KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2024
- Dosya no
- 2021/795
- Karar no
- 2024/1041
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/01/2021
- Numarası
- 2015/1116 Esas - 2021/46 Karar
- Dava
- Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 05/07/2024
Karar Metni
2.268 kelime·11 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin ... marka ve 2013 model ... plaka sayılı araç satın aldığını, aracın garanti kapsamında iken 20.01.2015 tarihinde Kocaeli'de bulunan yetkili servis olan davalı ...
A.Ş'ne motor çalışmıyor şikayeti üzerine çekici ile getirildiğini, servis tarafından ilk tespitte onarımın garantiden yapılacağı bilgisinin verildiğini, ancak motorun açılması üzerine aracın gergi cıvata kırması sonucu sente atlattığı tespitinde bulunulduğunu, araçta daha önceden hasar oluştuğu ve hasarın yetkili serviste onarılmadığı gerekçesi ile motor onarımının garanti kapsamında değerlendirilemeyeceğinin bildirildiğini, aracın garantiden yapılmadığını, müvekkili şirketin aracın onarılabilmesi için 16.582,10 TL davalı ...
A.Ş'ne ödemek zorunda kaldığını, aracın bahse konu hasarının 27.737 kilometrede iken 24.07.2014 tarihinde onarıldığını, davaya konu arızanın ise 20.01.2015 tarihinde 48.549 kilometrede iken gerçekleştiğini, önceki arıza ile davaya konu arızanın hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, gergi bilye bağlantı cıvatasının dış etken veya darbeye maruz kalmadan kırılmasının üretim hatası veya defolu malzeme kullanılması sonucu gerçekleştiğinin tespit edildiğini,
arızanın garanti kapsamında onarılması gerektiğini beyanla müvekkili şirketten tahsil edilen paranın iadesi için açılan davanın kabulü ile müvekkili şirketten tahsil edilen 16.582,10 TL bedelin ödeme günü olan 02.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte iadesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Ticaret A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki uyuşmazlıkta tüketici işlemine konu bir satış mevcut olmadığını, genel hükümlere tabi bir satış söz konusu olduğunu, müvekkilinin ithalatçı sıfatıyla genel hükümler uyarınca sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafça da belirtildiği üzere, uyuşmazlık konusu araç üzerinde onarım işleminin diğer davalı ...
A.Ş tarafından gerçekleştirildiğini, ödemenin de diğer davalı şirkete yapıldığını, müvekkili şirketin işbu davada husumetinin bulunmadığını, davacı tarafça gerekli muayene ve kontroller yapılmadığı gibi, aracın beklentilerini karşılamadığı, kusursuz olmadığı iddiasını ileri sürebilmesi için gerekli ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, dava konusu araçta yetkisiz müdahale/ kullanım hatası nedeniyle oluşan hasarın bedeli karşılığında onarılarak davacı yana sorunsuz bir şekilde teslim edildiğini, araçta gizli ayıp veya yetkili servisin hizmet kusuru bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...
Motorlu Araçlar A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın aracının müvekkili servise çekici ile geldiğini, aracın daha önceden önden hasar gördüğünü, hasarın yetkili servis dışında onarıldığını, sonrasında oluşan işbu davaya konu arıza ile servise çekilerek getirilen aracın motoru söküldüğünde hatanın kusurlu bir parçadan kaynaklanmadığının tespit edildiğini, muhtemelen önceki kazadan kaynaklı bir hatalı onarım sonucu motorun hasar gördüğünü, garanti kapsamında onarılmayan aracın onarım bedelinin tahsil edildiğini, müvekkili şirketin yetkili servis olduğunu, aracı satan kurum olmadığını,
eğer iddia olunduğu üzere araçta parça kusurundan kaynaklı bir sorun varsa dahi aracı satan bayi olmadıklarından müvekkilinin bundan sorumlu tutulamayacağını, garanti hükümleri uygulanacak olsa bile bunu uygulayacak olan şirketin müvekkili şirket olmadığını, dolayısı ile işbu davada müvekkiline husumet yöneltilme olanağının bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " 20/10/2020 tarihli bilirkişi raporu da taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekilince bağımsız sigorta eksperinin tespitleri ile alınan rapor arasında çelişki bulunduğundan bahisle çelişkinin giderilmesi noktasında yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması talebinde bulunulmuşsa da dosyada son alınan rapor bahse konu eksper raporunun ve yine dosyamızda alınan önceki raporlar ile bu raporların tanzim tarihinden sonra dosyaya yansıyan yeni bilgi ve belgelerin de irdelenip değerlendirilmesi suretiyle oluşturulduğundan davacı vekilinin
yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması yönündeki talebin reddine karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamına nazaran taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla bilirkişi heyetinden alınan 20/10/2020 tarihli raporun hukuki yönleri ayrık olmak üzere, yapılan tespitler bakımından dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli olduğu anlaşılmış, bilirkişi raporu mahkememizce de benimsenerek hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Bilirkişi raporunda davacıya ait aracın triger gergi cıvatasının kırılmasının yetkisiz servisin hatalı müdahalesi sonucu oluştuğunun ve araçta bir imalat hatasından söz etmenin mümkün olmadığının tespit edilmiş olması nedeniyle davacının ayıp iddiasıyla davalılara yönelik hasar onarımından kaynaklı tazminat talebinin yerinde olmadığı sonuç ve vicdani kanaatine varılmış ve davanın reddine, ..." karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan 13.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda yer alan “kusur yönünden yapılan inceleme” başlıklı inceleme, tamamı ile afaki ihtimallere dayanmakta olduğunu, bu bilirkişi incelemesinin hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın 48.000 km gidebilmesinden bahisle imalat hatasını havi olamayacağı açıklanmış ise de, davacı şirket servisinde en son 30.000 bakımı yapılan aracın sonraki binlerce kilometreyi nasıl katettiğinin açıklanamadığını,
30.000 km bakımında aracın triger gergi cıvatasının sökülüp takılmasını gerektirir herhangi bir işlem yapılmadığını, araçtaki davacı şirket bünyesinde yapılan onarım işlerinin de triger seti ile ilgisi bulunmayıp, bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda yer alan triger gergi cıvatasının bu onarımlarda sökülüp takılması gerektiği ifadesine katılmadıklarını, aracın garanti kapsamında kalması için yetkili serviste bakım ve onarımının yapılması gibi bir zorunluluğun bulunmamakta olduğunu ve böyle bir zorunluluk getirilmesinin rekabet hukukuna da aykırı olacağını, bağımsız sigorta eksperi tarafından yapılan tespitte de aracın,
garanti kapsamında onarılması gerektiğinin görülmekte olduğunu, dosya muhteviyatında birbirleri ile çelişkili raporlar bulunmasına rağmen, bu çelişki giderilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu ve Yargıtay uygulamasına da aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı ...
Ticaret A.Ş vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: huzurdaki uyuşmazlıkta tüketici işlemine konu bir satış mevcut olmayıp, genel hükümlere tabi bir satış söz konusu olduğunu ve davalı şirketin ithalatçı sıfatıyla genel hükümler uyarınca sorumluluğu bulunmadığını, uyuşmazlık konusu araç üzerinde onarım işlemini diğer davalı ‘... San. ve Tic.
A.Ş.’nin gerçekleştirmiş olduğunu, davalı şirketin işbu davada husumeti bulunmadığını, uyuşmazlık konusu servis hizmetinin 20.01.2015 tarihinde gerçekleştirildiğini ve 02.04.2015 tarihinde tamir bedelinin ödenmiş olduğunu, huzurdaki davanın 19.11.2015 tarihinde açıldığını, davacı tarafça gerekli muayene ve kontroller yapılmadığı gibi, aracın beklentilerini karşılamadığı,
kusursuz olmadığı iddiasını ileri sürebilmesi için gerekli ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, dava konusu aracın 48.549 km’de iken, 20.01.2015 tarihinde motor çalışmıyor şikayetine istinaden çekici ile yetkili servis ...’ya girişinin yapıldığını, yetkili serviste araç üzerinde yapılan inceleme neticesinde aracın triger gergi civatasının kopuk olduğu ve sentenin atlamış olduğunun görüldüğünü, araçta meydana gelen hasarın çıkış noktası triger gergi cıvatasının kırılması/kopması olduğunu, triger gergi cıvatasının kopmasının kendiliğinden olamayacağını ve dış müdahale gerektirdiğini, buna ek olarak,
dava dilekçesinde yer verilen ekspertiz raporunda da konu ile ilgili olarak “gergi bilya bağlantı cıvatasının dış etken ya da darbeye maruz kalmadan kırılma veya kopmasına sebebiyet veren …” ifadelerine yer verilerek, bir anlamda söz konusu cıvatanın sadece dış etken ile kopabileceğinin ifade edildiğini, aracın servis geçmişine bakıldığında, 30.000 km bakımın özel serviste yapıldığı ve yine özel serviste hasar/onarım işlemi gördüğünün anlaşıldığını, söz konusu şikayetin özel servis müdahalesinden kaynaklandığı ve dava dilekçesinde iddia edilenin aksine araçta herhangi bir gizli ayıp bulunmadığını beyanla;
istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satım sözleşmesine konu otomobilin arızasının garanti kapsamında giderilmemesi nedeniyle yetkili servise ödenen tamir bedelinin yetkili servis ve ithalatçıdan istirdadı istemine ilişkindir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; aracın garanti kapsamında onarılmasının gerekip gerekmediği ve bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı noktasındadır. Davalı ... Ticaret A.Ş'nin dava konusu aracı ithal eden firma, davalı ...
Motorlu Araçlar A.Ş'nin ise davaya konu hasarın onarımını gerçekleştiren ve onarım bedelini tahsil eden yetkili servis hizmetini veren firma olması sebebiyle "garanti belgesi uygulam esaslarına dair yönetmeliğin" 14. Maddesi son cümlesi ve bu yönetmeliği kaldıran ve yerine getirilen "garanti belgesi yönetmeliğinin"8. Maddesi ile ithalatçı firmalar ücretsiz onarımdan sorumlu tutulmakla her iki davalı yönünden husumetin doğru yöneltildiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi. “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Davacı şirket, davalılardan ...
Oto A.Ş. nin ithalatçısı olduğu ... marka 2013 model, 01/01/2014 tarihinde ilk trafiğe çıkışı ve tescil tarihli aracın 2014 yılı Aralık ayı içinde hasarlandığı uyuşmazlık konusu değilidir. Dava konusu araca ilişkin garanti koşullarının ikinci paragrafında " Araç üzerindeki tüm parçalar, fabrikasyon hatalarında teslim tarihinden itibaren (01.05.2002’den) 2 yıl süreyle garanti kapsamındadır." şeklinde garanti verildiği görülmektedir.
Bu durumda meydana gelen hasarın garanti süresi içinde oluştuğu sonucuna ulaşılmakla hasarın garanti kapsamı dışında kaldığı hususunu ispat yükü davalılar üzerindedir. Davalı savunmaları 30.000 KM bakımının yetkili servis dışında yapılmış olması ve hasarın meydana gelmesine sebep olan civatanın bulunduğu bölgede daha önce yetkisiz servis tarafından müdahale edilmesi nedeniyle garanti kapsımı dışında kaldığı yönündedir.
Aracın 14/07/2014 tarihinde yetkisiz serviste gördüğü tamiratın aracın garanti kapsamı dışında bıraktığına dair savunmanın davalılarca ispatı gerekmektedir.
Dosyaya sunulan fotoğraflar, servis fişleri, faturalar ve diğer evraklar üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu sunulan 28/02/2018 tarihli bilirkişi raporunda; "taşıtın yetkili servis dışında işlem gördüğü ve hasarın buna bağlı olduğu savunmasının mevcut olmasına rağmen bu işlemin hangi parçalar üzerinde gerçekleştiğine ilişkin herhangi bir kaydın mevcut olmadığı,
dosya muhteviyatında hasarlı cıvataya ve bağlantı bölgesine ait bir kısım fotoğraflar mevcut olmasına rağmen cıvatanın hasarın ne şekilde gerçekleştiğinin belirlenmesinde önem arz eden kopan kesit alanının, yuva kısmının ve dişlerinin durumunun net şekilde görülebileceği bir görselin mevcut olmadığı, cıvata şaftı hasarlarının imalattan kaynaklı oluşabileceği gibi uygun olmayan sıkma momenti, derinliği, yetersiz sıkma nedeni ile oluşabilecek zorlanmalar gibi birçok nedenden kaynaklanabileceği, bunun tespitinin hasarın ayrıntılı incelenmesi,
gerektiği takdirde hasarlı parçanın deneysel muayenesi neticesi sağlıklı kanaat oluşturulabileceği, dolayısı ile kesin kanaat oluşturabilmek için hasarlı cıvata ve yuvaya ait uygun açılardan ve ayrıntı inceleme yapılabilecek fotoğrafların veya hasarlı elemanların temini, öncesinde taşıtın yetkili servis dışında gerçekleştirilen işlemlere ait ayrıntılı dökümlerin ibrazının önem arz ettiği, diğer halde dosya muhteviyatından kanaat oluşturmanın tekniğin ve bilimin gereklerine uymayacağı" yönünde verilen rapor üzerinde taraflardan ilgili evrakların sunulması istenilmiş,
davacı vekilince önceki bakım ve onarımlar ilişkin bir kısım belge ve fotoğraf ibrazında bulunulmasından sonra düzenlenen 16/11/2018 tarihli bilirkişi ek raporunun değerlendirme bölümünde; taşıtın davaya konu hasar öncesi 15.000-30.000-45.000 bakımlarının gerçekleştirildiği, bakımların yağ, filtre, fren elemanları değişimi gibi malzeme içeren standart periyodik bakım işlemlerini kapsadığı,
triger değişim süresi gelmediğinden bu elemanlara ilişkin bir işlem yapılmadığının ortaya çıktığı, hasarlı taşıt fotoğrafları ve onarım işlemlerine ait evrakın incelenmesinde gergi elemanına müdahale gerektiren herhangi bir hasar veya onarımın mevcut olmadığı, davalını iddiasının dayanağı somut belge / bilgi bulunmadığı, hasarlı civata üzeride bir darbe izinin bulunmadığı değerlendirilmiş ve sonuç bölümünde de; dosya muhteviyatı belge ve bulgulara istinaden davaya konu hasarın malzeme, imalat ve ilk montaj kaynaklı, gizli ayıp vasfına haiz ve imalatçı firma sorumluluğunda olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
20/10/2020 tarihli bilirkişi raporda; dava konusu araçtaki hasarın orijininin, triger gergi cıvatasının kırılması olduğu, bu parçanın kırılana kadar aracın 48.000 Km kat ettiği dikkate alındığında bu parçada bir imalat hatası olmadığı, zira imalat hatası olması halinde bu kadar yüksek Km boyunca çalışmasının ve hasar göstermemesinin mümkün olmayacağı, aracın 30.000 kilometre bakımının özel serviste yapıldığı ve aynı zamanda hasar onarım işlemi gördüğü, hasarın triger gergi cıvatasının bulunduğu bölgede oluşması,
araçtaki hasar giderimi ve 30.000 Km bakımı için anılan cıvatanın sökülüp takılmasının gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, kırılan parçanın orijinal haliyle hasara uğramadığı, harici müdahale gördükten sonra kırıldığı, dolayısıyla araçtaki cıvata kırılmasının yetkisiz servisin hatalı müdahalesiyle oluştuğu, araçta bir imalat hatasından söz etmenin mümkün olmadığı, araçtaki hasarın yetkisiz servisin hatalı müdahalesiyle oluştuğu, araçta gizli ayıp niteliğinde bir imalat hatasından söz edilemeyeceği" yönünde görüş bildirilmiştir.
Her iki rapor arasında çelişki bulunup mahkemece 20/10/2020 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiş ise de dosyaya sunulan fotoğraflar ve servis kayıtlarından triger gergi cıvatasının bulunduğu bölgeye herhangi bir müdahalenin bulunmadığı, aracın sadece kaporta bölgesinde ön çamurluk ve kaput kısmında lokal tamirat ve boyama yapıldığı anlaşılmakla bu raporun dosya içeriğine uygun düşmediği, 16/11/2018 tarihli bilirkişi ek raporunun dosya içeriğine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda bahsi geçen 14/07/2014 tarihli yetkisiz servis tarafından yapılan işlemin araçta meydana gelen hasar ile ilgisinin bulunmadığı, araç tamirinin garanti kapsamında yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Dosyaya alınan raporlar ile 30.000 KM bakımının yetkili olmayan serviste yapıldığı, ancak meydana gelen hasarın yetkili olmayan serviste yapılan periyodik bakımla bir ilgisinin bulunmadığı bu durumda bu gerekçe ile periyordik bakım ile illiyet bağı bulunmayan hasarın garanti kapsamında kalmadığının ileri sürülmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.Bu kabulden hareketle davanın kabulüne karar verilmesi gerekmektedir.
Davacı taraf garanti kapsamında olan aracının hasarının giderilmesi için yetkili servise başvurmuş olup, ücretsiz onarım talebinin reddedilmesi üzerine tamir ücreti bedelini ödemiş olması nedeniyle ödeme tarihinden itibaren alacağa faiz yürütülmesi gerekmiştir. HMK'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davacının istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/795, K. 2024/1041, 5 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama