KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi Birleştirilen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/52 Esas Sayılı Dosyası
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/413
- Karar no
- 2024/1908
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/12/2023
- Numarası
- 2022/403 Esas - 2023/761 Karar
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 20/05/2022
- Dava tarihi
- 20/01/2023
- Dava
- Şirketin İhyası
- İstinaf karar tarihi
- 27/12/2024
Karar Metni
1.735 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki Şirketin İhyası davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Asıl dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilli ...'ı vekâleten eski işvereni olan ... Mamulleri Limited Şirketi’ne karşı İstanbul 28. İş Mahkemesi'nin 2020/231E Sayılı dosyası ile işçilik alacakları talepli bir dava açtığını, davanın halen derdest olduğunu, yargılama esnasında İstanbul 28. İş Mahkemesi 2020/231E. Sayılı dosyanın 08.01.2021 tarihli celsede davalı şirket olan ...
Mamulleri Limited Şirketi’nin sicil kaydının kapalı olduğunun anlaşıldığından bahisle şirketin ihyası ve tasfiye memuru atanması hususunda dava açmak üzere süre verildiğini, ihyası istenilen ... Mamulleri Limited Şirketi’nin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki adresi ... Caddesi No:...
Şişli/İstanbul olduğunu, davalı şirket terkin suretiyle tüzel kişiliğini kaybederek ticaret sicilinden 25.01.2021 tarihinde re’sen silindiğini, Ticaret Sicil Gazetesinin 25.01.2021 tarihli ve ... sayılı nüshasında ilan edildiğini, bu nedenlerle ... Mamulleri Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini ve tasfiye memuru atanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Asıl dosyada davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle, huzurdaki davanın olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde ...
Mamulleri Limited Şirketi'nin ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, davacı, husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkili Müdürlüğe yönelttiğini, oysa usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memurları ...'a da yöneltilmesi gerektiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün TTK.m.
32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurları alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandıran tasfiye memurunun kusurundan dolayı ticaret sicili müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını,
müvekkili davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle müvekkili yönünden açılan davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının eski işvereni olan ...
Mamulleri Ltd.Şti.'ne karşı İstanbul 28. İş Mahkemesinin 2020/231 esas sayılı dosyası ile işçilik alacakları talepli dava açtıklarını, yargılama esnasında 08/01/2021 tarihli celsede davalı şirket olan ...
Tük.Mam.Ltd.Şti.'nin ticaret sicil kaydının kapalı olduğu anlaşıldığından şirketin ihyası ve tasfiye memuru atanması hususunda taraflarına dava açmak üzere süre verildiğini, dolayısıyla, terkin işleminin yapıldığı 25.01.2021 tarihinde dava konusu şirketin taraf olarak yer aldığı ve ilgili tarihlerde kesinleşmeyen dava dosyaları mevcut olduğundan Türk Ticaret Kanunu uyarınca ...
Mamulleri Limited Şirketi’nin ihyasına karar verilmesi gerektiğini, işbu doğrultuda İstanbul 1.ATM 2022/403 esas sayılı dosyası ile şirketin ihyası davası açıldığını, yargılama kapsamında görülen davanın 2 numaralı celsesinde İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tasfiye olmuş olan ...
Mamulleri Limited Şirketi’nin tasfiye memuru olan ...'ın husumet gösterilmek suretiyle ve İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesine 2022/403 esas dosyasına birleştirme talep edilerek şirketin ihyası talepli dava açmak için süre verildiğini, tasfiye memuru ...'ın ölmesi nedeniyle davanın açılamadığını, bunun üzerine mahkemenin şirket tasfiye kararı vermeden önce şirketin 2027 yılına kadar yetkili ve pay sahibi olan davalı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verdiğini ve bu doğrultuda ... husumet gösterilmek suretiyle İstanbul 1. ATM 2022/403 esas sayılı dosya ile birleştirme talep etmek üzere yeniden süre verildiğini,
bu nedenlerle işbu dava dosyasının İstanbul 1.ATM 2022/403 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen dosyada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, son tasfiye memuru olan ...
T.C. kimlik numaralı ...'ın tasfiyenin sona erdirilerek şirketin ticaret sicil kaydının kapatılmasında bir kusuru bulunmadığını, tasfiye işlemlerini usulüne uygun olarak yerine getirdiğini, bu nedenle tasfiye esnasında davacı tarafından açılan davadan haberdar olmayan ve davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkillerinin iş bu davada yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, İstanbul 28. İş Mahkemesi 2020/231 Esas sayılı dosyasından yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, bu hususun tebliğ mazbatalarının incelenmesi ile ortaya çıkacak nitelik olduğunu,
davadan haberdar olmayan davalı müvekkili ...'ın bu nedenle tasfiye için davanın sonucunu bekleyemediğini, şirketin borçlu ve alacaklarının ellerindeki belgelerle birlikte tasfiye memurluğuna müracaat etmelerine ilişkin ticaret sicil gazetesi ilanlarının 08/06/2020 tarihli gazetede - 16/06/2020 tarihli gazetede ve 24/06/2020 tarihli gazetede yapıldığını, ancak davacı ... ve/veya vekili tarafından tasfiye memurluğuna hiçbir başvuruda bulunulmadığını,
İstanbul 28. İş Mahkemesi 2020/231 Esas sayılı dosyasının dava açılış tarihinde şirketin tasfiye haline girdiği ilan edilmiş olmasına rağmen davacı tarafın İş Mahkemesi dava dilekçesinde dahi şirketin tasfiye halinde olduğunu belirtmediğini, ticaret sicil kayıtlarını incelemediğini ve gerekli yükümlülüğünü yerine getirmediğini, tüm bu nedenlerden dolayı; iş bu ihya davasının reddini, davalı müvekkili ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..davacı tarafından İstanbul 28. İş Mahkemesinin 2020/231 Esas sayılı dosyasında terkin edilen şirket aleyhine işçilik alacakları talepli davası ikame edilmiş olduğu, davacının İstanbul 28. İş Mahkemesi'nin 2020/231 Esas sayılı dosyası ile ilgili verilecek kararların infazı amacıyla ayrı bir ihya davası açmakta hukuki yararının bulunduğu ve davacının TTK 547.
Maddesi gereği ek tasfiye için ihya talep edebileceği anlaşılmakla ek tasfiye amacıyla şirketin ihyasına, sicile tescil ve ilanına ve yargılama neticesinde ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesini teminen tasfiye memuru atanmasına ve bu hususunda sicile tescil ve ilanına karar verilmesi gerekmiş, davalı sicilin yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması mümkün görülmemiş ve davanın kabulüne.." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin tasfiye memurluğu sırasında, usulsüz tebligat yapılması sebebiyle, davacı tarafından iş mahkemesinde açılan davadan haberi olmadığını, son tasfiye memuru olan ...
TC Kimlik Numaralı ...'ın tasfiyenin sona erdirilmesi konusunda görevini layığıyla yerine getirmiş olup, şirketin ticaret sicil kaydının kapatılmasında herhangi bir kusuru bulunmadığını, tasfiye işlemlerini usulüne uygun olarak ve zamanında yerine getirdiğini, müvekkilinin tasfiye esnasında davacı tarafından açılan davadan haberdar olmamış olup, davanın açılmasına sebebiyet verecek usulsüz ve görevine aykırı bir durumda da bulunmadığını, davacı taraf, şirketin tasfiyesi sırasında Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilanlar dahilinde alacağı için tasfiye memurluğuna başvurmadığını,
tasfiye sürecinin sonlandırılmasında müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmamakta olup, kusurlu olan davacı tarafın bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini, bu nedenle şirketin ihyası yönünde verilen kararın istinaf incelemesinden geçerek bozulması gerektiğini, ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesinden geçerek bozulmasına, İstinaf başvurularının kabulüne, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
TTK'nın 547. maddesi gereğince " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde "şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.
Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.
Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.
Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir. TTK 547.
Maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir. TTK 547 maddesi uyarınca açılan ihya (ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı ve hakdüşürücü süre düzenlenmemiştir.
(Yargıtay 11. H.D'nin 28/04/2022 tarih ve E: 2022/2520 -K: 2022/3557). Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı ... Mamülleri Ltd.Şti 'nin tasfiye memuru tarafından şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, ihyası talep edilen şirket aleyhine açılan İstanbul 28. İş Mahkemesi'nin 2020/331 Esas sayılı davanın derdest olduğu anlaşılmıştır.
Tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmediği gibi (Y11.H.D 'nin 07.12.2009 tarih ve E: 2008/7980 -K: 2009/12584), tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usülune uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir.
Bu hale göre davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır.
Davalı tasfiye memuru davacının tasfiyenin sona ermesinden sonra açılan hizmet tesipit davasında hukuki yararı olmadığını belirterek şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığını ileri sürmüş ise de ileri sürülen bu husular eldeki davada incelenmesi gereken bir konu olmayıp devam eden derdest davanın konusunu oluşturduğundan, davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulanmamaktadır. Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı tasfiye memurunun yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2024/413, K. 2024/1908, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama