasınin söz konusu olmadığını, davalı banka tarafından tahsil olunan ve tedbire konu olduğu iddia olunan kambiyo evrakları, konkordato geçici mühlet kararından önce davalı bankaya devir ve teslim edilmiş bu devir ve teslim ile birlikte kambiyo evrakına bağlanmış bulunan hakkın da davalı bankaya devir olmuş olup davalı bankanın kambiyo evrakına konu alacağın yasal hamili ve alacaklısı konumunda olduğunu, diğer bir ifade ile artık bu kambiyo evrakına bağlı alacak konkordato talep eden firma değil davalı banka alacağı olduğunu,

bu itibarla bahse konu kambiyo evraklarının sanki konkordato talep eden firma alacağı imiş gibi tedbir kapsamına alınması ve İİK 200-201 içinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, diğer yandan. İcra ve İflas Kanunu'nun 294. Maddesinin 3. Fıkrasında; "...

Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur..." hükmü yer aldığını, davacı tarafından her ne kadar geçici mühlet kararının, kesin mühletin sonuçlarını doğurduğundan bahisle huzurdaki dava ikame edilmiş olsa da; anılan maddede açıkça faiz işlemesinin kesin mühlet kararı ile duracağının belirtildiğini, bu sebeple;

davacının bu husustaki iddialarının da dayanaktan yoksun olduğunu, konkordato yargılamasında bankaca kaydı talep edilen alacağın itiraza uğradığını, davacının hem söz konusu çeklerin tahsiliyle borcu kalmadığını iddia etmekte, hem de bu çek bedellerini bankadan yeniden talep ettiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava, konkordato mühleti içerisinde çek keşidecisinden tahsil edilen tutarın konkordato isteyen şirkete aktarılması istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, tahsilata konu çekin davalı bankaya ifa uğruna verilip verilmediği,

tahsil edilen çek bedelinin konkordato talep eden davacı şirkete aktarılmasının gerekip gerekmediği noktasındadır.Davacı şirket tarafından 11/09/2018 tarihinde konkordato talep edilmiş ve İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1054 Esas sayılı dosyasında 13/09/2018 tarihinde geçici mühlet kararı verilmiştir.Davalı tarafça, davacı tarafından verilen müşteri çekleri tahsil edilerek davacı hesabına işlenmiş, 28/09/2018 ve 31/12/2018 tarihlerinde faiz ve vergi açıklamalarıyla toplam 149.168,79 TL tahsil edilmiştir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ... sayılı takip dosyasında,

"geçici mühlet ve tedbir kararlarına aykırı olarak banka nezdinde bulunan alacaklıya ait hesaptan 28/09/2018 ve 31/12/2018 tarihlerindeki faiz, BSMV, fon vs. kesintilerin iadesi" sebebine dayalı olarak 152.602,79 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 22/01/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.

Davalı banka ise, yetki itirazıyla birlikte, maddi hukuktan doğan haklarını kullanarak, geçici mühlet kararı verilmeden önce, alacaklarına istinaden davacı borçlu şirket tarafından ifa uğruna temlik cirosu ile teslim edilen ve yetkili hamil sıfatını haiz olduğu çeki keşideciden tahsil etmek suretiyle çek bedelini alacağından düştüğünü savunmuştur.Kambiyo senedinin mülkiyeti ile birlikte senetten doğan hakları karşı tarafa devretmek amacıyla yapılan ciroya temlik cirosu denir.

Cironun hangi amaçla yapıldığı anlaşılmıyor ise temlik için yapıldığı kabul edilir.Alacaklının, kendisine bir temsilci atayarak senet bedelinin tahsilini amaçlamak için yaptığı ciro ise tahsil cirosudur. Poliçe ve bononun aksine çekte rehin cirosu yapılmasına cevaz verilmemiştir. Bunun sebebi çekin bir kredi aracı değil de ödeme aracı olarak düşünülmüş olmasıdır.

Çekin görünürde temlik cirosu ile devredilmiş olmasına rağmen gizli rehin cirosu ile devredildiği anlaşılıyor ise bu ciro geçersizdir ve banka gizli rehin cirosu ile aldığı çekin yetkili hamili olarak hak talebinde bulunamayacaktır.

Somut olaya bakıldığında; konkordato talep eden davacı şirket, geçici mühlet kararından evvel ticari hayatta “müşteri çeki” adı verilen ve kendisinin lehdarı olduğu çekleri, kullanılan kredi teminatı olarak beyaz ciro yoluyla davalı bankaya devretmiştir. Çeklerin ileri tarihli çek olarak düzenlendiği dosya kapsamı ile sabittir.

Öte yandan, bilirkişi raporu ekinde bulunan davalı bankanın da imzası bulunan 02/08/2018 tarihli belgede çeklerin teminat olarak verildiğinin belirtildiği nazara alındığında uyuşmazlık konusu çeklerin devrinin rehin amacıyla yapıldığı sonucuna varılmaktadır. Az yukarıda açıklanan nedenlerle bankanın rehin cirosu ile hamil olduğu çek nedeniyle hak sahibi olması mümkün değildir. İcra ve İflas Kanunu’nun 294/6. maddesi uyarınca.

“Konkordato mühletinin verilmesinden önce, müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu devir hükümsüzdür.”Çekin temlik cirosu ile devredildiği kabul edilmiş olması halinde davacı şirketin geçici mühletin ilanından önce davalıya ciro ettiği ve mühlet ilanından sonra muaccel olan ileri tarihli çekten kaynaklanan devir, yukarıdaki hüküm uyarınca geçersiz olacaktır.

Bu çözüm aynı zamanda konkordato müessesinin ruhuna da uygundur(Yargıtay 6. HD'nin 11.04.2022 Tarih ve 2022/1251 E. - 2022/1999 K. Sayılı kararı). Bu durumda, gerek temlik cirosu ve gerekse temlik cirosu görünümünde gizli rehin cirosu yoluyla bankaya devredilen çek bedellerinin davalı banka tarafından konkordato talep eden şirket lehine komiserin kontrolünde bulunan hesaba aktarılması gerekirken davacı hesabından bir kısım banka alacaklarına mahsup edilmesi doğru olmamıştır.

Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın hükümde yazılı miktar yönünden kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.507,43 TL harcın, alınması gerekli olan 10.189,72 TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.682,29 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 05/12/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/1146, K. 2024/1765, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1146
Karar No
2024/1765
Tarih
5 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1150 K.2024/1560
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1151 K.2024/1772
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1153 K.2024/1546
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1154 K.2024/1800
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2021/1154 K.2024/1814
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/1155 K.2024/1269

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.