İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2023/1244 K.2024/184

Taraflar arasındaki Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması…

Esas2023/1244Karar2024/184Tarih13 Şubat 2024Okuma11 dk · 2.299 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
13 Şubat 2024
Dosya no
2023/1244
Karar no
2024/184
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
01/06/2023
Numarası
2023/253 Esas - 2023/443 Karar
Dava
Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
İstinaf karar tarihi
13/02/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.299 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasındaki Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Taraflarınca 17.03.2023 tarihinde ... Anonim Şirketi ile garantör şirketler ... Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketi tarafından, ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı ... A.Ş. lehine tesis edilen ticari işletme rehinlerinin, ...

A.Ş. tarafından kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle kefil ve sponsor sıfatı bulunan davacı şirket tarafından kefalet hükümleri çerçevesinde ödenerek tüm hak ve alacaklara halef olunduğunu ve rehin alacaklısı olarak davacı şirketin tescil edilerek sicil kaydının düzeltilmesinin talep edildiğini, söz konusu rehinlerin çerçeve kredi sözleşmesi imzalanması ve bu sözleşmeye teminat olması amacıyla ...

A.Ş. lehine tesis edildiğini, tesis edilen rehinlerin Ek Ticari İşletme Rehin Sözleşmesi kapsamında İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce tescil edildiğini, bahse konu kredi borcunun ödenmemesi sonrası kredi veren kuruluşların alacağının kefil ve sponsor olarak bulunan davacı şirket tarafından ödenmesi sonucu kredi veren kuruluşlar ile davacı arasında imzalanan Borç Devir ve Tediye Sözleşmesine ek olarak temlik beyanı imzalandığını, dolayısıyla davacı tarafından ilgili kredi kurumlarının tüm hak ve alacaklarına halef olunduğunu,

dolayısıyla davacı şirketin ilgili sözleşmeler gereği kefil sıfatıyla söz konusu borcun ödenmesini müteakip ticari işletme rehini alacaklısı olacak konumda olduğunu, bu hususa istinaden davacı şirket adına yapılan başvurularının davalı tarafından reddedildiğini, ilgili kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yeterli inceleme yapılmaksızın kanun hilafına karar verildiğini, borç münasebetinde alacaklının şahsında bir değişiklik vuku bulduğunu, eski alacaklının yerini yeni alacaklı olan davacı şirketin aldığını, başvuru ekinde sunulan temlik beyanının 10. sayfasında bulunan 1., 2. ve 3. maddelerde rehin alacaklısı ...

A.Ş.'nin tescil için muvaffakatının bulunduğu, bu nedenlerle davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, dava konusu işlem ve taleple ilgili olarak müvekkilince verilmiş bir ret kararı bulunmadığından huzurdaki davanını dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının 17.03.2023 tarihli başvurusunun tescil başvurusu niteliğinde olmadığını ve harç yatırılmadığı gibi müvekkilinin 27.03.2023 tarihli cevabi yazısının da tescil talebinin reddine dair olmayıp, cevabi nitelikte açıklayıcı ve bilgi mahiyetinde olduğunu, "rehin alacaklısı" sıfatını kazanamamış ve kazanması mümkün dahi olmayan davacının huzurdaki davayı açma ehliyetinin de bulunmadığını,

müvekkilinin TTK. m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, ticari işletme rehni sicili hakkında tüzüğün 8. maddesinde rehin sözleşmesindeki değişikliklerin ne şekilde kaydedileceğinin hükme bağlandığını, davacının müvekkilne yaptığı başvuruda, noter marifeti ile düzenlenen bir ticari işletme tadili sözleşmesi ve yine alacaklıların yazılı muvafakatine ilişkin herhangi bir belge ibraz edemediğini ve yalnızca, lehine rehin sözleşmesi tesis edilen ...A.Ş.'ye ait borçları kefil ve sponsor sıfatıyla ödediğinden bahisle, alacağın temliki yolu ile ...

A.Ş. lehine kurulmuş ticari işletme rehninin alacaklısı olarak tescil talebini açıklayan dilekçe ile başvuruda bulunduğunu, alacaklı değişikliklerinin alacağın temliki ile yapılması veyahut da alacağın temliki yolu ile rehin sözleşmesi tadili mümkün olmadığından ve davacının, bu konuya ilişkin talep ve dolayısıyla dava açma yetkisi bulunmadığından, tescil talebinin yerine getirilemeyeceğini açıklayan müvekkilinin yazısının mevzuata uygun olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... kefil, TBK 596.madde uyarınca ifada bulunduğu ölçüde onun haklarına halef olmaktadır. Halefiyet ilkesi gereği, borç münasebetinde alacaklının şahsında bir değişiklik vuku bulmakta, eski alacaklının yerini yeni alacaklı olan davacı şirket almaktadır. Alacaklılar ..., ... ve ...

Anonim Şirketi ile borçlu ...Anonim Şirketi arasında akdedilen Çerçeve Kredi Sözleşmesinde belirtilen borcun borçlu ...

Anonim Şirketi tarafından ödenmemesi ve kefil olarak davacı şirket tarafından 02/09/2020 tarihinde 7.500.000,00-USD, 31/03/2021 tarihinde 28.500.000,00-USD ödenmekle borcun tahsili için davacı şirket alacaklıların haklarına halef konumuna erişmiş olup, alacaklıların tahsile ilişkin sahip olduğu -işletme rehni asıl alacağa bağlı fer'i bir hak olduğu da dikkate alındığında- tüm hak ve yetkiler davacı şirkete geçmiştir.

Keza temlik beyanı gereğince halefiyet ve alacağın devir alınması nedeniyle rehin alacaklısı olarak temlik alan davacının ticaret sicil kayıtlarının değiştirilmesini talep etmeye yetkili olduğu değerlendirilmekle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.

Ticari İşletme Rehni Kanununun 2. Maddesindeki "Ticari işletme rehni sözleşmesi, tüzel kişiliği haiz ve sermaye şirketi olarak kurulmuş kredi müesseseleri kredili satış yapan gerçek ve tüzel kişiliği haiz müesseseler ve kooperatifler ile ticari işletmenin maliki bulunan gerçek ve tüzel kişiler arasında yapılır." düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere bu kanun maddesi TİR'nin yapılışı aşamasına ilişkin olup, halefiyet ve alacağın devir alınması durumunu kapsamadığı anlaşılmıştır.

Davalı taraf ortada bir ret kararı olmadığını beyan etmiş ise de; davacı tarafın İTSM'ne verdiği dilekçe bir talep dilekçesi olup, bu talep dilekçesine karşı "rehin sözleşmesine taraf olamayacağı değerlendirilmiştir" açıklaması ile sonuçta olumsuz karar verilmiştir.

TSM'nün "ancak açık bir şekilde red kararı yazılması talep edildiğinde red kararı yazılmaktadır" savunması hukuki bir dayanağı görülmemiştir ..." gerekçesiyle davacının 17/03/2023 tarihli başvurusunun reddine ilişkin davalının 27/03/2023 tarih ve ... sayılı kararın itirazen iptaline" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili müdürlükçe verilmiş harcı yatırılarak yapılan bir başvuru olmadığını, bu nedenle verilmiş bir red kararı bulunmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 maddesi gereğince 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 34 göre, HMK m. 115/2 gereğince davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin, Türk Ticaret Kanunu m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, 1447 sayılı Ticari işletme rehni kanunu kapsamındaki ticari işletme rehinlerinin, noterde düzenlenmesi gereken resmi şekle tabi olup,

sözleşmelerde yapılacak değişiklikler de sözleşmenin şekline tabi bulunduğundan ticari işletme rehninin mahiyeti ve bunun kurulmasına ilişkin hükümler gereğince ticari işletme rehni sözleşmesinin düzenlenmesinde olduğu gibi her türlü ticari işletme rehin sözleşmesi değişikliklerinin de noterde resmi şekilde yapılması gerekmekte olduğu halde davacının, müvekkili müdürlüğe yaptığı başvuruda, noter marifeti ile düzenlenen bir ticari işletme tadili sözleşmesi ve yine alacaklıların yazılı muvafakatine ilişkin herhangi bir belge ibraz edemediğini,

ticari işletme rehin tadili sözleşmesi yapılması için ancak hukuki dayanak olabilecek ya da müvekkili müdürlüğü doğrudan ilgilendirmeyen ve sadece tarafları arasında hukuki sonuç doğuran bir ön işlem mahiyetinde alacağın temliki sözleşmesi ibraz ettiğini, nitekim dava konusu ticari işletme rehni lehtarı şirketlerin ticaret sicili dosyasında yapılan incelemede, ticari işletme rehnine ilişkin taraf değişikliği de dahil tüm değişikliklerin, daha evvelden noterde resmi şekilde "düzenleme şeklinde ticari işletme rehni sözleşmesinin tadili sözleşmesi" ile yapıldığının saptandığını,

bu noktada dava konusu alacağın temliki sözleşmesi dayanak yapılarak, ticari işletme rehni sözleşmesinin tüm tarafların katılımı ile düzenleme şeklinde ticari işletme rehni sözleşmesinin tadilinin yapılması için notere başvuru yapılması gerektiği halde bunun neden yapılmadığını ve aslında daha da mühim olarak ticari işletme rehni sözleşmesinin tescil edilmiş taraflarının, dava konusu alacağın temliki gereği ticari işletme rehni sözleşmesi yapılması konusundaki borçlarını neden yüklenmediklerinin mahkeme tarafından tarafların da katılımı ile neden sorgulanmadığı üzerinde de durulması gerektiğini, bu bakımdan da alacağın temliki sözleşmesi,

borçlandırıcı mahiyette bir işlem olarak ancak tarafları arasında hak ve borç doğurduğundan özü itibariyle, dava konusu alacağın temliki sözleşmesinden kaynaklanan bir dava açılması gerektiğini ve bu davanın da, alacağın temliki sözleşmesinin taraflarına yöneltilmesi gerektiğini, alacağın temliki sözleşmesine dayalı huzurdaki davada, müvekkiline husumet yöneltilmesinin dahi mümkün olmadığını, huzurdaki davanın alacağın temliki sözleşmesinin taraflarına yöneltilmesi gerektiğini,

gerçekten de sözleşmesel ilişki nisbi nitelikte olduğundan ancak taraflar arasında sonuç doğurabildiğini ve bu bakımdan da taraflar arasında sonuç doğuran ticari işletme rehninin tarafı olmayan davacının, ticari işletme rehnine dair bir değişiklik için müvekkiline başvurma ehliyeti bulunmadığı gibi bu konuda müvekkili müdürlüğe karşı dava açma ehliyeti de bulunmadığını, davacının, ticari işletme rehin sözleşmesinde alacaklı sıfatını taşımasının dahi anılan Ticari İşletme Rehni Kanunu m.2 gereğince olmadığının da ayrıca belirtilmesi gerektiğini, müvekkili müdürlüğün işlemi hukuka ve mevzuata uygun olup,

ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle de yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticaret odasına yapılan başvurunu reddine ilişkin kararın iptali ve davacının rehin alacaklısı olarak ticaret siciline tescili istemine ilişkindir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, lehine ticari işletme rehni kurulan tarafta meydana gelen değişikliğin sicile işlenilmesi talebinin yerinde olup olmadığı noktasındadır.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davacı tarafça sunulan 28.04.2021 tarihli borç devir ve tediye sözleşmesi içeriğinde ticari işletme rehni veren ... Anonim Şirketi tarafından tesis edilen rehinlerin Beyoğlu .... Noterliğinin 11/08/2015 tarihli ... yevmiye sayılı ticari işletme sözleşmesi ve işbu sözleşmeye ek ve ilaveten düzenlenen Beyoğlu .... Noterliğinin 13/11/2015 tarihli ve ... yevmiye sayılı, Beyoğlu .... Noterliğinin 24/03/2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı, Beyoğlu ....

Noterliğinin 26/09/2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı, Beyoğlu .... Noterliğinin 23/12/2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı, Beyoğlu .... Noterliğinin 10/04/2017 tarihli ve ... yevmiye sayılı ve Beşiktaş .... Noterliğince 10/02/2021 tarih ve ... yevmiye sayılı Ek ticari işletme rehin sözleşmesi kapsamında İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce ... rehin numarası ile tescil edildiği ; ... Anonim Şirketi tarafından tesis edilen rehinlerin Beyoğlu ....

Noterliğinin 11/08/2015 tarihli ... yevmiye sayılı Ticari İşletme Sözleşmesi ve işbu sözleşmeye ek ve ilaveten düzenlenen Beyoğlu .... Noterliğinin 13/11/2015 tarihli ve ... yevmiye sayılı, Beşiktaş .... Noterliğinin 24/03/2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı, Beşiktaş .... Noterliğinin 26/09/2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı, Beşiktaş .... Noterliğinin 23/12/2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı ve Beşiktaş ....

Noterliğince 10/02/2021 tarih ve ... yevmiye sayılı ek ticari işletme rehin sözleşmesi kapsamında İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce ... rehin numarası ile tescil edildiği; ...Anonim Şirketi tarafından tesis edilen rehinlerin Beyoğlu .... Noterliğinin 11/08/2015 tarihli ... yevmiye sayılı Ticari İşletme Sözleşmesi ve işbu sözleşmeye ek ve ilaveten düzenlenen Beyoğlu .... Noterliğinin 13/11/2015 tarihli ve ... yevmiye sayılı, Beşiktaş ....

Noterliğinin 24/03/2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı, Beşiktaş .... Noterliğinin 26/09/2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı, Beşiktaş .... Noterliğinin 23/12/2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı, Beşiktaş .... Noterliğinin 10/04/2017 tarih ve ... yevmiye sayılı ve Beşiktaş .... Noterliğince 10/02/2021 tarih ve ... yevmiye sayılı ek ticari işletme rehin sözleşmesi kapsamında İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce ... rehin numarası ile tescil edildiği yazılıdır.

Dosya kapsamına alınan Kadıköy .... Noterliği'nin 29.04.2021 tarih ve ... yevmiye sayılı temlik beyanı ile ... A.Ş.'nin 28.04.2021 tarihli borç devir ve tediye sözleşmesi uyarınca ... Anonim Şirketi'ne kullandırılan krediden doğan bütün nakit alacaklarının teminatı olarak alınan taşınmazlar üzerinde tesis edilen ipotek, işletme rehni, hisse rehni, hesap rehni, teminat amaçlı alacağın devri haklarının tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla davacı ...

A.Ş.'ye temlik edildiği görülmüştür. Davacının 17.03.2023 tarihli rehin alacaklısı olarak ticaret sicil kaydedilmesi talebi ile davalı Kuruma başvurusu üzerine davalı Kurum tarafından 27.03.2023 tarih ... sayılı yazısı ile davacının rehin alacaklısı sıfatı ile rehin sözleşmesine taraf olamayacağı bildirilmiştir.

Her ne kadar davalı tarafça, bu bildirimin davacının talebine ilişkin karar mahiyetinde olmadığı belirtilmiş ise de davacının başvurusuna olumsuz cevap verilmesi , sonucu itibariyle talebin reddine ilişkin bir karar hükmündedir. Ticari işletme üzerinde rehin tesisi, 28.07.1971 tarihinde yürürlüğe giren Ticari İşletme Rehni Kanunu'nda ve sonrasında tarihinde yürürlüğe giren Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu'nda düzenlenmiştir.

01.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu’nun 2.maddesinde rehin hakkının, taşınır varlığın türünden, rehin verenin veya rehin alacaklısının durumundan, rehinle güvence altına alınan borcun niteliğinden veya tarafların onu rehin hakkı olarak adlandırmasından bağımsız olarak bir borcun ödenmesini veya ifa edilmesini güvence altına almak amacıyla rehinli alacağın devrinde devredenin 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 189. maddesinde belirtilen hakları da dâhil olmak üzere,

taşınır varlık üzerinde zilyetliğin devrine gerek olmaksızın sicile tescil ile tesis edilen sınırlı ayni hakkı ifade edeceği belirtilmiştir.İstisnai bir teminat türü olarak teslim şartı aranmadan kurulan ticari işletme rehni, bir taşınır rehni türü olup, asıl alacağa bağlı fer'i nitelikte bir haktır.

Bu nedenle rehin hakkının alacağı temlik alana devri mümkündür.Mülga olan 1447 sayılı Ticari İşletme Rehni Kanununun 2/1 maddesi "Ticari işletme rehni sözleşmesi, tüzel kişiliği haiz ve sermaye şirketi olarak kurulmuş kredi müesseseleri, kredili satış yapan gerçek ve tüzel kişiliği haiz müesseseler ve kooperatifler ile ticari işletmenin maliki bulunan gerçek ve tüzel kişiler arasında yapılır." hükmü, rehnin kuruluş aşamasına ilişkin bir sınırlama olup, rehin hakkının tesisinden sonra rehnin alacaklı tarafında gerçekleşecek değişiklik halinde uygulanacak bir düzenleme değildir.

(Bu yönde Yargıtay 11.HDnin 2014/6489 -2014/ 16049 Esas ve Karar sayılı kararı) 01.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu’nda ise rehin hakkının devri halinde devralana yönelik sınırlayıcı bir düzenleme bulunmamaktadır. Dava dışı ... Anonim Şirketi, ...Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketi ile dava dışı ... arasında kurulan ticari işletme rehinlerine ilişkin noter evrakları dosya içerisinde bulunmamaktadır.

Mahkemece öncelikle ticari işletme rehinlerine ilişkin belgeler dosyaya kazandırılarak, rehin hakkının devredildiği tarih itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerekir. Diğer yandan davacı vekili 27.09.2023-03.10.2023-04.10.2023 tarihli dilekçelerinde ... Tic. A.Ş ...Tic. A.Ş. ve ... Tic.

A.Ş. merkezlerinin Bilecik iline nakledildiğini, şirket merkez değişikliğine ilişkin ilanların bulunduğu ticaret sicil gazetesi çıktılarını dosyaya sunduklarını, davalı Kurumun taraf sıfatı ve işlem yapma yetkisinin kalmadığını, İstanbul Ticaret Odasının dosyadan silinerek dosyaya Bilecik Ticaret ve Sanayi Odası ile devam edilmesini talep etmiş, 20.10.2023 tarihli beyan dilekçesinde ise Bilecik Ticaret Sicil Müdürlüğünce 16, 17 ve 18 rehin kayıtları ile davada talep edilen işlem aynen yerine getirilerek rehin alacaklısı olarak ...

A.Ş. tescil edildiğini beyanla davalı tarafça yapılan istinaf başvurusunun davanın konusuz kalması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstinaf aşamasında davacı tarafça dosya kapsamına sunulan ticaret sicil gazetesi sayfalarından ... Tic. A.Ş ... Tic. A.Ş. ve ... Tic. A.Ş. merkezlerinin Bilecik iline nakledildiği anlaşılmaktadır.

Ancak Bilecik Ticaret Sicil Müdürlüğünce 16, 17 ve 18 rehin kayıtları ile davada talep edilen işlemlerin yerine getirilerek ... A.Ş. nin rehin alacaklısı olarak tescil edildiğine ilişkin dosya kapsamında bir belge bulunmamaktadır. Bu nedenle Mahkemece Bilecik Ticaret Sicil Müdürlüğünün ilgili rehin kayıtları dosyaya kazandırılarak davaya etkisinin de değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak işaret edilen hususlarda yeniden yargılama yapılması için dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 13/02/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2023/1244, K. 2024/184, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1244
Karar No
2024/184
Tarih
13 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1244 K.2024/149
  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1247 K.2024/110
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1247 K.2024/245
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2023/1248 K.2024/105
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1249 K.2024/142
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1250 K.2024/138

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.