KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi Dosya No 2021/89
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2024
- Karar no
- 2024/534
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/10/2020
- Numarası
- 2017/268 Esas - 2020/549 Karar
Karar Metni
1.299 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
DAVA İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2024
Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan uluslararası taşımacılık faaliyeti nedeniyle davacı tarafından işbu taşıma işinden kaynaklanan demuraj alacağından bahisle 24/09/2014 tarihli, ... sıra numaralı, 8.400 USD bedelli fatura düzenlendiğini, işbu fatura borcunun ödenmemesi nedeniyle davalı firma aleyhine başlatılan icra takip işleminin davalının haksız ve kötü niyetli itirazı sonucu durduğunu, taraflar arasında yapılan nakliye anlaşma gereği, taşıma işinde demuraj oluşması halinde günlük 100 USD demuraj bedeli uygulanacağı yönünde tarafların anlaştığını,
taşıma işinin sözleşmeye uygun şekilde gerçekleştiğini, davacının üzerine düşen edim yükümünü yerine getirdiğini, davacıya gönderilen mail çıktılarında toplam bekleme süresinin 101 gün iken davacı tarafından 84 günlük bedelin faturaya konu edildiğini, demuraj bedelinin taraflarca görüşülerek ödeneceğinin bildirilmiş olmasına rağmen fatura bedelinin ödenmediğini, dava dilekçesine ekli Borusan Bekleme Tablosu başlıklı yazıda davalı tarafından hazırlanan bekleme tablosu bulunduğunu, davalı tarafından zımni olarak kabul edilen sürelerin 3 günlük opsiyon sürelerinin düşülerek hazırlandığını,
ayrıca dilekçe ekinde yer alan araçların gümrük giriş-çıkış belgelerinden listede belirtilen sürelerin doğruluğunu resmi olarak kanıtladığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davaya ve takibe konu faturaya ilişkin bir borcunun bulunmadığını, ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte takibe konu faturanın icra takibi öncesinde davalı şirkete tebliğ edilmediğini, davalı şirkete tebliğ edilmeyen ve içeriğinden haberinin dahi olmadığı bir faturanın ödenmesinin beklenemeyeceğini, bu nedenle bahse konu faturanın kabul edilmediğini, tacir sıfatını taşıyan davalının kendisine tebliğ edilmemiş fatura ve alacakları ödeme yükümlülüğünün olmadığını,
taraflar arasında oluşan ticari ilişki sonucu davalı tarafa tebliğ edilen faturaların davalı tarafından düzenli olarak ödendiğini beyan ederek haksız ve kötüniyetli davanın reddine, davacının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..taraflar tacir olup, delil olarak ticari defterlere dayandıklarından; taraflara inceleme gün ve saatinde belirtilen yıllara ilişkin ticari defter ve kayıtlarını hazır etmeleri aksi halde HMK 220 ve devamı maddeleri gereğince defterlerini sunmayan tarafın ticari defterlerine lehine delil olarak dayanamayacağının ve tekrar sunamayacakları usulüne uygun biçimde ihtar edilmiş olup davacı defterleri Rize ili Çayeli ilçesinde olduğundan Çayeli Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığı ile 2018/13 Talimat sayılı dosyasından alınan raporda özetle
8.400 USD bedelli faturanın davacı şirkete ait yevmiye defterinde kayıttlı olduğu sonucuna varmıştır.Davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/56 Talimat dosyasından alınan raporda özet olarak davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ancak takibe konu faturanın davalı taraf defterlerine işlenmediği sonucuna varılmıştır. Taraflar ... Tic.Ltd.Şti. ile ...
Tic.Ltd.Şti. arasında “İstanbul ihracat yüklemeleri için navlun ve yükleme” konusunda 30.10.2013 tarihli Nakliye Anlaşması düzenlenerek imzalanmıştır. 6.madde. “Serbest süre yüklemede 3, boşaltmada 3 gündür geçen her gün için 100 usd demuraj uygulanır. Demuraj oluşması halinde Taşıyıcı ... Tic.Ltd.Şti. den onay almadan fatura kesmeyecektir. Aksi halde kesilen fatura kabul edilmeyip geri iade edilecektir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Çayeli Vergi Dairesine bağlı ... vergi numarası ile kayıtlı ... Mah. ... Cad. ... Sok. No.... Çayeli/RİZE adresli ... Tic.Ltd.Şti. tarafından, Düzce Vergi Dairesine bağlı ... vergi numarası ile kayıtlı ... Mah. ... Cad. No... Konuralp/DÜZCE adresli ... Tic.Ltd.Şti. adına düzenlenerek açık imzalanmıştır.
Borusan Bekleme Tablosu: Taraflarca imzalanmamış tabloya istinaden toplam 101 gün bekleme süresi oluştuğu anlaşıldığından davanın kabulü ile davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 8.400,00 USD üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan alacağın %20 'si oranındaki 1.680,00 USD icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Davaya konu alacağın faturaya dayandırılan bir alacak türü olduğunu, davacı yanın icra takibine konu faturanın ödenmediğinden bahisle icra takibi açtığını, davacı yanca icra takibine konu edilen faturanın müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, müvekkili şirkete tebliğ edilmeyen ve içeriğinden haberdar olmadığı bir faturanın ödenmesinin müvekkilinden beklenemeyeceğini, dava dosyasından ve bilirkişi raporundan da görüleceği üzere müvekkiline tebliğ edilmiş bir fatura bulunmadığını, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun karar vermeye elverişli olmayıp dikkate alınmaması gerektiğini,
alınan bilirkişi raporunda davacının ticari defter ve kayıtları usulünce incelenmemiş olup, alınan raporun hatalı olduğunu, tarafların tacir olduğunu, müvekkili şirketin kendisine tebliğ edilmeyen ve içeriğinden haberdar olmadığı bir faturadan sorumlu tutulamayacağını, Mahkemece kargo şirketinin tebliğ evrakının dikkate alındığını ancak tebliğ yapılan şahıs olarak görünen ... isimli müvekkili şirket çalışanı bulunmadığını, SGK kayıtlarında bu hususun açıkça görülebileceğini, Mahkemece verilen karar usul ve esasa aykırı olmasına rağmen hükmedilen icra inkar tazminatı haksız ve mesnetsiz olup verilen kararın bu yönüyle de kaldırılmasını,
davanın reddine karar verilmesini ve davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, CMR hükümlerine tabi kara taşımasında taşınan emtianın bekleme ücreti nedeniyle düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı takip alacaklısı tarafından davalı hakkında İstanbul Anadolu ....
İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı takip dosyasında asıl alacak 8.400 USD, işlemiş faiz 2.094,54 USD olmak üzere toplam 10.494,54 USD alacağın tahsili istemiyle 27.01.2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde , davacının, davalıdan asıl alacak kalemi olan demuraj ücreti (bekleme bedeli) talebinde haklı olup olmadığı noktasındadır.Taraflar arasında yazılı bir nakliye sözleşmesi bulunduğu,
davalının göndericisi olduğu emtiaların davacıya ait araçlarla Kazakistan'a taşımasının yapıldığı ihtilafsızdır.Türkiye'den Kazakistan'a yapılan taşımadan kaynaklı uyuşmazlıkta CMR hükümlerinin uygulanması gerekirse de bekleme (demuraj) bedeli ile ilgili olarak CMR 'de açık bir düzenleme bulunmadığından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümleri uygulama alanı bulacaktır.
TTK'nın 863. maddesine göre, yükleme ve boşaltmalarda, taşıyıcı, kendi risk alanından kaynaklanmayan nedenlerle makul süreden daha fazla beklemesi halinde uygun bir bekleme bedeline hak kazanacaktır.Taraf ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre davacının, bekleme bedeli için 24.09.2014 tarihli 8400 USD bedelli faturayı düzenleyerek ticari defterlerine kaydettiği, davalı defterlerinde ise anılan faturanın kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır.Somut olayda, taraflar arasındaki yazılı nakliye sözleşmesinin 6.maddesi "Serbest süre yüklemede 3, boşaltmada 3 gündür geçen her gün için 100 usd demuraj uygulanır.
Demuraj oluşması halinde Taşıyıcı ... Tic.Ltd.Şti. den onay almadan fatura kesmeyecektir. Aksi halde kesilen fatura kabul edilmeyip geri iade edilecektir.” şeklinde düzenlenmiştir. Davalı tarafından bekleme bedeli adı altında düzenlenen faturanın kendilerine tebliğ edilmediği beyan edilmiş ise de sözleşmenin bu maddesi, fatura düzenlenmesine ilişkin olup, davacının bekleme bedelini talep hakkını ortadan kaldırmamaktadır.
Tarafların yazılı sözleşme kapsamında yükleme ve boşaltmada gecikilen her gün için 100 USD ödeneceğini kararlaştırdıkları da gözetildiğinde davalı tarafından hazırlanan bekleme tablosundaki 101 günlük bekleme süresi yerine davacının -taleple bağlı kalınarak- 84 günlük bekleme süresi karşılığı olan 8.400 USD tutarında davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur .Açıklanan nedenlerle HMK' nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/89, K. 2024/534, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama