KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1653
- Karar no
- 2024/1992
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/10/2023
- Numarası
- 2023/492 Esas - 2023/695 Karar
- Dava
- Tanıma Ve Tenfiz
- İstinaf karar tarihi
- 31/12/2024
Karar Metni
1.283 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekili ile davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle.
Dubai Ticaret Mahkemesinin ... sayılı, 26/12/2022 tarihli, ... düzenleme numaralı kararında, Davalılar ... ve ...'nın davacıya, çeklerin değeri olan 2.131.354,00 dirhem (iki milyon yüz otuz bir bin üç yüz elli dört), (işbu dava tarihi itibari ile merkez bankası kur karşılığı 15.787.152,1 TL) ve davanın açıldığı 23.06.2020 tarihinden itibaren harç ve masrafların tamamı ödenene kadar işleyecek %9 oranında kanuni faiz ve bin dirhem avukatlık ücreti ödenmesine ve kararın kefalet olmaksızın derhal kendiliğinden yürürlüğe girmesine hükmedildiğini, Dubai Mahkeme kararında kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiği bilgisinin mevcut olduğunu,
bu mahkeme kararı ile Birleşik Arap Emirlerindeki tüm yetkili kurum ve kuruluşlarca uygulanır hale geldiğini, diğer ülkelerden ve ülkemizden verilen kararlar gibi kakakrın kesinleştiğine ilişkin ayrıca bir belge verilmediğini, bu sebeple kesinleşme şerhi alınmasının mümkün olmadığını, kararın kesinlik taşıdığı mahkeme kararından anlaşıldığını, müvekkili şirketin davalılar tarafından ödenmesine hükmedilen alacağına ilişkin birleşik arap emirliklerinde icra yoluna başvurumuş ised de davalıların türk vatandaşı olması,
Türkiyede ikamet ediyor olması nedeni ile Birleşik Arap Emirliklerinde mal varlığı bulunmaması sebebiyle tahsilat yapılamadığını, bu miktardaki alacağına kavuşamamsı nedeniyle ticari işlerinin aksadığını, müvekkili şirketin son çare olarak davalılara karşı Türkiyede icra takip işlerine girişmek istediklerini, Dubai Mahkemesince ve taraflarınca temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olan alacak kararının davalılara karşı Türkiye de icrasının mümkün olabilmesi için iş bu tanıma ve tenfiz davasını açmanın müvekkilinin hukuki yararının olduğunu, bu nedenlerle Dubai Ticaret Mahkemesinin ... sayılı, 26/12/2022 tarihli,
... düzenleme numaralı kararının Türkiye' de geçerli olabilmesi için mahkemece tanınması ve tenfizine karar verilmesini, davalılardan ...' ün belirtilen pasaport numasarınandan kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilerek davalı olarak taraf teşkil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davalı müvekilinin ikamet adresinin Kartal olduğunu, davaya bakmaya yer itibariyle ve görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemelirinin olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında herhangi bir hukuki konularda adli yardımlaşma anlaşmasının mevcut olmadığını, davanın kabul edilmesi kanunlara göre mümkün olmadığını, bu yönden davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın Birleşik Arap Emirlikleri menşeli bir tüzel kişilik olduğunu,
açtıkları davada yabancı mahkeme kararlarınnı tananması ve tenfizi olduğundan MÖHUK 48/3 maddeye göre Türkiye Cumhuriyetinde açtığı bu davada mahkemenin takdir edeceği teminatı göstermek zorunda olduğunu, davacı tarafın açtığı bu davanın konusu Dubai Ticaret Mahkemesinin karırının bir yabancı mahkeme kaarı olmayıp sadece dava mektupları başlıklı bir karar olduğunu, bu belge ile konusu ifa ve ticari sözleşmelerin icrası hakkında görülen ... sayılı davada ifa emri olan bir dava mektubu olduğunu, bu belgelerin davalı müvekkili usulüne uygun olarak tebliğ ve davet edilmediğin,
bu mektupların mahkeme kararı olarak kabul edilse dahi yabancı mahkelerin hukuk davalarında verdikleri o devletin kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan mahkemee ilamlarının tanınması ve tenfizi hukukumuzda berlirli koşullara bağlandığını, bu koşulların 5718 sayılı Milletlerarası özel hukuk ve usul hukuku hakkında kanunun 50-59 maddelerinde düzenlendiğini, davaya konu olan dava mektupları ile herhangi bir Birleşik Arap Emirliği mahkemesinin herhangi bir kararı yargılmasa usulüne uygun olarak davalı müvekkiline bildirilmediğini, harhangi bir tebligatın söz konusu olmadığını,
davalı müvekilinin yaklaşık 15 yıldan beri Birleşik Arap Emirliklerinde bulunamdığını,, söz konusu kararın nasıl ve ne şekilde alındığı ve karara bağlandığının bir muamma olduğunu, bu nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun tanıma ve tenfiz talebinin şartları oluşmadığından davanın reddini, davalı müvekkilinin adresinin İstanbul Anadolu yakasında olduğundan davanın yetkisizlik mahkemede açıldığını ve yetkili mahkemelerin Anadolu Adliyesi Mahkemeleri olduğundan yetki yönünden reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle.
Mahkemece cevap süresinin bitiminden itibaren 2 (iki) hafta ek süre verildiğini ancak müvekkiline dava dilekçesinin hala tebliğ edilmediğini, bu nedenle usulüne göre dosyaya vekalet sunduğu 09.10.2023 tarihi itibariyle dosya içeriğine eriştiğinden bu tarihin tebellüğ tarihi sayılmasını, dolayısıyla daha önce verilen iki haftalık ek süre de dikkate alınarak 06.11.2023 tarihine kadar cevap dilekçesini sunmak için süresi bulunduğu dikkate alınarak ön inceleme duruşmasının ileri bir tarihe bırakılmasını, ek süre dolmamış olduğu için ön inceleme duruşmasının ileri bir tarihe ertelenmesi talebinde bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; "Mahkememizce 16/08/2023 tarihli tensip tutanağı ile davacı tarafa, yabancı mahkeme kararının aslını veya ilgili mahkemece onanmış örneği ile onanmış tercümesi ve kesinleşme şerhinin mahkememize sunulması için 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verilerek bu karar tebliğ edilmiş ise de, bir ilam sunulmadığı, yargılamanın sürüncemede kaldığı, bu durumda tenfizi istenen bir kararın sunulmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine ,karar tarihindi yürürlükte bulunan AAÜT her bir davalı lehine için ayrı ayrı maktu vekalet ücreti takdirine karar" verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, nispi harca tabi davada maktu harç yatırıldığını, bu nedenle harç ve vekalet ücreti yönünden kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilemesini talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili katılma yolu ile istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalılar lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince karar aslı veya onaylı örneği sunulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili nisbi vekalet ücreti verilmesi gerektiği yönünden ,davacı ise aleyhine tek maktu vekalet ücreti verilmesi gerektiği yönünden katılma yolu ile istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi davaları tespit davası mahiyetinde olup, maktu harca ve maktu vekalet ücretine tabiidir.(Y11H.D'nin olduğundan (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2022/6677 Esas ve 2023/3391 Karar sayılı kararı). Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.
Genel Hükümlerin; avukatlık ücretinin aidiyeti, sınırları ve ortak veya değişik sebeple davanın reddinde, davalıların avukatlık ücreti başlıklı 3. maddesinde; "... müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise; her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur... " hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda tespit davası niteliğinde olan yabancı mahkeme kararını tanınması ve tenfizine ilişkin davada ilk derece mahkemesince davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak davanın davalılar yönünden aynı sebeple usulden reddedilmesi nedeniyle davalılar lehine tek bir vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği düşünülmeden yanılgılı değerlendirme davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, HMK 'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı aleyhine tek maktu vekalet ücreti olarak, aleyhe kaldırma yasağı da gözetilerek ilk derece mahkemesince takdir edilen maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2024/1653, K. 2024/1992, 31 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama