İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/472 K.2024/481

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2021/472Karar2024/481Tarih28 Mart 2024Okuma17 dk · 3.369 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi Karar Tarihi 28/03/2024

Karar tarihi
28 Mart 2024
Dosya no
2021/472
Karar no
2024/481
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
05/11/2020
Numarası
2015/1164 Esas - 2020/647 Karar
Dava
Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
28/03/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.369 kelime·17 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı ile müvekkili arasına 01/01/2012 tarihli Madeni Yağ Satış Sözleşmesi mevcut olduğunu, davalının müvekkiline elektronik posta ile 2 adet. 01/12/2015 tarihli, ... fatura nolu 246.025,00 TL bedelli (Kar kaybı olarak) ve 01/12/2015 tarihli, ... fatura nolu 28.975,00 TL bedelli (cezai şart olarak) e-faturalar gönderildiği, bu faturalara Kocaeli ....

Noterliği'nin ... yevmiye no.lu ihtarı ile itiraz edildiğini ve faturaların iade edildiğini, davalının ayrıca bu faturaların tahsili amacıyla da taraflar arasında ... hesabının bulunduğu ... Bankası E-5 amacıyla da taraflar arasında ... hesabının bulunduğu ...

Bankası E-5 şubesi ... nolu hesabına talep gönderdiğini, davalının henüz kesinleşmemiş bir alacak iddiası ile müvekkilinin hesaplarından para tahsilatı yapmaya çalıştığını, bu para müvekkilinden tahsil edilirse telafisi güç zararın doğacağını, bu sebeplerle, taraflar arasında ... hesabının bulunduğu ... Bankası E-5 şubesi ... nolu müvekkilinin hesabına ödemenin ve davalıya verilen 11/06/2015 tarihli, ...

İzmiş şubesinin 275.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun tahsiline engel olmak içni tedbiren ödenmesinin durdurulmasını istenildiği, cezai şart talebinin ve kar kaybı talebinin yerinde olmadığını, davalıya borcunun olmadığının tespitini, söz konusu faturaların bedellerinin tahsili telafisi mümkün olmayan bir zarara neden alacağından, bunun dava sonucuna kadar önlenmesi amacıyla taraflar arasında ... hesabının bulunduğu ...

Bankası E-5 şubesi ... no.lu hesabından ödeme yapılmasının tedbiren durdurulmasına ve davalıya verilen 11/06/2015 tarihli ... İzmit şubesinin 275,000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun tahsiline engel olmak için teminatın irad kaydının ihtiyati tedbiren ödenmesinin durdurulması dava ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili ile davacı arasında akdedilen 01/01/2012 tarihli Madeni Yağ Satış Sözleşmesi ile davacı ..., Yeni Bursa Yolu İzmit/Kocaeli adresinde bulunan ... yetkili servis yerinde ve davacının aynı faaliyeti gösteren aynı şirket ünvanı ile temsil edilen diğer yetkili servis yerlerinde müvekkilinin satışa sunduğu madeni ürünlerinin, münhasıran bulundurulması,

teşhir ve yetkili servis müşterilerine satışının kararlaştırıldığını, müvekkilinin bahse konu sözleşme uyarınca üzerine düşen edimleri eksiksiz ve sürekli olarak yerine getirdiğini, ancak karşı tarafın sözleşmenin 1. Maddesinde yer alan servis yerlerinde ... marka madeni yağların münhasıran bulundurulması ve 3.6 maddesinde yer alan "... tarafından verilecek reklam malzemelerini satış yerinde ... ve bayi tarafından tayin edilecek vasıta ve yerlerde ....'ın talimat ve tavsiyelerine uygun olarak bulunduracak ve teşhir edecek... tarafından öngörülen reklam şeklini değiştirmeyecek, ilaveler yapmayacaktır.

Bayi hiçbir surette başka madeni yağlar ve müstahzarlarının tanıtım ve reklamını yapmayacak ve teşhir etmeyecektir."Yükümlülüğüne açıkça aykırı olarak, bir başka akaryakıt şirketi olan ... ürünlerinin satışının yapılmakta olduğunun öğrenildiği, bunun üzerine Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/941 D.İş sayılı dosyası (tespit dosyası) üzerinden, davacının sözleşmeye aykırı eylemlerinin tespitinin istendiği, davacıya ait iş yeri adresinde yapılan tespit sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu (tespit raporu) ile,

sözleşmeye aykırı şekilde müvekkil şirket dışında üçüncü kişilerden temin edilen/satın alınan madeni yağ ürünlerinin teşhir edildiği, satışının yapıldığının tespit edildiğini, tespit raporundan anlaşılacağı üzere, davacı taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davrandığını, sözleşme ile yüklenilmiş olduğu münhasırlık yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve sözleşmeyi ihlal ettiğini, davacının sözleşmeyi esaslı şekilde ihlal etmesi ertesinde, müvekkili tarafından keşide edilen Beyoğlu ....

Noterliğinin 09/12/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasındaki sözleşmenin fesih edildiğini, davacının münhasırlık taahhüdünü yerine getirmemesi sebebiyle sözleşmenin 9. Maddesi uyarınca tüm cezai şart, menfi-müsbet zararları ile hak ve alacaklarını talep etme hakkı bulunduğunu, Sözleşmenin 3.1 maddesi uyarınca, sözleşme süresi boyunca müvekkili şirketten 125.000 kg madeni yağ alım taahhüdünü sözleşmenin feshine yönelik düzenlenen ihtarname ihtarname tarihi olan 09/12/2015 itibariyle yalnızca 32.564,16 Kg.

Madeni yağ ürün alımı gerçekleştirdiğini, davacının sözleşme uyarınca yüklenmiş olduğu ürün alımını yerine getiremeyecek olması karşısında müvekkilinin 246.025,00 TL kar kaybı oluştuğunu, taahhüdüne aykırı davranması neticesinde sözleşme uyarınca müvekkile ödemesi gereken 28.975,00 TL tutarında cezai şart borcu doğduğunu, bu alacaklarına yönelik gerekli e-faturalar düzenlenerek davacı tarafa gönderildiğini,

davacının bahse konu borçlarını müvekkiline ödemesi gerektiği ve davacının iş bu davasının haksız olduğu beyan edilerek ve ihtiyati tedbire itiraz nedenlere açıklanarak Mahkemece verilmiş olan 11/12/2015 tarihli ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini beyan ile tedbirin teminatsız olarak,

bu taleplerin uygun bulunmaması halinde ise, HMK 395 maddesi uyarınca karşı tarafın yatırmış olduğu miktarda teminatın taraflarınca edilmesi halinde Mahkemece verilmiş olan 11/12/2015 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ertesinde yapılacak yargılama neticesinde davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "taraflar arasındaki 01.01.2012 tarihli Madeni Yağ Satış Sözleşmesi incelendiğinde; davacının sözleşmenin 1. maddesinde yer alan ... - Yeni Bursa Yolu Üzeri İzmit Kocaeli adresinde bulunan ... yetkili servis yerinde ve davacının aynı faaliyet gösteren aynı şirket unvanı ile temsil edilen diğer yetkili servis yerlerinde satışa sunulan madeni yağ ürünlerini münhasıran bulundurması, teşhiri ve yetkili servis müşterilerine satışı gerektiği; yine sözleşmenin 3.6.

Maddesinden tereddüte mahal vermeksizin anlaşılmaktadır. Dava konusu yapılan çekişmenin temeline vücut veren sözleşmenin münhasırlık şartlarını açık ve net bir şekilde taşıdığına sözleşme gereğince kanaat getirilmiştir. Dosya kapsamına sunulu bilgi- belgeler kapsamında, davacının da ikrarında olduğu üzere ( Davacı taraf ...

Minibüs Ticari Araçlar ... türü madeni yağın davalı tarafından temin edilemediğinden bahisle sözleşme dışı bu ürünü bulundurduklarını, teşhir ettiklerini ve sattıklarını beyan etmişlerdir. ) yine Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/941 D.İş sayılı dosyasında da tespit edildiği üzere davacının sözleşmeye aykırı olarak sözleşme dışı davalı dışı firmalara ait ürünleri bulundurduğu, teşhir ettiği ve sattığı anlaşılmıştır.

Davacının iş bu durumda sözleşme hükümlerine riayet konusunda davalı tarafa karşı basiretli tacir gibi davranmadığına ve davalı tarafından sözleşmenin feshinin haklı olduğuna kanaat getirilmiştir. Sözleşmenin 7. maddesi teminatı düzenlemektedir. Sözleşmenin 9. maddesi sözleşmenin feshini düzenlemektedir. Sözleşmenin 3.1 maddesine içeriği gereği davacının taahhüdüne dikkat edilmiştir.

Teknik hesaplamalar gereği davalının davacıdan ( sözleşme gereği sözleşmenin akdi 01.01.2012 tarihinden feshi 09.12.2015 tarihine kadar 259.948,08 TL + fesih tarihi olan 09.12.2015 tarihinden sözleşmenin bitim tarihi 01.01.2017 tarihine kadar taahhütten kalan miktar olarak 113.998,43 TL olmak üzere toplam 373.946,51 TL ) 373.946,51 TL kar mahrumiyeti alacağı ve 28.975 TL cezai şart alacağı teknik olarak hesaplanmakla talebi ile bağlı kalınarak çekişme konusu miktar gibi alacağının varlığına kanaat getirilmiştir.

Bu durumda davacının menfi tespit isteminin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Davalının sözleşmeyi Beyoğlu .... Noterliği' nin 09.12.2015 tarih- ... Yevmiye numaralı fesih ihtarnamesi haklı nedenle feshettiği; davalının davacıdan talebi- savunması ile bağlı kalınarak 28.975,00 TL cezai şart alacağı + 246.025,00 TLkar mahrumiyeti alacağı talebi ile usule uygun olarak 01.12.2015 tarihli faturaları düzenlediği anlaşılmıştır.

Bunun sonucu olarak da sözleşmenin 7.3 maddesi gereğince teminatın nakde çevrilmesinde sakınca bulunmayacağı da değerlendirilmiştir.

Davacının hakkını dayandırdığı olguların varlığını yasal delillerle ispatlayamaması karşısında, davacının münhasırlık şartları taşıyan sözleşmeye aykırı davranması neticesinde, davalının sözleşmenin feshinde haklı olduğu, davalının çekişme konusu miktar kadar düzenlenen faturaları haklı sebebe ve sözleşmeye dayanarak düzenlediği, davacının davalı tarafa davalının talebi gereği 28.975,00 TL cezai şart alacağı + 246.025,00 TL kar mahrumiyeti toplamı kadar 275.000,00TL borçlu olduğuna kanaat getirilmekle davacının menfi tespit istemin reddinine, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece; dosyaya sunulan raporları hiçbir şekilde dikkate almamış ve gerekçesinde bu raporlardan bahsetmediğini, bu nedenle yapılan yargılamada delillerinin değerlendirilmediğini, dava yaklaşık 5 yıl sürmüş 5 adet rapor alınmış ve bu raporlarda haklılığının sabit hale gelmiş ancak her nedense mahkeme tarafından bu raporlar dikkate alınmadan "hukuki değerlendirme hakime aittir" ibaresi dışında hiçbir haklı gerekçe olmadan davanın reddine karar verildiğini, tarafların, ...’nun asıl iştigal konusunun ...

Bayisi olduğu ve cirosunun en önemli kaleminin ... ile yaptığı sözleşmeler olduğu konusunda bilgi sahibi olduğunu bu nedenle ... oto için olmazsa olmaz ticaret, ... ile yaptığı sözleşmeler olup kaldı ki ihtilafa konu Sözleşme’ye de taraflar bunu açıkça derç etmiş ve ...’un uygun görmediği ürünleri ... ’nun satmayacağını açıkça düzenlediğini, kabul anlamına gelmemek üzere, ...

Ofisi markalı işletilen benzin istasyonu ve bahçesinde ... markalı variller bulunması da gayet doğal olduğunu, bu hususun sanki Sözleşme’ye aykırı davranış gibi ileri sürülmesi kabul edilemeyeceğini, sözleşmede açıkça “... Yetkili Servisleri..” ibaresi geçtiğini, hal böyle olunca ...

Oto’nun benzin işleticisi olduğu yerlerde yaptığı eylem ve işlemlerin davalı ile akdedilen Sözleşme’ye aykırı olduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, daha önce de belirtildiği üzere davalının iddiaları tahtında tahsil ettiği bedellerin hukuka aykırı olduğunu, davalının fesih iddiasını gerekçesini.

Sözleşme’de düzenlendiğini iddia ettiği “münhasırlık” ilkesine aykırı davranış olarak belirtmiş olup oysa Sözleşmeye bakıldığında açıkça münhasırlıktan söz edilmediğinin ortada olduğunu, kaldı ki bilirkişi raporları ile bu konuda haklılığının ortaya çıktığını, sözleşme’nin yorumlanmasında en küçük bir şüphe dahi olsa bu şüpheden davacı olarak davacının yararlanması gerektiğini, evrensel hukuk ilkesi gereği bu yorumdan Sözleşme’yi düzenleyen aleyhine yorum yapılması esas olup her ne kadar Sözleşme’nin kuruluşu 818 sayılı BK zamanında olmuş olsa da konuyu ayrıntılı irdelemek gerektiğini, 818 sayılı BK'nın 19. maddesine göre;

tarafların sözleşmenin konusunu, kanuni sınırlar içinde serbestçe tayin edebileceğinin şüphesiz olduğunu, ancak Sözleşme’de cezai şart ile ilgili taraflarca yapılan düzenlemede açıklık bulunmaması halinde cezai şarta ilişkin sözleşme hükmünün sözleşmeyi düzenleyen aleyhine yorumlanacağını, sözleşme’de hem münhasırlık hem ceza-i şart konusunda herhangi bir açıklık olmadığını, ilgili Sözleşme, 01/07/2012 tarihinden önce kurulmuş ise de, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 2. maddesine göre, TBK'nın kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları,

gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, 6098 sayılı TBK'nun 27. maddesine göre kanunun emredici hükümleri kamu düzenine ilişkin olduğu, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren TBK'nun 20-25.maddeleri arasında düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemelerde sözleşmenin zayıf tarafını korumak amacı ile kamu düzeni amacı ile kabul edilmiş olup, sözleşme tarihine bakılmaksızın eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanacağı, 6098 sayılı TBK'nın 23.maddesine göre,

genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm açık ve anlaşılır değil ise veya birden çok anlama geliyorsa düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanacağı, taraflar arasında düzenlenen Sözleşme’nin hem münhasır olup olmadığı hem de ceza-i şartın tam olarak ne için olduğu anlaşılamadığı için davalı lehine yorumlanması gerektiğini, Sözleşme’de tarafların anlaşma konusunun ...’nun yetkili servisleri olduğunu, oysa işbu davaya konu tespitte variller ... ’nun ... markası ile işlettiği benzin istasyonu ve bahçesi olduğunu, bu açıdan da davalının iddiasının yerinde olmadığını,

Davalı her nedense Sözleşme’nin bitmesine yakın bir zamanda bahsettiği aykırılıkları tespit ettiğini belirtmiş ve o nedenle Sözleşme’yi feshederek ceza-i şart ve kar kaybını talep etmiş ayrıca fesih tarihine kadar davacıya hiçbir bildirim yapılmaması, tanık beyanları ile de sabit olduğu üzere ...’in üstlendiği yükümlülüklerine aykırı olarak sağlayamadığı ürünleri (hiçbir kabul anlamına gelmemek üzere) başka yerden temin etme girişiminin Sözleşme’ye aykırılık oluşturmayacağını, Sözleşmenin 5.6 maddesi cezai şartı düzenlemiş olup, ...’nun Sözleşme’yi imzalamasına müteakip, sözleşme süresi içinde, Sözleşme’den vazgeçmesi,

Sözleşmeyi süresinden önce fesih etmesi halinde, doğmuş ve /veya doğacak tüm borçları, ...’in doğmuş ve /veya doğacak fiili zararları, menfi, müspet kar kaybı, ... tarafından yapılan yatırımın kalan kısmından oluşan yükümlülük, kar mahrumiyeti ve cezaların dışında, ...’e cezai şart olarak ödeme tarihindeki T.C.M.B Döviz Satış Kuru üzerinden 10.000 USD öder şeklinde olup madde içeriği, ...’nun sözleşmeyi feshetmesi veya vazgeçmesi halinde yürürlüğe konabilirken, davalı tarafından yapılan tek taraflı feshe ilişkin bu maddenin uygulanabilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davalının iddialarının Sözleşme ile örtüşmediğini,

bu konuda mahkemenin aksi düşüncesinde dahi yorumun davacı lehine olması gerektiğini, davalının davacıdan tahsil ettiği kar kaybı da tamamen afaki olduğunu nasıl ve nereye göre hesaplandığının belirli olmadığını, HMK madde 193/2;“……Taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmeleri geçersizdir.” hükmüne amir olup sona erme sebepleri ile bağlantılı olarak hem müspet,

hem de menfî zararların tazminini istenmesi de borçlar hukukunun en temel ilkelerine aykırı olmakla kural olarak sözleşme serbestisi ilkeleri çerçevesinde taraflar ceza-i şart miktarını tayinde serbest olduğunu ancak TBK 182/son maddesi gereğince hakim fahiş olan ceza-i şart miktarını indirmekle yükümlü olduğunu, bu konuda tarafların talepte bulunmasına gerek olmadığını, ortak kusurun varlığı halinde, mahkeme, ortak kusurun tazminata etkisini başka bir anlatımla bunun "bir tenkis sebebi" mi,

yoksa zarar ziyan hükmünden tamamen sarfınazar edilebilecek bir sebep mi olduğunu takdir edecek olup mahkemenin bu yolda takdir hakkını kullanırken hak ve adalete uygun sonuca varacak bir yol izlemesi gerektiğini, bunun için de, her şeyden evvel, maddenin amacının iyi bilinmesi gerektiğini, Türk pozitif hukukunda Borçlar Kanununun 44/1.maddesinin (hiç bir kimse kendi kusurundan yararlanamaz )ilkesine dayandığı kabul edildiğini, bu ilke hak ve adalet düşüncesine de ( TMK. md.2 ) uygun düştüğünü,

zarar gören kendi davranışıyla zarara neden olmuş ise bu zarar başkasına yüklenmemeli payı ayrılmak suretiyle zarar verenin sorumlu olacağı miktarın tespit edilmesi gerektiğini, yaklaşık 20 yıllık bir ilişkide davacıya hiçbir bildirim yapmadan ve Sözleşme devam ederken alım taahhütlerine aykırı olduğu iddiası ile kar kaybı talep edilmesi-aynı zamanda davacı tarafından istenilen ürünlerin sağlanamaması gibi nedenlerle davalının kusurlu olduğunu,

bu nedenle mahkemenin talebi tamamen kabul etmesi gerektiğini ancak mahkemenin aksi bir düşüncesinde dahi davalının kusurlu olması sebebi ile kendi kusurundan faydalanmaması için gerekli ayrımı yapması gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: taraflar arasında akdedilen Sözleşme münhasırlık şartını taşımakta olup davacının ... markası dışında ... markası madeni yağ sattığı tespit davası ile ispatlandığını,

üstelik tespit edilen ...'dan alınan madeni yağ varilleri ile eş değer ... marka madeni yağ da bulunduğunu, nitekim ... tarafından verilen müzekkere cevabına ek fatura dökümünde; davalı şirketten 2.100,00 kg madeni yağ alımı yapıldığı yıl ...'dan 20.125,00 kg madeni yağ alındığı ispatlanmış, davacı tarafından yapılan alımlar kıyaslandığında Sözleşme süresince 125.000,00 kg alım yapması gereken davacının beş senelik sözleşmenin bir senesinde yalnızca 2.100,00 kg alım yapması sözleşmeden açıkça vazgeçme olarak nitelendirileceğini, sözleşme'nin feshedilmesinde kusurlu olan tarafın davacı olduğunu,

... tarafından davacı aleyhine düzenlenen faturalar, bilirkişi raporları ile de sabit olduğu üzere ... tarafından talep edilebildiğini, ... işbu faturalara dayanarak teminat mektubunu haklı olarak nakde çevirmiş olup istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, bayilik sözleşmesi kapsamında borçlu olmadığının tespiti(menfi tespit) davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının kar kaybı ve cezai şart isteme koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Taraflar arasında, 01/01/2012-2017 yılları arasında geçerli olmak üzere madeni yağ satış sözleşmesi imzalanmıştır.Davalı tarafından davacıya, 01/12/2015 tarih ve 246.025,00 TL bedelli "kar kaybı" faturası ile aynı tarih ve 28.975,00 TL bedelli "cezai şart bedeli" faturası düzenlenmiştir.Davalı tarafından davacı muhatabına çekilen Beyoğlu ....

Noterliğinin 09/12/2015 Tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile, münhasırlık şartının ihlal edilmesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiği ihbar ve ihtar edilmiştir. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72. maddesi uyarınca davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıdadır.

Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, başka bir deyişle bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıdadır.Davalı taraf, sözleşmenin feshi ile birlikte, davacının münhasırlık taahhüdünü yerine getirmemesi sebebiyle sözleşmenin 9. maddesi uyarınca tüm ceza-i şart, menfi-müsbet zararları ile hak ve alacaklarını talep etme hakkı bulunduğunu, bunun yanında, davacının sözleşmenin 3.1. maddesi uyarınca,

sözleşme süresi boyunca 125.000,00 kg madeni yağ alım taahhüdünü sözleşmenin feshi nedeniyle yerine getiremeyecek olması karşısında, 246.025,00 TL kar kaybı oluştuğunu, davacının sözleşme ile yükümlenmiş olduğu münhasırlık taahhüdüne aykırı davranması neticesinde ise sözleşme uyarınca 28.975,00 TL tutarında cezai şart borcu doğmuş olduğu, bu alacaklarına yönelik olarak gerekli e-faturaların düzenlendiği beyan edilmiştir.

Taraflar arasındaki sözleşmenin 1. Maddesinde sözleşmenin kapsamı, bayinin ...'in satışa sunduğu ve ... tarafından garanti kapsamında yetkili servislerinde teknik bülten, doküman ve bildirimler ile kullanımı önerilen yetkili servis kullanımı teknik özelliklerine uygun madeni yağ ürünlerini, müteakip maddelerde yer alan şartlar çerçevesinde ...

Plaza, Yeni Bursa Yolu üzeri İzmit /Kocaeli adresinde bulunan ... yetkili servis yerinde ve bayinin aynı faaliyetini gösteren aynı şirket ünvanı ile temsil edilen bağlı diğer yetkili servis yerlerinde münhasıran bulundurulması, teşhiri ve yetkili servis müşterilerine satışını kapsamaktadır, şeklinde düzenlenmiştir.

Davalının talebi üzerine yapılan delil tespitine ilişkin Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/941 D.iş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda davacının sözleşme dışı başka bir akaryakıt şirketi olan ... varillerinin servis bitişiğinde ve bahçesinde çok sayıda bulunduğu belirtilmiştir.

Davacı taraf tespit raporuna itirazında tespit yapılan yerin davacıya ait servis olduğunu ve sözleşmenin imzalanması sırasında münhasır ifadesinin başka firmalardan yağ alınmasına engel olunacağının düşünülmediği belirtilmiştir. ...ne yazılan müzekkere cevabı ekinde davacıya 2012-2013-2014 yıllarında satışı yapılan madeni yağlara ilişkin faturalar gönderilmiştir.

Davacı taraf 21/12/2016 tarihli dilekçesinde ise, ... firmalarının bayisi olduğunu ve her araç için farklı yağ kullanılmasının olağan olduğunu, ayrıca ... yağlarını bulundurup sattığını, bunun ... A.Ş. tarafından zorunlu kılındığını beyan etmiştir.

Buna halde, dosyadaki anılan yazı cevabı ve beyanlar ile delil tespiti raporuna göre davacının serviste davalının madeni yağları yanında başka firmaların da madeni yağlarını bulundurmasına göre sözleşmedeki münhasırlık şartını ihlal ettiği anlaşılmaktadır. Bu şartlarda davalıdan sözleşme ile bağlı kalması beklenemeyeceğinden davalının sözleşmeyi feshinin haklı fesih olduğunun kabulü gerekir.

Sözleşmenin cezai şart içeren 5.6 maddesinde, bayinin madeni yağ satış sözleşmesini imzalanmasını müteakip, sözleşme süresi içinde, bu sözleşmeden vazgeçmesi, sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi halinde, (...), ...'e cezai şart olarak ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden 10.000USD. karşılığı Türk Lirası ödemeyi kabul ettiği düzenlenmiştir.

Görüldüğü üzere anılan düzenleme bayinin sözleşmeyi feshetmesi hali için düzenlenmiş olup, somut olayda davalı sözleşmeyi feshettiğinden bu düzenlemenin eldeki davaya uygulanma imkanı yoktur. Bunun dışında da davalı taraf cezai şarta ilişkin faturanın düzenlenme sebebini usulünce ispatlayamamıştır.

Dava sözleşmeden davacının ürün alımını azaltarak eylemli olarak döndüğünü ileri sürmüş ise de, cevap dilekçesinde sözleşmenin davalı tarafından feshedildiği açıkça beyan edilmiş olduğu gibi, davacını ürün alımını azaltması da tek başına sözleşmeden dönüldüğünün kabulü için yeterli değildir. Bu haliyle davalının talebine konu ettiği cezai şart alacağını ispatlayamamış olup, ilk derece mahkemesince cezai şart yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Davalının sözleşmeyi feshetmesine ilişkin 9. Maddesinde ise, ..., bayinin işbu madeni yağ sözleşmesinin herhangi bir hükmünü kısmen veya tamamen ihlal etmesi veya taahhütlerini yerine getirmemesi halinde, yazılı ihbarda bulunarak sözleşmeyi her an fesih edebileceği, bu durumda bayi, vadeli ve vadesiz bütün borçlarının fesih tarihi itibarı ile muaccel olacağını, bütün teminatlarının paraya çevrileceğini ve borçları için her türlü takiplerin yapılacağını kabul ettiği düzenlenmiştir. sözleşmenin 7.1 maddesine göre,

bayinin İşbu sözleşme uyarınca mubayaa ettiği ve edeceği mal bedelleri alacağı madeni yağ ürünleri ve malzemenin kontrgarantisi ve işbu sözleşme maddeleri uyarınca cezai şart, kar mahrumiyeti ve sözleşmeden doğan borçlarının garantisini teşkil etmek üzere, 275.000,00 TL bedelli banka teminat mektubu alınmıştır.

Sözleşmenin 7.1 ve 9. Maddesi birlikte değerlendirildiğinde söz konusu teminat mektubunun nakde çevrilmesi için cezai şart, kar mahrumiyeti ve sözleşmeden doğan borç bulunması gerekir. Anılan maddeler teminat mektubunun tek başına nakde çevrilmesi için yeterli değildir.

Davalı taraf, dosyadaki faturaya göre davacı bayinin sözleşme süresi boyunca 125.000,00 kg madeni yağ alım taahhüdünü sözleşmenin feshi nedeniyle yerine getiremeyecek olması nedeniyle davacıdan kar kaybı da talep etmiş durumdadır. TBK'nın 126/1.

Maddesine göre, ifasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir. Kar mahrumiyeti müspet zararlardan olup sözleşmede aksine hüküm bulunmaması halinde aktin feshinden sonra talep edilemez.

Yani ancak sözleşmede kararlaştırılmış olması halinde, sözleşmenin haksız feshinde kar kaybı zararı da istenebilir. Taraflar arasındaki sözleşmesinin 9. Maddesinde sözleşmenin feshi halinde menfi ve müspet zararlar saklı tutulmuş olup davalı taraf bayilik sözleşmesini haklı feshettiğine göre davacının sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle oluşan kar mahrumiyeti zararından sorumludur.

Davalı tarafça cevap dilekçesinde açıkça kar kaybı faturasının sözleşmenin feshi sonrası dönem için olduğu belirtilmiş olup, bu kapsamda sözleşmenin fesihten önceki dönemin kar kaybı yönünden incelenmesi mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince fesihten önceki ve sonraki dönemler bütün olarak değerlendirilerek sonuca varılması doğru görülmemiştir. Davacı tarafça, kar kaybına ilişkin faturanın fesihten önce düzenlendiği ileri sürülmüştür.

Söz konusu fatura 01/12/2015 tarihli olup noter ihtarından öncedir. Davalının dosyadaki beyanları ile kar kaybına ilişkin fatura birlikte değerlendirildiğinde sözleşmenin esasen bu fatura tarihi itibariyle feshedildiği 09/12/2015 tarihli noter ihtarının ise feshin sebebinin açıklanmasına ilişkin olduğunun kabulü gerekir.

Bu halde, ilk derece mahkemesince, dosya alanında uzman bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında olmak üzere, sözleşmenin feshinden sonraki döneme ilişkin olarak sözleşme ifa ile bitseydi zarar görenin elde etmesi muhtemel bütün gelirlerden, yapılması gereken tüm zorunlu harcamalar ile sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle elde edilen ve tasarruf edilen haklar ile yine bu süre içerisinde başka işten sağlanacak veya varsa kasten sağlamaktan kaçınılan kazanç miktarlarının toplamı indirilerek yoksun kalınan kar kaybı tazminatının hesaplanması için rapor alınarak,

davacının teminat mektubunun nakde çevrilmesi ve ... fatura ödemesine ilişkin beyanları da değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.HMK'nın 355.

Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 28/03/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/472, K. 2024/481, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/472
Karar No
2024/481
Tarih
28 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/472 K.2024/471
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/472 K.2024/453
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/473 K.2024/472
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/474 K.2024/425
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/476 K.2024/648
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/477 K.2024/224

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.