İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1822 K.2025/538

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2021/1822Karar2025/538Tarih24 Nisan 2025Okuma15 dk · 2.900 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
24 Nisan 2025
Dosya no
2021/1822
Karar no
2025/538
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
31/05/2021
Numarası
2019/476 Esas - 2021/408 Karar
Dava
Sözleşmenin İptali
İstinaf karar tarihi
24/04/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.900 kelime·15 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 17/04/2019 tarihli sözleşme kapsamında davalı yan sözleşmede tanımlanan niteliklerdeki 300.000 adet kağıt çantayı , 123.900.TL (KDV dahil) bedelle, 15/05/2019 tarihinde müvekkiline teslim etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkilinin de satış bedeli olarak 20.06.2019 tarihli, 123.900.-TL bedelli çeki önden davalı yana verdiğini, ancak davalı şirket gecikmeli ve eksik bir şekilde sadece 59.000 adet ürünü müvekkilinin Bursa'daki fabrikasına teslim ettiğini,

teslim edilen ürünlerin sözleşmede tanımlanan ve numunesi verilen ürün ile örtüşmediği için müvekkilince bu ayıplı ürünlerin kabul edilmediğini, müvekkilinin ayıplı ürünlerin geri alınması ve önden verilen çekin geri iadesini talep ettiğini, bu hususa ilişkin olarak Beyoğlu ...Noterliğinin 31.05.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini fakat davalı yanca çek aslının iade edilmediğini, akabinde davalı yanın ayıplı durumu kabul ettiğini ve bu durumu telafi edeceğini, kendilerine 10 gün süre verilmesini talep etmesi üzerine müvekkilinin kendisine bir şans daha verdiğini,

bunun üzerine davalı yanca 58.400 adet kağıt çanta daha hazır edildiğini, fakat bu ürünlerin de sözleşme şartlarıyla örtüşmemesi üzerine müvekkilinin çek aslının iade edilmesi ve ayıplı ürünlerin geri alınmasını davalıya bildirdiğini, müvekkilince çek aslının defalarca iadesinin talep edildiği halde davalı çeki başka bir firmaya verdiğini ve geri iade etmeyeceğini bildirmiş, nihayetinde çek tarihi olan 20.06.2019 tarihinde bankaya ibrazı üzerine müvekkilinin hesabından çek bedeli olan 123.900.-TL'nin çekildiğini, açıklanan nedenlerle;

sözleşmenin haklı nedenle feshedilerek sözleşmeden dönülmüş olduğunun tespitine, 123.900 TL haksız çek bedelinin, dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sipariş üzerine her türlü baskılı kağıt poşet ile ambalaj imalatı ve satımı işleri yaptığını, bu kapsamda davacı şirket ile ticari ilişkide bulunmuş ve davacı şirketin siparişi üzerine müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 300.000 kağıt-poşet çanta imal ve teslimatı konusunda sözleşme akdedilmiş olup;

davacı şirkete, siparişe ilişkin numuneler gönderilmiş ve numuneler davacı tarafından beğenilip onaylandıktan sonra da müvekkil şirket tarafından numuneye uygun ölçü ve kalitede üretim yapıldığını, öncelikle müvekkilin sözleşmeyi ifada kesinlikle bir gecikme ya da kusuru olmadığını, şöyle ki; davacı tarafından ibraz edilen 17.04.2019 tarihli sözleşmede, sözleşme şartları ve sipariş edilen ürüne ait özellikler açıkça belirtildiğini, fakat davacı şirket, sözleşme bu haliyle akdedildikten sonra müvekkil şirkete ürünlerle alakalı ilave özellikler istediğini beyan ettiğini, örneğin sipariş edilen kağıt çantalarda deliklerin olması,

sözleşmede yer almayan bir özelliktir ancak davacı şirketin daha sonra böyle bir talebi olması sebebiyle müvekkilim, çantalara delik açacak makinayı ayrıca tedarik etmek zorunda kaldığını, tedarik süreci nedeniyle de sırf davacının talebi yüzünden ve bilgisi doğrultusunda kısa süreli bir gecikme yaşandığını, yani gecikme tamamen davacı şirketten sadır olduğunu, ayrıca müvekkilinin sırf davacının siparişinde kullanılmak üzere tedarik ettiği delik açma makinasının maliyetine de katlanmak zorunda kaldığını ve bunu ilave olarak sözleşme bedeline dahi yansıtmadığını, taraflar arasında kurulan eser sözleşmesinde gecikme,

iş sahibinin sonradan ilave istekleri olmasından kaynaklı bir gecikme olduğunu, bu nedenle zaten iş sahibi gecikme nedeniyle dönme hakkından söz edemeyeceğini , kaldı ki sözleşmede vade, kesin vade olarak da belirlenmediğini, dolayısıyla kesin vade sonuçlarını da doğurmayacağını, keza sözleşmede, eğer belirlenen vadede teslim gerçekleşmezse sözleşmeden dönüleceği hükmü veya cezai şart, gecikme tazminatı vs. da kararlaştırılmadığını, davacı şirket tarafından müvekkili temerrüde düşürecek bir ihtar da gönderilmediğini, ilk olarak.

59.000 adet çanta 29.05.2019 tarihinde davacıya teslim edildiğini ve davacı yanca teslim alındığını, sonrasında müvekkilime 31.05.2019 tarihinde davacı şirketin yetkilisi tarafından, malların ayıplı olduğunu ve buna bağlı olarak sözleşmeden dönme haklarını kullandıklarını içeren ihtarname gönderildiğini, gönderilen ürünlerin davacının beğenip onayladığı numuneler ile birebir aynı olup müvekkil şirketçe de test edilmiş ve ürünlerde herhangi bir ayıbın olmadığının da tespit edildiğini, ayrıca davacı, söz konusu ilk teslimatla ilgili faturayı müvekkilime iade etmediği gibi müvekkilimin gönderdiği malları da iade etmemiş ve kullandığını,

bu hali ile malların ayıplı olmadığını kendisi de fiili olarak ikrar etmiş sayılmıştır ve ayıp olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte; malları o hali ile kabul etmiş, buna rağmen kötü niyetle ayıp ihbarında bulunduğunu, devamında, 14.06.2019 tarihinde davacı şirketten gelen mail ile iki şirket arasında 17.04.2019 tarihinde kurulan sözleşmede müvekkilimin teslim borcunu ifa için yeni tarihler belirlenmiştir ve malların üç seferde teslim edilmesi taraflarca karşılıklı mutabakat ile kararlaştırıldığını, bu hali ile tarafların ortak iradesi ile sözleşmede değişiklikler yapılıp;

sözleşme taraflarca revize edildiğini, böylelikle davacı dönme beyanından da dönmüş ve sözleşmeyle bağlı kalmaya devam ettiğini, müvekkilinin kararlaştırdıkları miktardaki ürünü eksiksiz ve ayıpsız şekilde davacıya gönderdiğini, bu kez davacı yanca sözleşme feshedildiğinden faturayı kabul etmediklerini ve iade ettiklerini içeren ihtarname gönderildiğini, davacı fesih beyanında bulunduktan sonra fesih beyanından dönmüş ve sözleşme revize edilip taraflar için bağlayıcılığını sürdürmeye devam ettiğini, sözleşmenin feshi söz konusu olmadığından;

fatura iadesinin de hukuki dayanağı olmadığını, davacı faturayı iade etmiş fakat ilk teslimatta yaptığı gibi bu defa da malları müvekkilime iade etmediğini ve bu malları da kullandığını, davacının müvekkilince gönderilen ürünleri devamlı olarak teslim alıp kullandığını fakat kötü niyetle hiçbir gerçekliğe dayanmaksızın ürünlerin ayıplı olduğundan bahisle ödeme yapmaktan kaçınmaya çalıştığını, akabinde Silivri ...

Noterliği'nden davacı yana gönderilen 21.06.2019 tarihli ... yevmiye nolu ihtarname ile bedel iadesi yapılamayacağı ve kalan malların teslim alması için süre verildiğini, davacı ihtara rağmen geri kalan malları teslim almadığını ve dolayısıyla müvekkilinin tüm edimlerini ifa etmiş olması karşısında davacı şirket son parti ürünleri teslim almada temerrüde düştüğünü malları teslim almadığından dolayı da müvekkil şirketi sevkiyat gideri zararına uğrattığını, müvekkilinin edimini tam ve eksiksiz ifa ettiğini, davacının kötü niyetle ödeme yapmaktan kaçındığı,

teslim aldığı ürünleri kullandığı halde bedelini ödemeyerek haksız kazanç elde etmeye çalıştığını belirterek; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Mahkememizce görülüp karara bağlanan davanın, ayıp medeniyle sözleşmeden dönme, alacak ve menfi zarar istemlerine ilişkin olduğu, Bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm delillerin toplandığı, dava konusu malların bulunduğu mahal adresinde Bursa Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla keşfen bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve rapor alındığı,

alınan bilirkişi heyeti raporu ile dava konusu ürünlerin gizli ayıp niteliği taşıdığı ve davaya konu ... Pencereli Kağıt Poşetlerin belirtilen her iki partide (1.

Parti: 29/05/2019 tarihinde 59.000 adet, 2. Parti 17.06.2019 tarihinde 58.400 adet) toplam 117.400 adet kusurlu kağıt poşet olduğu ve kusurlarından dolayı kullanılamayacağının tespit edildiği, bilirkişi heyeti raporunun yapılan teknik inceleme ve tespitler bakımından ayrıntılı ve gerekçeli olduğunun anlaşıldığı ve hükme esas alınmasına karar verildiği, davalı yanca her ne kadar dava konusu malların ayıplı olmadığı ve davacı yanca talep edilen kriterlere uygun olduğu savunulmuş ise de, alınan bilirkişi raporu sonucu dava konusu ürünlerin gizli ayıplı olduğunun anlaşıldığı,

ayrıca davacı yanca yasal süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulduğu ve bu haliyle yapılan değerlendirmede de davacının 17/04/2019 tarihli sözleşmeden dönme ve bedel iadesi hakkının doğduğu sonuç ve vicdani kanaatine ulaşıldığından, davacının 17/04/2019 tarihli sözleşmeyi haklı nedenle fesih ettiğini ve sözleşmeden döndüğünün tespiti ile davacı yanca ödenen 123.900 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

davalı yanca davacıya gönderilen ve halen davacı yedinde olduğu anlaşılan toplam 117.400 adet kağıt poşetin bedeli ödendiğinde (123.900,00-TL) davalıya iadesine ve ayrıca davacı yanca talep olunan fazlaya ilişkin istemin de reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Bilirkişi raporunda, ihtar makbuz masraflarının iadesi gerekeceği isabetli bir şekilde mütalaa edilmiştir.

Dosyaya sunulan nakliye Faturasının ...Şti. tarafından davacı şirkete kesildiğini, sevk irsaliyesinden de İstanbul-Silivri’deki davalıdan 58.400 adet ürünü teslim alan şoförün ... olduğunun görüleceğini, hem sevk irsaliyesinde, hem de faturadaki imzaların ...’nin imzaları olduğunun çıplak gözle de görülüp anlaşılabilecek açıklıkta olduğunu, nakliye faturasının, davalıdan teslim alınan ürünün nakliyesiyle ilgili olduğunun bu şekilde açıklık kazandığını, dava dilekçesinde arz edilen nakliye olayına, davalının cevap dilekçesinde itiraz da etmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin “adreste teslim” kaydıyla oluştuğunu,

nakliye masrafı davalıya düşecek olduğundan, davacı tarafından yapılmak zorunda kalınan işbu nakliye masrafının da menfi zarar olarak davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiğini beyanla, menfi zarar yönünden yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, bu yönden yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, menfi zarar talebinin kabulüne, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin haksız davalıya yükletilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

davacı şirketin, taraflar arasında akdedilen 17/04/2019 tarihli sözleşmede belirtildiği şekilde 1.derece 60gr/m2 ağırlığındaki kağıt kullanarak numuneler hazırladığını ve davacı şirkete ulaştırdığını, davacı şirket tarafından numunelerin incelendiğini ve onay verildikten sonra davalı şirketin aynı kağıttan ürünleri hazırladığını ve davacı şirkete gönderdiğini, bilirkişi raporunda karşılaştırma yapılırken ... standardına göre gramajı 123,7 gr/m2 kağıt baz alınarak dava konusu olan 60 gr/m2 kağıttan üretilen ürünlerin dayanıksız olduğu yönünde kanaat bildirildiğini,

ürünlerin ... standardına göre gramajı 123,7 gr/m2 olan kağıttan yapılmış olması halinde mukavemetinin daha fazla olacağını, ancak ürünlerin 123,7 gr.lık kağıttan yapılması yerine 60 gr./m2 kağıttan üretilmesinin sebebinin davalı değil, davacı tarafından talep edilmiş olmasından kaynaklandığını, bu hususun taraflar arasında akdedilen 17/04/2019 tarihli sözleşmede de açıkça yer aldığını, ürünlerin mukavemetinin düşük olmasının sebebinin davacı şirketin talebi doğrultusunda düşük gramajlı kağıt kullanılmasından kaynaklandığının görmezden gelinerek davalı şirketin kusurlu bulunduğunu,

istinaf gerekçelerinin daha ayrıntılı ifade edilebilmesi için istinaf incelemesinin duruşmalı yapılmasını talep ettiklerini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava; sipariş üzerine üretilip davacıya satılan "...

Pencereli kağıt poşet çanta" ürünlerinin ayıplı olduğu iddiasıyla ; sözleşmeden haklı dönüldüğünün tespiti, ödenen satış bedelin iadesi ve menfi zararların ödetilmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesice davanın kısmen kabulüne, sözleşmeden haklı nedenle dönüldüğünün tespitine, ödenen bedelin iadesine menfi zarar isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf isteminde bulunulmuş, davacı tarafçada katılma yolu ile istinaf isteminde bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde;

sözleşme konusu ürünlerin ayıplı olup olmadığı ve menfi zarar talebinin reddine ilişkin kurulan hükmün isabetli olup olmadığı noktasındadır.Taraflar arasında 17.04.2019 tarihinde akdedilen sözleşmeye göre; ayrıntılı olarak özellikleri belirtilmiş 300.000 adet "...

Pencereli kağıt poşet çanta"nın satışı konusunda 123.900 TL bedel ile anlaşıldığı, teslim tarihinin 15 Mayıs 2019 olarak kararlaştırıldığı, ödemenin tamamının üretim başlamadan önce 60 gün vadeli çek ile yapılacağı, davalı tarafa satış bedelinin tamamını içeren ...bank Bursa ticari şubesine ait çekin keşide edilerek teslim edildiği, Sözleşmenin 8.maddesinde.

“Çekler, belirtilen kalitede ürünün belirtilen tarihlerde teslim edilmesi şartıyla önden verilmiş olup, mal eksik ya da ayıplı teslim edildiği taktirde, tedarikçi çekleri alıcıya iade edeceğini, cirolamışsa ciroladığı yerden geri alıp vermeyi ve bu olmuyorsa çek bedelini alıcıya ödeyeceğini şimdiden kabul ve taahhüt eder” düzenlemesinin bulunduğu, sözleşmede kararlaştırılan süreden sonra 29 Mayıs 2019 tarihinde davacıya 59.000 adet ürünün teslim edildiği, davacı tarafça 31 mayıs 2019 tarihinde teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğu,

ayrıca sözleşmenin teslim süresine uyulmadığı gerekçesiyle sözleşmeyi feshettiğini, ayıplı ürünlerin geri alınması ve çekin iadesini içerir ihtar gönderdiği, taraflar bu aşamdan sonra mail yoluyla yazıştıkları, 14/06/2019 tarihinde yapılan yazışmalar ile yeniden anlaşma sağlandığı, davalının davacıya ilk gönderdiği ürünler dışında 300,000 adet ürünü teslim etmeyi kabul ettiği, teslim tarihlerini 17 Haziranda 60.000/adet ve bakiyesinin 20, 23 ve 27 haziran tarihlerinde tesliminin kararlaştırıldığı,

18 haziran 2019 tarihnde davacıya 58.400 adet ürünün teslim edildği, davacı tarafça aynı gün gönderilen mail yazışması ile bu ürünlerinde numuneler ile örtüşmediği, ürünlerin iade alınarak çekin kendilerine tesliminin istenildiği, davalı tarafçada 21/06/2019 tarihli ihtar ile feshi kabul etmediği yönünde cevap verdiği anlaşılmaktadır.Davacı tarafın taleplerinin satım konusu üründeki ayıp nedeniyle ayıba karşı sorumluluk ve genel hükümlere göre tazminat istemi niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

6098 sayılı TBK’nın 227. maddesi uyarınca satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı: “1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.

4. İmkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme” seçimlik haklarından birini kullanabilir. Alıcının genel hükümlere göre uğradığı diğer zararlar için tazminat isteme hakkı saklıdır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesi.

"Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir.Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.

Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. Maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır.Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz.

Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.

Öğretide ayıp satılanda, vaat edilen niteliklerin bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi).

Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi).

Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır (Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı).Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir.

Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır.TTK'nın 18/3. Maddesine göre, tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılmalıdır. Elbetteki bu düzenleme bir geçerlilik şartı getirmemekle birlikte bir ispat kuralı getirmektedir.

Buna göre ayıp ihbarının yapıldığı hususunun tanıkla ispatı mümkün değildir.Somut olayda; dosyaya kazandırılan ve konusunda uzman heyetten alınan bilirkişi raporu ile ürünlerin sözleşme şartlarına uygun olmadığı ayıplı olduğu net bir şekilde ortaya konulmuştur. Ayıp ihbarı süresinde yapılmıştır.

Taraflar arasında kurulan ve davacının dönme bildirimi ile sona eren sözleşmenin 14/06/2019 tarihinde yeni teslim şartları ile yeniden kurulduğu, önceden teslim edilen ayıplı ürünler hariç olmak üzere sözleşme konusu 300,000 adet ürünn teslimini taahhüt edildiği, ancak yeni belirlenen ilk parti ürünün ayıplı olması nedeniyle davacının sözleşmeden dönme hakkını kullandığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda gerek TBK 227/1-1 maddesi gerek sözleşmeni 8. Maddesi gereği davalı tarafa teslim edilen ve bilahare ödendiği anlaşılan satıma ilişkin çek bedeli 123.900 TL'nin davacıya iadesine ilişkin hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamakla davalının istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.Davacının davalıya Noter vasıtasıyla gönderdiği 2 adet ihtarnameye ilişkin 146,61 TL ve 278.06 TL giderler,

HMK'nın 323/1-ç maddesi uyarınca yargılama giderleri kapsamında olup müddeabihe dahil edilemezler. (emsal Yargıtay 4.Hukuk Dairesi Esas:1974/335 Karar: 1974/572 Karar Tarihi: 12.02.1974 sayılı ilamı) Bu nedenle bu talep yönünden alacak kalemi olarak hüküm kurulmayıp, anılan masrafın HMK’nın 323. maddesi gereğince yargılama gideri olarak kabul edilerek tarafların haklılığı oranında paylaştırılması suretiyle karar verilmesi gerekirken mahkemece ihtarname masrafının alacak kalemi olarak değerlendirilerek istemin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.6098 Sayılı TBK nun ayıplı satımda alıcının haklarını düzenleyen 227.

Maddesinin 2. Fıkrası "Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır." düzenlemesini içermektedir. Sözleşme konusu ürünlerin davalı tarafça davacı adresinde tesliminin kararlaştırıldığı, ancak ayıplı olarak üretilen ürünlerine davacı nakliye ücretinin davacı tarafça 708 TL olarak ödendiği sunulan fatura ile anlaşılmakla bu talep yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekir iken reddine karar verilmesi de isabetli olmamıştır.HMK'nın 355.

Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda. Mahkemece verilen karar isabetli görülmemiş olmakla davalı vekilinin istinaf isteminin reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin katılma yolu ile istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Davanın KABULÜ İLE;

davacının 17/04/2019 tarihli sözleşmenin haklı nedenle fesih ettiğini ve sözleşmeden döndüğünün TESPİTİ ile davacı yanca ödenen 123.900,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, davalı yanca davacıya gönderilen ve halen davacı yedinde olduğu anlaşılan toplam 117.400 adet kağıt poşetin bedeli ödendiğinde (123.900,00-TL) davalıya İADESİNE,4-708,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

5-Alınması gereken 8.511,97 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 2.135,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.376,72 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 6-Davacının dava açarken yatırdığı 2.135,25 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu 44,40 TL başvuru harcı, 10.490,12 TL keşif harç gideri, keşif araç gideri ve bilirkişi ücreti gideri, 245,00 TL posta ve tebligat gideri, Noter masrafı 424,67 TL olmak üzere toplam 11.204,19 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Davacı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,10-Karar kesin olduğundan HMK 'nın 333.

Maddesi uyarınca ve Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa iadesine,11-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.115,90 TL harcın, alınması gerekli olan 8.511,97 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.396,07 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,c-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10- TL, yargılama masrafının davalııdan alınarak davacıya verilmesine,

d-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 24/04/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/1822, K. 2025/538, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1822
Karar No
2025/538
Tarih
24 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1823 K.2025/811
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1824 K.2025/646
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1826 K.2025/653
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1827 K.2025/438
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1828 K.2025/542
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/1829 K.2025/394

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.