KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Dosya no
- 2023/939
- Karar no
- 2024/1444
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/05/2023
- Numarası
- 2022/956 Esas - 2023/435 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- İstinaf karar tarihi
- 10/10/2024
Karar Metni
2.238 kelime·11 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı taşıyıcı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine itiraz edildiğini, işbu dava ikame edilmeden önce taraflarınca 04/11/2020 tarihinde zorunlu arabuculuk başvurusu yapıldığını, ancak taraflarca uyuşmazlık konusunda anlaşma sağlanamadığını, dava dışı ...
A.Ş.'nin, müvekkili nezdinde Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Türkiye'den Portekiz'e gönderilmek üzere yüklemesi yapılan 9 kap reklam malzemesi emtiasının, ... plakalı araç ile davalı taşıyıcının sorumluluğu altında parsiyel taşıma şeklinde taşınmış olduğunu, taşıma esnasında nakliye aracında meydana gelen yangın hadisesi nedeniyle tamamının zayi olduğunun tespit edildiğini, emtialarda meydana gelen hasara ilişkin ekspertiz raporu tanzim edildiğini, tamamı zayi olan emtialarda 10.475.00 Euro'luk zarar meydana geldiğini,
müvekkili şirket tarafından teminat kapsamında bulunan hasar bedeli olarak dava dışı sigortalı firmaya 10.475,00 Euro hasar tazminatı ödemesi yapıldığını ve bu ödeme karşılığı dava dışı sigortalı firmadan temlikname alındığını, sigorta poliçesinin geçerli olduğu bir dönemde meydana gelen hasar ile ilgili poliçe kapsamında hasar ödemesi yapıldığından ödeme dekontu ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereği halefiyet şartları, ibraname ile de Borçlar Kanunu hükümleri gereği alacağın temliki şartlarının oluştuğunu,
hem halefiyet kapsamında hem de alacağın temliki kapsamında işbu davada dava dışı sigortalının tüm talep haklarına halef olduğunun ispat edildiğini beyanla davalı-borçlunun Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin icra takibindeki takip talebinde belirtilen şartlarda devamını, davalı- borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
CMR Konvansiyonunun uygulanması gerektiğini, CMR Konvansiyonuna giren taşıma faaliyetlerinden doğan uyuşmazlıklar için zamanaşımı süresinin 1 yıl olduğunu, dava konusu olayın 27/10/2018 tarihinde gerçekleştiğini, davacının, davasını süresinde ikame etmediğini yasal düzenlemelere aykırı davanın usulden reddini talep ettiklerini, iddia edilen hasara ilişkin müvekkili şirkete ihbar yapılmadığını, müvekkili şirketin dava konusu taşıma işinde fiili taşıyıcı sıfatına haiz olmadığını, yalnızca forwarder konumunda olduğunu, asıl fiili taşıyıcının ...
Ltd.
Firması olduğunu, dava konusu zararın, sigorta teminatı kapsamında olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, zarar iddiasının ve miktarının davacı tarafça ispat edilemediğini, davacının, zarar bedeli olarak tazmini talep edilen tutarın haklılığını, gerçek zararını somut delillerle ispat etmesi gerektiğini, iddia edilen hasar sebebiyle müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ortaya çıkan yangının mücbir sebep niteliğinde olduğunu ,davacının ileri sürdüğü zarardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, zira,
taşıyıcının mücbir sebep niteliğindeki yangından sorumlu tutulabilmesi için araçtaki yangına başlangıçtaki elverişsizliğin neden olduğunun, başlangıçtaki elverişsizlik ile zarar arasında illiyet bağının olduğunun ispat edilmesi gerektiğini, aksi kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin sorumlu olacağı düşünülse dahi talep edilen tazminat miktarının CMR Konvansiyonu Sınırlı Sorumluluk hükümleri kapsamında bilirkişi aracılığı ile tespitinin gerektiğini, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini beyanla itirazlarının kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dosyada mevcut poliçe evrakları, hasar dosyası, yasal mevzuat ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı ...
A.Ş. tarafından Portekiz'de yerleşik dışı ... firmasına ihraç edilmek üzere ... plaka sayılı dorse türündeki araca parsiyel olarak yüklenen mobilya türündeki emtianın 27.10.2018 tarihinde taşımada kullanılan araç seyri halindeyken yangın çıktığı, çıkan bu yangında araçta taşınmakta olan dava dışı ... A.Ş.'ne ait mobilya türündeki emtianın kısmen yandığı ve yüksek ısı nedeniyle maddi hasarın meydana geldiği görülmektedir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgeler nazara alındığında dava dışı ... Ltd. Şti'nin fiili taşıyıcı sıfatına sahip olduğu, davalının ise taşıma sözleşmesi kapsamında akdi taşıyıcı sıfatına sahip olduğu, dava konusu hasarın davalının taşıyıcı sıfatına sahip olduğu taşıma sırasında meydana geldiği, söz konusu emtianın davalı yana hasarsız bir şekilde teslim edildiği kuşkusuzdur.
Yine dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile alınan bilirkişi raporundaki tespitler ışığında hasara konu emtianın satıcı dava dışı ... A.Ş. tarafından alıcı firmaya düzenlenen, dosya münderecatında bulunan 25.10.2018 tarih ve ... sayılı faturaya göre 12.500,00-EUR olduğu, zarar tutarının ise 10.475,00-EUR olduğu, 26.10.2018 tarihinde düzenlenen Uluslararası Hamule Senedinin (CMR) ışığında brüt ağırlığının 1.221,00-kg olduğu görülmektedir.
Bu doğrultuda davacı ile dava dışı sigortalı arasında Nakliyat Emtia Blok Abonman Sigorta Sözleşmesi ile geçerli bir sigorta sözleşmesinin bulunduğu, sigorta kapsamında davalının akdi taşıyıcı sıfatıyla taşıma sorumluluğunun üstlendiği emtianın taşıma sırasında hasar gördüğü, bu hasar kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından 10.475,00 Euro ödeme yapıldığı, davacı sigortacının bu ödeme kapsamında sigortalının haklarına halef olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen bedelin mevcut poliçeye, olayın oluş şekline ve meydana gelen hasara uygun olduğu sabittir.
Ayrıca gerçekleşen zararda davalı taşıyıcının zarara kasten veya pervasızca bir davranışla veya ihmali ile sebebiyet verdiğine ilişkin bir bilgi ya da belge ibraz edilmediğinden taşıyıcının sorumluluğunun CMR Md.23/3 uyarınca hesaplanması gerekmektedir. Talep edilen zararın bilirkişi raporuyla tespit edilen 12.384,04 Euro SDR sınırı altında kaldığı görülmektedir.
Her ne kadar davalı tarafın hasarın meydana gelmesine sebep olan yangın olayının mücbir sebep olarak değerlendirilmesi yönünde talepte bulunulmuş ise de alınan bilirkişi raporunda yer verilen teknik incelemelere göre yangın çıkış sebebinin "dorseyi taşıyan dingil üzerindeki dönen tekerleğin fren disk / kampanası ile veya mil yatağında sıkışması veya teması olabileceği, böylece mekanik sürtünmenin oluşturduğu kıvılcım ve ısı nedeniyle tekerliğin ısınarak lastik ve diğer yanabilir malzemeleri tutuşturmasının muhtemel olduğu" yönünde görüş bildirilmiş,
bu tip arızaların " bakım eksikliği ve veya kullanım kaynaklı olabileceği gibi hem de zaman içerinde tamamen parça yorulması ve parça eskimesinden de kaynaklı" olabileceği tespit edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından belirlenen bu sebep hayatın olağan akışına uygun bulunmuştur.
Zira davalı taşıyıcı tarafından yangının çıkış sebebi yönünden aksi bir sebep ortaya konmadığı gibi, taşımacı tarafından önlenmesine olanak bulunmayan bir sebep bulunduğu ortaya konulmamış, bu yönde herhangi bir bilgi ya da belge ibraz edilmemiştir. Mevcut bilgi ve belgelere göre meydana gelen yangına bir dış etkenin sebep olduğuna ilişkin bir tespit yapılması da mümkün değildir. Bu nedenle davalı tarafın mücbir sebep iddialarına Mahkememizce itibar edilmemiştir.
Buna göre davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya yapılan ödeme nedeniyle rücuen tazmin hakkına sahip olduğu, davalı şirketin taşıma sırasında meydana geldiği sabit olan hasar nedeniyle hasardan dava dışı fiili taşıyıcı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davalı taşıyıcının sorumluluğunu ortadan kaldıracak nitelikte bir delilin dosyaya sunulmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir.
Bu doğrultuda itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerekmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir.
Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Buna göre davalı borçlu tarafından hasar dosyası, dava dışı sigortalıya ödenen bedel ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iddia edilen hasar sebebiyle davalı şirkete husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki ortaya çıkan yangın "mücbir sebep" niteliğinde olduğundan davacının ileri sürdüğü zarardan davalı şirketin sorumlu tutulmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davaya konu hasarın nasıl meydana geldiği belirlenemediğini, bu kapsamda dava konusu olayda taşıyıcıların sorumluluğuna gidilebilmesi için, zararın taşıyıcının öngöremediği bir sebepten değil taşıyıcıların kusuru nedeniyle meydana geldiğinin ispatlanması gerektiğini,
mahkeme kararında ise bilirkişi raporunda hasarın nasıl meydana geldiğinin belirlenemediği belirtilmesine rağmen soyut bir gerekçe göstermeksizin ihtimale dayalı olarak yangının çıkış sebebinden taşıyıcıların sorumlu olduğu yönünde kanaate varılması açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki bilirkişi raporunda yangının meydana gelmesinde davalı şirketin ne kadar kusurlu olduğu/olabileceği yönünde hiçbir değerlendirme yapılmadığını, salt yangının taşıma sırasında meydana gelmiş olması nedeniyle davalı şirketin zarardan sorumlu kabul edilmiş olup, işbu tespitlerin bu haliyle kabul edilmesinin mümkün olmadığını,
mahkemece mücbir sebep itirazının hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, mücbir sebep sorumlu kişinin kusurunu ortadan kaldırır, zira kusur kavramı ile mücbir sebebin üç unsuru; haricilik, öngörülmezlik ve kaçınılmazlıkla bağdaşmayacağını, dolayısıyla kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere davalı şirketin hasara ilişkin kusurunun olduğu düşünülse dahi mücbir sebep nedeniyle kusur ortadan kalkacağını ve illiyet bağının kesileceğini, CMR Konvansiyonu madde 17/2 "Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değilde,
istek sahibinin verdiği talimattan yüke has bir kusurdan yahutta taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri geliyorsa, taşımacı sorumlu tutulamaz. " hükmünü havi olup dava konusu taşıma sırasında meydana gelen yangının da mücbir sebep hali teşkil etmesi ve davalı şirketin basiretli bir tacir olarak göstermesi gereken özenle söz konusu olayın önlenebilmesi mümkün olmadığından davalı şirkete kusur atfedilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, zira davalı şirket dava konusu olayda fiili taşıyan olmayıp taşıma konusu emtiaların kendi hakimiyetine geçtiği bir an olmadığını,
dolayısıyla bu olayı önleyebilmesinin mümkün olmadığını, yangının; özen yükümlülüğü ile dahi önlenemeyeceğinden taşıyıcının sorumluluğunu ortadan kaldırılan bir hal olarak değerlendirildiğini, taşıyıcının mücbir sebep niteliğindeki yangından sorumlu tutulabilmesi için yangının taşıyıcıya ait araçta çıktığının, araçtaki yangına başlangıçtaki bir elverişsizliğin neden olduğunu, başlangıçtaki elverişsizlik ile zarar arasında illiyet bağı olduğunun ispat edilmesi gerektiğini, zarar iddiası ve miktarının davacı tarafça ispat edilemediğini beyanla,
ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, uluslararası karayolu taşımasına konu yükün taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalısının uğradığı zararı tazmin eden sigorta şirketinin, ödediği zarar tutarını taşıyıcıdan rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, mücbir sebep bulunup bulunmadığı ve zararın miktarı noktasındadır. Dava dışı ...
A.Ş.'nin Portekiz'e ihraç ettiği 9 kap mobilya (reklam malzemesi) emtiasının 26/10/2018 tarih ve 18/10/105/... nolu CMR senedi kapsamında davalı tarafça taşınması sırasında, nakliye aracında meydana gelen yangın nedeniyle zayi olmuş olup, taşımaya konu emtianın hasarlanmasına ilişkin İBB İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından yangın tutanağı düzenlenmiştir.Davaya konu taşımalar davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olup, hasar ihbarında bulunulması üzerine, ekspertiz raporu alınmıştır.
Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, 10.475,00 Euro asıl alacağın tahsili istemiyle 03/10/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.
Davacı taraf, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.CMR(Konvansiyon)'nin 1. Maddesinde, sözleşmenin, sözleşmede belirtildiği gibi yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacağı düzenlenmiştir.
Bu kapsamda davaya konu taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.CMR'nin 17/1,2,3 maddesi. "Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur.
2. Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz. 3. Taşımacı taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata ve veya ihmallerinden dolayı sorumludur." şeklindedir.
İlliyet bağını kesen nedenler arasında gösterilen mücbir sebep sorumlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, borcun ihlâline mutlak olarak kaçınılmaz bir şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olaydır.
Mücbir sebep çoğunlukla yıldırım düşmesi, kasırga, deprem, gibi bir doğa olayı olabileceği gibi bazen savaş, ihtilal, isyan gibi beşeri ya da sosyal bir olay, hatta ithal yasağı, kamulaştırma gibi hukuki bir olay da olabilir (Eren, F.. Sorumluluk Hukuku Açısından Uygun İlliyet Bağı Teorisi, Ankara 1975, s. 177. Tandoğan, s. 464. Kurt, L. M.. Borçlunun Sorumlu Olmadığı Sonraki İmkansızlık, Ankara 2016, s. 195).
Beklenmeyen hâl ise sorumlu şahsın irade veya davranışından bağımsız olarak, herkese ödev yükleyen genel bir davranış kuralının veya sözleşmeden doğan bir borcun kusurundan kaynaklanmayan bir nedenle kaçınılmaz surette ihlal edilmesine neden olan olaylardır (Eren, s. 139. Tandoğan, s. 461. Kurt, s. 191). Öğretide beklenmeyen hâl kavramı tesadüfe bağlı hâl, umulmayan hâl, kaza, kazara, fevkalade hâl olarak da adlandırılmaktadır (Gözübüyük, A. P..
Mücbir Sebepler ve Beklenmeyen Hâller, Ankara 1957, s. 13). Fırtına, kar, dolu, genel grev, makinedeki teknik arızalar vb. nedenlerle borcun yerine getirilememesi hâlinde beklenmeyen hâlin varlığı ortaya çıkabilecektir." Ancak somut olayda, zarar araç seyir halinde iken çıkan ve sebebi belli olmayan bir yangın neticesinde meydana gelmiştir.
Davalı tarafça olayda mücbir sebep bulunduğu iddia edilmiş ve illiyet bağının kesildiği beyan edilmiş ise de, yangına neden olan olay hakkında somut bir açıklamada bulunulmamış, yangına neden olan bir mücbir sebep iddiasında bulunulmamıştır. Bu halde salt araçta seyir halinde iken yangın çıkmasının mücbir sebep olarak kabulü mümkün değildir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda ise eksper raporunda hesaplanan zararın kadri maruf ve sorumluluk sınırının altında bulunduğu belirlenmiş olup, ilk derece mahkemesince buna göre davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2023/939, K. 2024/1444, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama