İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/115 K.2024/808

Taraflar arasındaki Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna…

Esas2021/115Karar2024/808Tarih23 Mayıs 2024Okuma16 dk · 3.209 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
23 Mayıs 2024
Dosya no
2021/115
Karar no
2024/808
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
14/10/2020
Numarası
2018/774 Esas - 2020/511 Karar
Dava
Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
23/05/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.209 kelime·16 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasındaki Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili satıcı ... Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... ve dava dışı ... arasında 05.11.2015 tarihinde taşınmaz satış sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşme ile ...

Yapı Kooperatifine ait İstanbul Pendik ... mevkiinde yapılmakta olan '...' isimli siteden toplam 51 adet bağımsız bölümün satışı için anlaşmaya varıldığını ve anlaşma bedeli olarak 4.282.000,00 USD tutarın kararlaştırıldığını, davalı alacaklı tarafından sözleşme gereği teminat olarak 20.08.2016 tarihli 1.225.000,00 USD bedelli çekin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, müvekkili şirket ve şahsın alacaklı tarafa böyle bir borcu bulunmadığından icra takibinde ödenen bedeller için istirdat, kalan bedel için menfi tespit davası açılmasının zaruri hale getirdiğini, takibe konu edilen çekin imzalanan satış sözleşmesinin teminatı niteliğinde olduğunu, evrakın doğrudan icra takibine konu edilmesinin hukuk ve yasaya aykırı olduğunu, bu konuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun içtihadı bulunduğunu, davalı takip alacaklısı tarafından sözleşme gereği düzenlenen teminat çeki ile takibe geçilmesi ve çek bedeli kadar alacak olduğunun iddia edilmesinin hukuka aykırı olduğunu,

satış sözleşmesinin niteliği gereği müvekkil satıcının satışa arz edilen bedel kadar alacaklı olması gerekirken bu ilişkide borçlu konuma düşemeyeceğini, müvekkili şirket ve aval veren müvekkili şahsın çek bedeli kadar borçlu olmasının mümkün olmadığını, taraflar arasında imzalanan satış sözleşmesi ile tarafların karşılıklı olarak yükümlülük altına girdiklerini, icra takibi çıkan manzaraya dışarıdan bakıldığında müvekkili şirketin sözleşme konusu edimlerini yerine getirmediği ve takibin bu sebeple açılmış olduğunun anlaşıldığını, maddi gerçeklerin böyle olmadığını,

müvekkili şirketin sözleşme gereği 26 bağımsız bölümü tamamlayıp davalıya devrettiğini, kalan bağımsız bölümler içinde karşı yanla iletişime geçildiğini, müvekkili şirketin TBK.117 md.gereği temerrüde düşmediğini, yine davalı alacaklının TBK.125 md. gereğince sözleşmeden caymakta ise eğer varsa başvuru hakkını kullanmamış olduğundan teminat senedini tüm borca hasren takibe konu etmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek icra takibinin durdurulmasını, takibe konu çekin kambiyo vasfını taşımadığının tespitini, tahsil edilen bedellerin istirdadını,

kalan bedel için menfi tespit davalarının kabulü ile davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitini, takip miktarının % 20 'sinden az olmamak üzere haksız takip tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacıların ileri sürdüğü talep ve itirazların tamamının İcra Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girdiğini, ayrıca derdestlik itirazlarının bulunduğunu, hali hazırda taraflarının aynı olduğu,

dava sebebi ve taleplerinin de aynı olduğu İstanbul Anadolu 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/194 Esas sayılı derdest bir dava bulunduğunu, mevcut durumda davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, davacı tarafın harç ikmali yapması gerektiğini, huzurdaki davanın 4.193.229,02 TL harca esas değer gösterilmek suretiyle açıldığını, takip çıktısının 1.358.021,58 USD olduğunu, davanın 05.07.2018 tarihinde açıldığını, bu tarihte USD Efektif satış kurunun 4.6510 TL olup harca esas değerin 6.316.156,97 TL olması gerektiğini,

davanın esası ile ilgili olarak Arabistan'da mukim müvekkiller ile davacı/borçlu arasında ... adlı projeden/siteden 51 adet bağımsız bölümün satışına dair Türkçe ve Arapça olarak 05.11.2015 tarihinde Taşınmaz Satış Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede ödeme koşulları, taksitlendirme, teminat senetleri ve bağımsız bölümlerin teslimat şartlarının açıkça belirlendiğini, müvekkilleri tarafından sözleşme kapsamındaki 42 tapuya karşılık gelen bedeller ödenmiş olmasına rağmen davalı tarafından sadece 26 tapu devri yapıldığını, kalan tapuların kooperatifle yaşanan birtakım sorunlar ileri sürülerek tapu devirlerinin yapılamayacağının bildirildiğini,

taraflar arasında 03.06.2016 tarihinde Ek Protokol yapılarak sözleşme kapsamında davacının edimlerini yerine getirmediği, dairelerin henüz müvekkili adına tescilinin sağlanmadığı, müvekkili davalı/alacaklının tüm hukuki haklarının tutulduğunun taraflarca kabul ve taahhüt altına alındığını, dava ve takip konusu çekin kayıtsız ve şartsız bir bedelin ödenmesi vaadini içeren müvekkili tarafından davacıya ödemesi yapılan bedele karşılık davacıdan alınan ve teminat fonksiyonu bulunmayan kıymetli evrak olduğunu, çekin borca karşılık olarak teslim edildiğinin tartışmadan uzak olduğunu,

teminat çeklerinde çekin teminat çeki olduğunun açıkça çek metninde belirtilmesi gerektiğini, alacağa konu edilen çek üzerinde teminat çeki olduğuna dair herhangi bir kayıt bulunmadığını, teminat vasfını belgeleyen herhangi bir sözleşmede bulunmadığını, çekin tahrif edildiği ve senedin kambiyo vasfına haiz olmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının kesinlikle imza itirazında bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan ve dosyaya ibraz edilen protokollerde ve makbuzlarda açıkça görüleceği üzere tüm ticari çerçevede USD olarak belirlendiğini ve ödemelerin USD cinsinden yapıldığını,

muhatap bankanın çekin yasal unsurları taşıdığı gerekçesi ile dava konusu çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi uyguladığını, tamamen davacı borçlunun isteği ve yeni süre talebiyle keşide tarihinin ötelendiğini ve yine davacı tarafça paraflandığını, somut olayda çekte tahribat değil davacı tarafından yapılan bir düzeltmenin söz konusu olduğunu, borçluların faize yönelik itirazlarının da yerinde olmadığını,

İİK 72/4 md. uyarınca menfi tespit davası ve olası ihtiyati tedbir kararı dolayısıyla dava sonunda uğrayacağı zararın alacağın %20 'sinden az olmamak üzere müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek öncelikle görevsizlik kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise derdestlik itirazları göz önüne alınarak dava şartı yokluğundan davanın reddini, haksız ve kötü niyetli davanın esastan reddini, müvekkilinin uğradığı zararlar dolayısıyla İİK.72/4 madde uyarınca alacak tutarının % 20 'sinden aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Davaya konu edilen çek aslı mahkememize ibraz edilmiştir. Dava konusu çekin davacı şirket tarafından ...

Kazasker Şubesindeki TL hesabından 20.08.2016 tarihinde keşide edildiği, ... çek nolu olup 1.225.000,00 USD olarak düzenlendiği, üstteki rakam ile ve yazılan kısımda maktu olarak TL ibaresinin bulunduğu, bu ibarenin alttaki TL kısmı okunacak şekilde üstüne tek çizgi çekilip yanına $ ibaresinin elle yazıldığı ancak altta yazı ile "bir milyon ikiyüz yirmi beş bin USD " ibaresinin bulunduğu, çekin alt kısmında keşideci imzası yanında "Avalimdir ..." isim ve imzasının bulunduğu, çekin ön yüzünde teminat olarak verildiğine dair herhangi bir ibarenin bulunmadığı, çekin arka yüzünde ... vekaleten Av. ... isim ve imzasının bulunduğu,

24.08.2016 tarihinde bankaya ibraz edildiği, banka tarafından çekin keşide edildiği banka hesabının -0- olarak belirtildiği görülmüştür.

Davacı taraf çek tarihinin ve çek bedelinin keşidecinin rızası hilafına tahrif edildiğini iddia etmiş ise de; kambiyo senedinde bedel konusunda yazı ile yazılan miktar ile rakam ile yazılan miktar arasında çelişki bulunduğunda yazı ile yazılan miktarın esas alınması gerektiği ilke olup dava konusu çekinde miktarlar arasında fark bulunmadığı gibi sadece paranın birimi üzerindeki ihtilafta çekin davacını TL hesabından düzenlenmiş olması nedeni ile çekte TL nin matbu olarak yazılı olduğu, üzerinin çizilerek USD ye dönüştürüldüğü,

yazı ile yazılan kısımda da hiçbir tahrifat ya da çizgi olmaksızın miktarın USD olarak yazıldığı görüldüğünden davacının bu yöndeki iddiasına ve çekteki keşide tarihinin iradesi dışında değiştirildiği yönündeki iddianında ispatlamadığından mahkememizce itibar edilmemiştir.Davacı şirketin 2015-2016-2017 ve 2018 yıllarına ilişkin ticari kayıt ve defterlerinin incelenmesi için ibrazı istenilmiş ise de 2016 yılı defterlerinin vergi incelemesine sunulduğu tutanak ile tespit edilmiş ise de 2015-2017 ve 2018 yılı ticari defterleri incelemeye ibraz edilmemiştir.

Kaldı ki mahkememizce tespit edilen tarafların uyuştuğu ve uyuşmadığı noktalar nazara alındığında davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesinin sonucu etkilemeyeceği kanaati hasıl olmuştur. Yapılan yargılama sonucunda yukarıda irdelenen deliller, alınan bilirkişi raporu tüm halinde değerlendirildiğinde.

05/11/2015 tarihli ve 03/06/2016 tarihli sözleşmeler kapsamında davacının sözleşme konusu toplam 51 adet bağımsız bölümün 30/07/2016 tarihine kadar davalıya tapuda tescili sağlanarak teslim edilmesinin yükümlenildiği, davalının da 51 adet taşınmaz karşılığında toplam 4.284.000,00 USD bedeli ödemeyi yükümlendiği, davalının sözleşme bedelinin % 50 'sini ve 30/01/2016 tarihinde ödenmesi gereken 714.000,00 USD 'yi ödediği, toplam bu ödemeler karşılığında sadece 26 adet dairenin alıcılara teslim edilerek adlarına tapuda tescilinin sağlandığı,

ancak ek protokolün yapıldığı tarih itibariyle davacının alıcılar adına tapudan tescilini sağlayarak teslim etmesi gereken 16 adet daireyi teslim de geciktiği (ki bunun aksi yönünde davacının bir iddiası olmadığı gibi ispatı yönünde bir delil sunmadığı), davaya konu edilen 20/08/2016 keşide tarihli çekin sözleşme ve protokolde teminat çeki olarak verildiğine ilişkin yazılı bir delil bulunmadığı gibi çekin üzerinde de bu yönde bir ibare bulunmadığı açık ise de,

bu çekin bedeli ödendiği halde alıcılara teslimi ve tapudan da tescilini sağlama yükümlülüğü bulunan 16 adet dairenin bedeli karşılığında ya da 16 adet dairenin alıcılar adına tapuda tescilini sağlamak borcunun teminatı olarak verilmesi hayatın olağan akışına uygun bir durum olduğu,

yani bu çekin davacıların iddia ettiği gibi teminat çeki olduğu kabul edilse dahi davacı taraf 16 adet dairenin alıcılar adına tapuda tescilini ek protokolde vaat ettiği gibi en geç 25/07/2016 tarihinde gerçekleştirmemiş, dolayısıyla da ek protokolde üstlenmiş olduğu borcu ifa etmemiş olduğundan dolayı bu borcun ifasında temerrüde düştüğünden davalının elindeki çeki takibe koymaya hak kazandığı, dolayısıyla teminat çekinin takibe konulması için gerekli olan akdi ve yasal koşulların gerçekleştiği vicdani kanaatine varılarak davanın reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Müvekkili satıcı ... ile davalı alıcı ... ile dava dışı alıcı ... arasında 05.11.2015 tarihinde taşınmaz satış sözleşmesi imzalandığını, imzalanan bu sözleşme ile ...

Kooperatifine ait ... ili, ... ilçesi, ... mevkii, ... parselde yapılmakta olan "..." isimli siteden sayı ve vasıfları belirtilen toplam 51 adet bağımsız bölümün satışı için anlaşmaya varıldığını ve anlaşma bedelinin yine toplam 4.282.000 USD olarak kararlaştırıldığını, davalı alacaklı tarafından sözleşme gereği teminat olarak verilen 20.08.2016 tarihli 1.225.000 USD bedelli çek T.C. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ...

E. sayılı icra dosyası ile takibe konulmuş olup, müvekkili şirket ve şahsın alacaklı tarafa böyle bir borcu bulunmadığından icra takibinde ödenen bedeller için istirdat, kalan bedel için menfi tespit davasının açıldığını, takibe konu edilen çekin, taraflar arasında imzalanan satış sözleşmesinin teminatı niteliğinde olduğunu, dolayısıyla evrakın doğrudan icra takibine konu edilmesinin hukuk ve yasaya aykırı olduğunu, alacaklı tarafından takibe dayanak gösterilen ve TL çek hesabı olan ...

Kazasker Şubesi ... no.lu çek Türk Lirası olarak düzenlenmesine karşılık keşidecinin rızası hilafına USD olarak tahrif edildiğini, yine; anılan çek tarihi iradeyi fesada uğratmak suretiyle tahrifat yapılarak değiştirildiğini, çekte yapılan tüm tahrifatlar müvekkili aleyhine ve kötü niyetli olduğunu, bu hususlar dikkate alındığında gerek çekin ibraz edildiği banka şubesi gerekse icra müdürlüğünün re'sen incelenmesi gereken hususları gerçekleştirmediğini ve kambiyo vasfı taşımayan evrağın takibe kabul edildiğini,

taraflarınca açılan davanın menfi tespit talepli olduğu göz önüne alındığında düzenlenen heyet raporunun hukuki kanaat gösterdiği ve yasaya aykırı olduğunun açık olduğunu, ayrıca ticari defterlerin incelenmesi esnasında bilirkişi S.M.

Mali Müşavir tarafından görevin gereklerini aşar şekilde yapılan eylemler mevcut olup bu hususların mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulü ile takibe konu çekin kambiyo vasfını taşımadığının tespitini, tahsil edilen bedellerin istirdatını, kalan bedel için menfi tespit taleplerinin kabulü ile müvekkillerinin davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitini, karşı yanın takip miktarının % 20'sinden az olmamak üzere haksız takip tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı yana yüklenmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, takibe konu edilen çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti , tahsil edilen bedellerin istirdadı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, icra takibine konu çekte bedel ve keşide tarihinde tahrifat olup olmadığı , dava konusu çekin teminat çeki olup olmadığı, kambiyo senedi vasfına haiz olup olmadığı, bilirkişi raporunun hükme esas alınıp alınmayacağı noktalarındadır.

Davalı tarafından davacı takip borçluları hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı takip dosyasında 20.08.2016 keşide tarihli 1.225.000 USD çek bedeli , 6.846,58 USD işlemiş faiz 122.500,00 USD karşılıksız çek tazminatı, 3.675,00 USD komisyon alacağı olmak üzere toplam 1.328.021,58 USD alacağın kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile tahsili için takip başlatılmıştır.Davaya konu edilen çekin keşidecisinin ... , avalistin ... olduğu, çek keşide tarihinin paraf atılarak 20.08.2016, çek bedelinin 1.225.000 USD olarak düzenlendiği, üstteki rakam ile ve yazılan kısımda maktu olarak TL ibaresinin bulunduğu,

bu ibarenin alttaki TL kısmı üstüne çizgi çekilip yanına $ ibaresinin elle yazıldığı , çek içeriğinde "bir milyon ikiyüz yirmi beş bin USD " ibaresinin bulunduğu, çekin arka yüzünde .. vekaleten Av. ... isim ve imzasının bulunduğu, 24.08.2016 tarihinde bankaya ibraz edildiği,

banka tarafından çekin keşide edildiği banka hesabının sıfır olarak belirtildiği anlaşılmaktadır.Somut olayda davaya ve icra takibine konu çekin keşide tarihinin altındaki kısmında matbu olarak gösterilen Türk Lirası kelimesi çizilip $ ibaresi, çek metninde yazı ile olan kısımda matbu olan Türk Lirası ibaresi çizilerek USD ibaresi yazılmış olup, senet üzerindeki diğer kayıtlar dikkate alındığında borçlanmanın USD olarak yapıldığı açıktır.

İcra takibine konu çek matbu olduğundan matbu kayıtlarda bu yönde yapılan değişiklik tahrifat olarak kabul edilemez.

Ayrıca çek üzerindeki tarihin keşideci tarafından paraflandığı ve keşidecinin takip konusu çekin düzenleme tarihinde yapılan değişiklikteki imzasını inkâr etmediği , davacı keşidecinin iradesinin fesada uğratılarak çek keşide tarihi üzerinde düzeltme yaptığı iddiası konusunda herhangi bir delil gösterilmediği gözetildiğinde keşide tarihindeki değişikliğin de keşideci tarafından yapıldığı ve benimsendiğinin kabulü gerekir.

Davacıların bu yönlere ilişen istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi. “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Çek nedeni ile borçlu olunmadığının tespitini içeren davada ispat yükü kural olarak senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Çekin teminat olarak verildiği iddiasının 6100 sayılı HMK'nun 200 ve 201 maddeleri uyarınca yazılı delillerle kanıtlanması gerekmektedir.

Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre senedin teminat senedi olarak verildiği iddiasının senede açıkça atıf yapan bir sözleşme ile de ispatı mümkündür. Davacı şirketin satıcı ile davalı ... ve dava dışı ... alıcılar olarak yer aldığı 05.11.2015 tarihli taşınmaz satış sözleşmesinin "sözleşmenin konusu" başlıklı 2. Maddesinde ... ili ... İlçesi, ...

Mevki Pafta ..., ... nolu parseldeki ...adlı siteden / projeden yapılmakta olan A Bloktan 16 adet bağımsız bölümün, B Bloktan 7 adet bağımsız bölümün, C Bloktan 8 adet bağımsız bölümün, D Bloktan 16 adet bağımsız bölümün , E Bloktan 4 adet bağımsız bölümün sözleşme ekleri ve teknik şartname kapsamında öngörüldüğü şekilde alıcılara her türlü takyidattan ari şekilde satışına ilişkin olduğunun belirtildiği, sözleşmenin "satış bedeli, teminat ve ödeme şekli" başlıklı 3.maddesinde "...

51 adet bağımsız bölümün toplam satış bedeli 4.284.000,00 USD dir .. Toplam satış rakamının %50 si satıcıya ödeyecektir. Alıcı tarafından kaparo bedeli olarak 26.10.2015 tarihinde 50.000 USD ödenmiştir. 2.092.000,00 USD ve kaparo bedeli olarak ödenen 50.000 USD olmak üzere toplam 2.142.000,00 USD peşin bedel olarak ödenecektir.

Kalan ödemeler 3 taksit halinde satıcı müteahhit firmanın inşaatın devamı ile ilgili vermiş olduğu terminler yerine getirildiği müddetçe gerçekleştirilebilecektir." denilerek 30.01.2016 , 30.04.2016, 30.07.2016 tarihleri itibariyle inşaatın hangi oranda bitirileceğinin hüküm altına alındığı ve belirtilen tarihler vade tarihi yapılarak her biri 714.000,00 USD olmak üzere toplam 2.142.000,00 USD tutar yönünden üç adet senedin düzenleneceğinin ve senet bordrosu ile senetlerin davacı satıcıya verileceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür.

Aynı sözleşmenin 6.maddesinde 2.142.000 USD peşin ödeme karşılığında A bloktan ( 4-29-30-33 no'lu bağımsız bölümler ), B bloktan (2-3-6-7-39 no'lu bağımsız bölümler), C bloktan (3-26-27-30-31-34-35 no'lu bağımsız bölümler), D bloktan (26-27-28-29 no'lu bağımsız bölümler) , E bloktan (2-3-4-40 no'lu bağımsız bölümler) olmak üzere 24 adet bağımsız bölümün.

30.01.2016 tarihli 714.000 USD tutarlı 1. taksit ödemesi karşılığında A Blok'tan (2-3-15-17 no'lu bağımsız bölümler), B Blok'tan (33-35 no'lu bağımsız bölümler), C Blok'tan (38 no'lu bağımsız bölümler), D Blok'tan (4-10 no'lu bağımsız bölümler) olmak üzere toplam 9 adet bağımsız bölümün.

30.04.2016 tarihli 714.000 USD tutarlı 2. taksit ödemesi karşılığında A Blok'tan (18-19-20-27 no'lu Bağımsız Bölümler), D Blok'tan (15-17-18-19-20 no'lu Bağımsız Bölümler) olmak üzere toplam 9 adet bağımsız bölümün.

30.07.2016 tarihli 714.000 USD tutarlı 3. taksit ödemesi karşılığında A Blok'tan (31-32-34-35 no'lu bağımsız bölümler), D Blok'tan (21-22-23-24-25 no'lu bağımsız bölümler) olmak üzere toplam 9 adet bağımsız bölümün kat irtifak tapularının alıcılar üzerine tescil edileceği düzenlenmiştir.Tarafların kabulünde olan ve davacı şirket ve davalı ile dava dışı ... arasında 03.06.2016 tarihinde imzalanan ek protokolde,

İstanbul ili Pendik İlçesi ... nolu parseldeki ... siteden/projeden satışı taahhüt edilen 51 adet bağımsız bölüm satışına dair 05.11.2015 tarihli taşınmaz satış sözleşmesi ile satıcı tarafından alıcılar adına tescili yapılacak 33 adet tapunun tüm satış bedel ve tapu masraflarının zamanında satıcıya ödendiği, 05.11.2015 tarihinde imzalanan ana sözleşme gereğince ödenecek 2. taksit tutarı olan 714.000 USD nin 35.000 USD'sinin ödendiği, anılan tutarın 314.000 USD'sinin 03.06.2016 tarihinde ...'a nakden ödendiği,

kalan 365.000 USD tutarın ise 07.06.2016 tarihine kadar satıcı firmanın münferit imza yetkilisi ... lehine bloke çek keşide etmek sureti ile alıcılar tarafından satıcıya ödeneceği, sözleşme kapsamında tapu masrafları ile birlikte satış bedeli önceden ödenen 33 adet daireden sadece 26 dairenin alıcılar lehine tescilinin sağlandığı, kalan tapunun ise henüz tescili sağlanmadığı, sözleşme kapsamında ödemesi yapılan 2.taksit tutarının karşılığı olan 9 adet tapunun da alıcılar lehine tescil edilmediği,

tapu masrafları da dahil olmak üzere ödemesi yapılan ve satıcı firma tarafından henüz tescili sağlanamayan 16 adet tapunun en geç 25.07.2016 tarihi itibariyle alıcılar lehine tescil edileceği, eksik kalan tapuların tescili sağlanmadan satıcı tarafın alıcılardan ana sözleşme kapsamında 3.taksit tutarını talep edemeyeceği yazılıdır .Kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir.

Çekin ödeme dışında başka bir amaçla somut olayda teminat olarak verildiğinin davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Bu durumda ispat külfeti davacıda olup, davalı alacağını ispatla yükümlü değildir.

(Yargıtay 19 HD.nin 2014/17834 Esas- 2015/4830 Karar sayılı kararıda benzer mahiyettedir.)Somut olayda davacı şirketin, davaya konu çekin teminat olarak davalıya verildiği yönündeki iddiasını HMK'nın 200.maddesi uyarınca usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre dava konusu çekin üzerinde teminat için verildiğini gösterir herhangi bir kayıt bulunmadığı gibi davacı tarafça, çekin teminat olarak verildiğine yönelik dava konusu çeke açıkça atıf yapan bir sözleşme sunulmamış ve başkaca bir yazılı delile dayanılmamıştır.

Bu durumda davacı şirket, iddiasını ispatlayamamıştır.

Davaya konu çekin taraflar arasındaki 51 adet bağımsız bölümün satışına ilişkin taşınmaz satış sözleşmesinin teminatı olarak verildiği kabul edilse dâhi davalı tarafça ödemesi yapılan 42 adet bağımsız bölümden ek protokol tarihinde davalı ve dava dışı alıcı adına tescil edilmeyen 16 adet bağımsız bölümün en geç 25.07.2016 tarihi itibariyle davalı ve dava dışı alıcı adına tescil edildiği iddia ve ispat edilmediğinden davalının var olan alacağını tahsil etmek için çeki takibe koymakta haklı olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davacı ...

Sağlık Hiz. Ve Yapı San. Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Diğer yandan TTK'nın 702/2. maddesi uyarınca aval veren, sadece kambiyo senedindeki zorunlu şekil eksikliğini ileri sürebilir. Aval ile teminat altına alınan borç geçersiz olsa bile aval verenin sorumluluğu devam eder. Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir.

Lehine aval verilenin mevcut olmaması, ehliyetsiz olması ya da imzasının sahte olması hâlinde de aval verenin sorumluluğu devam eder.

Dolayısıyla aval veren kişinin teminat altına aldığı borç şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerli olup, aval veren tarafından şekle ait noksanlıklar dışında itirazda bulunulması mümkün değildir.Somut olayda dava konusu çekin avalisti olan davacı ...'ın , çekin keşidecisi ve lehtarı arasındaki temel borç ilişkisinden kaynaklı kişisel defilere yönelik olarak kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu ileri süremeyeceğinden mahkemece davacı ... yönünden de davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.

Her ne kadar davacılar vekilince bilirkişi heyetinin yetki aşımı yaptığı ileri sürmüş ise de HMK'nın 282. maddesine göre hâkimin, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği hükmü karşısında bilirkişi raporu takdiri delil niteliğindeki olup, ilk derece mahkemesince salt bilirkişi raporuna göre karar verilmediği, hukuki değerlendirmenin mahkeme tarafından yapıldığı gözetildiğinde bu yöne ilişkin davacılar vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;

ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacılar tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/115, K. 2024/808, 23 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/115
Karar No
2024/808
Tarih
23 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/118 K.2024/354
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/119 K.2024/687
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/119 K.2024/470
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/120 K.2024/1054
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/122 K.2024/338
  • İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/123 K.2024/136

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.