KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2024
- Dosya no
- 2021/91
- Karar no
- 2024/901
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/09/2020
- Numarası
- 2017/829 Esas 2020/461 Karar
- Dava
- Tazminat
- Bam karar tarihi
- 30/04/2024
- Karar yazım tarihi
- 30/04/2024
Karar Metni
1.514 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
Davalı ... vekili ve davalı ... tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Şirketin taşımacılık işi ile iştigal ettiğini ve müşterisi ...A.Ş firmasının toplam 13 kap (6650 kg ) orta gerilim hücresi, pano ve yedek kesici cinsi emtianın Giresun'da yerleşik ...
Şti'ne taşınması işini fiili taşıyıcı ve araç maliki davalı ...'a verdiğini, davalı ...'in de aracın sürücüsü olduğunu, taşıma sırasında davalıların sorumluluğunu gerektirecek şekilde emtianın tasarlandığını, ekspertiz raporuna göre davalı araç sahibi ve işleten ...'ın davaya konu emtiayı tam ve sağlam olarak teslim aldığını, diğer davalı ... ile birlikte taşıma esnasında kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle, ürünlerin içinde SM6-36 kodlu orta gerilim hücresi isimli ürünün araç içerisinde devrilmesine ve hasarlanmasına sebebiyet verdiğini ve hasarla şekilde teslim edildiğini,
müşteri tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesinde de Hat Fideri Hücresi ve DRS LP8 rölesi emtialarının hasar gördüğünün ortaya çıktığını, sigorta eksperi tarafından alınan rapora göre Manisa'dan Giresun'a yapılan taşıma sırasında araç içi emniyeti alma ve sabitleme yetersizliği ile birlikte sürücünün yük özelliği ve yol şartlarını gözetmeksizin kullanması sonucunda araçta bulunan emtianın bir kısmında toplam 14.500-Euroluk hasar meydana geldiğini müvekkilinin sigortacısı tarafından eksper raporunun hazırlandığı tarihte toplam hasarın 14.500,00-Euro ve USD cinsinden ise 15.452,65-USD olarak hesaplandığını,
bu hasarda 9,066,86 USD nin ödenmesinin taahhüt edildiğini kalan zararın 6.385,79_USD olduğunu, dava dışı ... şirketinin müvekkili şirkete 14.500,00-Euro hasar tazmin faturası kestiğini, müvekkilinin söz konusu tutarı cari hesaba dahil ederek ödeme yaptığını, sigortacının müvekkiline 9066,86 USD ödemeyi taahhüt ettiğini, karşılanmayan zararın 6.385,79-USD olduğunu, müvekkilinin zararı Karşıyaka 5.Noterliğinin 06.03.2017 tarih ve 06731 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalılara ihbar ettiğini,
bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 6.385,79-USD'nin fiili ödeme günündeki TCMB döviz satış kuru karşılığı olan Türk Lirası hasar bedelinin ödeme tarihi olan 11/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek USD reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, dava konusu zararlandırıcı taşımanın yapıldığı ... - ... plakalı araç kayıtlarına karar kesinleşinceye kadar teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin müvekkillerinden ...'a ulaştığını ve acil olarak taşınacak malı olduğunu, malların Giresun Bulancık'a bağlı ve Kovanlık'a 22 km ötede olan HES'e götürüleceğini söylediğini, müvekkili ...'ın ise kendisine ait olan ... plakalı tır'ın (dorsesinin plakası ...) Kovanlık beldesine giremeyeceğini, üstelik Kovanlık'a 22 km uzaklıkta olan HES'in engebeli ve dağlık alan olduğunu, tır ile girmenin imkansız olduğunu malı ancak Bulancak'a kadar götürebileceğini bildirdiğini,
davacı şirketin ise bu işin ivedi olması nedeniyle malların Bulancak ilçe merkezine kadar taşınması konusunda hem fikir olunduğunu, böylelikle ürünlerin müvekkiline ait olan araca taşınarak Bulancak'a kadar sıkıntısız bir şekilde götürüldüğünü, malın teslim edildiğini, müvekkilinin işinin orada bittiğini, Bulancak'tan sonra malların HES'e götüren araç içerisinde zarar gördüğünü, bu zarardan kendilerinin sorumlu olmadığını, bu nedenlerle her iki müvekkili açısından açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
MAHKEMECE
"...Dava konusu taşımaya ilişkin ... firmasının evrakları, ... Sigortanın sigorta poliçesi ve hasar dosyası, ... Firmasının sevk irsaliyesi, nakliyeciye ait navlun faturası, hasar tespit tutanağı ve fotoğraflar dava dışı Schnider tarafından davacıya kesilen fatura, ödemeye ilişkin cari hesap dökümü, Karşıyaka 5. Noterliğinin 06/03/2017 tarih 06731 yevmiye sayılı ihtarnamesi hasar raporları dosya içerisinde mevcuttur.
Mahallinde mahkememizce keşif yapılmış davacı tanıkları dinlenilmiş, sigortacı, elektrik müh. ve taşıma bilirkişisi tarafından raporlar alınmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının taşıma işiyle iştigal eden bir firma olduğu, dava dışı müşterinin mallarının taşınması için davalılardan ...'ın maliki olduğu ve diğer davalı ...'in sürücüsü olduğu araca yüklendiği taşıma sırasında malların hasar gördüğünü iddia olunduğunu, hasar nedeniyle sigortacı tarafından ödenecek zarar dışında kalan zarar miktarı olan 6.385,79-USD'nin davalılardan talep edilmesinin yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya içeriğine göre davalılardan ...'ın maliki olduğu araç ile Manisa'dan Giresun ili Bulancak ilçesi ... beldesi ... köyü ... ...
Hidroelektrik sahasına taşınmak ve dava dışı gönderilene teslim edilmek üzere, malların davalı ...'ın maliki olduğu araca taşındığı, taşıma işinin ... ile birlikte kötü bir şekilde ifa edildiği, dava dışı müşteriye ait sevk irsaliyesi ve çeki listesi muhteviyatı 13 kap içersin de (6.650-KG/brüt) malzemeden ait eşyadan sadece "orta gerilim çıkış hücresi" kısmı (635,-KG/brüt) eşyanın maddi zarara uğradığı, yükleme ve istifleme hatası bulunmadığı, zararın tamamen davalıların yüke özen gösterme yükümlülüğünü ihlal etmelerinden kaynaklandığı, hasar ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğu,
söz konusu eşyanın yenisinin hasarsız değerinin 19.907,49-USD olduğu, sovtaj değeri için teklif veren çıkmadığı, 9.066,86-USD üzerinden dava dışı sigorta şirketi sigortalısı davacı şirket adına fiilen ödemede bulunduğu, davacının bakiye 6.385,79-USD davalılardan talepte bulunduğu görülmüştür.
Hasarlı eşyanın hurda değeri gözetilerek yapılan hesaplamaya göre davalıların SDR-TRY cinsinden sorumluluğunun üst sınırının 25.895,71-TL ve SDR-TRY cinsinden sorumluluğunun üst sınırının 6.840,72-USD olarak hesaplandığı, davacının 6.385,79-USD talebinin sorumluluk sınırının altında kaldığı,
davacı taraf her ne kadar fiili ödeme gününden itibaren faiz işletilmesini talep etmiş ise de davalılar açısından temerrüt tarihinin ya ihtarnamenin davalılara tebliğ edildiği tarih yada dava tarihi olacağı, burada ihtarname davalılara tebliği edilemediği gibi zaten ödeme gününden faiz talep edilemeyeceğinden dava tarihi temerrüt tarihi olarak baz alınması gerektiği belirlenmiş olmakla davanın aşağıdaki gibi kabulüne, karar vermek gerektiği, kanaat ve sonucuna varılmıştır. '' gerekçesi ile;
HÜKÜM
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; 6.385,79-USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile fiili ödeme günündeki TCMB döviz satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı, davalı ... vekili ve davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yaşanan olayda illiyet bağının kurulmadığını, davalıların ürünleri sorunsuz ve kusursuz bir şekilde teslim ettiklerini, müvekkilinin ürünlere zarar gelmesi ihtimali olduğundan HES’e kadar götüremeyeceğini belirttiğini, bunun üzerine davacı şirketin Bulancak’tan sonra ürünlerin 10 teker araçlar ile kendilerinden alınacağını belirttiğini, müvekkillerin sorunsuz bir şekilde ürünleri 10 teker araçlara teslim ettiklerini, müvekkillerin sorumluluğunun orada bittiğini, yaşanan olayda müvekkillere kusur atfedilemeyeceğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; hiçbir şekilde taraflarına tebligat yapılmadan davanın ikame edildiğini, kesinlikle olay yerinde bulunmadığını, olay tarihine ilişkin izin belgesinin bulunduğunu, cevap verme süresinin henüz başlamadığını, süresinde zamanaşımına itiraz ettiklerini, dava ve alacağın zamanaşımına uğradığını bu nedenle davanın reddi gerektiğini, yetki yönünden, İzmir Mahkemelerinin değil, zararın meydana geldiği Giresun Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: taşımadan kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Her ne kadar Av. ... davalılar vekili olarak dosyaya cevap ve istinaf dilekçesi sunmuş ise de; sadece davalı ...'a ait vekaletnamenin dosyaya sunulduğu, Av. ...'ın, davalı ...'in vekili olduğunu gösterir bir vekaletname sunmadığı anlaşılmaktadır.
Davalı ...'in, kararı istinaf ettiği, eksik istinaf harcının tamamlanması için kendisine tebligat çıkarıldığı, bu tebligatın tebliğine ilişkin gerek uyapta gerekse dosya arasında herhangi bir tebligat bulunmadığı, davalı ...'in eksik istinaf harcını tamamladığı, eksik harcın tamamlanmasına ilişkin tebligatın tebliğ belgesi dosyada bulunmadığından, davalı ...'in, eksik istinaf harcını süresinde tamamlamış olduğu Dairemizce kabul edilmiştir.
Davalı ...'in istinaf dilekçesinde; davadan gerekçeli karar ile haberdar olduğu kendisine tebligat yapılmadığı ileri sürülmüştür.
Dosyadaki belgelerin incelenmesinden, davalılar için aynı adrese tebligat çıkartıldığı, davalı ...'e çıkartılan tebligatın diğer davalı tarafından tebliğ alındığı, davalı ... tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığı, davalılar adına cevap dilekçesi sunan Av. ...'ın, davalı ...'in vekili olduğuna dair dosyaya bir vekaletname sunmadığı, aşamalarda Av. ...'ın, davalı ... vekili olarak dosyaya mazeret dilekçeleri sunduğu, dosyaya sunulan bilirkişi raporunun davalı ...'e tebliğe çıkarıldığı ancak tebligatın bila dönmesine rağmen tekrar tebligat çıkartılmadan mahkemece yargılamanın sonlandırılarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, re’sen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir. Mahkemece davalı ...'a çıkartılan dava dilekçesi tebligatı diğer davalıya tebliğ edilmekle yapılan tebligat usulsüz olmasına, taraf teşkili sağlanmamasına rağmen yargılamaya devam edilmesi doğru olmamış, adı geçen davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır.
Bu itibarla; mahkeme kararının HMK'nın 355 ve 353/1-a-4 maddeleri gereğince diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/91, K. 2024/901, 30 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama