KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2024
- Dosya no
- 2021/553
- Karar no
- 2024/920
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/11/2020
- Numarası
- 2016/484 Esas - 2020/584 Karar
- Dava
- Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- İstinaf karar tarihi
- 13/06/2024
Karar Metni
2.995 kelime·15 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün Davacı ve Davalı V... Tic. ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin alıcısı dava dışı ... San. Ve Tic. A.Ş olan ve satıcısı yine yabancı bir firma olan taşıma işinin Mersin limanına varışından sonraki yurt içi nakliyesini gerçekleştirme işini üstlendiğini, davacı şirketin yükün Mersin limanına varışından sonraki yurtiçi nakliyesini davalılardan ... İhr- ... vasıtasıyla organize ettiğini, ...'ın da alt taşıyıcı olan davalı ... Haf. San. Ve Tic. Ltd. Şti vasıtasıyla gerçekleştirdiğini, taşıma sırasında ürünlerin hasar gördüğünü, ve 57.420,69 TL'lik hasar meydana geldiğini, belirterek bu miktarın davalılardan mütesellisen tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Tic.- ... davaya cevap dilekçesiyle; davayı kabul etmediğini, ürünleri ... plaka sayılı ve ... plakalı araçlarla taşıdığını ve bu ürünlerin ... Sigortaya sigorta ettirildiğini, meydana gelen zararın sigorta kapsamında olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.
Vekili davaya cevap dilekçesiyle öncelikle zamanaşımı itirazında bulunarak, esasa ilişkin de, İstanbul 49. Asli Ticaret Mahkemesini 2012/142 E. Ve 2013/231 Karar sayılı tazminat dosyasının alehlerine sonuçlandığı ve bu ilama dayalı takip dosyasında 54.420,69 TL ödeme yapıldığını, bahse konu dosyanın henüz yargıtayda olduğunu ve henüz kesinleşmediğini, müvekkili şirketin meyadana gelen hasardan sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş.
Vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin adresinin kavacık/İstanbul olduğunu ve bu adres itibariyle yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, belirterek öncelikle davanın yetki nedeniyle kabul edilmediği takdirde esastan kabul edilmediğini, müvekkili şirkete yöneltilen talebin zamanaşımına uğradığını, iki yıllık zamanaşımının dolduğunu, diğer davalı taşıyıcının sorumluluk sigortacısı olarak yöneltilen davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, hasarın taşıma işinin yapıldığı aracın köprüye çarpacak kadar gabari dışı yüklenmiş olması sebebiyle meydana geldiğini,
söz konusu gerekli izinlerin alınmış olduğuna dair herhangi bir belgenin tebliğ edilmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin teminata dahil olmayan bir sebep nedeniyle meydana gelmiş olan dava konusu hasardan sorumlu tutulamayacağını, bu nedenle müvekkili şirket hakkında davanın reddini talep etmiştir .
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "toplanan/sunulan deliller, İstanbul 49. ATM'nin 2012/142 esas ve 2013/231 Karar sayılı dosyası, İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ... icra sayılı dosyası, bilirkişi raporları, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının akdi taşıyıcı olduğu, diğer davalıların alt taşıyıcı olduğu ve davalı sigortanın davalılardan ... Nakliyat şirketinin nakliye abonman poliçesini düzenlediği, 23/11/2011 tarihinde davalı alt taşıyıcı ...
Şirketinin fiili taşıyıcı olarak dava dışı ... şirketine ait emtiayı alıcısına teslim ederken üst geçide çarpması nedeniyle emtiada hasar meydana geldiği, fiili taşıyıcı ... Nakliyat şirketine ait araç sürücüsünün katılımıyla düzenlenen tutanakta 22/09/2011 tarihinde ... San. Tic.
A.Ş Adana tesislerine Mersin Limanından ... plakalı araçla taşınan, ambalaj numarası ... olan malzeme nakliye esnasında köprüye çarparak muhtelif hasarlar meydana gelmiştir " şeklinde olduğu, dava konusu hasarın meydana gelmesi nedeniyle dava dışı ... şirketine ödeme yapan dava dışı ...
Sigorta tarafından hasar bedelinin tazminine ilişkin İstanbul 49. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/142 esas ve 2013/231 karar sayılı dosyasından davacı aleyhine rücuen tazminat davası açıldığı, işbu davada davalı ... şirketinin ise ihbar olunduğu, dava tarihinin 18/06/2012 olduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda taşıyıcının sorumluluk alanında meydana gelen kazanın koşullarını açıklama ve zararın kendi kusurundan kaynaklanmadığının ispat yükünün davacıda olduğu,
oysa taşıyıcı tarafından yükün çarptığı köprünün yeri dahi net olarak bildirilmediğinden sözü edilen köprünün trafik kurallarına uygun şekilde inşa edilip edilmediği ve benzeri konular yönünden bir değerlendirme yapılmadığı, taşıyıcının teslim aldığı malı TTK 781. Maddesi gereğince teslim aldığı gibi tam ve sağlam olarak teslim ile yükümlü olduğu, taşıyıcının sorumluluğundaki alt taşıyıcının kusuruyla meydana gelen zarardan da taşıyıcı ...
A.Ş nin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek onandığı ve işbu kesin hüküm karşısında olayın oluş şeklinin tarafların kusurunun ve hasar gören emtianın bedelinin tespit edildiği ve işbu ilama dayalı olarak davacı aleyhine İstanbul ...
İcra Müdürülüğü'nden yapılan icra takibi sonucu davacının dava konusu hasar nedeniyle toplam 57.420,69 TL ödeme yaptığı ve huzurdaki dava ile yapmış olduğu bu ödemeyi rücuen alt taşıyıcı olan davalılar ve sigortadan talep ettiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporları doğrultusunda taşımanın yurt içi taşıma olması nedeniyle TTK Hükümlerinin uygulanacağı, CMR konvalsiyon hükümlerinin uygulanmasının işbu dava da koşullarının oluşmadığı,
TTK Hükümleri ve İstanbul 49. ATM'nin kararı uyarınca akdi taşıyıcı olan davacının hasar nedeniyle ödemek zorunda olduğu tazminatı alt taşıyıcı olan davalılardan rücuen talep edebileceği, ancak davalılar ... ve ... vekili tarafından zaman aşımı itirazında bulunulduğu, hasarın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK 767 maddesi ve 6102 Sayılı TTK 855.
Maddelerinde taşımadan kaynaklı rücu haklarına ilişkin zaman aşımının rücu alacaklısının zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren 3 ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla bir yılda zaman aşımına uğrayacağının düzenlendiği, davacı tarafından davalılar ... ve ...
Sigorta şirketine işbu Kanun Maddesi uyarınca hasarın meydana geldiği 22/09/2011 tarihinden sonra 3 ay içinde başvuruda bulunulduğuna ilişkin dosyada bir delil bulunmadığı, hasarın 22/09/2011 tarihinde meydana geldiği ve fiili taşıyıcı ...
Nakliyat Şirketine ait ... plakalı araç sürücüsü ...'ın imzası bulunan tutanakta köprüye çarpması sonucu hasarın meydana geldiğinin belirtildiği, bu tarih itibariyle davacının zararı ve rücu borçlularını öğrendiği ve zamanaşımının süresinin davalılar yönünden başladığı, İstanbul 49. ATM'de görülen davada davalı ...
Şirketinin ihbar edilen olduğu, diğer davalıların ise o davadan haberdar edilmediği ve ihbar olunmadığı ve zamanaşımı süresinin kesilmediği, sonuç olarak tüm dosya kapsamına göre işbu davada istenilen tazminat yönünden davalılar ... ve ... Nakliyat şirketi yönünden dava tarihi itibariyle TTK 855. ( eski TTK 767 ) maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığı, ...
Şirketinin ise fiili taşıyıcı olarak emtiada oluşan hasardan dolayı akdi taşıyıcı olan davacıya karşı davacının ödeme yaptığı 26/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte sorumlu olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın ... İhracat Tic. - ... yönünden kabulüne, diğer davalılar yönünden ise zamanaşımı nedeniyle reddine,..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; üç bilirkişi raporunun da hatalı olduğunu, hukuki nitelendirmelerin doğru yapılmamış, kanunlara ve Yargıtay kararlarına aykırı raporlar düzenlendiğini, mahkemece uygulanacak kanunun hatalı seçildiğini, taşıma sözleşmesinin bir bütün olup taşımanın uluslararası bir taşıma olup birden çok taşıt vasıtası ile yapıldığını, tür olarak multimodal bir taşıma olduğunu, Hamburg’dan adana’ya değişik tür araçlarla yapılmış bir taşıma olduğunu, hasarın ise kara taşıması ayağında meydana geldiğini, bu nedenle cmr konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağını, davada CMR konvansiyonu hükümleri uygulanması gerektiğini,
taşımanın multimodal olduğu taşıma sözleşmesinde de açık olup, taşıma süreci karayolu ile başlamış, deniz yolu ile devam edip yine karayolu taşıması ile sonlandığını, taşıma sözleşmesinin dosyada olmasına rağmen mahkeme tarafından gözetilmediğini, hasarın türkiye'de gerçekleşmesi eski ttk hükümlerine tabi olması sonucunu doğurmayacağını, taşımanın aralıklı bir taşıma olmayıp tek bir taşıma olduğunu, CMR 34.md de "Tek bir mukavele tarafından düzenlenen taşıma, müteselsil karayolu taşıyıcıları tarafından yapıldığı takdirde, her biri tüm taşımanın yapılmasından mesuldür.
İkinci taşıyıcı ile onu takip eden taşıyıcılar, malları ve sevk mektubunu kabul etmiş olmaları dolayısıyla ve sevk mektubunda ki şartlar gereğince mukaveleye katılmış olurlar. " dendiğini, yani davalıların her biri taşıma sözleşmesine katılmış olduklarını, anlaşılacağı üzere CMR Konvansiyonu uyarınca yapılan taşıma da taşımanın bütünlüğünün dikkate alınması gerektiğini, Almanya'da önce karayolu ile Hamburg'a - Hamburg’dan gemi ile Mersin'e - Mersin'den karayolu ile Adana’ya yapılan taşıma uluslararası taşıma olduğunu, dava konusu multimodal taşıma olup kesintiye uğramış bir taşıma olmadığını, bu nedenle Hamburg-Mersin,
Mersin-Adana taşımaları farklı taşımalarmış gibi karar verilmesi yerel mahkeme ve bilirkişiler tarafından hatalı nitelendirme yapıldığını göstermekte olup, taşımanın aralıklı taşıma olması ve taşıma ilişkisinin kesilmesi ise tamamiyle farklı bir durum olup dava konusu ile hiçbir ilgisi olmadığını, dava konusu taşıma ardışık/multimodal taşıma olup taşıma sürecinin arasında herhangi bir aralık ya da durma olmadığını, bu nedenle yerel mahkeme tarafından TTK hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin gerekçenin hatalı olduğunu, davanın tüm davalılar yönünden süresinde açıldığını, CMR 39/4'e göre,
taşıyıcılar arasındaki davalarda 32. madde hükümleri uygulandığını, bununla beraber, zamanaşımı ya bu anlaşma gereğince ödenmesi gereken tazminatın miktarını tayin eden nihai mahkeme kararı tarihinden yahutta böyle bir karar yoksa ödeme tarihinden itibaren başlayacağını, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olup ihbarın bu sorumlulardan yalnızca birine yapılmış olmasının yeterli olup TBK hükümlerine göre zamanaşımı müteselsil borçlulardan birine karşı kesilince diğerlerine karşı da kesildiğini, TBK'nın 155/1 maddesi uyarınca, zamanaşımı müteselsil borçlulardan veya bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilince,
diğerlerine karşı da kesilmiş olacağını, hasarın olduğu tarihte yürürlükte olan 818 sayılı TBK'nın 134. maddesi uyarınca da zamanaşımı diğer davalılar bakımından kesildiğini, buna göre, müruruzaman, müteselsilen borçlu olanlardan veya taksimi kabil olmayan bir borcun müşterek borçlulardan birine karşı katedilmiş olunca diğerlerine karşı da katedilmiş olduğunu, müteselsil borçlulardan birine yollanan talep, diğerine de yollanmış sayılacağını, bu nedenle, müteselsil borçlulardan birine yapılmış ihbarın, diğerine de yapılmış sayılacağını,
bu nedenle mahkemece her ne kadar TTK md 855 hatalı uygulansa da bu madde uyarınca da zamanaşımı geçmediğini, davalı ...'a İstanbul 49. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan dava ihbar edildiğinden tüm davalılar yönünde ayrıca bir süre içerisinde ihbarda/talepte bulunmaya gerek olmadığını, tüm davalıların dava değerinin tamamından sorumlu olduğunu, CMR 37 Sigortacının halefiyetini düzenleyen TTK 1472'ye göre, sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer.
Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal edeceğini, sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek,
dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebileceğini, yukarıdaki hükme göre sigortacının sorumluluğu sigortalısının tazmin ettiği bedel kadar olduğunu, CMR 37'ye göre alt taşıyıcıların tazmin etmesi gereken miktar zararı tazmin eden taşıyıcının ödediği tazminat+faiz+masraflar olduğunu, bu bakımdan sigortacının ödemesi gereken miktarın da alt taşıyıcıların sorumlu olduğu tazminat+faiz+masraflar olup, taşıyıcıların özel yük taşıma izni olup gabari taşıma olmadığını, kaldı ki yol izni olduğu için gabari dahi olsa hasarın poliçe teminatı kapsamında olduğunu,
davalı sigorta şirketi gabari dışı yükleme olduğunu iddia etmiş olsa da poliçe özel şartlarına göre istenilen Mersin Serbest Bölge-Tarsus-Adana güzergahına KGM den özel yük taşıma izin belgesi aldığı tespit edildiğini, dava konusu taşıma normal bir taşıma olmayıp proje taşıması ağır taşıma olduğunu, bu tür taşımalarda ise gabariden bahsedilemeyeceğini, zira taşınan yük özel bir yük olup karayolları genel müdürlüğünden alınan özel izin ile taşıma yapılacağını, otoyollar için KGM izni ile yükseklik üst sınırı 4,60 metre olduğunu, özel izin belgesi alınan aracın yüküyle birlikte yerden yüksekliği 4,35 m. Olduğunu,
bu yüke özel izin belgesi alınıp, her halükarda güzergah dışına çıkılmadan sevkiyat sırasında sadece otoyolların kullanılması gerektiğini, aracın özel izin belgesi alınan güzergahta seyrettiği ise sabit olmakla hasarın teminat dahilinde olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı ... Tic. ... vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Mahkeme ilamı müteselsil borçlulardan sadece davalı ... aleyhine karar vermiş olup ilamda da davalının kusuruna ilişkin gerekçe bulunmadığını, davalının sadece aracı bir firma olduğunu, kendisinin taşıma işlemi yapmadığını, davalının sadece davacı ve davalılardan ... Hafriyat San.ve Tic.Ltd.Şti'yi bir araya getiren aracı durumunda olduğunu, kaza yapan kusurlu olanın ...
Hafriyat San. ve Tic.Ltd.Şti olduğunu, zamanaşımının müteselsil borçlulukta biri için kabul edildiyse tüm borçlular içinde söz konusu olacağını, TBK 165. maddesi müteselsil borçlulardan birinin kendi davranışıyla diğer borçluların durumunu ağırlaştıramayacağı hükmünü getirdiğini, davalının zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, müteselsil sorumlulukta karar verirken olayın bütün durum ve koşulları, sorumlulardan her birinin sorumluluk sınırları nedenleri dikkate alınmadığını, kazaya neden olan ...
Nak.Hafriyat San.ve Tic.Ltd.Şti'nin şoförü ve aracı olduğunu, kaza durumlarında güvence olması gereken bir sigorta şirketi olduğunu, bu güvence için kendisine ödeme yapıldığını ancak sigorta şirketinin de mahkeme kararı ile sorumluluktan kurtulduğunu, sadece davalı şirketin borçtan sorumlu tutulmasının, lehine hiçbir hükmün uygulanmamasının hakkaniyete uygun olmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, yurt içi kara taşıması sırasında oluşan zararı ödeyen taşıyıcının alt taşıyıcı-fiili taşıyıcı ve sigorta şirketine rücu davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, uyuşmazlığa uygulanacak mevzuat ve talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasındadır.Dava dışı ithalatçı ... Şirketinin yurt dışından almış olduğu emtianın taşıma işi davacı tarafından üstlenilmiş, taşımanın Mersin Limanından Adana OSB'ye kadar olan kısmı ise alt taşıyıcı olarak davalı ...
Tic.- ...'e verilmiş, söz konusu taşıma fiili taşıyıcı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yerine getirilmiştir. Dosyada sunulu tutanaktır başlıklı belgede, 22/09/2011 tarihinde ... San. Tic. A.Ş Adana tesislerine Mersin Limanından ... plakalı araçla taşınan, ambalaj numarası 42370/1 olan malzemede nakliye esnasında köprüye çarparak muhtelif hasarlar meydana geldiği belirtilmiş ve bu belge ... - ... plakalı araç şoförü tarafından imzalanmıştır.
Meydana gelen zararı sigortalısına ödeyen dava dışı ... Sigorta tarafından ... Ticaret A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. Hakkında açılan İstanbul 49. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/142 esas sayılı dosyasında davanın ... Ticaret A.Ş. yönünden kabulü ile 33.700,00 TL tazminatın davacı sigorta şirketine ödenmesine karar verilmiş ve bu karar safahattan geçerek kesinleşmiştir. Dava dışı ...
Sigorta tarafından 49. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/142 esas sayılı dosyasında verilen karara dayanılarak İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyanda icra takibi başlatılmış ve ... Ticaret A.Ş. Tarafından 26/11/2013 tarihinde dosya borcu 57.420,69 TL olarak ödenmiştir.
Davacı tarafça, taşıma sırasında oluşan zarardan davalıların sorumlu olduğundan bahisle icra dosyasına ödediği tutarın davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalılardan ... Sigorta A. Ş. ve ... Nak. Hafriyat San. Ve Tic. Ltd.
Şti. zamanaşımı defini ileri sürmüştür.Dava konusu taşıma esasen yurt dışından getirilen emtianın taşınmasına ilişkin olmakla birlikte taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi emtianın Mersin Limanından Adana OSB'ye taşınmasına ilişkin olduğundan taraflar arasındaki uyuşmazlığa Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekir.Taşımanın yapıldığı tarihte 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu(e.TTK) yürürlüktedir.
Davanın açıldığı tarihte ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK) yürürlüğe girmiştir. 6762 sayılı TTK'nın 767/1-2. Maddesinde taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bütün alacakların 1 yılda zamanaşımana uğrayacağı ve bu sürenin eşyanın tesliminden başlayacağı düzenlenmiştir. Ancak söz konusu maddede rücu haklarında zamanaşımının ne zaman başlayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 149. maddesinde ise zamanaşımının alacağın muaccel olmasıyla başlayacağı düzenlenmiştir. Rücu alacaklarında alacak yapılan ödeme ile muaccel olur. Buna göre TTK'nın yürürlüğe girdiğinde yapılmış bir ödeme bulunmadığından zamanaşımı süresi henüz işlemeye başlamamıştır.6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 6/1.
Maddesi, Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan zamanaşımı süreleri ile hak düşürücü süreler eski hukuka tâbidir, şeklindedir. Anılan maddenin 2. Fıkrasına göre ise, zamanaşımı ile hak düşürücü sürelere ilişkin diğer hususlar, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Türk Ticaret Kanununa tâbidir.
Buna göre, TTK'nın yürürlüğünden önce işlemeyi başlamış bir zamanaşımı süresi bulunmadığından eldeki uyuşmazlığa zamanaşımı yönünden TTK hükümlerinin uygulanması gerekir.TTK'nın 855/1. Maddesinde, Bu Kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem haklarının on yılda; diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. TTK'nın 855/3.
Maddesinde ise, rücu haklarına ilişkin zamanaşımının, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerde ise, rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı düzenlenmiştir. TBK'nın 155/1.
Maddesi gereğince, zamanaşımı müteselsil borçlulardan veya bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilince, diğerlerine karşı da kesilmiş olur. İlk derece mahkemesince davalı ... Tic.- ... yönünden zamanaşımının kesildiği kabul edilmiş olup, bu halde borçtan müteselsil sorumlu olan diğer davalılar yönünden de zamanaşımı kesilmiş olur.Bunun yanı sıra hasarın ziyaı ve hasarı teslim sırasında belli ise bildirimin teslim edilene yapılması yeterlidir.
Somut olayda, 22/09/2011 tarihinde fiili taşıyıcının şoförünün de imzaladığı tutanak bildirim niteliğinde olup, ayrıca bir ihbara gerek bulunmamaktadır. Buna göre, usulüne uygun bildirim bulunduğundan eldeki rücu davasında zamanaşımı mahkeme kararının kesinleştiği günden itibaren işlemeye başlayacaktır. Rücuya esas mahkeme kararı ise karar düzeltme aşamasında 19/02/2015 tarihinde kesinleşmiştir.
Eldeki dava ise 18/11/2014 tarihinde açılmış olup, müteselsil borçlular davalı fiili taşıyıcı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve onun nakliyat sigortası ... Sigorta A.Ş. yönünden dava zamanaşımına uğramamıştır. Davaya konu hasar davalı ... Hafriyat San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin taşıması sırasında meydana geldiğinden zarardan davacıya karşı sorumludur. Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenene emtia nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı ...
Nakliyat Şirketinin 11/04/2011-2012 tarihleri arasındaki taşımaları teminat kapsamına alınmıştır. Davalı sigorta şirketi gabari dışı yüklemenin gerekli tüm izinlerin alınmış olması şartıyla teminata dahil olduğunu ileri sürmüştür. Ancak bilirkişiler tarafından taşımayı yapan araç için Mersin Serbest Bölge-Tarsus-Adana güzergahında Karayolları Genel Müdürlüğünden özel yük taşıma izin belgesi alındığı tespit edilmiştir.
Dolayısıyla dava konusu taşıma sigorta teminatı kapsamında olup, aksi ispat edilememiştir. Bu halde davalı sigorta şirketi de teminat limitleri dahilinde davacıya karşı sorumludur. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davalılar ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.Ş.'nin diğer davalı ... Tic.- ... ile birlikte borçtan sorumlu tutulması gerekirken bunlar yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davanın zamanaşımına uğradığından bahisle bu davalılar bakımından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı ve davalı ...
Tic.- ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
13/06/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/553, K. 2024/920, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama