KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2025/1303 E., 2025/1065 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/1303
- Karar no
- 2025/1065
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/07/2025 (Ara Karar
- Numarası
- 2025/543 Esas
- Talep
- Tazminat
- Talep tarihi
- 17/07/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 07/10/2025
Karar Metni
679 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasındaki yöneticinin sorumluluğuna dayalı dolaylı zarar istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sırasında, ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacı dilekçesinde özetle.
Davacı şirketin, ortaklarının, % 25 pay ile ..., %75 pay ile davalı olup aile şirketi olduğunu, her iki ortağın imza yetkisine sahip bulunup şirketin tüm işleyişinin davalı tarafından yürütülerek davalının özen yükümlülüğüne aykırı tasarrufları sebebiyle şirketin mali açıdan oldukça zor duruma düştüğünü, anılan zararın tespiti ve tazminine yönelik işbu davanın açıldığını, şirketin, davalının işlemleri yüzünden borca batık hale gelerek en basit borçlarını ödeyemez duruma düştüğünü, davalının,
TTK 369. maddeye aykırı fiilleri ve özen yükümlülüğüne aykırı tasarrufları nedeniyle doğan zararın bilirkişi incelemesiyle tespiti ile fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak üzere şimdilik 50.000-TL’lik tazminatın, zararın oluştuğu tarihten işleyecek en yüksek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacı ...
İnşaat A.Ş.’ye ödenmesine, davalının tazmini istenen miktarı elden çıkarmasına mani olmak amacıyla davacı şirketin tüm mal varlığına ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; ihtiyati tedbir verilmesini gerektirir ölçüde yaklaşık ispat bulunmadığı, davacının haklılığının yaklaşık olarak ispatının da yargılamayı ve delil toplanmasını gerektirdiği gerekçesiyle; " ihtiyati tedbir talebinin reddine " ilişkin karar verilmiş, karara karşı davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacılar istinaf dilekçesinde özetle; şirketin borca batık hale gelerek en basit borçlarını bile ödeyemeyecek durumda olduğunu, davalının, şirket hesabından kendi şahsi hesabına borçlandığını, yaklaşık ispat bulunduğunu, kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; HMK'nun 389 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,
HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir.
Somut olayda ilk derece mahkemesince, yöneticinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemiyle açılan elde ki işbu davada, ihtiyati tedbir kararının, ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, ihtiyati tedbir talebine konu davacı şirkete ait taşınmazların çekişme konusu olmadığı göz ardı edilerek her ne kadar HMK'nun 389. maddesine göre yaklaşık ispat koşulunun somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin karar verilmişse de; uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinden verilen ara karar sonuç itibariyle usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında sonuç itibariyle usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2025/1303, K. 2025/1065, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama