KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Dosya no
- 2022/596
- Karar no
- 2025/1647
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/07/2021
- Numarası
- 2020/40 Esas - 2021/604 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- İstinaf karar tarihi
- 17/11/2025
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ile davalı vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin istinaf istemi yönünden yapılan değerlendirmede. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 341/2. Maddesine göre, 2021 yılı için miktar ve değeri 5.880,00 Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.
Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir.Eldeki uyuşmazlıkta dava değeri 7.452,28 TL olup mahkemece kabul edelin kısım 7.091,31 TL, reddedilen ve davacı tarafça istinaf incelemesine konu edilen miktar 360,97 TL olup, bu miktar, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın Ek 1. maddenin ikinci fıkrasına göre karar tarihi itibariyle kesinlik sınırının altında olup,
ilk Derece Mahkemesince verilen karar kesin niteliktedir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02.07.2025 tarih ve 2024/10-205 Esas ve 2025/410 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere verildiği anda yürürlükte bulunan kanun hükümlerine göre miktar itibariyla kesin olan bir kararın sonradan yürürlüğe giren kanuni düzenleme kapsamında değişen parasal sınırlara göre kesin olup olmadığının değerlendirilmesine olanak bulunmamaktadır.
Eldeki davada 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yapılan değişiklikten önceki düzenlemelere göre karar tarihi itibariyla değerlendirme yapılması gerekmekle; karar tarihi itibariyle miktar olarak kesin olan kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.Davalı vekilinin istinaf istemi yönünden yapılan değerlendirmede;Davalı borçlu hakkında yapılan icra takibinde ödeme emri davalının Merkez mahallesi sk....
Yenibosna/Bahçelievler -İSTANBUL adresine çıkarıldığı, tebligatın daimi çalışan "..."ye 21 Mart 2019 tarihinde yapıldığı, borca itiraz dilekçesinde çıkarılan tebligatın borçlu şirkete 21/03/2019 yapıldığının kabul ve beyan edildiği, dava dilekçesinin Merkez mahallesi ...
Yenibosna/Bahçelievler -İSTANBUL adresine çıkarıldığı, merkez mahallesinde ... sokak olmadığından bahisle adres eksikliğinden tebligatın iade edildiği, bunun üzerine mahkemece Merkez mahallesi kuyumcular sokak ......Yenibosna/Bahçelievler -İSTANBUL adresine tebligat çıkarıldığı, tebligatın ödeme emrini tebliğ alan aynı daimi çalışan "..."ye 09/03/2020 tarihinde yapıldığı, corona virüs tedbirleri gereği verilen yeni duruşma gününün de davalının aynı adresine çıkarılan tebligatın bu sefer davalı adresindeki ... adlı kişiye tebliğ edildiği, bundan sonra ki tüm tebligatların bu adrese çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı tarafça usulüne uygun dava dilekçesi tebliğinden sonra mahkemeye yeni adres bildirdiği iddia edilmemiş olmasına göre yapılan tüm tebligatlar usulüne uygun ve geçerlidir. Gerekçeli karar ve davacının istinaf başvurusu da aynı adrese TK. 35. maddeye göre 22/02/2022 tarihinde yapılmış olup istinaf başvurusu yasal 2 haftalık sürenin geçmesinden sonra 06/07/2022 tarihinde yapılmıştır.
HMK'nın 346. maddesi uyarınca, istinaf başvurusunun süresinde olup olmadığı konusunda ilk derece mahkemesince bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekmekle birlikte, ilk derece mahkemesince süre konusunda bir karar verilmeden dosyanın istinaf mahkemesine gönderilmesi halinde, HMK'nın 352. maddesi uyarınca, istinaf dairesince de bu konuda bir karar verilebilecektir.
Tüm bu tespitlere göre; davalı tarafın süresinde olmayan istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2022/596, K. 2025/1647, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama