KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1675
- Karar no
- 2024/1941
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/04/2024
- Numarası
- 2024/146 Esas - 2024/343 Karar
- Dava
- Şirketin İhyası
- İstinaf karar tarihi
- 27/12/2024
Karar Metni
1.278 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... numaralı dosya, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... numaralı dosya, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... numaralı dosya, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ..., İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... numaralı dosyaları müvekkili şirket ...
A.Ş. tarafından temlik alındığı, bu sayede müvekkili şirketin bu dosyaların alacaklısı olduğu, sayılan dosyaların borçlusu Tasfiye Halinde ... Şirketi ise 06.07.2023 yayın tarihli Ticaret Sicil Gazetesi kaydıyla şirketin kapanışını ilan ettiği, 23 /12/2022 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ilanında ise borçlu şirketin tasfiyeye girmesi ve tasfiye memurluğuna ...'ın getirildiği tescil edildiği, sayılı tüm icra takipleri borçlu şirketin kapanmasından önce başlatıldığı,
şirketin kapanmasından önce başlatılan icra takiplerinin tahsil ile sonuçlanması için hacizli malların satışı için gerekli tebligatlar borçlu terkin edilmiş şirkete tebliğ edilmesi gerektiği, bu durum ise borçlu terkin edilmiş şirketin ihya edilerek şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için tasfiye memuru atanmasını ve bu kişinin tescil ile ilan edilmesini gerektirdiği, işbu nedenle Tasfiye Halinde ...
Şirketine tasfiye memuru atanmasını ve atanan tasfiye memurunun tescil ile ilan edilmesini, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün sicilinde kayıtlı Tasfiye Halinde ... Şirketinin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, Ticaret Sicili Müdürlüğünün, TTK m. 32 ve ticaret sicili yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince davanın KABULÜ ile, ...nün ...-... sicil numaralı dosyasında kayıtlıyken resen terkin edilen Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ..., İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ..., İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ..., İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin... sayılı dosyaları ile sınırlı olmak üzere İHYASINA, Şirketin sicil kaydı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca terkin edilmiş olduğundan, tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, Karar kesinleştiğinde Ticaret Sicilinde TESCİL VE İLANINA," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Sicili Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince, dava konusu ...-... ticaret sicil numaralı Tasfiye Halinde ...
Şirketi bakımından verilen kararın maddi gerçeğe aykırı ve hatalı olduğu gibi hukuka ve mevzuata da aykırı olduğunu, davalı ...'nün olağan tasfiye sonucu terkinin gerçekleştiği hallerde tasfiyenin tam olarak yapıldığını denetleme imkanı ve tasfiye sürecine dahil olması mümkün olmadığından yasal hasım olduğunun kabulünün yerleşik yargı uygulaması olduğunu, davacı vekili tarafından sunulan emsal kararların ise, olağan tasfiye süreci söz konusu olmadığından eldeki davada emsal nitelikte olmadığını, dava konusu şirketin TTK m. 547 uyarınca ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerektiğini,
dava konusu şirketin TTK geçici 7. madde kapsamında değil, TTK M. 545/1 gereğince ticaret sicilinden terkin edildiğinden geçici 7. madde kapsamında ihyasına karar verilemeyeceğini, mahkemece, dava konusu şirketin TTK M.
547 gereğince ek tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye memuru atanması gerekir iken eksik inceleme ve yanlış değerlendirmelerde verilen kararın hukuka, mevzuata ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, dava konusu şirketin ancak TTK m. 547 kapsamında ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına karar verilebileceğini, aksi hâlde davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, TTK'nın 547.
Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı ..., istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.TTK'nın 547. maddesi gereğince " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde "şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.
Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.
Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.TTK 547.
Maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir.TTK 547 maddesi uyarınca açılan ihya (ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı ve hak düşürücü süre düzenlenmemiştir.
(Yargıtay 11. H.D'nin 28/04/2022 tarih ve E: 2022/2520 -K: 2022/3557) Somut olayda ihyası talep edilen ...'nde kayıtlı ...
Şti 'nin davalı tasfiye memuru tarafından şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının 06/07/2023 tarihinde terkin edildiği ihyası talep edilen şirket aleyhine başlatılan icra dosyalarının derdest olduğu anlaşılmıştır.Davacının derdest dosyalar nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı mevcut bulunduğu ve terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır.
Buna göre talebe konu şirket TTK geçici 7. Maddesi kapsamında re'sen terkin edilmemiş olup mahkemenin buna yönelik gerekçesi yerinde değil ise de, tasfiye sonucu sicilden terkin edilen şirketin mahkemece derdest dosyaya hasren ek tasfiye işlemleri yapılmak üzere ihyasına karar verilmesi sonucu itibarı ile doğrudur.
Ancak tasfiye soncu sicilden terkin edilen şirketin ek tasfiye işlemleri yapmak üzere öncelikle TTK 547/2 maddesi uyarınca davada taraf olan son tasfiye memurunun tasfiye memuru olarak atanması gerektiği gözetilmeden hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından, kararın kaldırılmasına; son tasfiye memurunun tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye ücreti takdirine yer olmadığına, karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2024/1675, K. 2024/1941, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama