İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2025/1302 K.2025/1397

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ... ... Yönetim Anonim Şirketi ve davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2025/1302Karar2025/1397Tarih15 Ekim 2025Okuma11 dk · 2.183 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
15 Ekim 2025
Dosya no
2025/1302
Karar no
2025/1397
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
22/04/2025
Numarası
2024/83 Esas - 2025/265 Karar
Dava
İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
15/10/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.183 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ... ... Yönetim Anonim Şirketi ve davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı banka tarafından ... ... Pazarlama ve Tanıtım Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi lehine diğer davalılar...Matbaacılık ve ...

Malzemeleri Makine Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ...Ambalaj Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ... ... ve ... ...’ın müşterek borçlu ve müteselsil kefaletleri ile genel kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan kredilerin 03.02.106 tarihinde kat edildiğini, bunun üzerine Beyoğlu 17.Noterliğinin 03.02.2016 tarih ... yevmiye nolu hesap kat İhtarının borçluların sözleşmede gösterilen adreslerine gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/201 değişik iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alınarak,

İstanbul 36.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla icra takibine geçildiğini, kredi borçlusu ... ...

Pazarlama ve Tanıtım Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/115 esas sayılı dosyasından iflasın ertelenmesi başvurusu ve mahkemece takip yapılmaması yönünde tedbir kararı bulunduğundan asıl borçlu için takip yapılamadığını, asıl borçlunun iflas erteleme talebinin sözleşmenin 4.2.5. maddesi gereği temerrüdün oluşması için yeterli olduğunu, yapılan icra takibinde alacağın sadece 350.000,00 TL. lık kısmının talep edildiğini, davalıların itirazı üzerine takibi durduğunu beyanla, icra takibine yapılan aksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin devamına,

davalılar hakkında %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Dava konusu borcun ... ... Pazarlama ve Tanıtım Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından kullanılan iskonto kredisine ilişkin olduğunu, müvekkillerinin bu kredinin kefili konumunda olduğunu, kullanılan bu kredi karşılığında, kredi borçlusu şirket ... ...

Pazarlama ve Tanıtım Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin alacaklı bankaya birebir borç tutarı kadar müşteri çekleri verdiğini ve günü geldikçe bu çeklerle borcun ödendiğini, yani borçlu firma ... ...

Pazarlama ve Tanıtım Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin bankaya borcunun kalmadığını, borcun tamamen tahsil edildiğini, bu süreçte karşılıksız çıkan bir çek ve geciken taksitinin olmadığını, dolayısıyla borçlu şirketin temerrüde düşmediğini, bu sebeple yapılan icra takibinin haksız olup ve hukuka aykırı olduğunu, ayrıca kefillere takip yapmak için gerekli yasal şartların oluşmadığını, alacaklıya başvurmadan doğrudan kefile icra takibi yapılmasının da hukuka aykırı olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...İbraz edilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile. Kullandırılmış iskonto kredileri için alınmış olan çeklerin tahsil edilip edilmediğinin denetlenebilmesi için temlik veren davacı...A.Ş. Mecidiyeköy Şubesi’nde yerinde yapılan inceleme ve tespitler sonucu ;davaya konu 932747 – 13 NO. lu iskonto kredisi yönünden.

Kullandırılmış kredi anapara tutarı 270.000,00 TL. lık krediye ait çeklerin tamamının tahsil edilmiş ve davalı borçluların herhangi bir borcunun bulunmadığı, 932747 – 15 No.lu iskonto kredisi için alınmış tüm çeklerin tamamının tahsil edilmiş olması nedeniyle davalıların herhangi bir borcuna rastlanılamadığı, 932747 – 18 No.lu iskonto kredisi için alınmış tüm çeklerin tamamının tahsil edilmiş olması nedeniyle davalıların herhangi bir borcuna rastlanılamadığı, iskonto kredilerinin teminatında bulunan çeklerden dolayı toplam 1.330.240,06 TL tutarında tahsilat sağlandığı,

hesap kat ihtarıyla talep edilen alacak tutarı da 1.330.240,06 TL olduğunun tespit edildiği , hesap kat ihtarına konu edilen kredi miktarı ile yapılan tahsilat miktarı birebir aynı olup hesap kat ihtarına konu edilen iskonto kredilerinin tamamının tahsil ve tasfiye edildiği,

iskonto kredilerinin faizi daha kredinin ilk kullandırımı sırasında peşinen tahsil edilmiş olduğu için, vade günleri takip ile dava tarihi aralığına denk gelen çeklerden dolayı sağlanan tahsilatın TBK’nun 101 m. 102.m.uyarınca doğrudan kredi borcuna mahsup edilmesi gerektiği iskonto işlemlerinde temel bir kural olmakla beraber, takip konusu alacağın iskonto kredisi olması nedeni ile faiz ve fer’ilerin peşin tahsil edilen bir kredi türüne ilişkin olduğu için, mükerrer tahsilat olmaması adına TBK’nun 100 m. uygulanmasının yerinde olamayacağı , Gayrinakdi çek taahhüt bedeli öncelikle takibe konu edilmediği,

bu kapsamda davacının talep edebileceği ne bir anapara ve nede bir faiz alacağı bulunmadığı anlaşılmakla Davalı kefiller ... ... ve ... ... hakkında takip kesinleşmiş olduğundan bu davalılar yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine, diğer davalı şirketler aleyhine açılan davanın reddine, BAM 43. HD belirttiği üzere Koşulları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı ... ...

Yönetim Anonim Şirketi ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı ... ... Yönetim Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada öncelikle irdelenmesi ve araştırılması gereken hususun, takibe konu alacağın en geç takip tarihi(07.02.2016) itibariyle borçlular için muaccel olup olmadığının tespiti olduğunu, bilirkişi raporunda, temerrüt tarihinin 05.02.2016 olduğu gözetilmeden, bu tarihten sonra yapılan ödemeler dikkate alınarak faiz hesabı yapılmadığını, bilirkişi raporunda esaslı bir hata olarak,

icra takibinin açıldığı 05.02.2016 tarihi itibarıyla davalıların borçlu olmadıklarının ileri sürüldüğünü, oysa ki, taraflar arasındaki 07.04.2015 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediler bakımından muacceliyet ve temerrüt, asıl borçlu tarafından yapılan iflasın ertelenmesi başvurusuyla doğmuş ve 03.02.2016 tarihli ihtarname ile hesap kat edildiğini, bu işlemin, sözleşmenin 4.2.5. maddesi uyarınca davacının alacağını tahsil etme hakkını doğurduğunu, dolayısıyla icra takibinin başlatıldığı tarih itibarıyla davacı tarafın, davalılardan alacaklı konumunda olduğunu, bilirkişi raporunda,

istinaf kararının gereğinin yerine getirilmediğini, ödemelerin baz alındığını, ancak faiz hesaplaması yapılmadığını ve mahsup sırasının gözetilmediğini, davanın reddine dair kararın yasa ve içtihatlara açıkça aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;

davalılar ... ... ve ... ... aleyhine açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş ise de ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmediğini, tek vekalet ücretine hükmedildiğini, davalılar lehine İcra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu borcun kredi ilişkisinden kaynaklandığını ve likit olduğunu, alacaklının inkar tazminatı ile sorumlu olabilmesi için kötü niyetli yani kusurlu olması şart bulunmadığını, ancak, ödeme emrine karşı itirazda bulunan kişinin veli, vasi veya mirasçı olması durumunda icra inkar tazminatına hükmolunabilmesi için bunların kötü niyetinin ispatının gerektiğini,

Çeklerden hiç biri asıl borçluya ait olmadığı gibi karşılıksız da çıkmamıştır. icra inkar tazminatının şartları oluştuğunu, bu nedenle davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yasaya ve hukuka aykırı olan mahkeme kararının kaldırılması ve iki davalı yönünden de ayrı ayrı iki tane 30.000 TL vekalet ücretine diğer davalılar yönünden de icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava; genel kredi sözleşmesine dayanarak kullandırılan iskonto kredisinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince 2016/297 E. 2020/108 K sayıl ilamı ile; bir kısım davalı yönünden davanın reddine, bir kısım davalı yönünden dava açmakta hukuki yarar bulunmadığından davanın reddine ilişkin verilen karara karşı davacı ve davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin E: 2020/1748 -K:2023/1544.

Sayılı kararı ile.

Yargıtay 19 HD'nin 06/11/2018 tarih, 2017/2059 Esas ve 2018/5532 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere takipten sonra dava tarihinden önce yapılan ödemeler yönünden; temerrüt tarihi ile takipten sonra ilk ödemenin yapıldığı tarihe kadar asıl alacağa temerrüt faizi işletip yapılan ödeme önce faizden, geriye kalanı da asıl alacaktan düşüp sonra eğer varsa ilk ödeme tarihinden ikinci ödeme tarihine kadar geriye kalan asıl alacağa faiz işletilmesi şeklinde hesaplama yapılması gerekir.

Bu şekilde tüm ödemeler için hesap yapıldıktan sonra son ödeme tarihindeki borç durumuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin ise infaz aşamasında dikkate alınması gerekmektedir. Eldeki uyuşmazlıkta; davacının takip ettiği 350.000,00 TL'lik alacağın ait olduğu kredi belirtilmediği gibi iskonto kredisinde kullanılan çeklerin hangisine dayanıldığı da belirtilmemiştir.

Bu durumda mahkemece 6098 sayılı TBK'nun 100 ve devamı maddelerinde belirtilen mahsuptaki sıra dikkate alınarak davalının takipten sonra yaptığı ödemelerin takibe konu edilen alacak yönünden yukarıda Yargıtay uygulamalarında belirtilen şekilde bilirkişi tarafından tek tek hesaplaması yapılarak sonucuna göre takibe itiraz eden borçlular yönünden bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile takibe itiraz eden borçlu davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.

Davalılar vekillerinin istinaf talepleri yönünden yapılan değerlendirmede. İİK 67 maddesi gereği kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için davalı tarafça bu hususta talepte bulunulması gerekir. 6100 sayılı HMK'nun 129. maddesi gereği de cevap dilekçesinde talep sonucunun açık bir şekilde yer alması gerekir. Yine cevap dilekçesi verilmesi veya cevaba cevap dilekçesi verilmiş ise 2. cevap dilekçesinin verilmesi ile savunmanın genişletilmesi yasağı başlar.

Cevap dilekçesi sunulmaz ise HMK 128 maddesi gereği davacının dayandığı vakıalar inkar edilmiş sayılır.

Bu süreden sonra yapılacak kötü niyet tazminatı talebi ise savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamı içindedir.Somut uyuşmazlıkta; itirazın iptali davası açılması üzerine davalılara usulünce tebligat yapılmış, süresinde cevap dilekçesi sunulmamış, davalılar vekillince cevap süresi geçtikten sonra, 14/03/2017 tarihli beyan dilekçesi sunulmuş, davalı vekilince 25/09/2019 tarihinde sunulan ıslah dilekçesi ile davacı tarafın kötü niyetli olduğu belirtilerek kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuştur.

6100 sayılı HMK'nun 176. maddesinde taraflardan her birinin yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği açık bir şekilde ifade edilmiştir. Bu nedenle cevap dilekçesinin ıslahı için öncelikle yapılması gereken usul işlemi davaya cevap vermekten ibarettir. Cevap dilekçesinin hiç verilmemiş olması halinde ortada ıslah edilmesi mümkün bir usul işleminin varlığından söz edilemez.

Aksi halde, suskun kalınarak hiç cevap verilmemiş olması halinin bir usul işlemi olarak kabulü gerekir. Bu çerçevede süresi geçtikten sonra yapılan ve karşı çıkılan savunmanın da hiç yapılmamış gibi olduğunu ve aynı hukuki sonucu doğuracağını belirtmek gerekir. Usul işleminin ıslahla düzeltilmesi öncelikle geçerli bir hukuki işlemin varlığını gerektirdiğinden, yapılmamış hükmünde sayılan bir usul işleminin ıslahla düzeltilmesi de düşünülemez.

Bu durumda davalı tarafça süreside verilmiş bir cevap dilekçesi bulunmadığından usulünce yapılmış bir ıslahtan da bahsedilemez (Emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017 / 1093 Esas - 2017 / 1090 k. Sayılı ilamı). Bu durumda davalı tarafça ilk derece mahkemesinde usulünce yapılmış bir kötü niyet tazminatı talebi bulunmadığından davalı tarafın bu yöne ilişen istinaf talebi yerinde değildir.

Kabule göre de; davalılar vekilinin haklarındaki dava hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilen müvekkilleri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik istinaf istemi yönünden yapılan değerlendirmede: ilk derece yargılamasının karara bağlandığı 04/02/2020 tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 3. maddesi "(2) Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." düzenlemesini içermektedir.

Bu durumda süresinde borca itirazları bulunmayan davalılar ... ... ve ... ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife gereği ayrı vekalet ücreti takdir edilmemesi isabetli olmamıştır." Gerekçesi ile kaldırılmıştır. İlk derece mahkemesince kaldırma kararı sonrası dosyaya alınan denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bilirkişi raporu ile.

Kullandırılmış iskonto kredileri için alınmış olan çeklerin tahsil edilip edilmediğinin denetlenebilmesi için temlik veren davacı...A.Ş. Mecidiyeköy Şubesi’nde yerinde yapılan inceleme ve tespitler sonucu; davaya konu 932747 – 13 NO. lu iskonto kredisi yönünden.

Kullandırılmış kredi anapara tutarı 270.000,00 TL. lık krediye ait çeklerin tamamının tahsil edilmiş ve davalı borçluların herhangi bir borcunun bulunmadığı, 932747 – 15 No.lu iskonto kredisi için alınmış tüm çeklerin tamamının tahsil edilmiş olması nedeniyle davalıların herhangi bir borcuna rastlanılamadığı, 932747 – 18 No.lu iskonto kredisi için alınmış tüm çeklerin tamamının tahsil edilmiş olması nedeniyle davalıların herhangi bir borcuna rastlanılamadığı, iskonto kredilerinin teminatında bulunan çeklerden dolayı toplam 1.330.240,06 TL tutarında tahsilat sağlandığı,

hesap kat ihtarıyla talep edilen alacak tutarı da 1.330.240,06 TL olduğunun tespit edildiği , hesap kat ihtarına konu edilen kredi miktarı ile yapılan tahsilat miktarı birebir aynı olup hesap kat ihtarına konu edilen iskonto kredilerinin tamamının tahsil ve tasfiye edildiği,

iskonto kredilerinin faizi daha kredinin ilk kullandırımı sırasında peşinen tahsil edilmiş olduğu için, vade günleri takip ile dava tarihi aralığına denk gelen çeklerden dolayı sağlanan tahsilatın TBK’nun 101 m. 102.m.uyarınca doğrudan kredi borcuna mahsup edilmesi gerektiği iskonto işlemlerinde temel bir kural olmakla beraber, takip konusu alacağın iskonto kredisi olması nedeni ile faiz ve fer’ilerin peşin tahsil edilen bir kredi türüne ilişkin olduğu için, mükerrer tahsilat olmaması adına TBK’nun 100 m. uygulanmasının yerinde olamayacağı, Gayrinakdi çek taahhüt bedeli öncelikle takibe konu edilmediği,

bu kapsamda davacının talep edebileceği ne bir anapara ve nede bir faiz alacağı bulunmadığı belirlenmiştir.

Bu durumda ilk derece mahkemesince davalı kefiller ... ... ve ... ... hakkında takip kesinleşmiş olduğundan bu davalılar yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine, diğer davalı şirketler aleyhine açılan davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine ilişkin verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakla davacının istinaf istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı tarafça süresinde verilen bir cevap dilekçesi ile kötü niyet tazminatı istenmemiş olmakla bu talebin reddine ve red sebebi ortak olan davalı kefiller lehine tek vekalet ücreti takdirinde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf istemlerinin reddine karar vermek gerekiştir. HMK'nın 355.

Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ... ... Yönetim Anonim Şirketi ve davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davacı temlik alan ... ... Yönetim Anonim Şirketi vekili ile davalılar vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Temlik alan davacı ... ...

Yönetim Anonim Şirketi tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalılar tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,4-Temlik alan davacı ... ...

Yönetim Anonim Şirketi ve davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/10/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2025/1302, K. 2025/1397, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1302
Karar No
2025/1397
Tarih
15 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2025/1302 K.2025/1542
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/1302 K.2025/1068
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2025/1303 K.2025/1547
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2025/1303 K.2025/1065
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/1303 K.2025/1284
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2025/1304 K.2025/1541

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.