İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1157 K.2024/1873

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2021/1157Karar2024/1873Tarih26 Aralık 2024Okuma14 dk · 2.863 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi Birleşen 2016/268 Esas Sayılı Dosyasında;

Karar tarihi
26 Aralık 2024
Dosya no
2021/1157
Karar no
2024/1873
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
24/01/2018
Numarası
2016/267 Esas - 2018/51 Karar
Dava
Tespit, Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
26/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.863 kelime·14 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil şirketin ürün ve hizmetlerini alenen kötüleyen, aşağılayan ve tüketicileri yanıltıcı mahiyetteki ... başlıklı reklam filminin görsel, basılı, yazılı ve işitsel mecralar ile internet mecraları başta olmak üzere tüm mecralarda yayımının duruşma günü beklenmeksizin ve teminata hükmedilmeksizin durdurulmasına ilişkin ihtiyat tedbir kararı verilmesini, davalıların ... başlıklı reklamlarıyla haksız rekabete neden olduğunun tespit edilmesini, davalıların yanlış ve yanıltıcı beyanlar taşıyan tüketicileri aldatıcı ve yanıltıcı nitelikteki reklamları ile yaratılan haksız rekabetin men'ini,

müvekkil şirketin uğradığı manevi zararın tazmini için reklamın ilk yayımlanma tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte 100.000,00-TL tutarındaki tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkil şirkete verilmesine karar verilmesini, Mahkeme hükmünün masrafı müştereken ve müteselsilen davalılara ait olmak üzere,Türkiye sathında yayımlanan tirajı en yüksek 5 gazeteden birinde haftada 2'şer defa olmak suretiyle 15 gün süreyle ilan edilmesine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle.

HMK madde 389 vd hükümlerine aykırı olarak ve dava dilekçe tarihi olan 11/03/2016 tarihinden önce yayından kaldırılmış reklama yönelik olarak talep edilen ihtiyati tedbir talebinin reddini, dava konusu reklamın yayından kaldırılmış olduğunun tespiti için ... ve ... kanallarına müzekkere yazılarak davaya konu edilen markalar birleşiyor isimli reklamın dava tarihi olan 11/03/2016 tarihinden, müzekkerenin yazıldığı tarihe kadar yayınının devam edip etmediğinin sorulmasını,

... tarafından tavsiye niteliğinde/bağlayıcı olmayan bir karar verilmiş olsa da Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde görevli ve kararları resmi-bağlayıcı nitelikte olan Reklam Kurulu tarafından henüz bir karar verilmemiş olduğundan Mahkememiz tarafından bu başvurunun akıbetinin beklenmesinin sorulmasını, haksız rekabetin tespitini ve haksız tecavüzün menine ilişkin talebin reddini, davacıya yönelik bir kötüleme, haksız rekabet söz konusu olamaması sebebiyle 100.000,00-TL tutarındaki fahiş manevi tazminat talebinin reddini, davacının herhangi bir mağduriyeti söz konusu olmadığından Mahkememiz kararının ilanına ilişkin taleplerinin reddini,

davanın esas yönünden reddine, dava masrafları ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosya da davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkil şirketin ürün ve hizmetlerini alenen kötüleyen, aşağılayan ve tüketicileri yanıltıcı mahiyetteki "..." başlıklı reklam filminin görsel, basılı, yazılı ve işitsel mecralar ile internet mecraları başta olmak üzere tüm mecralarda yayımının duruşma günü beklenmeksizin ve teminata hükmedilmeksizin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalıların "..." başlıklı reklamlarıyla haksız rekabete neden olduğunun tespit edilmesini, davalıların yanlış ve yanıltıcı beyanlar taşıyan, tüketicileri aldatıcı ve yanıltıcı nitelikteki reklamları ve yaratılan haksız rekabetin men'ini,

müvekkil şirketin uğradığı manevi zararın tazmini için reklamın ilk yayımlanma tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte 100.000,00-TL tutarındaki tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkil şirkete verilmesine karar verilmesini, mahkeme hükmünün masrafı müştereken ve müteselsilen davalılara ait olmak üzere Türkiye sathında yayımlanan tirajı en yüksek 5 gazeteden birinde haftada 2'şer defa olmak suretiyle 15 gün süreyle ilan edilmesine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Asıl davada davalıların basılı ve görsel mecralarda yayınlanan "..." temalı reklamı ile birleşen davada "..." temalı reklamlarında geçen ifadelerin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitiyle haksız rekabetin meni ile manevi tazminat talep edilmiştir Dosya kapsamına alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan 15/06/2016 tarihli kök ve 24/08/2017 tarihli ek bilirkişi raporlarında da belirlendiği üzere; "... " isimli reklam filminde; " ... " şeklindeki ifadede;

... markasından hizmet almayan kişi ya da tüketicilerin ... internet hizmetinden yararlanamayacağı anlamı taşıdığı, dosya içerisinde yer alan ... kararlarında yer alan bilgiler çerçevesinde hali hazırda Türkiye'de ... internet hizmeti veren tek kuruluşun ... olmadığı, bu nedenle ilgili reklama konu ibarelerin davacının ticari işletmesi, iş ürünleri faaliyetleri, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında yanıltıcı olduğu, bu itibarla bahsi geçen ifadelerin TTK'nın 55.maddesinin 1/a-2 bendi çerçevesinde haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmış, asıl davada bu nedenle;

" ... " şeklindeki ibarelerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitiyle haksız rekabetin önlenmesine, trajı en yüksek 5 gazeteden birinde bir defaya mahsus olmak üzere hüküm kesinleştikten sonra masrafı davalı taraftan alınmak suretiyle ilanına karar vermek gerekmiştir.Her ne kadar bilirkişi raporunda; birleşen dosya da dava konusu edilen "..." reklamında geçen "..." ifadesinin yanıltıcı olduğu ve haksız rekabet teşkil ettiği tespit edilmiş ise de; bu ifadenin hemen öncesinde dış seste; "..., ..., ..., ... " şeklindeki ifadeden bu birleşmenin tek bir şirket ortaya çıkardığı ve şirketlerin ...

A.Ş. bünyesinde hizmet veren diğer kuruluşların tek çatı altında toplanarak daha güçlü hale geldiğinin vurgulandığı kanaatine varılmakla, bilirkişi raporunun bu tespitinden ayrılınmış ve birleşen davada belirtilen reklamdaki ifadelerin haksız rekabet teşkil etmeyeceği nazara alınarak birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı tarafça davalı tarafın haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle manevi tazminat talep ettiği, TTK'nın 56.maddesinin; "(1) Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;

a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men’ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini," hükmünü içerdiği,

somut olayın özelliği itibariyle haksız rekabet teşkil eden hukuka aykırı eylemin davalı tarafın kusuru ve zarar oluşturan fiil arasında illiyet bağının unsurlarının oluştuğu, haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilen beyanların tüketici nezdinde haksız rekabet teşkil eden eylemi ile ticari itibarını ve nihai kullanıcı üzerinde şirketle ilgili olumsuz intibaya sebebiyet verdiği, dolayısı ile davacı şirketin marka değeri ve ticari itibarının tespit edilen haksız rekabet teşkil eden eylemler neticesinde zarar gördüğü,

manevi tazminatın yasal şartları oluştuğundan aşağıda yazılı manevi tazminatahükmetmek gerekmiş, buna ilişkin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine," karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Asıl dava yönünden; yerel mahkeme kararının haksız rekabetin tespitine ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğunu, bilirkişi raporu ve yerel mahkeme kararı ile haksız rekabetin varlığı tespit edilmiş ise de; yerel mahkeme tarafından davacı şirketin manevi zararını karşılamaya yetmeyecek tutarda manevi tazminata hükmedildiğini, yerel mahkeme kararında davacı şirketin manevi tazminat talebine ilişkin olarak davanın kısmen kabulü yönünde karar verildiğini ve bu hususta kararda hiçbir gerekçeye yer verilmediğini, istinaf incelemesi neticesinde kararın davacı şirket lehine kaldırılması gerektiğini, birleşen dava yönünden;

davacı şirketin haklılığının dava konusu reklamda bilirkişiler tarafından mübrez raporda“gerçek dışı” ve “tüketicileri yanıltıcı” ifadelerin yer aldığı belirtilmek suretiyle bilirkişilerce açıkça tespit edildiğini, haksız rekabet teşkil eden reklam hakkında açılan davaya ilişkin olarak davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve kararın kaldırılması gerektiğini, davaya konu reklamda üç farklı şirket tarafından sunulan hizmetlerde ... teknolojiden yararlanılacağı” değil;

reklamda lanse edilen “marka birleşmesi” ile tüketicilerin ilk kez ve sadece ... tarafından sunulan “... internet erişimi”ne kavuşulacağı gerçek dışı bir şekilde iddia edildiğini, nitekim bu hususun “ ...” ifadesi ile sabit olduğunu, mobil hizmetlerde “...” altyapısı kullanılıyor olması cep telefonu ve tablet gibi cihazlar ile ... internet erişimi sağlanabildiği anlamına gelmediğini, davalıların kavram kargaşası yaratarak dava konusu reklamda yanıltıcı beyan ve vaadler ileri sürdüklerini, davalıların, “marka birleşmesine” yönelik dava konusu reklamın tüketici nezdinde yanılgıya sebebiyet verecek mahiyette olduğunu,

dava konusu reklamda yer alan “tek telekom türk telekom” ifadesi başlı başına tüketicileri yanıltıcı ve gerçek dışı bir ifade olduğunu, salt bu ifade nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekmekte iken davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu reklamın, ticari reklam ve ilânlara ilişkin ilkeler ve uygulama esaslarına dair yönetmeliğe de aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;

dosya kapsamında alınan ve yerel mahkemece aynen kabul edilen bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dava konusu reklam filminde yer alan ifadelerin haksız rekabet teşkil etmediğini, reklam filminde yer alan ifadelerin haksız rekabet teşkil etmemesi sebebiyle manevi tazminata ilişkin hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, birleşen davada, dava konusu edilen “...” reklamında geçen “tek ...” ifadesinin haksız rekabet teşkil etmemesi sebebiyle birleşen davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğunu, hükmün usul ve yasaya uygun olduğunu, asıl davanın reddine,

istinaf incelemesi neticeleninceye kadar icranın geri bırakılması kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: asıl dava açısından ilk derece mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğunu, dava konusu reklamların tüketicileri yanıltıcı mahiyette olduğunu, dava konusu reklamların haksız rekabet teşkil ettiğini, davalı yanın, birleşen davada, dava konusu edilen “...” reklamında geçen “...” ifadesinin haksız rekabet teşkil etmediği iddiasının ve bu husus yönünden davanın reddine karar verilmesinin hukuka uygun olduğuna yönelik beyanlarının mahkeme tarafından nazara alınmaması gerektiğini,

davalıların istinaf taleplerinin reddine, istinaf taleplerinin ise kabulüne karar verilmesi talep etmiştir.Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: asıl dava yönünden; davacı’nın, müvekkil şirket’in “markalar birleşiyor” başlıklı reklam filminde mevzuata aykırı şekilde “karşılaştırma” yaptığı ve davacı şirket’in sunduğu internet hizmetini yetersiz gösterdiğini, bu sebeple yerel mahkeme’nin haksız rekabetin varlığına hükmedilmesine yönelik vermiş olduğu kararın usul ve yasaya uygun olduğu iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunu,

reklam filminde yer alan ifadelerin haksız rekabet teşkil etmemesi sebebiyle manevi tazminata ilişkin hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tazminat talebinin ileri sürülebilmesi için öncelikle “kusur” şartının mevcut olması gerektiğini, dosya kapsamında sunulan dilekçeler ve deliller incelendiğinde müvekkil şirket yönünden bir kusurun varlığının ortaya koyulmadığını, bu bakımdan, Mahkeme tarafından verilen manevi tazminata ilişkin hükmün kaldırılmasını talep ettiklerini, birleşen dava yönünden;

davacının, dava konusu reklamda yer alan ifadelerin “gerçek dışı” ve “tüketicileri yanıltıcı“ ifadeler içerdiği iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, yerel mahkemenin, birleşen dava yönünden söz konusu reklamın haksız rekabet oluşturmadığı yönündeki kararının son derece isabetli olduğunu, davacının, davaya konu reklamda lanse edilen “marka birleşmesi” ile tüketicilerin ilk kez ve sadece ... tarafından sunulan “...”ne kavuşulacağının gerçek dışı iddia edildiği,

bu hususun “ ...” ifadesi ile sabit olduğu iddiasının kabul edilebilir yanı bulunmadığını, istinaf dilekçesinde yer alan, müvekkil şirket’in kavram kargaşası yaratarak dava konusu reklamda yanıltıcı beyan ve vaadler ileri sürdüğü iddiasının gerçeği yansıtmadığını, reklam filminde ... grubunun duyurmuş olduğu marka birleşmesinin tüketici nezdinde yanılgıya sebep olduğu ve rakipler açısından haksız rekabet yarattığı iddiasının haksız olduğunu, davacının, reklamda yer alan “...” söyleminin,

piyasada sadece müvekkil tarafından telekomünikasyon hizmeti veriliyormuş gibi bir algı yaratıldığına ilişkin iddianın gerçeği yansıtmadığının reklamların kapsamından anlaşılabildiğini beyanla, asıl dava yönünden Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasını, istinaf incelemesi neticesinde asıl davanın reddini, birleşen dava yönünden verilen red kararının usul ve yasaya uygun olması sebebiyle onanmasını, istinaf incelemesi neticeleninceye kadar icranın geri bırakılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava ve birleşen dava yazılı ve görsel basında yayınlanan davalıya ait reklamların haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, haksız rekabetin önlenmesi ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş,

karara karşı davacı ve davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde dava konusu reklamların haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı noktasındadır.Asıl davada davalıların basılı ve görsel mecralarda yayınlanan "..." temalı reklamı ile birleşen davada "..." temalı reklamlarında geçen ifadelerin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitiyle haksız rekabetin meni ile manevi tazminat talep edilmektedir.

Dosyaya kazandırılan kök ve ek bilirkişi raporlarında; "..." isimli reklam filminde geçen... ifadesinin yanıltıcı olduğu, ifade de gerçek olmadığı halde Türkiyede telekomünikasyon hizmeti sunan tek şirketin ... olduğu hususunun vurgulandığı, bu itibarla TTK m 55/1,a-2 çerçevesinde haksız rekabetin söz konusu olduğu, " ..." şeklindeki ifadenin ... markasından hizmet almayan kişi ya da tüketicilerin ... internet hizmetinden yararlanamayacağı anlamı taşıdığı, dosya içerisinde yer alan Reklam Öz Denetim kararlarında yer alan bilgiler çerçevesinde hali hazırda Türkiye'de ... internet hizmeti veren tek kuruluşun ... olmadığı,

bu nedenle ilgili reklama konu ibarelerin davacının ticari işletmesi, iş ürünleri faaliyetleri, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında yanıltıcı olduğu, bu itibarla bahsi geçen ifadelerin TTK'nın 55 maddesinin 1/a-2 bendi çerçevesinde haksız rekabet teşkil ettiği görüşü bildirilmiştir.

İlk derece mahkemesince de asıl davanın bu nedenle; " ..." şeklindeki ibarelerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitiyle haksız rekabetin önlenmesine, trajı en yüksek 5 gazeteden birinde bir defaya mahsus olmak üzere hüküm kesinleştikten sonra masrafı davalı taraftan alınmak suretiyle ilanına karar verilmiştir.Birleşen dosya yönünden ise bilirkişi raporunda; birleşen dosya da dava konusu edilen "..." reklamında geçen "Tek ..." ifadesinin yanıltıcı olduğu ve haksız rekabet teşkil ettiği görüşü bildirilmiştir.

Ancak ilk derece mahkemesince; bu ifadenin hemen öncesinde dış seste; "...,..., ..., ... şeklindeki ifadeden bu birleşmenin tek bir şirket ortaya çıkardığı ve şirketlerin ... A.Ş. bünyesinde hizmet veren diğer kuruluşların tek çatı altında toplanarak daha güçlü hale geldiğinin vurgulandığı gerekçesi ile bilirkişi raporunun tespitinden ayrılınarak birleşen davada belirtilen reklamdaki ifadelerin haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Haksız rekabet, Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.

TTK'nın 54/1. maddesinde haksız rekabetin amacı "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir.

TTK'nın 55. maddesinde ise haksız rekabet sayılan bazı haller, sınırlayıcı olmamak üzere sayılmıştır. Bu nedenle sayılan haller dışındaki eylemlerin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının da somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir.

TTK'nın 56. maddesinde ise haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini,

Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.Reklam filmleri, hedef kitlenin dikkatini çekerek ürünün özellikleri konusunda bilgilendirme ve ikna etme amacı taşıdığından belirli ölçüde abartı içerebilir.Reklam filmlerinde hedef müşteri kitlesinin bakış açısı önemlidir.

Kural olarak karşılaştırılmalı reklam yasak olmayıp, 10.01.2015 tarihli Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nin 8. maddesi ile karşılaştırmalı reklamların, diğer şartların yanında aldatıcı ve yanıltıcı olmaması, haksız rekabete yol açmaması, kararlaştırılan mal veya hizmetlerin fiyat dahil bir ya da daha fazla maddi, esaslı, doğrulanabilir ve tipik özelliğinin objektif olarak karşılaştırılması, nesnel, ölçülebilir, sayısal verilere dayanan iddiaların bilimsel test, rapor veya belgelerle ispatlanması,

rakiplerin mallarını, hizmetlerini, faaliyetlerini veya diğer özelliklerini kötülememesi veya itibarsızlaştırmaması şartlarını taşıması zorunludur.

Karşılaştırmalı reklamda yaratılan üstünlüğün belirli olup, hangi nedenle daha üstün olduğunun belirtilmesi gerekir.Somut olayda, davalının ..., radyo, internet gibi değişik işitsel, görsel ve yazılı mecralarda " "..." temalı reklamı ile birleşen davada "..." temalı reklamlarda davacının hedef alınmadığı, genele dönük bir karşılaştırmalı reklam niteliğinde olduğu, bu reklamda rakip operatörlerin davalıya oranla kalitesiz olduğu algısı yaratılmadığı, kendi hizmetinin üstün özelliğinden bahsetmenin rakiplerin kötülenmesi niteliğinde olmadığı,

somut olayda haksız rekabet koşullarının oluşmadığı gözetildiğinde mahkemece birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamakta, ancak asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmesi ise isabetli değildir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;

ilk derece mahkemesi birleşen dosya yönünden verilen red kararında bir isabetsizlik bulunmamakta, asıl dava yönünden verilen kısmen kabul kararı ise isabetli bulunmadığından davacının istinaf talebinin reddine, davalının istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle her iki davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2- Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3- Asıl ve Birleşen davanın ayrı ayrı REDDİNE,

4-Asıl dava yönünden;a-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 1.707,75 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.280,15 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,b-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,c-Davalı tarafından yapılan bilirkişi ücreti 600,00 TL,

tebligat gideri 5,00 TL olmak üzere toplam 605,00 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince haksız rekabetin tespiti istemi yönünden hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince manevi tazminat istemi yönünden hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,f-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca, artan gider avansının davacıya;

davalının yatırdığı avanstan artan kısmın kendisine iadesine,5-Birleşen dava yönünden; a-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 1.707,75 TL harçtan mahsubu ile fazlaya yatırılan 1.280,15 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, b-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,c-Birleşen davada davalı tarafından yapılan bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince haksız rekabetin tespiti istemi yönünden hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince manevi tazminat istemi yönünden hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,f-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca, artan gider avansının davacıya;

davalının yatırdığı avanstan artan kısmın kendisine iadesine,6-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı tarafından asıl dava yönünden yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 427,60 TL'den mahsubu ile kalan 368,3 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına;b-Davacı tarafından birleşen dava yönünden yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 427,60 TL'den mahsubu ile kalan 368,3 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,c-Davalılar vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendilerine iadesine,d-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL,

posta ve tebligat gideri 25,73 TL olmak üzere toplam 187,83 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,e-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının üzerinde bırakılmasına, f-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

26/12/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/1157, K. 2024/1873, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1157
Karar No
2024/1873
Tarih
26 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1160 K.2024/1863
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1161 K.2024/1802
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/1161 K.2024/1241
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1163 K.2024/1879
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1166 K.2024/1801
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/1171 K.2024/1240

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.