KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2021
- Dosya no
- 2021/1776
- Karar no
- 2021/1642
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/03/2021
- Numarası
- 2020/489 Esas-2021/113 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- İstinaf karar tarihi
- 30/12/2021
Karar Metni
1.379 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalının ticari defterlerine işlediği konteyner tamir ücreti, kiralama bedeline ilişkin iki fatura, iç nakliye ücretine yönelik bir fatura ve ardiye ücreti nedeniyle düzenlenen bir adet faturadan kaynaklanan alacakların tahsili amacıyla davalıya karşı üç ayrı icra dosyasında yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek anılan icra dosyalarında davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; taraflar arasında denizyolu taşıma akdi ise navlun mukavelesi bulunup, müvekkili ...
A/S'nin taşıyan, davacının da gönderilen sıfatına haiz olduğu, TTK 1237. maddesi uyarınca, konişmento hamili davacı ile taşıyan müvekkili arasındaki ilişkilerde konişmentonun esas alınması gerektiği, konişmentoda; tüm uyuşmazlıklarda İngiliz yasalarının uygulanması gerektiği belirtildiği gibi yetkili mahkemenin Londra'da ki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğuna ilişkin yetki şartının bulunduğu, yabancılık unsuru barındıran taşımalarda bu yetki şartının bağlayıcı olduğu, taşımayı yapanın ...
A/S'nin Danimarka'da kurulu bir şirket olduğu dolayısıyla yabancılık unsuru bulunan bu davada MHÖK 47. maddesine göre, mahkemenin yetkisiz olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince MÖHUK 47.maddesinde yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılmasının mümkün olduğu, yetki şartının taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konulabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebileceği, anılan hükme göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması,
Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerektiği ... nolu konşimento kapsamında yapılan taşımanın ... Limanından İstanbul Kumport Limanına ... isimli gemi ile yapıldığı, taşımaya ilişkin konşimentonun ... A/S adına ... tarafından düzenlendiği, konşimentonun ... A/S adına Türkiye acentesi tarafından düzenlendiğine dair dosyada delil bulunmadığı, ...
AS'nin Danimarka'da kurulu yabancı bir şirket olduğu, taşıyıcı şirket, konşimentoyu düzenleyip imzalayan acente ile geminin yabancı olması nedeniyle bu taşımada meydana gelen geçikme ve ... nolu boş konteynerın hasar nedeniyle ardiye ücreti, konteynır kiralama ve tamir ücreti ile konteyner iç nakliye ücretinin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasının yabancılık unsuru taşıdığı,
konişmentonun 26.maddesindeki yetki klozu ile taşıma sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklara İngiliz Hukukunun uygulanacağı, yetkili mahkemenin ise Londra'da İngiliz Yüksek Adalet Mahkemeleri olarak kararlaştırıldığı verekçesiyle davalının milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN STİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesiyle; davalı-borçlu tarafın Türk kanunlarına tabi ve ... Mah. Dr.... Cad. ... Blok No:... Kat ...
Ümraniye-İstanbul adresinde mukim ve Ümraniye Vergi Dairesine Vergi Sicil No:... ile kayıtlı bir şirket olduğu, dava konusu faturaları teslim alıp ticari defter kayıtlarına işlediğini, davalı-borçlu şirketin Türk Kanunlarına tabi bir şirket olarak Türkiye Cumhuriyetinde ticari faaliyette bulunduğunun dosya kapsamıyla sabit olduğu, müvekkili tarafından yapılacak bir yükleme için talep edilen ...-... nolu konteynerin, davalı-borçlu şirket tarafından 1 ay gecikmeli olarak Ambarlı-Kumport Liman sahasına getirildiği,
Kumport Liman sahasına gelen ... nolu konteyner teslim almaya gidildiğinde hasarlı olduğunun görüldüğü ve bu hasarlardan dolayı da konteynerin teslim alınamadığı, hasar nedeniyle konteynerin teslim alınamadığından durumun derhal davalı-borçlu şirket yetkililerine e-mail yazışmalarıyla ihbar edildiği, konteynerdeki hasarın giderilmesi ve yükleme yapmaya elverişli, sağlam bir şekilde konteynerin teslim edilmesi gerektiğinin bildirildiği ancak davalı-borçlu şirket yetkililerine defalarca yapılan bildirimlere rağmen konteynerdeki hasarlar giderilmediği,
konteynerin yüklemeye elverişli olmadan, hasarlı halde limanda beklemesi nedeniyle ardiye ücreti oluşmuş, aynı zamanda iç nakliye ve survey masraflarının oluştuğu, söz konusu zararların daha fazla büyümemesi için davalı-borçluya ait konteynerin tamir ettirildiği,
dava konusu alacağın, ilk derece mahkemesi kararında belirtildiği şekilde, deniz taşımasından kaynaklı bir alacak olmadığı konteyner tamir ücreti, iç nakliye ücreti gibi ücretlerden oluştuğu, mahkemenin İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi’nin yetkili olduğundan bahisle davanın usulden reddine ilişkin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davalının taşıyan, davacının alıcı olduğu deniz yoluyla taşıma ilişkisinde, davalı tarafından konteynerin geç ve hasarlı teslimi nedeniyle oluşan ardiye ücreti, iç nakliye kiralama bedeli ve survey masrafları nedeniyle düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takiplerine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda davanın millitlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetki yönünden usulden karar verilmiş, bu karara karşı, davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı taraf ilk itiraz olarak süresi içerisinde milletlerarası yetki itirazında bulunmuştur.
Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklı olmak kaydıyla yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümlerine göre tespit edilmelidir.
5718 sayılı yasanın Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisi başlıklı 40.maddesinde, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin, iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına göre tayin edileceği belirtilmiştir.
MÖHUK'un "Yetki anlaşması ve sınırları" başlıklı 47. Maddesinde ;Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilecekleri, anlaşmanın, yazılı delille ispat edilmesi hâlinde geçerli olacağı, davanın ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması hâlinde yetkili Türk mahkemesinde görülebileceği düzenlenmiştir.
Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için öncelikle yazılı ve taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olmalıdır. İkinci olarak söz konusu uyuşmazlık yönünden münhasır bir mahkeme tayin edilmiş olmalıdır.
Üçüncü olarak ise yetki anlaşması "uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda" olmalıdır.Öte yandan yandan yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin HMK 17 ve 18. maddelerindeki düzenlemeye paralel olarak "belirli" olması şartı MÖHUK'un 47. maddesi yönünden de aranmalıdır. Seçilen mahkemenin belirli olduğunun kabulü için yetkili kılınan mahkeme ismen zikredilmiş olmalıdır.
Bu kapsamda bir uyuşmazlıkta MÖHUK'un 47. maddesine göre, yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda taraflarca yapılacak yazılı bir sözleşme ile inhisari olarak kararlaştırılması halinde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi sona erecektir.6102 sayılı TTK'nın 1237. Maddesine göre.
Taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınır Taşımaya esas konişmentoda ; alıcı davacı şirket, taşıyan ... A/S, yükleme limanının ..., tahliye limanın İstanbul Kumport, geminin ... isimli yabancı bayraklı gemi ve taşımanın 2 adet konteynıra ilişkin olduğu ve davaya konu ... nolu konteynırında bu konteynırlardan biri olduğu görülmüştür. Davalı ...
A/S'nin Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kaydı olmayıp, Kopehag/Danimarka merkezli bir limited şirkettir. Her ne kadar davalı Türkiye'de dar mükellef olarak vergilendirmeye tabi ise de, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 3/2. maddesine göre dar mükellefiyet, Türkiye'de elde ettikleri gelirlerin vergilendirilmesi amacına yönelik olarak sermaye şirketlerinin kanunî ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmaması halini ifade eder.
Danimarka kanunlarına göre kurulmuş ve merkezi Danimarka'da olan davalı şirket dolayısıyla taraflar arasındaki ilişkide yabancılık unsuru bulunduğu açık olup, davalının Türkiye'de dar mükellef olması uyuşmazlığın yabancılık unsuru içermesi özelliğini ortadan kaldırmaz.
Ayrıca dava konusunun münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, taşıma akdi ilişkisinden kaynaklandığı da açıktır.Dava konusun emtianın yüklemesi yabancı bir limanda yapılmış olması, taşımayı yapan geminin yabancı bayraklı olması ve yetki itirazında bulunan davalının yabancı bir şirket olması dikkate alındığında uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, kamu düzenine aykırı ve münhasır yetki esasına ilişkin düzenleme mevcut olmadığının kabulü gerekmiştir.
Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen ve yabancılık unsuru içeren eldeki davada, Konişmentonun 26 maddesinde; açıkça konişmetoya bağlı olarak açılacak bir davanın İngiltere Londra Yüksek Mahkemesi tarafından karara bağlanacağı düzenlenmiş olup, bu durumda iş bu davada münhasıran Londra Yüksek Mahkemelerinin yetkili olduğunun kabul edilmesi karşısında MÖHUK 47/1 ve HMK'nın 18. Maddeleri uyarınca geçerli bir yetki sözleşmesi ile davaya konu uyuşmazlıkla ilgili yetkili mahkeme belirlenmiş olmasına göre,
Türk mahkemelerinin yargı yetkisi bulunmadığından,mahkemece süresinde yapılan yetki itirazının kabulü ile davaya bakma yetkisi Londra Mahkemeleri ait olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliği nedeniyle,davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/1776, K. 2021/1642, 30 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama