KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Dosya no
- 2024/219
- Karar no
- 2024/1265
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/09/2023
- Numarası
- 2022/530 Esas - 2023/838 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 19/09/2024
Karar Metni
863 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ..., inşaat alanında faaliyet göstermekte olan ve saygın projelerin üreticisi olan ...
Maddeleri Ticaret Anonim Şirketi’nin hisselerinin çoğuna sahip ortağı ve yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalı ... (...) ise aynı şirkette hisse sahibi/ortak ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, ... ile birlikte davalı ... (...) ve diğer 2 şirket ortağı da dahil, toplam 4 ortak şirketin kullandığı banka kredilerine birlikte kefil olduklarını,yönetim sorunları nedeniyle şirketin dar boğaza girdiğini ve banka kredilerini ödeyemez hale geldiğini, bunun sonucunda ... şirketi tarafından kullanılan kredilerin zaman içinde muaccel hale geldiğini,
kredilere şahsi kefil olan davalı şirketteki yönetim kurulu üyesi görevi gereğince davacı ile bir araya gelerek kredilerin ödenmesi konusunda hiçbir girişimde bulunmadığını ve davacının bütün çağrılarını ve girişimlerini de yanıtsız bıraktığını, kredilerin şirket tarafından ödenemeyen kısımlarının bir kısmı şahsi kefil olan davacı ... tarafından Arke şirketinin hesabına ödendiğini, davalının kefil olarak kendi sorumluluklarında olan ve fakat davacı tarafından ödenen tutarları, taleplerine rağmen ödemediğini, davacının, davalı nezdinde TBK 587 maddesi ve diğer ilgili mevzuat hükümleri gereğince doğmuş alacağının tahsilini teminen,
davalı tarafından haksız mesnetsiz ve kötü niyetli olarak icra takibine yapılan itirazi iptali ve takibin devamını sağlamak için; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla, davacı tarafından yapılan ödemelerden, yasal düzenleme gereğince davalı payına düşen kısım ile ilgili olarak işbu davanın ikamesi ve itirazın iptalini talep etmek gerektiğini, davalının her türlü maddi ve hukuki sebepten yoksun olarak ve hiçbir gerekçe göstermeksizin alacak takibine itiraz ettiğini, bununla birlikte alacak tutarının belli, likit ve hesaplanabilir olduğu halde, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ederek,
alacağın tahsilini engellediğini, bu nedenle, %20’den aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " Tarafların davayı takip etmemeleri nedeni ile mahkememizce 29/05/2023 tarihinde iş bu dava dosyasının yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve bu tarihten itibaren 3 aylık yasal süresi içinde davanın yenilenmediği anlaşılmakla, davanın açılmamış sayılmasına, esas kaydının bu nedenle kapatılmasına, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece sehven, maddi hata ile sadece 1 TL vekalet ücretinin taraflarına ödenmesine karar verilmiş olması ile maddi hata yapıldığını, sadece bir Türk Lirası vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı ...'in Yerel Mahkeme tarafından, vekalet ücretine dahi mahkum edilmemesinin kabul edilebilir olmadığını, yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince, söz konusu yerel mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince HMK 150/5 maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve davalı lehine 1 TL vekalet ücreti takdir edilmiştir. Karara karşı davalı vekilince vekalet ücretine yönelik istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
AAÜT'nin Genel Hükümlerinin 7.maddesinde "Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret başlığı altında 1.fıkrasında "(1) Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar davanın nakli, davanın açılmamış sayılması, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur.
Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez." 13. Maddesi ise " Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret MADDE 13- (1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası,
16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." düzenlemesini içermektedir. Somut olayda dava dilekçesi ile 60.132.381,23 TL takip değeri olan Bakırköy ... İcra müdürlüğünün ... Esas dosyasına vaki itirazın iptali istenilmiş, ancak dava açılırken herhangi bir değer bildirilmemiş, 1 TL üzerinden harç yatırılmıştır.
Mahkemece davacıya harç değerini bildirip ikmal etmesi için kesin süre verilmiş ancak davacı tarafça harç ikmal edilmemiştir. Bu durumda mahkemece AAÜT 13/2 maddesi gözetilerek harçlandırılan dava değeri dikkate alınarak 1 TL vekalet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2024/219, K. 2024/1265, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama