KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/749
- Karar no
- 2024/1924
- İncelenen kararın mahkemesi
- TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/02/2024
- Numarası
- 2023/795 Esas - 2024/68 Karar
- Dava
- Şirketin İhyası
- İstinaf karar tarihi
- 27/12/2024
Karar Metni
1.215 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün dahili davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ... Ticaret Limited Şirketi isimli şirketin davacıya olan borcundan dolayı Çorlu İcra Müdürlüğü'nün ... İcra sayılı takip dosyası ile icra takibi yapıldığını, takip dosyasının halen derdest olduğunu, ... Ticaret Limited Şirketi'nin ticaret sicil kaydının davalı tarafından TTK' nun geçici 7. Maddesi uyarınca 29.11.2013 tarihinde resen silindiğinin tespit edildiğini, alacağın tahsili amacıyla terkin edilen şirketin ihyasında davacının menfaati bulunduğunu, bu nedenle ... Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, şirket münfesih olmalarına veya sayılmalarına rağmen Türk Ticaret Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca sicil müdürlüğü tarafından kendilerine yapılan ihtar ve 28/08/2013 tarihli ve 8393 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmadığı için 29/11/2013 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; şirket münfesih olmalarına veya sayılmalarına rağmen Türk Ticaret Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca sicil müdürlüğü tarafından kendilerine yapılan ihtar ve 28/08/2013 tarihli ve 8393 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmadığı için 29/11/2013 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince davacının davalı Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası'na karşı açmış olduğu davasının husumet yokluğu nedeni ile USULDEN REDDİNE, Davacının dahili davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne karşı açmış olduğu davasının KABULÜ ile, Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 23/12/2013 tarih ... sayılı ilanı ile terkin edilen ... Limited Şirketi'nin İHYASINA, Kararın kesinleşmesine müteakiben Çorlu Ticaret Siciline tescili için bir suretinin Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesine ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ile İLANINA, bu konuda davacıya yetki verilmesine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Dahili davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin davanın kabulüne, şirketin ihyası ile yargılama giderleri,harç ile vekalet ücretinin müvekkil sicil müdürlüğü üzerinde bırakılmasına ilişkin kararının somut olaya uygun olmadığını ,hukuka aykırı olduğunu, Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğünün TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında yapılan terkin işleminin aynı maddede düzenlenen usule uygun olmadığı tespit olunduğundan,
usulsüz işlem nedeniyle dava açılmasına sebebiyet veren davalının yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya uygun bulunması yorumuna iştirak etmelerinin ve kabul etmelerinin mümkün olmadığını, sicil müdürlüğünün kanunun yüklediği görevi yerine getirdiğini, davacının ihtarın yollanmadığı yönünde bir iddiası bulunmadığını, mahkemece bu hususta bir iddia yokken değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkil sicil müdürlüğünce ihtarların şirkete ve şirket temsilcisine yollandığını, yerel mahkeme gerekçesinin dosya kapsamına ve gerçeğe uygun olmadığını, hukuka açıkça aykırı olduğunu,
Müvekkil sicil müdürlüğünün terkin işleminde bir usulsüzlük bulunmamakla yargılama giderleri, harç, vekalet ücretinin müvekkil davalı üzerinde bırakılmasının hukuka uygun olmadığını, mahkeme kararının yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilen şirketin derdest icra dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar vermiş,t karara karşı davalı ticaret sicil müdürlüğü vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca , 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.559 sayılı KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları,TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler.
TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır.
Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. TTK'nın geçici 7/2. maddesine göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz.
TTK geçici 7/ 15. Maddesinde düzenlenen Hak düşürücü ancak yasa da düzenlenen geçerli bir terkin işlemine yönelik açılacak davalarda öngörülmüş olup somut olayda olduğu gibi geçerli bir terkin işlemi bulunmayan haller TTK'nın geçici 7 maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabii olmadığı gibi henüz yeni bir yasal düzenleme yapılmasa da AYM'nin 22/06/2023 tarih ve 2023/33 Esas ve 2022/117 K sayılı kararı ile de TTK geçici 7/15.
Maddesinde "silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde" ibaresi iptal edilmiştir. 23/5/2024 tarih ve 7511sayılı kanunun 16 maddesi ile TTK'nın geçici 7/15. maddesine "....Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz" düzenlemesi eklenmiştir.
TTK'nın geçici 7. maddesine uyarınca yapılan terkin işlemine karşı açılan davalarda husumetin yasal hasım olmayan sicil müdürlüğü yöneltilmesi yeterli olup, ayrıca tasfiye memuruna yöneltilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.
Re'sen sicilden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde Derdest dosya işlemlerine hasren ihya edilen münfesih konumda olan şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için TTK 547/2 maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması gerekmektedir.
Somut olayda davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından davaya konu şirketin 30/12/2012 gün ve ... sayılı resmi gazetede yayınlanan " Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin" Tebliğ'in 5. maddesi uyarınca 20/11/2013 tarihinde münfesih olmaları nedeniyle TTK geçici 7. Madde kapsamında Ticaret Sicil Gazetesinde gerekli ilan yapılarak süresi içerisinde bir başvuru yapılmadığından sicil kaydı resen terkin edilmiştir.
Davacının sicilden terkin edilen şirket aleyhine başlattığı Çorlu İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının derdest olduğu görülmüştür.
Davalı Ticaret sicil Müdürlüğü dosya sunulan; yasanın amir hükmü uyarınca terkin edilen şirketin kayıtlı son adresine ve şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtar yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata/belge sunulmadığı gibi sicil dosyasında da dosyasında da rastlanılmamıştır.Buna göre yasa hükmünde öngörülen ihtar koşulunun yerine getirildiği hususu, davalı tarafça ispat edilememiştir.
Davacının devam eden icra takibi nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı mevcut olup, terkin edilen şirket yönünden ihya koşulları oluştuğunun kabulü gerekmiştir. Buna göre mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmesi verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak re'sen sicilden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde derdest dosya işlemlerine hasren ihya edilen münfesih konumda olan şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için TTK 547/2 maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/04/2022 tarih 2022/2187 E. 2022/3135 K.) ve davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, HMK 'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2024/749, K. 2024/1924, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama