KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Dosya no
- 2023/1648
- Karar no
- 2024/1617
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/09/2023
- Numarası
- 2023/31 Esas - 2023/672 Karar
- Dava
- Şirketin İhyası
- İstinaf karar tarihi
- 07/11/2024
Karar Metni
1.447 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün asıl ve birleşen dava davacısı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
ASIL DAVADA:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili kurum İzmir İl Müdürlüğünün ... sicil sayılı dosyasında işlem gören ...'ye ait işleri sigortalılarından ... nolu sigortalısı ...
27/09/2007 günü meydana gelen iş kazası sonucu vefat ettiğini, sigortanın vefatı nedeniyle müvekkili kurumca bağlanan gelir, yapılan masraf ve ödemelerden oluşan kurum zararının iş kazasının oluşumunda kusuru bulunan işveren şirketten tahsili amacıyla İzmir 12.İş Mahkemesinin 2021/321 E.sayılı dosyası ile rücuen alacak davası açıldığını, yapılan yargılama sırasında şirketin sicil kaydının dava açılış tarihinden önce terkin edildiği ve kaydının sicilden silindiğinin tespit edildiğini, İzmir 12 İş Mahkemesini 2021/321 E.sayılı dosyasında verilen ara karar uyarınca ihya davası açmak üzere kendilerine yetki ve süre verildiğini bildirerek;
...'nin ihyasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili kurumun TTK.
M.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin m.34 hükmü uyarınca işlem yaptığını, iflas eden şirketlerde, iflas açıldıktan sonra tasfiye işlemlerinin iflas idaresi tarafından yürütüldüğünü, yapılan inceleme neticesinde davalı konu şirketin iflasının İstanbul 12 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/660 E.sayılı kararı ile 29/11/2010 da açıldığı ve İstanbul 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/148 Esas, 2019/335 Karar sayılı hükmü ile 19/04/2019 da kapatıldığı,
bunun da 1 İflas Müdürlüğünün 29/4/2019 tarih ve ... iflas sayılı dosya yazısı ile müvekkili kuruma bildirildiğini, buna göre de Ticaret Sicili Yönetmeliği m.126/f.2 gereğince iflas müdürlüğünden gelen ve davaya konu şirketin iflasının kapatılmasına konu iş bu bildirimin gecikmeksizin tescil edildiğini, iflasa ilişkin işlemlerin yürütülmesinden ve iflasın sonuçlandırılmasından flas masasının yetkili ve sorumlu olduğunu, müvekkili kurumun iflasa ilişkin tasfiye ile ilgili olarak hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, huzurdaki davadaki husumetin iflas idaresine yöneltilmesi gerektiğini,
müvekkili kurumun dava açılmasına sebep olmadığını bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını bildirerek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili kurumun İzmir İl Müdürlüğünün ...sicil sayılı dosyasında işlem gören ...
A.Ş.'ye ait işyeri sigortalılarından ... ss nolu sigortalısı ...'in 27/9/2007 günü meydana gelen iş kazası sonucu vefat ettiğini, sigortalının vefatı nedeniyle mülga 506 sayılı yasanın 26. Maddesi kapsamında kurumca bağlanan gelir, yapılan masraf ve ödemelerden oluşan kurum zararının iş kazasının oluşumunda kusuru bulunan işveren şirketten tahsili amacıyla İzmir 12. İş Mahkemesinin 2021/321 E. sayılı dosyasında rücuen alacak davası açıldığını, İzmir 12. İş Mahkemesinin 2021/321 E. sayılı dosyasında açılan davada;
yargılama sırasında şirketin sicil kaydının (Ticaret Sicil no 125184-0) dava açılış tarihinden önce terkin edildiği ve kaydının sicilden silindiğinin Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarından tespit edildiğini İzmir 12. İş Mahkemesinin 2021/321 E. sayılı derdest dosyasının 6/12/2022 tarihli celsesinde verilen 1 no.lu ara karar uyarınca ihya davası açmak üzere kendilerine yetki ve süre verildiğini,
bahse konu şirketin tasfiye sonucu terkin işlemleri yapılmışsa da ihyası talep edilen şirket hakkında sigortalı ...'in iş kazası sonucu vefatı nedeniyle müvekkili kuruma olan borcu gözetilmeden terkin yapıldığı için rücuen alacak davası sebebiyle şirketin ihyasının temini için işbu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu,
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/31 esas sayılı dosyasına ikame edilen dava sonrasında mahkemenin 12/01/2023 tarihli tensibin 9. ara kararı gereği iflas idaresine karşı dava açılıp birleştirilmesi için müvekkiline kesin süre verildiğini belirterek iş bu davanın İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/31 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, ....'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece.
"Somut olayda, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce gönderilen belgelerden ihyası istenen iflas nedeniyle tasfiye halinde ...'nin iflasının kapanması ile resen 29/04/2019 tarihinde sicil kaydının terkin edildiği, sicil kaydının terkin edildiğinin 07/05/2019 tarihinde tescil edildiği, sicil kaydı terkin edilen şirket hakkında davacı tarafından İzmir 12.İş Mahkemesinin 2021/321 E.sayılı dosyasında rücuen alacak davası açılmış bulunduğu, davacının terkin edilen şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaati bulunduğu anlaşıldığından;
asıl ve birleşen davada davanın kısmen kabulüne, iflas nedeniyle tasfiye halinde ...'nin İzmir 12 İş Mahkemesinin 2021/321 E.sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek tasfiye işlemlerinin iflas idare memurları ..., ..., ... tarafından yerine getirilmesine, Kararın ticaret sicil memurluğunda tescil ve ilanına," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl ve birleşen dava davacısı istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verilmesini, tarafına vekalet ücreti takdir edilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, iflasın kapatılması nedeniyle sicilden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.TTK'nın 547. maddesi gereğince " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir".
Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde" şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.
Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp,tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.İhyası talep edilen ... 'nin İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/148 - 2029/335 K sayılı kararı ile
iflasın kapatıldığının iflas müdürlüğü tarafından bildirilmesi üzerine Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 126/2 (Tüzüğü'nün 51.) maddesi uyarınca terkin edildiği anlaşılmıştır.İİK 254 maddesinde mahkemenin ,tasfiyenin bittiğini anladıktan sonra kapanma kararı vereceğini düzenlemiştir.
Yasal düzenlemelere göre iflasın kapatılmasına karar verecek mercii iflasa karar veren mahkemedir.Somut olayda ihyası talep edilen ... 'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı iken Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün iflasın kapatıldığının iflas müdürlüğü tarafından bildirilmesi üzerine sicilden terkin edildiği,
davacı SGK tarafından ihyası istenen şirket hakkında iş kazası nedeniyle yapılan ödemenin rücusu istemiyle açılan İzmir 12. İş Mahkemesi'nin 2021/231 E. Esas sayısı ile dosyanın derdest olduğu görülmüştür.Buna göre davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğu ve terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır.Davalı ...
Sicil Müdürlüğü'nün iflasın kapatıldığının iflas müdürlüğü tarafından bildirilmesi üzerine sicilden terkin etmesi nedeniyle yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığı gibi İflas tasfiyesinin mahkeme kararı ile kapatıldığı iflas idaresinin sadece bu kapatma kararını bildirdiği hususu nazara alındığında iflas dairesinin ,ticaret sicil memurluğu ile birlikte yasal hasım konumunda bulunduğu aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilemeyeceğini kabulü gerekmiştir.
Bu durumda mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve yasal hasım konumunda olan davalıların yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik bulunmamıştır.Ancak asıl davada davalı olarak gösterilen terkin edilen şirket Ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış olup, davalı şirketin açılan bu davada taraf ehliyeti bulunmamaktadır.Buna göre mahkemece davalı şirket yönünden davanın taraf ehliyeti dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine (Y.11.
H.D'nin 04/04/2019 tarih E : 2019/1272 -K:2019/2661) karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir karar verilmemesi isabetli görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından, kararın kaldırılmasına ve asıl davada davalı şirket yönünden davalının taraf ehliyet yokluğu nedeniyle usulden reddine, asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücretinin takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
07/11/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2023/1648, K. 2024/1617, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama