KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2025
- Dosya no
- 2025/1150
- Karar no
- 2025/1172
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/03/2025
- Numarası
- 2025/629 D.İş - 2025/628 Karar
- Talep
- İhtiyati Hacze İtiraz
- İstinaf karar tarihi
- 23/09/2025
Karar Metni
1.998 kelime·10 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen değişik iş dosyası neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ek kararın ihtiyati hacze itiraz edenler vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP
İhtiyati hacze itiraz edenler vekili itiraz dilekçesinde özetle. İhtiyati haciz kararı tebliğ edilmemiş iken 26/03/2025 tarihli fiili menkul haczi esnasında haberdar olunduğunu, talep eden banka vekilinin dava dilekçesinde talep etmiş olduğu ihtiyati haciz kararı ve mahkemenizce verilmiş olan hüküm hukuki dayanaktan uzak olduğunu, talep eden banka, davaya dayanak olan alacakları ile ilgili 22/01/2025 tarihinde İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip yoluna başvurduğunu, takip ile ilgili ödeme emri müvekkillere tebliğ edilmemiş iken yasal süre içerisinde (23/01/2025 tarihinde) her üç müvekkil adına yetkiye itiraz edildiğini, İş bu yetkiye itirazlarının Daire tarafından kabul edildiğini ve takip durdurulduğunu, itirazları ile Daireye ait durdurma kararı 03/02/2025 tarihinde alacaklı vekiline tebliğ edildiğini, bu itiraz ve durdurma kararına ve tebliğe rağmen talep eden banka vekili, mahkemeye başvurarak ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu,
bu talebin mahkemece kabul edildiğini ve mahkemenizce verilen ihtiyati haciz kararı aynı dosya yani İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ...
E sayılı dosyası üzerinden uyguladığını ve yasal işlemlere devam edildiğini, ilgili takibe dayanak yapılan husus 3 adet kredi kartına ait ihtarname olduğunu, davaya konu takibin tüm borçlularının (her iki şahıs ve firmanın) yerleşim yeri adresinin de Kırıkkalede olduğunu, adi belgeler ile ilgili yapılan takip ve aynı adi belgeler ile ilgili talep edilen ihtiyati haciz kararı için açılan dava yetkisiz icra dairesi'nde ve mahkemede başlatıldığını, konu adi belgeler ile ilgili açılması gereken dava ve icra takiplerinde yetkili İcra Dairesi ve Mahkemenin Kırıkkale olduğunu,
huzurdaki talebin yetkisizlik nedeni ile reddedilmesi gerekir iken kabul edilmesi hatalı olduğunu, dava sonuçlanana kadar dosyanızdan verilmiş olan ihtiyati haciz kararının teminatsız olarak tedbiren durdurulmasını, yapılacak olan yargılama sonucunda ise itirazlarının kabulü ile davaya konu olan ve icra takip dosyası dayanağı yapılan adi belgeler (ihtarnameler ile ilgili açılan takip: İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ...) ile ilgili İstanbul İcra ve Mahkemeleri'nin yetkisiz olduğunun tespiti ile huzurdaki dava ile ilgili mahkemenin yetkisiz olduğuna,
icra takip dosyası dayanağı yapılan adi belgeler (ihtarnameler ile ilgili açılan takip: İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ...) ile ilgili yetkili Mahkeme ve İcra Dairesi'nin Kırıkkale Mahkeme ve İcra Dairesi olduğunun tespitine) Yetkisiz mahkemede açılan ihtiyati haciz talebi sonucu verilen ihtiyati haciz kararı ile ilgili itirazlarının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeni ile 2025/629 D.İş sayılı dosya üzerinden verilmiş olan 25/03/2025 tarihli 2025/628 K sayılı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
İhtiyati haciz isteyen vekili itiraza karşı cevap dilekçesinde, özetle: İstanbul 7. Asliye Ticaret itiraz edence öne sürülen icra takibinin dayanağının sadece ihtarname olduğu iddiası asılsız olduğunu, Müvekkil ile borçlu arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, iş bu Genel Kredi Sözleşmesine borçlu tarafından müteselsil kefil sıfatıyla kefil olunduğunu, kullandırılan kredi kapsamında, borçlu tarafından taksit zamanında ödenmediğini, taraflar arasında iradi olarak imzalanan GKS kapsamında kredi borcunun zamanında ödenmemesi halinde,
başkaca bir ihtara gerek kalmadan hesabın kat edilmesi ile alacağın muaccel hale geleceği kararlaştırıldığını, Yargıtay'ın ekli içtihatlarında da görüleceği üzere taraflar arasındaki sözleşmede muacceliyet şartının bulunması sebebiyle başkaca bir ihtara gerek olmadan hesap kat edilerek borç muaccel hale geldiğini, Mahkemenin ihtiyati haciz kararı verebilmesi için İhtiyati haciz talep eden alacaklının alacağın varlığına dair delilleri sunmasının yeterli olduğunu, ihtiyati haciz talep eden alacaklıdan alacağını ispat etmesi beklenilemez ispata yarar sözleşme ve ekleri dosyaya sunulduğunu,
açıklanan ve re'sen tespit edilecek nedenlerle itirazın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati hacze itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 18.06.2025 tarihli istinaf incelemesine konu ek kararı ile "... İİK'nın 258. maddesinde ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş, aynı yasanın 50. maddesiyle "Para veya teminat borcu için takip hususunda HUMKnun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur.
Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir." şeklindeki düzenleme uyarınca ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur.
Tarafların imzaları içerir kredi sözleşmesinde yetki şartı uyarınca İstanbul mahkemelerin yetkili kılındığı, kaldı ki para borçlarına ilişkin alacaklarda ifa yeri olarak 6098 sayılı TBK’nın 89. maddesinde belirtilen alacaklının yerleşim yeri mahkemesi de ihtiyati haciz talebinde yetkili mahkeme haline geleceği, bu nedenlerle itiraz eden vekilin yetkiye ilişkin ihtiyati hacze itirazının reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati hacze itiraz edenler vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki dava için takiple sıkı sıkıya bağlılık ilkesine hatırlatmak istediklerini, huzurdaki ihtiyati haciz davasının derdest bir icra dosyası ile ilgili açıldığının açık olduğunu, bu davanın niteliği gereği takipte gösterilen borcun sebebi ile bağlı olarak yargılama yapılması gerektiğinin ise kuşkusuz olduğunu, davaya konu icra takibinin takip talebi incelendiğinde ise dayanaklarının sınırlı olduğunun görüldüğünü, sadece 3 adet ihtarnamenin dayanak yapıldığı takipte gösterilmeyen/dayanılmayan, icra dosyasına sunulmayan bilgi ve belgelere (sözleşme,
banka kayıtları...gibi) göre inceleme yapılarak hüküm kurulmasının da mümkün olmadığını, bu konuda muvafakatlarının olmadığını, bu nedenle mahkemece, bir kısmı üzerinde imza dahi olmayan belgelerin kabul edilerek itirazlarının reddine karar verilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, zira incelemenin ve hükmün takipte belirtilen dayanaklar ve buna göre icra dosyasına sunulan belgeler kapsamında olması gerektiğini, bu hususu aşan inceleme, tespit ve sonuçların kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulmuş olan sözleşmeler ve sair evrakların davanın konusu olan takibin dayanağı olmadığını,
bu belgelerin büyük bir kısmının da imzasız olduğunu, bu nedenle ilgili sözleşmelerin davaya delil olarak gösterilmesi veya dayanak yapılmaya çalışılmasının mümkün olmadığını, müvekkillerinin borçlarını inkar etmediklerini, davaya konu takibin tüm borçluların olduğunu, davaya konu takibe dayanak olan adi belge/alacak ile ilgili İstanbul Banka Alacakları İcra Daire'sinde takip başlatılması/açılması ve yine ilgili İstanbul mahkemelerinden ihtiyati haciz kararı talep edilmesinin mümkün olmadığını, davaya konu adi belgeler ile ilgili yapılan takip ve aynı adi belgeler ile ilgili talep edilen ihtiyati haciz kararı için açılan davanın,
yetkisiz icra dairesinde ve mahkemede başlatıldığını, davaya konu adi belgeler ile ilgili açılması gereken dava ve icra takiplerinde yetkili İcra Dairesi ve Mahkeme'nın Kırıkkale olduğunu, karara karşı yapmış oldukları itirazın kabulü ile talep edenin talebinin yetkisizlik nedeni ile reddedilmesi gerekir iken itirazlarının reddedilmesinin hatalı olduğunu, alacaklı bankanın İstanbul Arabuluculuk Bürosuna yapmış olduğu başvuruda da arabulucuya yetki itirazında bulunulduğunu,
İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 24/03/2025 tarihli 2025/322 E ve 2025/389 K sayılı kararı ve yanı mahkemenin 24/03/2025 tarihli 2025/319 E ve 2025/385 K sayılı kararı ile kesin olarak kabul edildiğini yani İstanbul'daki dairelerin yetkisizliğine ve yetkili yerin Kırıkkale olduğuna hükmedildiğini, haklarında yapılan haksız ve hukuka aykırı uygulamaların/takiplerin durdurulmasını ve iptalini istediklerini,
açıklanan nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile istinaf taleplerine konu İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/629 D.İş sayılı dosyası üzerinden verilmiş olan 17/06/2025 tarihli ihtiyati hacze itirazın reddine yönelik kararın kaldırılması/bozulması ve yeniden yapılacak olan yargılama sonucunda ihtiyati haciz kararına karşı itirazlarının kabulü ile itiraz dilekçelerindeki gibi karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Talep; genel kredi sözleşmesine dayalı olarak verilen ihtiyati haczin itirazen kaldırılması istemidir.İlk derece mahkemesince talep dayanağı Genel Kredi Sözleşmesinin Türk Ticaret Kanunu'nda gösterilen unsurları taşıdığı, usulüne uygun olarak düzenlendiği ve vadesinde ödenmediği gerekçesiyle 25.03.2025 tarihli karar ile ihtiyati haciz isteminin kabulü ile 135.012,21 TL alacağın temini bakımından İcra İflas Kanunu (İİK) 257 vd.maddeleri uyarınca borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının %15 teminat yatırılması karşılığında ihtiyaten haczine karar verilmiş;
mahkemenin ve takip başlatılan icra dairesinin yetkisiz olduğu, takibe dayanak yapılan hususun 3 adet kredi kartına ait ihtarname olduğu iddiası ile ihtiyati haciz kararına itiraz edilmesi üzerine ilk derece mahkemesince duruşma açılarak yapılan inceleme sonucunda 18.06.2025 tarihli ek karar ile ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiş, karara karşı ihtiyati hacze itiraz edenler vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı;
huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. İİK'nın 265/3. Maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece ihtiyati hacze vaki itiraz, ancak kanunda gösterilen ve itiraz eden tarafından ileri sürülen itiraz sebepleriyle sınırlı olarak incelenebilir.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, mahkemenin ihtiyati haciz kararı verme hususunda yetkili olup olmadığı, ihtiyati haczin şartları bulunup bulunmadığı noktasındadır. İİK'nın 258. maddesinde ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş, aynı yasanın 50. maddesiyle "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur.
Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir."şeklindeki düzenleme uyarınca ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur. İhtiyati haciz isteyenin alacağı, para alacağı olmakla 6098 sayılı TBK'nın 89/1.
Maddesi gereği ifa yeri, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olup, 6100 sayılı HMK 10. Maddesi gereği de sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa yeri mahkemesi yetkilidir. Somut olayda ihtiyati haciz talep eden banka ile borçlu ... arasında düzenlenen ve ... ile ... ... ...
Zirai İlaç Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin müteselsil kefil olarak imzalarının yer aldığı genel kredi sözleşmesinin yetki başlıklı 61. Maddesinde sözleşmenin ifa yeri olarak İstanbul Merkez mahkemeleri belirlenmiş olup, TBK'nın 89/1. Maddesi uyarınca HMK 10. Maddesi gereği ihtiyati haciz talebi hakkında karar vermeye İstanbul mahkemeleri yetkilidir. Bu nedenle mahkemece ihtiyati haciz kararına yönelik yetki itirazının reddine karar verilmesi isabetlidir.
İhtiyati hacze itiraz ve istinaf dilekçesinde, arabulucunun yetkisine itiraz edilmesi sonucu Sulh Hukuk Mahkemesince İstanbul'daki dairelerin yetkisizliğine ilişkin bir kısım kararlar verildiği belirtilmiş ise de arabulucunun yetkisi, ihtiyati hacze itiraz sebepleri arasında sayılmadığı gibi ihtiyati haciz kararını vermeye yetkili mahkemenin belirlenmesinde esas alınamaz.
Bu nedenle ihtiyati hacze itiraz edenlerin aksi yöndeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir.
Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir.
Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K).
Alacaklı borçlusuna karşı takip yapmadan önce ihtiyati haciz talebinde bulunabileceği gibi borçluya genel haciz yolu ile takip yaptıktan sonra takip kesinleşmeden önce aynı alacak için ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. (Prof.Dr Baki Kuru İcra İflas Hukuk El Kitabi 2013-sayfa 1074)İhtiyati haciz talep eden banka tarafından borçlu ... ile banka arasında düzenlenen ve ... ile ... ... ...
Zirai İlaç Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin müteselsil kefil olarak imzalarının yer aldığı 10.06.2024 tarihli genel kredi sözleşmesi ve dayanakları olan hesap katı, ihtarnameler, tebligat sonuç evrakları ve tebligat mazbatası dosyaya sunulmuştur.
İhtiyati hacze itiraz edenlerin itirazlarında ileri sürdüğü hususların, İİK 265 maddesinde sınırlı olarak sayılan ihtiyati hacze itiraz sebepleri kapsamında kalmayıp, itirazın iptali davasında değerlendirilebilecek olduğu gözetildiğinde dosya kapsamı itibariyle yaklaşık ispat ve dolayısıyla ihtiyati haciz şartlarının gerçekleştiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;
ilk derece mahkemesi ek kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati hacze itiraz edenler vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2025/1150, K. 2025/1172, 23 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama