İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/746 K.2024/1037

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2021/746Karar2024/1037Tarih5 Temmuz 2024Okuma8 dk · 1.611 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
5 Temmuz 2024
Dosya no
2021/746
Karar no
2024/1037
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
10/11/2020
Numarası
2020/144 Esas - 2020/768 Karar
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili
İstinaf karar tarihi
05/07/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.611 kelime·8 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil ile davalı arasında ticari İlişki bulunduğunu, bu kapsamda davalı şubesi adına fatura düzenlendiğini, ürünlerin davalı tarafından teslim alındığını fakat cari hesaptan kaynaklı borcun ödenmediğini, bu nedenle icra takibi başlatıldığını fakat davalının borca haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkil ile davalı arasında alım satım ilişkisi bulunduğunu, davacının son zamanlarda sipariş edilen ürünleri zamanında ve eksiksiz olarak getirmediğini, davacının getirdiği ürünlerin sipariş verilen ürünlerden farklı olduğunu, bu nedenle ticari ilişkiye son verildiğini ve kalan borç tutarının banka aracılığıyla ödendiğini, davacının fatura düzenlemesinin ürünlerin teslim edildiği anlamına gelmeyeceğini ve davacının bu hususu ispatlaması gerektiğini, anılan nedenlerle davanın reddini ve davalının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların davalı taraf defterlerine işlendiği ve iş bu faturaların davalı taraf BA formlarında da yer aldığı, faturanın davalı defterlerine işlenmiş olmasının malın teslim edildiğine dair karine olduğu, malın teslim edilmediğinin ya da iade edildiğinin" davalı tarafça yazılı delille kanıtlanması gerektiği, ancak davalı tarafın mal teslim edilmediğine ilişkin bir delil sunamadığı,

fatura ticari defterlere işlenmiş olduğundan malın teslim edildiği kişinin davalı çalışanı olduğunun tespitinin de zorunlu olmadığı (İzmir BAM 17. HD. 2017/1665-1568 EK, 03.05.2017), davalı tarafın icra takibinden evvel temerrüde düşürülmüş olduğuna dair dosyada herhangi bir delilin yer almadığı anlaşılmakla davanın asıl alacak üzerinden kabulüne işlemiş faiz alacağı talebi bakımından reddine; alacağın faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin kabulüne ve davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacı şirket arasında zaman zaman mal alımı gerçekleştiğini, ancak bu ticari ilişkinin son zamanlarında davacı şirketin sipariş edilen ürünleri zamanında ve eksiksiz olarak getirmemesi ile getirmiş olduğu ürünlerin siparişi verilen ürünlerden farklı olması sebebiyle kendileri ile olan ticari ilişkiye son verildiğini ve bakiye borcun banka aracılığıyla ödendiğini, buna ilişkin dekontun daha önce dava dosyasına sunulduğunu,

faturaya konu ürünlerin davalı şirkete tam ve eksiksiz olarak davalı şirket çalışanlarına teslim edilerek bunların davalı şirket adına sorunsuz teslim alındığının davacı tarafından ispatı gerektiğini, ancak dosya içerisinde mevcut olan 30/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda da açık bir şekilde ifade edildiği üzere davacı taraf bunu ispatlayamadığını, satıldığı iddia edilen ürünlerin davacı şirket tarafından davalı şirkete teslim edildiği hususunun kanıtlanamadığını, faturaların tesliminin tek başına malların teslim edildiği anlamına da gelmeyeceğini, yerel mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla,

ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: davalının mesnetten yoksun iddialar ile yerel mahkeme tarafından verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurduğunu, zira davalı aleyhine açılmış olan icra takibine dayanak faturadan kaynaklı cari hesap alacağı olduğunu, davalının söz konusu faturalara ilişkin ürünlerin kendilerine teslim edilmediği iddiasında bulunduğunu ancak bu iddiaların kabulünün mümkün olmadığını,

30/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda da müvekkil firmanın davalıdan alacaklı olduğunun sabit hale geldiğini, davacı ve davalı firmanın yasalara göre ticari defter tutma zorunluluğu olduğunu, davacı ve davalı firma tarafından ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğunun tespit edildiğini, bilirkişi tarafından yapılan inceleme ile davalının usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinden davacı firmaya 24.717,52TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, yine davacı usulüne uygun olarak tutulmuş firmanın ticari defterlerinden davalının müvekkil firmaya 24.717,52TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini,

davacı firmanın davalıdan alacaklı olduğu miktar likit olup yerel mahkeme tarafından davacı lehine alacağın %20si oranında icra inkar tazminatına hükmedildiğini, davalı aleyhine başlatılan icra takibinde asıl alacağın 20.748,01TL olarak talep edildiğini, Yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde davalının asıl alacak yönünden itirazının iptaline, takibin 20.748,01 TL üzerinden devamına karar verildiğini beyanla istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; alacağa dayanak teşkil eden ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği, faturanın ticari defterlere kaydının ürünün teslim alındığına karine teşkil edip etmediği ve alacağın likit olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile "faturadan kaynaklı cari hesap alacağı" borcun sebebi gösterilerek 20.748,01 TL asıl alacak, 1.864,62 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.612,63 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun borca itirazı üzerine takibin durduğu ve süresinde itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın açıldığı görülmektedir.

Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir.

Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi. “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir.

Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır.

Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir.

Borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder.

Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte davacı ve davalı beyanlarından taraflar arasında ticari bir satım ilişkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır.Dosyaya alınan bilirkişi raporu ile her iki tarafın ticari defterleri üzeride yapılan incelemede davacıya ait tüm faturaların davalı ticari defterlerine kaydedildiği, tarafların Vergi dairesine verdikleri BA ve BS formalarında da 2019 yılı için 19 adet faturanın birebir mutabık olarak bildirim yapıldığı, ticari defterlerdeki borç ve alacak bakiyelerinin de birebir mutabık olduğu,

davacı faturasının herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeden davalı ticari defterlerine kaydedildiği, fatura içeriklerine yasal 8 günlük süre içinde itiraz edilmediği anlaşılmakla davacı tarafın açık hesap alacağına dayanak fatura içeriği malları davalıya teslim ettiği ve takip tarihi itibarıyla takip talebinden daha yüksek miktarda 24.717,52 TL alacağı bulunuğu hususlarını ispatlanmış olduğu, davalının savunmasının ise kendi ticari defterleri ile ispatlanmadığı anlaşılmaktadır.İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur.

Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.

Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.

Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, davalı taraf kendi ticari defterlerine kaydettiği borç miktarı likit (belirlenebilir) olup, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmakla davalının bu yöne ilişen istinaf talebi de yerinde değildir.HMK'nın 355.

Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 354,32 TL harcın, alınması gerekli olan 1.417,29 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.062,97 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 05/07/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/746, K. 2024/1037, 5 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/746
Karar No
2024/1037
Tarih
5 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/748 K.2024/935
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/749 K.2024/983
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/751 K.2024/999
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2021/751 K.2024/963
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/752 K.2024/1136
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/755 K.2024/1038

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.