İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/990 K.2024/1892

Taraflar arasındaki Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki…

Esas2021/990Karar2024/1892Tarih26 Aralık 2024Okuma13 dk · 2.545 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
26 Aralık 2024
Dosya no
2021/990
Karar no
2024/1892
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
23/03/2021
Numarası
2017/1108 Esas - 2021/237 Karar
Dava
Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
26/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.545 kelime·13 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasındaki Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkili ile davalı şirket arasında etiket, karton kutu ve ambalajlamaya ilişkin 22.08.2011, 02.09.2011, 23.12.2011 tarihlerinde mal alımı yapıldığını ve faturalandırıldığını, Müvekkilinin davalı şirkete olan para borcunu yerine getirdiğini, ancak davalıya ödeme yapılmış olmasına rağmen davalı şirket tarafından müvekkiline Beyoğlu 39. Noterliğinin 28.03.2012 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, müvekkili tarafından Erbaa Noterinin 16.04.2012 tarihli ... nolu evrak ile borçlu olmadığına dair cevap gönderildiğini,

buna rağmen davalının haksız olarak ... sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine takip başlattığını beyan ederek davanın kabulüne, müvekkilinin dava konusu takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyetli olmasından dolayı kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava dilekçesinde de belirtildiği üzere, uyuşmazlık konusu borcun oluşup oluşmadığı değil, borcun ödenip ödenmediği olduğunu, Davacı dilekçesinde, oluşan borcun ödediğini iddia etse de ödemeye ilişkin makbuz asıllarını dosyaya sunmadığını, Menfi Tespit davalarında kural olarak ispat külfeti davalıya ait olsa da, uyuşmazlık konusu borcun ödenip ödenmediği hususu olduğundan ispat külfeti davacı tarafta olduğunu,Davacı borçlu adına kayıtlı 2 Adet gayrimenkul, 18.01.2018 tarihinde alacağı mahsuben satın alındığını ve ihalenin kesinleştiğini, davacının Müvekkiline karşı iyi niyetli davranmadığını,

Davacının altı yıl süreyle müvekkilini oyaladığını, sürekli borcunu ödeyeceğini iddia ettiğini ve icra dosyasını akim bırakmak için çaba sarf ettiğini, borçlu adına kayıtlı olan gayrimenkullerin, satışı için kıymet taktiri yapıldığını, davacı Erbaa icra (Asliye) Hukuk Mahkemesi'nin 2016/47 esas sayılı dosyasından kıymet taktirine itiraz davası açıldığını, açmış olduğu davayı 1 yıl süreyle takip ettiğini, akabinde 16.06.2017 tarihli duruşmasında davasından Feragat ettiğini, akabinde gayrimenkullerin satışının yapılmasını, bir kısım borçlarının olduğunu, ödeme yapamayacağını belirttiğini ve şimdi de huzurda ki davayı açtığını,

davacının davasında iyi niyetli olmadığını, dava dilekçesin de belirtildiği gibi borç ödenmediğini, bu nedenlerle kötü niyetle açılan davanın reddine, davacı aleyhine tüm dosya alacağı üzerinden %20 den az olmamak üzere %40 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Davacının davalıya yapmış olduğu 23.12.2011 tarihli 7.900,00 TL tutarlı tahsilat makbuzunda ödemenin nakit olarak yapıldığı, ... seri ve sıra numaralı 13.650,65 TL tutarlı, “...” açıklaması olduğu, ödemeyi alan kısmında davalının kaşesinin bulunduğu ve ... ve ... isim ve imzalarının olduğu görülmüş, Davacı tarafça ...’in davalı şirketin eski ortağı olduğunu beyan etmiş ise de davalı şirketin Ticaret Sicil kaydının tetkikinde ...’in şirketin ne mevcut ne de eski ortağı olmadığı anlaşılmıştır.

İncelenen davacı şirkete ait 2011 yılı Yevmiye defterinin açılış tasdikinin yasal süresinde yaptırılmış olduğu, kapanış tasdikinin ise yaptırılmadığı, bu anlamda yevmiye defterinin usulüne uygun tutulmadığı, davalı ile aralarındaki ticari ilişkiye ait muhasebe hareketlerinin 320.12 numaralı “satıcılar” hesabında takip edildiği, taraflar arasındaki borç alacak hareketlerinin gösteren muavin hesap ekstresi sunulmadığı, Davacının yevmiye defterinde, davalı tarafından düzenlenmiş 22.08.2011 tarih, ... nolu, 2.950,00 TL bedelli fatura, 02.09.11 tarih, ... no.lu 13.650,65 TL bedelli fatura kaydının yer aldığı,

23.12.2011 tarihinde ise herhangi bir fatura kaydının yer almadığı, bu anlamda takibe konu faturaların 2 tanesinin davacı kayıtlarında yer aldığı, 354,00 TL bedelli faturanın kayıtlarda yer almadığı 23.12.2011 tarihli kayıt ile “150 no.lu mk ile ödeme” açıklamasıyla 7.900,00 TL Tik ödeme kaydı davalı yanın alacağından düşüldüğü, davalı tarafından düzenlenmiş olan 22.08.2011 tarih, ...nolu, 2.950,00 TL bedelli fatura, 02.09.11 tarih,... no.lu 13.650,65 TL bedelli fatura kaydının yer aldığı, 23.12.2011 tarihinde ise herhangi bir fatura kaydının yer almadığı, bu anlamda takibe konu faturaların 2 tanesinin davacı kayıtlarında yer aldığı,

354,00 TL bedelli faturanın kayıtlarda yer almadığı, davalı tarafça ticari defterlerin 5 yıllık zaman asımı süresi dolduğu için imha edildiğini beyan ederek, defterlerin onaysız bilgisayar çıktılarından ibaret suretlerini sunmuş olduğu ve ispat gücünün bulunmadığı, sunulan suret defterler üzerinde yapılan incelemelerde taraflar arasındaki ticari ilişkiye ait muhasebe hareketlerinin ... numaralı “Alıcılar” hesabında takip edildiği, anılan hesabın 31.12.2011 tarihi itibariyle 16.600,65 TL borç bakiyesi verdiği ve bu anlamda davalı yanın 19.12.2017 dava tarihi itibariyle davacı yandan 16.600,65 TL alacaklı olduğu görülmüştür.

Davalı tarafından düzenlenmiş 30.08.2011 tarih,... nolu, 2.950,00 TL bedelli fatura ile 02.09.11 tarih,... no.lu 13.650,65 TL bedelli fatura kayıtlarının yer aldığı, 30.11.2011 tarih,"... vakıf çek 09.03.2012 vade çek" açıklamalı 5.000,00 TL, 09.12.2011 tarih, "Mansur çek virman" açıklamalı 3.835,00 TL, 23.12.2011 tarih, “Tahsilat mk ile ödeme” açıklamalı 7.900,00 TL tutarındaki ödemelerin, davalı yan alacağından düşüldüğü ve davalı yandan 134.35 TL alacaklı durumda geçildiği,

31.12.2011 tarihli “hesap kapama" açıklamalı kayıt marifeti ile de bakiyenin sıfırlandığı görülmüştür.Davacı tarafça 30.11.2011 vadeli 5.000,00 TL tutarlı ve 09.12.2011 vadeli 3.835,00 TL tutarlı 2 adet çek ile yapıldığını beyan etmiş olmasına rağmen dava dosyasında bu çeklerin davalıya verildiğine dair herhangi bir tahsilat makbuzunun bulunmadığı,

aynı zamanda söz konusu çeklerin tahsiline ilişkin herhangi bir banka dekontu veya belgenin de sunulu olmadığı anlaşılmıştır.Anılan durum karşısında her iki tarafın ticari defterlerinin usulünce tutulmadığı , davacı tarafça ticari ilişki ve fatura içeriği mal tesliminin inkar edilmediği sadece fatura içeriği borçların ödendiği iddia olunmuş olup her ne kadar 7.900 TL ödeme davalı şirket kaşeli olarak davalının gayri resmi ortağı ... ödendiği iddia edilmiş ise de ticaret sicil kaydı ile ... şirket ortağı olmadığı, her ne kadar ödeme makbuzunda adı geçen... davalı çalışanı ise de davalı tarafça ödeme alındığı hususu her aşamada inkar edildiği,

...'a yapıldığı ileri sürülen ödemelerin davalı ile ilgili olduğu hususu ispat edilemediği, Davacı tarafça 30.11.2011 vadeli 5.000,00 TL tutarlı ve 09.12.2011 vadeli 3.835,00 TL tutarlı 2 adet çek ile yapıldığını ileri sürdüğü ödemelerin ve çeklerin davalıya verildiğine dair herhangi bir tahsilat makbuzunun bulunmadığı gibi söz konusu çeklerin tahsiline ilişkin herhangi bir banka dekontu veya belgenin de sunulu olmadığı, Davacı tarafça ibraz edilen 01.10.2011 tarihli Dava dışı ...

Şti'ne ait antetli kağıdında "01.10.2011 tarihinde dava dışı ... alınan ...Bankası... şubesine ait 31.12.2011 vadeli 5.000,00 TL lik olan çek davacı ...'in borcuna karşılık davalı ...

T.C.... nolu dava dışı ...'e teslim edilmiştir." ifadelerinine ver verildiği ve belgede ... isim imzasının yer aldığı, ancak ... yapılan ödemenin davalı borcuna istinaden yapıldığının ortaya konulamadığı, ... ' davalı gizli ortağı olduğu iddiasının ispat edilemediği bu itibarla davacı iddialarının ibraz edilen deliller ile ispat edilemediği anlaşılmakla davacı tarafa delil listesinde yer alan yemin deliline başvurmak isteyip istemediği hususu mahkememizce hatırlatılmış davacı tarafça yemin davalıya yemin teklifinde bulunulmuştur.

Davacı tarafça davalıya yemin teklif edilmiş, davalı şirket temsilcisi ... 16/02/2021 tarihli celsede "Davacı ...'in sahibi olduğum ...

Şti.'nden aldığım etiket, karton ve ambalajlara ilişkin 22.08.2011, 20.09.2011 ve 23.12.2011 tarihli faturalardan kaynaklı 16.660,65 TL lik borca karşılık olarak 23/12/2011 tarihinde 7.900 TL yi nakit olarak şirket çalışanımız ...'a tahsilat makbuzu karşılığı ödenmediği, şirket kaşemizin bulunduğu tahsilat makbuzunda imzası olan ve ödemeyi aldığı iddia olunan ...'un şirket çalışanımız olduğu, tahsilat makbuzunun şirketime ait olduğu hususunda bilgim olmadığı, makbuzdaki kaşenin şirketimize ait olmadığı, yine bu tahsilat makbuzunda ismi ve imzası bulunan ...'in ortağım olmadığı, dava konusu borcun bakiye kısmının ....

Şti.ne ait 30/11/2011 keşide tarihli, 5.000 TL bedelli ve ...'dan alınan 09/12/2011 keşide tarihli, 3.835 TL bedelli 2 adet çekin ortağımız olmayan ...'e verilmek suretiyle tarafıma ödenmediği" hususunda yemin etmiş, bu kapsamda ispatlanamayan davanın reddine, davalı tarafça talep edilen kötüniyet tazminat talep koşullarında oluşmadığından reddeine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Mahkemenin, dava dosyasındaki delillerin doğru bir şekilde değerlendirilmediğini, müvekkilinin davalıdan ticari ilişkilerine istinaden mal aldığını ve faturaları düzenlenen bu malların bedellerinin ödendiğini ancak sunulan belgelerin mahkemece delil olarak kabul edilmediğini, bu hususun bozmayı gerektirdiğini,

bilirkişinin sunduğu ek raporlarında ve bu raporların dayanağı olan mahkemeye sundukları envanter defteri ve defter-i kebir ile müvekkilinin ile davalı şirketten gönderilen e-mail ve ekindeki hesap ekstresinden anlaşılacağı üzere müvekkilinin davalı yana olan ticari alışverişten doğan 16.660,65 TL lik cari hesap borcu bilirkişi raporunda belirtilen 5.000 TL.

3.835 TL lik iki çek ve elden yapılan ve karşılığında davalı yandan alınan 7.900 TL lik tahsilat makbuzuna bağlı olarak ödendiğini, davalı yanın ortağı olan ... ile aralarındaki ticari ortaklığın bozulması üzerine davalı yan müvekkilinin yaptığı ödemelerin tamamını inkar etme yoluna gittiğini, davalı yanın haktan uzak bir tutum sergileyerek 7.900 TL lik ödemeye karşın verilen kendi şirketine ait tahsilat makbuzunu, bu makbuzda ismi geçen çalışanı ...'u ve ortağı ...'i bile tanımadığını belirttiğini, davalı yan ...'un şirketin muhasebe işlerinde çalışan olduğunu belirttiğini ancak bizzat şirket çalışanı olan bu kişinin şirketin kaşesi,

logosu olan faturasını ve tahsilatını inkar ettiğini, tahsilata dair yazılı belgenin dahi mahkemece kabul edilmediğini, 5.000 TL lik çekte müvekkilinin cirosunun şirket sahibi ...'ın ve sahibi olduğu ....Şti'nin cirolarını yok saydığını, böyle bir ödemenin olmadığını ileri sürdüğünü, ... aracılığı ile ...'dan (5.000 TL lik çeki keşide eden kişi) 3.835 TL lik çek alındığını, bu çekin davalı şirket kayıtlarına girdiğini, tahsilat olarak borçtan düşüldüğünü ve bu konuda mail ile borç düşüm ekstresinin müvekkiline gönderildiğini,

müvekkilinin iyi niyetli bir borçlu olarak önceki teamüllerine uygun olarak davalı yana olan 16.660,65 TL lik borcunu 3 ayrı kalemde 5.000 TL, 3.835 TL bedelli çekler ve 7.900 TL lik elden ödeme yaparak ve karşılığında davalı şirketin kaşesi ve çalışanlarının imzalarının bulunduğu tahsilat makbuzunu alarak toplamda 16.735 TL olarak ödediğini ve borcunu tamamen itfa ettiğini, davalının alacağını tahsil etmiş olmasına rağmen 16.660,35 TL'lik açık hesaba bağlı takip yaptığını ve müvekkilinin malları üzerinde haciz ve satış işlemleri yaparak müvekkilini mağdur ettiğini, davalının kötü niyetli olduğunu,

Mahkemeye hiç bir resmi defter ve belge sunmadığını, fotokopiler üzerinden alacaklı olduğunu iddia ettiğini, sundukları defter, belge, tahsilat makbuzu, çeklerden müvekkilinin davalı yana borcunu ödediğinin sabit olduğunu beyanla İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.03.2021 tarih, 2017/1108 E. ve 2021/237 K sayılı hükmün bozulmasına ve davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, İİK 72. maddesine dayalı olarak icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının iddia ettiği ödemeler nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı noktasındadır.Davalı takip alacaklısı tarafından, davacı takip borçlusu hakkında,... sayılı takip dosyasında "fatura" sebebine dayalı olarak 16.954,65 TL asıl alacak,

3.043,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.997,79 TL alacağın tahsili istemiyle 11.06.2012 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmıştır.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72. maddesi uyarınca takibe konu borcun itfa edilmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davacı,

ödeme iddiasına ilişkin olarak 5.000 TL bedelli çek ile keşidecisi dava dışı ... olan 09.12.2011 keşide tarihli 3.835 TL bedelli çek ve 23.12.2011 tarihli ödemeyi alan kısmında davalı yanın kaşesi ile ... ve ... isim ve imzalarının mevcut olduğu 7.900 TL tutarlı nakit ödemeye ilişkin tahsilat makbuzuna dayanmış, ayrıca "01.10.2011 tarihinde dava dışı... alınan ... Bankası ... şubesine ait 31.12.2011 vadeli 5.000 TL lik olan çek davacı ...'in borcuna karşılık davalı ...

T.C. ... nolu dava dışı ...'e teslim edilmiştir." ifadelerine yer verilen ...'in isim ve imzasının bulunduğu dava dışı .... Şti'ne ait antetli kağıdı ve dava dışı .... tarafından dava dışı ... Şti emrine keşide edilmiş ...bank ... şubesine ait 09.03.2012 vadeli ... no.lu 5.000 TL bedelli, arka yüzünde sırasıyla dava dışı ... Şti, dava dışı ... ve davalı ... Şti'nin cirolarının bulunduğu çek fotokopisini dosyaya sunmuştur.Dosya kapsamından 01.10.2011 tarihli dava dışı ...

Şti'ne ait antetli kağıtta ve 23.12.2011 tarihli 7.900 TL tutarlı nakit ödemeye ilişkin ödeme makbuzunda isim ve imzası bulunan ...'in davalı şirketin ortağı veya yetkilisi olmadığı, ödeme makbuzunda adı geçen ...'un ise davalı şirket çalışanı olduğu anlaşılmaktadır.Dosyada mevcut ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davalının ticari defterlerinin, 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu için imha edildiğinin beyan edilmesi nedeniyle incelenmediği,

davacı defterlerinde davalı tarafından düzenlenen ve icra takibine konu edilen 22.08.2011 tarih ... nolu 2.950,00 TL bedelli fatura ile 02.09.2011 tarih ... nolu 13.650,65 TL bedelli fatura kaydının yer aldığı, takibe konu 354,00 TL bedelli faturanın ise kayıtlarda yer almadığı , 30.11.2011 tarihli "... çek 09.03.2012 vade çek" açıklamalı 5.000 TL, 09.12.2011 tarihli "Mansur çek virman" açıklamalı 3.835 TL, 23.12.2011 tarihli “... no.lu mk ile ödeme” açıklamalı 7.900 TL’lik ödeme kayıtlarıyla davalı alacağından düşüm yapıldığı ve bakiyenin sıfırlandığı belirtilmiştir.

Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, başka bir deyişle bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer.Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 190.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 6).

Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer.Örneğin davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, Ankara 2013,

s. 370 ilâ 372).Somut olayda taraflar arasında satıma dayalı ticari ilişki bulunduğu ihtilafsız olup, eldeki davada ispat yükü davalı alacağının ödeme nedeniyle son bulduğunu ileri süren davacı üzerindedir.

Davalı, davacının ödeme iddiası doğrultusunda dayanmış olduğu 5.000 TL bedelli çek, 3.835 TL bedelli çek ve 7.900 TL tutarındaki ödeme makbuzu ile yapıldığı iddia olunan ödemeleri kabul etmeyip, 5.000 TL bedelli çeke ilişkin antetli kağıtta ve 7.900 TL tutarındaki ödeme makbuzunda isimleri bulunan ... ve... tarafından yapılan işlemlere da onam vermemiştir. Bu durumda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 46/1.

Maddesine göre bir kimsenin yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yapması halinde bu işlemin ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlayacak olmasına göre 5.000 TL bedelli çek ve 7.900 TL tutarındaki ödeme makbuzu ile yapıldığı iddia olunan ödemelerin davalı şirket tarafından benimsendiği söylenemez.

5.000 TL ve 3.835 TL bedelli çekler ve 7.900 TL tutarlı ödeme makbuzu ile takibe konu borcun sona erdiğini iddia eden davacı usulüne uygun tutulmayan ticari defterlerine göre iddiasını ispat edememekle birlikte yemin deliline başvurmuş olup, davalı şirket yetkilisi, tahsilat makbuzunun şirkete ait olduğu hususunda bilgisi olmadığı, 23.12.2011 tarihinde 7.900 TL'nin şirket çalışanı ....'a tahsilat makbuzu karşılığı ödenmediği, makbuzdaki kaşenin şirkete ait olmadığı, dava konusu borcun bakiye kısmının ...

Şti.ne ait 30.11.2011 keşide tarihli 5.000 TL bedelli ve ...'dan alınan 09.12.2011 keşide tarihli 3.835 TL bedelli 2 adet çekin ortak olmayan ...'e verilmek suretiyle tarafına ödenmediği hususunda yemin eda etmiştir. Bir borç için kambiyo senedi düzenlenmesi borcu sona erdirmeyecek olup, somut olayda ödeme iddiasına ve yemine konu "01.10.2011 tarihinde dava dışı ... alınan ...

Bankası ... şubesine ait 31.12.2011 vadeli 5.000 TL lik olan çek davacı ...'in borcuna karşılık davalı ... T.C. ... nolu dava dışı ...'e teslim edilmiştir." ifadesinin yazılı olduğu antetli kağıttaki 5.000 TL bedelli çek ile 3.835 TL bedelli çek hakkında dosyada bilgi, belge bulunmadığı da gözetildiğinde davacı tarafça icra takibine konu edilen alacağın ödendiği ispatlanmamıştır.

Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.Davacı vekili istinaf süresi geçtikten sonra BA-BS bildirim formlarını ekleyerek sunduğu beyan dilekçesinde ödemelere ilişkin davalının maliyeye bildirim yaptığını ileri sürmüş ise de BA-BS formları ödemeye ilişkin olmayıp , borcu sona erdiren bir belge niteliği taşımadığından davacı vekilinin beyan dilekçesi Dairemizce dikkate alınmamıştır. HMK'nın 355.

Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.26/12/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/990, K. 2024/1892, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/990
Karar No
2024/1892
Tarih
26 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/991 K.2024/1189
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/992 K.2024/1897
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/992 K.2024/1188
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1005 K.2024/1541
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1010 K.2024/1476
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/1012 K.2024/1204

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.