KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Dosya no
- 2021/1262
- Karar no
- 2024/1769
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/04/2021
- Numarası
- 2019/1318 Esas - 2021/334 Karar
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkinDüzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali
- İstinaf karar tarihi
- 05/12/2024
Karar Metni
993 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil banka tarafından kredi borçlusu .... Şti. Lehine ve davalı ...'nın müşterek borçlu ve müteselsil kefaletiyle genel kredi sözleşmelerine istinaden açılan ve kullandırılan kredi hesabı 08/01/2019 tarihinde kat edildiğini, borçlulara gönderilen hesap kat ihtarnamesine rağmen kredi borcunun ödenmemesi üzerine ...
Sayılı dosyasından borçlular aleyhine icra takibine geçildiğini, davalı borçlular borcun tamamına itiraz ettiğinden taraflarınca arabulucuya başvurulduğunu ve anlaşma sağlanamadığını belirterek borçluların haksız olarak yapmış olduğu icra takibine itiraz etmiş olmaları nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetlerine, yargılama masraf ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalıya ait olduğu belirtilen tüm genel kredi sözleşmelerinin eksiksiz olarak sunulmadığını, sunulan tabloların dayanaksız olduğunu, şirkete kullandırılan kredilerin kredi ... fonu teminatlı olduğunu, davacı yanın bunu açıkça kabul ettiğini, işbu sözleşme kefalet koşullarını taşımadığını, borç doğum tarihleri ile kefalet başlangıç tarihleri arasında uyumsuzlukların söz konusu olduğunu, bu hususunun kefalet sözleşmesini geçersiz kıldığını, davalı müvekkile kat ihtarının yapılmadığını, takip öncesi gönderilmesi gereken hesap kat ihtarının tebliğ edilmediğini, davalı ...
Yazıca açsından kefilin sorumluluğunun kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sınırlı olduğunu, bu sorumluluğunun belirlenmesi için önce borçlunun sorumlu olduğu miktarın ve kefilin temerrüde düşürülüp düşürülmediğinin saptanması gerektiğini, hesabın kat edilip bu hususun usulüne uygun şekilde borçluya bildirilmesinden sonra muacceliyet iddiasının ileri sürülebileceği ve temerrüt faizi işlemeye başlayacağını, somut olayda banka yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bir diğer husus ise uyuşmazlığa konu çerçeve sözleşmesinin davalılar aleyhine olan hükümlerinin hiç yazılmamış sayılması gerektiğini,
TBK'nın 25. Maddesine göre genel işlem koşullarına dürüstlük kuralına aykırı olarak karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümlerin konulamayacağını, müvekkile bu hükümlerin okutulmadığını, hiçbir bilgi verilmediğini, bunların içeriğini öğrenme imkanı sağlanmadığını, bankanın söz konusu çerçeve sözleşmesini diğer tüm müşterilerine sunduğu,
kendisinin tek başına bu metinleri hazırladığını, sözleşmede yer alan faiz oranının bankaya aşırı fayda sağlayacak şekilde fahiş olarak belirlenerek art niyetli bir şeklide düzenlendiğini, davacı yanın iddia ettiği faiz oranını hükümsüz sayılması gerektiğini, davacının alacak iddiasını kabul etmediğini belirterek fazlaya ilişkin ve karşı tarafın süreceği delillere ilişkin delil sunma hakları saklı kalmak kaydıyla davacının iddia ettiği kadar alacağının olmaması nedeniyle haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini,
yargılama gideri ve avukatlık ücretini karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,"bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış ve takibin kısmen devamı yönünde karar verilmiş, ayrıca davacı tarafça, davalının itirazının iptali ile takibin devamı yanı sıra davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğinden bahisle takip konusu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı lehine hükmedilen Vekalet ücretinin maktu vekalet ücreti olarak hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi davacı bankanın mağduriyetine yol açmakta olup, yasal dayanağını İİK'nın 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK'nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığını, takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesi olup bu davanın,
yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğunu, takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da, ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukuki yararın mevcut olmayacağı kuşkusuz olup dolayısıyla, takipten sonra, ancak dava açılmadan önce yapılmış olan ödeme yönünden dava açılmasında, davacı bankanın tarafın hukuki yararı bulunmadığını, şu hale göre tarifenin açıklanan 7/2.maddesi hükmünde;
konusu para veya para ile değerlendirilmesi mümkün bulunan bir şey olan davanın dava şartlarından birinin bulunmaması (noksan olması) nedeniyle usulden reddine ilişkin kararda, vekalet ücreti nispi tarifeye göre takdir edilir ancak, bu nispi vekalet ücretinin miktarı, maktu vekalet ücretini geçemez, denildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, yargılama sonunda davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin yerinde olup olmadığı noktasındadır.
Davacı takip alacaklısı tarafından, kredi borçlusu şirket ve davalı takip borçlusu hakkında, ... sayılı takip dosyasında, "genel kredi sözleşmesi, ihtarname" sebebine dayalı olarak toplam 238.964,74 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 30/01/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile takibin 98.186,81 TL üzerinden devamına karar verilmiştir.Davacı tarafça, mahkemece reddedilen kısmın davadan önce ödenen kısma ilişkin olup hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilen kısım olduğunu ve bu nedenle davalı yararına nispi değil maktu tarifeye göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmektedir.
Ancak, Dairemizin karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı yararına gerek nispi, gerek maktu tarifeye göre hükmedilecek vekalet ücreti, ilk derece mahkemesince hükmedilen vekalet ücretinden fazla olacağından bu husus kaldırma sebebi yapılmamıştır.Davanın hukuki yarar ya da esastan reddedilmesinin yargılama harç ve masraflarına, ayrıca arabuluculuk ücretine bir etkisi bulunmamaktadır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;
ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/1262, K. 2024/1769, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama