İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1153 K.2024/1546

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Esas2021/1153Karar2024/1546Tarih12 Aralık 2024Okuma12 dk · 2.434 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
12 Aralık 2024
Dosya no
2021/1153 Esas
Karar no
2024/1546
İncelenen kararın mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
12/03/2021
Numarası
2018/906 Esas, 2021/314 Karar
Davanın konusu
Tazminat
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.434 kelime·12 dk okuma·3 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının güvenlik hizmetini de verdiği sitede bulunan müvekkiline ait işyerinde 27.02.2018 tarihinde saat 07:00 saatlerinde kapı kepenkleri ve kilitleri kırılmak suretiyle hırsızlık yapıldığını ve müvekkilinin dilekçede belirtilen miktar ve tutar mallarının çalındığını, davalının hırsızlığı önleyici nitelikte ve yeterli güvenlik hizmetinin sunamaması nedeniyle oluşan güvenlik zaafından sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak çalınan malların bedeli olarak şimdilik 19.410,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1163 sayılı yasaya göre kurulmuş bir kooperatif olduğunu, müvekkili kooperatif bünyesinde 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca Toplu Yapı Yönetimi kurulduğunu, güvenlik hizmetinin sağlanmasının da Toplu Yapı yönetimine ait olduğunu, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, gerçek muhatabın 634 sayılı KMK ya göre Toplu Yapı yönetimi olması sebebiyle görevli Mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, kooperatifin ana sözleşmesinde özel güvenlik hizmetini vermek gibi bir hususun bulunmadığını,

müvekkili tarafından yapılan bireysel işyeri güvenliği değil sadece 46 adadan oluşan kooperatifte halen işleyen işyerleri ile kazanılmış çarşı kimliği sebebiyle genel alan kontrolü, giriş çıkış kapı kontrolü ve adalar bazında devriye gezmek suretiyle genel güvenlik kontrolü yaptığını, kooperatifin genel sınır çizgileri boyunca dış saldırılardan, izinsiz girişlerden vb korunması,

genel asayiş, genel güvenlik gibi hususlarda çalıştığını, birebir yaklaşık 7000 adet dükkanın korunmasını sağlamanın mümkün olmadığını, dava konusu hırsızlık olayının 27.07.2018 tarihinde saat 07.15 te davacı şirket önünde ... plakalı aracın hırsızlık yaptığını müvekkili kooperatifin güvenlik görevlisi tarafından farkedildiğini, derhal site çıkış kapılarına anons yapılarak haber verilerek aracın siteden çıkışının engenllenmek istendiğini ancak aracın sitenin 18 nolu güvenlik kapısını kırarak kaçtığını, güvenlik görevlisinin derhal polise ve işyeri sahibini haberdar ettiğini,

site içi güvenlik kameraları incelendiğinde aracın kapıların açılış saati olan 07.00 den 5 dakika sonra siteye giriş yaptığı, davacının işyerine gittiği ve 35-40 koli çakmak çaldığının anlaşıldığını, olayın site kapılarının açılmasından ve site içi ticaret başladıktan sonra gerçekleştiğini, buna rağmen olayda üstün bir gayret gösterildiğini, olayın haber verildiğini, müvekkilinin güvenlik zaafiyeti ve kusurunun bulunmadığını,kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının da kendi işyerinde gerekli tedbirleri almadığından müterafik kusurlu olduğunu, müvekkili tarafından salt güvenlik hizmetine dayalı olarak aidat alınmadığı,

dolayısıyla davacının iddiasına göre aidat alınıyor diye güvenlik konusunda müvekkilinin sorumlu olduğu husunun yanlış olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacıya ait iş yerinin davalı ...

Kooperatifin içinde bulunduğu, davalı kooperatifin güvenliğinin kendi bünyesinde kurulmuş "Özel Güvenlik Birimi" tarafından sağlandığı, 27/07/2018 tarihinde saat 07:05 sıralarında yüzleri maskeli 4 kişi tarafından davacının iş yerinin kepenkleri kırılarak içeri girildiği ve davacının iş yerinde bulunan çakmakların çalındığı, olayın faillerinin bulunamadığı, davalı kooperatifin güvenlik biriminin yönetilmesi ile kooperatifin güvenliğinin sağlanmasından sorumlu olduğu, davalının idaresinde bulunan yerde özel güvenlik görevlilerinin etkin görev yapmamaları ve hizmet sebebiyle ihmal derecesinde kusurunun bulunduğu,

özel güvenlik görevlilerini çalıştıran ve işvereni olan davalı kooperatifin çalıştırdığı personelin kusuru dolayısıyla sorumlu olduğu, dinlenilen tanık beyanları ve uzman bilirkişiden alınan rapor uyarınca özel güvenlik personel sayısı ile yaya ve motorize devriye sayılarını artırma, uygun yerlerde görevlendirme, kamera sayısını artırma şeklinde tedbirleri almayan davalı kooperatifin hırsızlık olayının meydana gelmesinde %90 oranın da kusurlu olduğu,

davacının ise zorlanarak kısa sürede sökülen ve hırsızlar tarafından kolaylıkla içeri girilebilen kepenkler ile işyerini korumaya çalıştığı, işyeri içinde bulunan eşyaları daha güvenli duvar yerine basit ve kolay açılabilir yerde sakladığı, içeride kamera kurmak suretiyle tedbir almış ise de alarm bulundurmadığı, bu nedenle dikkat ve özen yükümlülüğünün yeterince yerine getirilmemesi nedeniyle %10 oranında kusurunun olduğunun bulunduğu kabul edilmiş, çalınan eşyaların maliyetinin 17.105,00 TL olup, davalının kusuru oranında 15.394,50 TL zarardan sorumlu olduğu gerekçesi ile bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkiline husumetin yöneltilemeyeceğini, gerçek muhatabın 634 sayılı KMK'ya göre kurulan Toplu Yapı Kat Malikleri Kurulu olması sebebiyle görevli Mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, yerel Mahkemece husumet ve görev itirazlarının gerekçeli kararda değerlendirilmediğini, iş bu davada iddiaya esas güvenlik hizmetinin sağlanmasının da TMKMK'ya ait olduğunu, görevsiz mahkeme tarafından verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı inceleme sonucu düzenlendiğini, müvekkilinin görev tanımının yanlış değerlendirildiğini,

müvekkiline atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, müvekkili kooperatifin görev ve sorumlulukları arasında güvenlik hizmeti verme ve güvenliği tesis etme gibi bir husunun bulunmadığını, müvekkili kooperatifin bünyesindeki güvenlik elemanı istihdamı mevcutsa da, güvenlik elemanlarının genel güvenliğin sağlanması hususlarında çalıştıklarını İstoç içindeki 5000 adet dükkanın korunmasını sağlamasının mümkün olmadığını,müvekkili tarafından yapılanın kazanılmış çarşı kimliği sebebi ile genel alan kontrolü, giriş çıkış kapı kontrolü ve adalar bazında devriye gezmek sureti ile genel güvenlik kontrolü olduğunu,

müvekkili kooperatif nezdinde olay tarihi ve saati itibariyle görevli olan güvenlik görevlilerinin işlerini layıkıyla yerine getirdiklerini, raporda tespit edilen kusur oranının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda zarar bedelinin tespitine ilişkin hesaplamayı kabul etmediklerini, davacının gerekli ve yeterli önlemleri almadığını, iş yerinde alarm bulunmadığını, davacının ağır kusurunun irdelenmediğini, illiyet bağını kesen sebepler bakımından inceleme yapılmadığını, davacıya atfedilecek kusurların ayrıntılı şekilde incelenmediğini,

bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde. Dava, davacının işyerinde meydana gelen hırsızlık sonucu hasar bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Dava konusu hırsızlık olayının, davalı ...

Kooperatifi içinde ... ada ... numaralı davacıya ait işyerinde bulunan bir kısım malların 27.07.2018 tarihinde hırsızlık sonucu çalındığı, bu sebeple zarardan sorumlu olduğu iddiasıyla davalı aleyhine iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, hasarın meydana gelmesinde kusur dağılımına yönelik tespitlerin yerinde olup olmadığı, olay sebebiyle davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

18/01/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; anılan kooperatifin ve özel güvenlik biriminin yönetilmesi ile kooperatifin güvenliğinin sağlanmasından davalının sorumlu olduğu, davalı idaresinde belirtilen yerde bulunan özel güvenlik görevlilerinin etkin görev yapmadıkları ve hizmet sebebiyle ihmal derecesinde kusurlarının bulunduğu, davalının çalıştırdığı personelin kusur ve davranışlarından sorumlu olduğu,

güvenlik hizmetinin iyileştirmesi için önceden özel güvenlik personeli sayısı ile yaya ve motorize devriye sayılarını artırma ve uygun yerlarde görevlendirme, kamera sayılını artırma ve uygun yerlerde bulundurlası gerektiği halde belirtilen şekilde tedbir almadığı, davalının personelinin ...

Yapı Yönetim Planı ile Koruma ve Güvenlik planına göre kooheratif sitesi içerisinde şüpheli şahısları site dışına çıkarmak maddesini ihlal ettiği, davacının işyerinde meydana gelen hırsızlık olayını bertaraf edemediği, güvenlik için uygun ortam sağlayamadığı, önceden etkin tedbir almadığı, açıklanan sebepler ile güvenlik zafiyeti oluşturulduğu ve bu zafiyet içerisinde görev esnasında davalı ...

Kooperatifinin hırsızlık olayının gerçekleşmesinde % 90 oranında asli kusurlu olduğu, davacı ...'in eşyalarını kısa sürede sökülen ve hırsızlar tarafından kolaylıkla içeri girilen kepenkler ile korumaya çalıştığı, içeride bulunan eşyasını daha güvenli duvar yerine basit ve kolay açılabilir yerde sakladığı, içeride kamera bulundurmak suretiyle tedbir aldığı ancak alarm bulunmadığı, hırsızların işyerine kolaylıkla ve kısa sürede girebildiği ve rahat hareket ettikleri, davacının eşyalarını saklarken dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği bu nedenle hırsızlık olayında %10 oranında tali kusurlu olduğu,

toplam çalınan mal maliyetinin 17.105,00 TL olduğu davalının kusuru oranı gereğince 15.394,50 TL zarardan sorumlu olduğu belirtilmiştir.

Dosya kapsamında yer alan İstanbul Valiliği Özel Güvenlik izin belgesine göre; hırsızlık olayının yaşandığı işyerinin bulunduğu sitenin güvenliğinin, 5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ve Yönetmeliğe göre valilikten alınan izin ve yasalar çerçevesinde davalı kooperatifin kendi bünyesinde oluşturarak sağlayıp sürdürdüğü, 5188 sayılı Özel Güvenlik Kanunu ve ilgili yönetmelik esasları doğrultusunda, sitenin güvenlik hizmetleri, davalı kooperatif tarafından 45 özel güvenlik görevlisi ile haftanın 7 günü 24 saatte 3 vardiya olarak görev yapılacaktır.

Dosyaya sunulan ...Toplu Yönetim planı isimli kitapçıkta, görevlerinin bölgelerinde gözlemci bulundurmak, olumsuz ve şüpheli olayları izlemek, olaydan Emniyet birimlerini haberdar ederek müdahalesini sağlamak, genel anlamda tüm sahadaki iş yerlerini koruma ve gözetlemek, oluşacak olayları önlemede caydırıcı rol almak olduğu, güvenliğin site yönetiminin işyerlerinde oluşacak hırsızlık, zarar ve ziyandan sorumlu tutulamayacağı gibi çalınan mal, eşya ve oluşan zarar ve ziyanı da tazmin etmekle yüküm olmadığı, firmaların iş yerlerinde gerekli tüm güvenlik tedbirlerini almak ve güvenliğin uyarılarını dikkate almak zorunda oldukları belirtilmiştir.

Davalı kooperatifin, 55 kişilik özel güvenlik personel kadrosunu 90 kişiye çıkarılması talebi İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 23/03/2006 tarihli yazısı ile uygun görülmüş ise de daha sonra İstanbul Valiliğinin 13.09.2012 tarih ve 2012-248 sayılı Özel Güvenlik Komisyon Kararına göre özetle; “... Koop.' ne bağlı ... Mah. Bağcılar/ İstanbul adresinde bulunan İ...

Ticaret Merkezi' ne 22.12.2011 tarih ve ... sayılı Valilik onayı ile özel güvenlik şirketlerinden hizmet satın almak sureti ile tahsis edilen ( 45) kişilik özel güvenlik personeli kadrosunun hizmet şekli değiştirilerek Özel Güvenlik Birimi Oluşturmak suretiyle (45) kişilik özel güvenlik personeli kadrosu olarak yeniden belirlenmesine" karar verildiği anlaşılmıştır.

Davalı kooperatif, özel güvenlik personelinin istihdamına yönelik üyelerinden ana sözleşme ve genel kurul kararları ile ödemeler almaktadır. Davalı kooperatifin güvenliğinin kendi bünyesinde kurulmuş özel güvenlik birimi tarafından sağlandığı anlaşıldığından davalının husumet ve görev itirazı yerinde görülmemiştir. Somut olayda, davacıya ait işyerinde 27.07.2018 tarihinde hırsızlık olayının gerçekleştiği sabittir.

Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından sunulan 1 adet CD görüntülerinin taraflarınca incelendiği, görüntülerde, siteye giriş yapan siyah renkli ... marka bir minibüsün gündüz vaktinde, kamera saatine göre saat 7.02 de kepenkler kapalı olan davacıya ait işyeri önüne geldiği,

araçtan inen ve yüzleri maskeli olan 4 kişinin işyeri kepengini değişik aletler kullanarak zorla söküp/çıkarıp içeri girdikleri, paket/koliler halindeki eşyaları dışarı çıkarıp araca yükledikleri ve iş yerinin önünden uzaklaştıkları, hırsızların işyeri önüne gelmeleri ile hırsızlıklık olayını gerçekleştirip işyerinden uzaklaşma süresinin yaklaşık 6 dakika sürdüğü tespit edilmiştir.

Olayın meydana geldiği sitenin etrafının koruma duvarı ve tellerle çevrili olduğu, kooperatif site içerisinde 7000 adet işyeri bulunduğu, sitenin 18 kapısının olduğu, kapı girişlerinde özel güvenlik görevlileri bulunduğu, tüm kapıların saat 7.00 de açıldığı, hırsızlığı gerçekleştiren kişilerin siteye araç ile giriş yaptığı, hırsızların, işyeri kepengini değişik aletler kullanarak zorla söküp/çıkarıp içeri girmek suretiyle hırsızlık olayının gerçekleştiği anlaşılmıştır.

Buna göre, Koruma ve Güvenlik Planında düzenlenen hırsızlık eylemlerine karşı alınacak önlemler ve hareket tarzına ilişkin maddede, koruma ve güvenlik uygulama alanları dahilindeki olası hırsızlık olaylarına karşı teknik yönden 149 kamera, 1 kapı dedektörü, uygulama yönünden 4 kontrol noktası, 9 yaya devriye, 1 motorize devriye, fiziki yönden 3000 mt çevre duvarı, 1 kontrollü geçiş kapısı ile alınan önlemlerin duyarlı bir şekilde takip edilmekte olduğu,

bu yönde şikayet alınması durumunda kanun ve yönetmelikler uyarınca gerekli işlem ve müdahalelerin yapılacağı belirtilmiş olup davalı kooperatifin amaç ve faaliyetleri arasında yer alan ve kendi bünyesinde gerçekleştirdiği güvenlik hizmetini gereği gibi yerine getirmemesi sebebiyle olayın meydana geldiği, davalının anılan düzenlemede belirtildiği üzere hırsızlık olayına karşı kontrol, devriye ve kamera ile takip yönünden yükümlendiği önlemleri gereği gibi yerine getirmediği,

davalının, sitenin yapısı, iş hacmi ve faaliyette bulunduğu saatler itibariyle olabilecek risklerin analizinin yapılarak alınması gereken tedbirler bakımından yetersiz kaldığı, yine davalının, güvenlik hizmetini olması gerekenden daha az sayıda güvenlik görevlisi ile verdiği anlaşılmakla davalının, hırsızlığın olduğu işyerinin de bulunduğu sitenin güvenliğinin sağlanmasında kusurlu bulunduğunun kabulü gerekmiştir.

Bununla birlikte, her ne kadar dosyaya sunulan Toplu Yapı Yönetim Planın 10. maddesinin 5.1 fıkrasının 3 ve 4. bendi, "Güvenliğimiz 24 saat 3 vardiya olarak görev yapmaktadır. Görevleri bölgelerinde gözlemci olarak bulunarak olumsuz ve şüpheli olayları izlemek, olaydan emniyet birimlerini anında haberdar ederek müdahale edilmesini sağlamaktır. Güvenliğimizin görevi genel anlamda tüm sahadaki işyerlerini koruma ve gözetmek, oluşacak olayları önlemede caydırıcı rol almaktır.

Güvenliğimiz, Site Yönetimimiz işyerlerinde oluşacak hırsızlık, zarar ve ziyandan sorumlu tutulamayacağı gibi, çalınan mal, eşya ve oluşan zarar ziyanı da tazmin etmekle yükümlü değildir" şeklinde düzenlenmiş ise de ana sözleşmeye göre sitenin güvenlik hizmetini yapma veya yaptırmanın davalı kooperatifin amaç ve faaliyetleri kapsamında olduğu, hırsızlık olayının yaşandığı işyerinin bulunduğu sitenin güvenliğinin, 5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ve Yönetmeliğe göre valilikten alınan izin ve yasalar çerçevesinde davalı kooperatifin kendi bünyesinde oluşturarak sağlayıp sürdürdüğü,

davalı kooperatifin, özel güvenlik personelinin istihdamına yönelik üyelerinden ana sözleşme ve genel kurul kararları ile ödemeler aldığı dikkate alındığında söz konusu düzenlemenin, davalı kooperatifin, meydana gelen olay sebebiyle sorumluluğunu ortadan kaldırdığı söylenemez.

Diğer taraftan davacının çalınan ürünleri açıkta bırakmadığı, kapı ve kepenkleri kilitleyerek işyerinden ayrıldığı, yani hırsızlığın yukarıda da belirtildiği şekilde zorlanmak suretiyle meydana geldiği sabit ise de, davacının kendisi yönünden alması gereken tüm tedbirleri aldığı söylenemez.

Güvenlik elemanları ile site sakinlerinin görev ve sorumluluklarına ilişkin düzenlenen belgede site sakinlerinin mutlaka alarm takılarak site güvenlik telefonlarına yönlendirilmesini sağlamaları gerektiği belirtilmiş ise de davacının işyerinde alarm bulunmadığı anlaşılmış olup bu anlamda dava dışı sigortalının olayın meydana gelmesinde müterafik kusuru bulunduğu değerlendirilmiştir.

Ancak ortaya konan kusur durumuna göre, Mahkemece, bilirkişi raporunda tespit edildiği gibi taraflara atfedilen kusur oranları doğru olmamıştır. Dosya kapsamı ve mevcut delil durumu ile tespit edilen kusur durumuna göre olayın meydana gelmesinde davacının ve davalı kooperatifin eşit olarak %50 oranında kusurlu olduğunu kabul etmek gerekir.

Bu nedenle Mahkemece kusur tayininde hataya düşülerek tesis edilen hüküm isabetli olmamıştır.Açıklanan sebeplerle, yukarıda belirtildiği üzere davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen % 50 kusur oranları gözetilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/906 Esas, 2021/314 Karar sayılı ve 12/03/2021 tarihli kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KISMEN KABULÜNE, 8.552,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

fazlaya ilişkin talebin reddine, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 584,22 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 331,48 TL peşin harç ile bakiye 252,74 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)Davacı tarafından karşılanan 331,48 TL peşin harç, 35,90 TL başvurma harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d)Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere 2.114,70 TL'den kabul ve ret oranına göre hesaplanan 931,79 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, e)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, f)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince taktir olunan 8.552,50 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, g)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince taktir olunan 8.552,50 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,

İstinaf Giderleri Yönünden 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 263,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 164,60 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 263,00 TL istinaf karar harcı ile 50,00 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 475,10 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

6-HMK 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b/2 bendi ile aynı yasanın 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.12/12/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1153, K. 2024/1546, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  5. Hükü M
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1153
Karar No
2024/1546
Tarih
12 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1154 K.2024/1800
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2021/1154 K.2024/1814
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/1155 K.2024/1269
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1157 K.2024/1484
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/1157 K.2024/1270
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1157 K.2024/1873

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.