İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1289 K.2025/5

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2021/1289Karar2025/5Tarih9 Ocak 2025Okuma14 dk · 2.770 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
9 Ocak 2025
Dosya no
2021/1289
Karar no
2025/5
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
Tarihi
14/07/2020
Numarası
2014/156 Esas - 2020/474 Karar
Dava
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
09/01/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.770 kelime·14 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ... İnşaat'in 2005 yılında İstanbul’da kurulmuş olup, şirket ortaklarının meslek yaşamlarına, halen grup şirketi olarak faaliyet gösteren ve 2001 yılında kurulmuş olan diğer müvekkili ...

Mimarlık İnşaat ile başlamış olduklarını, Müvekkil şirketlerin, Türkiye genelinde özel ve kamu iş sahipleri için hastane, konut alışveriş merkezi, otel ve eğitim kuramlarının yenilenmesi projelerini gerçekleştirmiş ve piyasada aranılan bilinen şirketlerden olduğunu, davalıların www...com" web adresli internet sitesinde, ilişikle dosyaya sunulan fatura, yapı ruhsatı, iş deneyim belgesi ve kesin kabul tutanaklarından anlaşılacağı üzere, müvekkilleri tarafından yapılmış olan projeleri, ''Tamamlanan Projeler'' adı altında yayınlayarak haksız rekabet yapmakta ve ticari kazanç sağlamakta olduğunu, Söz konusu internet sitesinde yayınlanan.

Akyazı Devlet Hastanesi, Darende Devlet Hastanesi, Üsküdar Acıbadem Konut Evi Projesi, Deprem Güçlendirme Projeleri 52 adet Okul, Mehter Yeraltı Otoparkı, İkitelli Alişveriş Merkezi projelerinin müvekkillerinden ... İnşaat Yatıran Taahhüt San ve Tic Ltd. Şti. tarafından tamamlanmış olduğunu, yine söz konusu internet sitesinde yayınlanan; ... Otel, ... Otel, ... Otel, ... Sitesi (450 M2 alanda 3 blok 60 daire projelerinin müvekkillerinden ...

Mimarlık İnşaat Taahhüt San, ve Tıc A.Ş tarafından tamamlanmış olduğunu, Davalının internet sitesinde adres ve telefon bilgileri olarak, ... ’nın; ... Mahallesi, ... Caddesi, ... Sokak, No:... Ümraniyc/İSTANBUL adresinin ve telefon bilgisinin kullanılmış olduğunu, İstanbul Anadolu 14. Sulh Hukuk Mahkemesi nin 2014/27 D.

İş sayılı dosyası ile tespit yaptırmış olduklarını ve bu dosyaya ait 27.03.2014 tarihli Bilirkişi Raporu ile iddialarının tespit edilmiş olduğunu, Davalıların haksız rekabeti nedeniyle, müvekkillerinin maddi zararları olduğu gibi ticari itibarlarının da zedelenmiş olması sebebiyle işbu davayı açma zorunluluğunun doğmuş olduğunu belirterek, internet sitesinin yayınının durdurulmasına, fiilen haksız olduğunun tespitine, haksız rekabetin menine, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesine,

fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkillerinin herbiri için davalıların haksız rekabeti sonucunda elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığı olarak 10.000.00 TL,den toplam 20.000,00 TL maddi tazminatın ve müvekkillerinin her biri için, 60.000.00 TL,den toplam 120.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan ticari faiziyle birlikte tahsiline, gideri davalılardan alınmak üzere, hükmün kesinleşmesinden sonra 50.000 tirajlı ulusal gazetelerde ilan edilmesine, HMK md. 329 gereğince, davalıların 5 000,00 TL disiplin cezasına ve müvekkillerle kararlaştırılan 10,000,00 Tl, vekalet ücretini davalıların ödemesine,

yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili ...'un inşaat mühendisi olup, davacı şirketlerden ... İnşaat'da proje müdürü olarak görev yapmış olduğunu ve davacı firmaların ortağı ve yetkilisi ... ile aralarında akrabalık ilişkisi bulunduğunu, Müvekkili ... tarafından ... San Ve Tiç Ltd Şti.’nin kurulmuş olduğunu, ...'ın, ...'dan, ... San Vc Tic. Ltd Şti.’yi, “... Mahallesi, ... Caddesi, ...

Sokak, No:..., Ümraniye/İSTANBUL” adresine taşımasını istemiş olduğunu, bununla ilgili olarak ... ile ... arasında kira sözleşmesi yapılmış olduğunu, Ticaret Sicil Gazetesinde 09 .02.2011 tarihinde ilan edilmiş olduğunu, dava dilekçesinde, müvekkilinin izinsiz olarak ...'nın adres ve telefonunu kullandığı izleniminin oluşturulmaya çalışıldığını, oysa ki yukarıda açıklandığı gibi, davacı firmaların ortağı ve yetkilisi ...’ın isteği ve rızası dahilinde adres ve telefonun kullanılmış olduğunu, "www...com" web adresli internet sitesinin müvekkili şirkete ait olduğunu,

bu siteye 19.01.2011 tarihinde davacı firmaların ortağı ve yetkilisi ...'ın talebi doğrultusunda davacı şirketlere ait projelerin konulduğunu, ...’un inşaat mühendisi olarak görev yapmış olduğunu,19.01.

2011 tarihinde internet sitesine konulmuş olan projelerin, müvekkilinin isteği üzerine 20.08.2011 tarihinde siteden kaldırılmış olduğunu, internet sitesinin, her iki şirketin de internet sitesini yapan ... tarafından yapılmış olduğunu ve bu kişinin ...' in akrabası olduğunu ve siteye konan verilerin ... tarafından bilindiğini ve ...'ın talebi doğrultusunda yapılmış olduğunu, html uzantıları silinmediği için, siteden kaldırılan verilere ulaşıldığının kendilerince de tespit dosyasında görülmüş olduğunu, ...

İnşaat'ın işlerinin azalması sebebiyle ... tarafından, müvekkili ...’un işine son verilmiş olduğunu, ancak ...'a vadedilmiş primlerin ödenmemiş olduğunu, ...’un gayrı faal olan ... San. ve Tic. Ltd. Şii."yi 15.11.2012 tarihinde şimdiki adresi olan. İstanbul, Çekmeköy, ... Mahallesi, ... Caddesi, No: ... adresine taşınmış olduğunu, haksız davanın esas açılış sebebinin ...

San, ve Tic Ltd Şti nin ortağı ve yetkilisi ... ile davacı her iki şirketin yetkilisi ... arasında görülen davada, müvekkili ...'un yapacağı şahitliğe gölge düşürmek olduğunu, 60,000,00 TL manevi tazminat talep edilmişse de, müvekkilleri tarafından davacı şirketleri manevi açıdan acı ve ıstıraba uğratacak hiçbir hukuka aykırı eylem yapılmamış olup bu taleplerin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, 10 000,00 TL maddi tazminat talep edilmişse de, BK gereğince maddi tazminata hükmedilmesi için müvekkilinin kusurlu olması gerektiğini, davacının ispat yükümlülüğü olduğunu,

müvekkili şirketin ticari hayatı boyunca sadece 2 farklı iş yapmış olduğunu, bu işleri yaptığı akraba ve arkadaşının da internet sitesi üzerinden kendisine ulaşmamış olduklarını belirterek, Açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmektedir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davalı şirkete ait www...com" web adresli internet sitesinde referans olarak verilmiş olan inşaat projelerinin, dosyaya sunulu belgeler ve bilirkişi tespitleri ile davacı firmalar tarafından gerçekleştirilmiş projeler olduğu görülmektedir. Esasen bu hususta bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Her ne kadar davalı ..., bu bilgileri davacının izni ıle paylaştığını iddia etmişse de bu iddiasını destekleyen bir delil sunamamıştır. Davalılar vekili ...'ın, davalı ...'dan ... San. Ve Tic Ltd Şti. Firmasını ... Mahallesi, ... Caddesi, ... Sokak, No... Ümranıye/lSTANBUL" adresine taşımasını istemiş olduğu ve bununla ilgili olarak ... ıle ... arasında kira söyleşmesi yapılmış olduğunu, iddia etmiş ise de bu hususta somut bir delil getirememiştir. TTK m 55/1-c maddesinde.

Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle.

Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak, Üçüncü kistlere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği halde, yararlanmak, Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak. Düzenlemesi yer almaktadır.

Bu hükümde bahsi geçen haksız rekabet eyleminin gerçekleşmiş olması için her şeyden önce "başkasına ait bir ürün" olmalıdır.

Dava konusu olayda, davalı şirketin, davacı şirkete ait projelere kendi internet sitesinde yer verdiği, kendisi tarafından yapılıp tamamlanmayan projeleri kendi projesiymiş gibi gösterdiği, öte yandan her ne kadar davalı gerçek kişinin, bahsi geçen projelerde mimar olarak görev aldığı iddia edilmiş ise de, davalı şirketin internet sitesinde söz konusu projelerin "tamamlanan projeler" başlığı altında gösterilmesi, sadece projenin mimari boyutunda davalı gerçek kişinin yer aldığını değil, aksine projenin davalı şirketçe yapıldığını ve tamamlandığı izlenimi yaratmaktadır.

Projeyi yapan ve tamamlayan davacı şirket olduğu halde, davalının bu projeleri kendi projesiymiş gibi göstermesinin üçüncü kişileri yanıltmaya yönelik olduğu açıktır. Dava konusu olayda davalı şirket, teknik incelemede de tespit edildiği üzere, davacıya ait iş ürünlerinin görsellerini kendi internet sitesinde yayınlayarak sanki kendi iş ürünüymüş gibi göstermektedir.

Bu eylem, 'ITK m 55/1-c hükmünde de belirtildiği üzere "başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma" şeklindeki haksız rekabet eylemini oluşturmaktadır. Diğer yandan davalı şirket, davacıya ait adres ve telefon numarası bilgilerini kendi bilgileriymiş gibi göstermektedir. Her ne kadar bunun davacı tarafın bilgisi dahilinde gerçekleştiği savunulmuşsa da davalı taraf bu iddiasını somut delillerle ispat edememiştir.

Bir başkasının adres ve telefon bilgilerinin kendi iletişim bilgileriymiş gibi gösterilmesi, başkası ile karıştırılmaya, yol açacak önlemler niteliğinde değerlendirilebilir. Bir başkasına ait adres ve telefon bilgilerini kendi bilgileri olarak vermesi dürüstlük kuralı uygun bulunmamaktadır.

Ancak davalı taraf, davacı şirkete ait iletişim bilgilerinin kullanılmasının davacı tarafın bilgisi dahilinde, ve davacı şirket ortağı ile yapılan kira sözleşmesine dayandığını dile getirmektedir.

Bununla birlikte dosyada bu yönde bir kira sözleşmesine rastlanamamış ise de gerek kira sözleşmesinin yazılı şekil şartına tabi olmaması, gerekse ve çok daha önemlisi davalı şirketin uzun bir süre boyunca davacı şirkete ait adresi kendi adresi olarak kullanması ve davacı şirketin buna ses çıkarmaması, TTK m 18/2 hükmü uyarınca basiretli bir tacirin yapabileceği bir eylem olarak nitelendirilemez.

Bütün bu veriler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı şirketin davacıya ait adres ve iletişim bilgilerini kullanmasının davacı tarafın bilgisi dahilinde gerçekleştiği, aksi durumun ticaret hayatının olağan akışı ile örtüşmeyeceği kanaati hasıl olmuş olup, davalı şirketin bu eylemi haksız rekabet olarak değerlendirilmemiştir.

Bununla birlikte söz konusu internet sitesinin, basit düzeyde bir internet sitesinin içeriğine denk geldiği, incelenen sayfaların silmesi unutulmuş sayfalardan ibaret olmadığı, iletişim bilgilerinin tüm internet alt sayfalarında paylaşıldığı, bilirkişinin internet üzerinden yaptığı tespitlerde olduğu gibi diğer internet kullanıcılarının da internet sitesine ulaşabileceği, davaya konu projelerin internet sitesine konulduğu,

göz önüne alınarak davalıların davacıları iş ürünlerini kendi iş ürünü içmiş gibi kullanımının haksız olduğunun tespitine, haksız rekabetin menine, Davalıların davacıların iş ürünlerini kendi iş ürünü imiş gibi kullanmasının yasaklanmasına karar verlmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

Ancak sitede yayının olmaması ve arşiv kayıtlarında kayıt bulunmaması, site içeriğindeki kayıtların kaldırıldığı hususları da gözetilerek gözetilerek davacıları, internet sitesinin yayınının durdurulması, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesi, gideri davalılardan alınmak üzere, hükmün kesinleşmesinden sonra 50 000 tirajlı ulusal gazetelerde ilan edilmesi taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Bilirkişi heyetine dahil edilen gayrimenkul değerleme uzmanınca yapılan hesaplama ile davalıların yapmış olduğu iki adet projeden davalı şirket payına düşen dairelerden 152.896,66 TL kar elde etiği tespit ettirilmiş ise de davalıların yapmış olduğu iki projenin davalıların davacıların iletişim bilgilerini ve davacılarının iş ürünlerini kullanması suretiyle alınmış olduğu hususu ispatlanamadığından davalıların bu proje kapsamında elde ettiği karın haksız rekabet sonucu elde edildiği kanaati oluşmamıştır.

Belirtilen sebeple davacıların maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. TTK 56.maddesi uyarınca. Haksız rekabet sonucu zarara uğrayan taraf TBK 58.maddesindeki şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebilir. Türk Borçlar Kanunu 58. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır.

Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat, bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Davalıların, eylemi sonucu, davacıların ne tür manevi zarara uğradıkları hususunda Mahkemede kanaat oluşturacak somut bir veri ortaya konulamamıştır. Tarafların dava öncesinde eskiye dayanan bir tanışıklığı olduğu ve birlikte çalıştıkları belirli bulunmaktadır. Davacı taraflarca davalıların, davacılara ait iş ürünlerinin, adres ve iletişim bilgilerini kullanmasına uzun süre sessiz kalınmış, herhangi bir girişimde bulunulmamıştır.

Kaldı ki davacılarca yapılıp bitirilen bir takım işlerde davalı ...'un personel olarak çalıştırıldığı davacı şirket yetkili tarafından da beyan edilmiştir. Ayrıca yine dosya kapsamında toplanan bilgi belgelerden anlaşılmakla davalı taraflarca söz konusu site kapatılmış ve içeriğindeki veriler, devam eden süreçte silinmiştir.

Bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki ticari ilişki, davacı ve davalı tarafların eylemleri ve oluşan kanaate göre davacıların manevi tazminat isteminin yerinde olmadığı ve reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Davacının davasının kısmen kabulüne, davacıların maddi ve manevi taleplerinin reddine, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılara ait adres ve iletişim bilgilerinin davalı tarafça kullanılmasına karşın bu hususun davacıların rızası ve bilgisi dahilinde gerçekleştiği konusunda ispat yükünün davalılarda olduğunu, davacılara ait bilgilerin davalı tarafça uzun süredir kullanıyor olması davacıların bu hususu bildiği anlamına gelmemekte olup hiçbir hukuki dayanağı olmayan bu ihtimale binaen davalının işbu fiilinin haksız rekabet teşkil etmeyeceğine ilişkin yerel mahkeme kanaati ve gerekçesi usul ve yasaya aykırı olduğunu,

davacıların bilgisi ve rızası dışında gerçekleşen olaylardan dolayı basiretli davranma yükümlülüğünün davacılardan beklenilmesi hayatın olağan akışına aykırı olup mahkemenin bu yönüyle kendisi ile çeliştiğini, maddi tazminat talebinin reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu davalı şirketin haksız rekabet teşkil eden eylemleri sayesinde menfaat elde ettiğini, bu husus artık dosya kapsamı ile sabit olduğundan ayrıca bir ispat koşulu dahi aranması gerektiğini,

dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davalıların yapmış oldukların inşaatlardan elde ettikleri kar tespit edilmiş olup her ne kadar davacıların ne tür manevi zarara uğradığı hususunda somut veri ortaya konulamadığı belirtilmiş ise de manevi zarara sebebiyet veren somut veri zaten "haksız rekabet" olgusu olup davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin mahkeme kararı ile sabit olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre haksız rekabet fiili sabit ise davacı lehine uygun bir manevi tazminat hükmedilmesi gerektiğini beyanla,

ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın taleplerin tamamı yönünden kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davalı şirketin kullandığı adresin ticaret sicilde ilan edildiğini, ihtilafa konu olan projeler üzerindeki mali ve manevi hakların mimara ait olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava, haksız rekabetin tespiti ve meni ile maddi ve manevi tazminat davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı tarafın iddia olunan eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediği noktasındadır.

Davacı tarafça, davalıların www...com" web adresli internet sitesinde, davacılar tarafından yapılmış olan projeleri, ''Tamamlanan Projeler'' adı altında yayınlayarak haksız rekabet yapmakta ve ticari kazanç sağladığı, davalının internet sitesinde adres ve telefon bilgileri olarak, ... ’nın;adresinin ve telefon bilgisinin kullanılmış olduğu iddiasıyla internet sitesinin yayınının durdurulmasına, fiilen haksız olduğunun tespitine, haksız rekabetin menine, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesine,

fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkillerinin herbiri için davalıların haksız rekabeti sonucunda elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığı olarak 10.000.00 TL,den toplam 20.000,00 TL maddi tazminatın ve müvekkillerinin her biri için, 60.000.00 TL,den toplam 120.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan ticari faiziyle birlikte tahsiline, gideri davalılardan alınmak üzere, hükmün kesinleşmesinden sonra 50.000 tirajlı ulusal gazetelerde ilan edilmesine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 54/2. maddesinde "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükmü düzenlenmiş, aynı Yasa’nın 55/1a-4 maddesinde haksız rekabet olarak kabul edilen eylemlerden biri de "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" Yasa’nın 55/1c maddesinde ise "başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma" olarak düzenlenmiştir.

Ayrıca müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak da haksız rekabet olarak kabul edilmektedir. Haksız rekabet kuralları, rekabet hakkının dürüstlük kuralları çerçevesinde kullanılmasını sağlamak ve rekabet hakkının kötüye kullanılmasını engellemek amacı ile sevk edilmiştir.

Bu kurallar genel nitelikli ve her alanda uygulanabilecek hükümler içermekle birlikte rekabet hakkının, Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi gereğince dürüstlük kurallarına uygun şekilde kullanılmasını sağlamaya çalışmaktadır (Arkan, Sabih: Ticari İşletme Hukuku, Ankara 2018, s. 350). Haksız rekabetten bahsedebilmek için iki unsurun bir arada bulunması gerekir. Bunlar tarafların ekonomik rekabet etme hakkının bulunması ve dürüstlük kuralına aykırılıktır.

Yani haksız rekabetten söz edilebilmesi için ekonomik rekabetin dürüstlük kuralına aykırı olarak bozulması veya kötüye kullanılması gerekir. Davalı tarafa ait "...com" isimli internet sitesinde davacı tarafa ait projelerin yayımlandığı esasen ihtilaf konusu değildir. Davalı yanca, bu işlemin davacıların yetkilisi ...'ın talebi ve bilgisi ile yapıldığı ileri sürülmüş olmakla birlikte, dosyada bu iddiayı ispata yarar delil bulunmamaktadır.

Davalı tarafın bu eylemi haksız rekabet niteliğinde olup, ilk derece mahkemesince bu kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı taraf, ihtilafa konu mimari projelerin maddi ve manevi haklarının dava dışı mimara ait olduğunu ileri sürmüş ise de dosyada bu yönde bir ispat bulunmamaktadır.

Ayrıca, 19/01/2011 tarihinde internet sitesine konulan söz konusu projelerin 20/08/2011 tarihinde siteden kaldırıldığı savunulmuş ise de, İstanbul Anadolu 14. Sulh Hukuk Mahkemesi nin 2014/27 D. İş sayılı delil tespiti dosyasında alınan 27/03/2014 tarihli bilirkişi raporunda projelerin site içeriğinde bulunduğu belirlenmiş olup, bu haliyle davalının söz konusu savunmasına itibar edilmesi mümkün değildir.

Davalı tarafından internet adresinde davacı ...'nin adresinin ve telefon bilgisinin kullanılmış olmasının haksız rekabet teşkil ettiği iddia edilmiş ise de, bu husus tek başına haksız rekabet teşkil etmeyecek olup, bu durumun iş ürünleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açtığı ya da iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmaya neden olduğu hususları ispatlanamadığından ilk derece mahkemesince söz konusu istemin reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Davacı tarafça, davalı yanın davacının projelerinin internet sitesinde yayımlanması nedeniyle gelir elde ettiği ve söz konusu haksız rekabetin kişilik haklarını ihlal ettiği de ispatlanamamış olup, ilk derece mahkemesince söz konusu taleplerin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacılar ve davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle.

1-Davacılar vekili ile davalılar vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalılar tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.09/01/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/1289, K. 2025/5, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1289
Karar No
2025/5
Tarih
9 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1290 K.2025/23
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1290 K.2025/12
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1293 K.2024/1991
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1300 K.2025/6
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/1311 K.2025/106
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/1319 K.2025/86

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.