KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Dosya no
- 2025/878
- Karar no
- 2025/916
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 07/05/2025
- Numarası
- 2025/371 Esas (Derdest
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 30/06/2025
Karar Metni
1.016 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili 06/05/2025 tarihli ihtiyati haciz talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı borçlu şirketler arasında, alacağının ispatı niteliğinde çok sayıda ticari defterlerin kayıtlarına işlendiğini, başkaca faturaların da mevcut olduğunu, dosya arasına alınmış olan Kocasinan Vergi Dairesinden gelen borçlu şirketin BA-BS formlarının davaya konu olan 21.04.2020 Fatura Tarihli ...
Fatura Numaralı 75.371,32 TL tutarlı Fatura ve 28.02.2022 Fatura Tarihli ...
Fatura Numaralı 85.000 TL tutarlı Faturaların her iki ticari defterlerinde işlendiğini, davaya konu icra dosyası ve borçlu şirketin BA-BS formları dosyaya sağlandığında ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat koşulunun mevcut olduğunun görüleceğini, dosyaya celp edilmiş olan BA-BS formlarından da görüleceği üzere borçlu şirketin piyasaya yüklü miktarda borcunun bulunduğunu, davalı tarafın asli maksadının borçlarını ödememek ve alacaklıyı zor durumda bırakmak olduğunu, davalının mal kaçırma kastı içerisinde olduğunu ve hukuka aykırı fiiller ile alacağı sürüncemede bırakmaya çalıştıklarını,
beyanla ihtiyati haciz talebinin dava değeri üzerinden; borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi, menkullerinin muhafazası için öncelikle teminatsız, aksi kanaat durumda uygun ve makul bir teminat karşılığında teminatlı kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Dosya ve ekleri incelendiğinde; talebin mükerrer nitelikte olduğu, durum ve koşullarda değişikliğin bulunmadığı, alacağın varlığı ve miktarının yaklaşık ispatlanmadığı anlaşılmakla anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın BA-BS bildirimlerinin dosya arasına alındığını, vergi dairesinden gelen yazı cevaplarında davalı tarafın açıkça piyasaya borçlu olduğu ve mal kaçırma tehlikesi bulunduğunun ispat olunduğunu, ihtiyati haciz ve koruma tedbirinin davanın her safhasında istenebildiğini, davalı tarafın BA-BS bildirimlerine bakıldığında davacı ile ticari ilişkisinin bulunduğunun ve de piyasaya borçlu olduğunun sabit olduğunu, BA/BS bildirimlerinin yaklaşık ispata elverişli olduğuna ilişkin bir çok Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları olduğunu beyanla,
ihtiyati haciz talebinin, dava değeri üzerinden; borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi, menkullerinin muhafazası için öncelikle teminatsız, aksi kanaatteyse uygun ve makul bir teminat karşılığında teminatlı olarak kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Talep, satım sözleşmesi nedeniyle fatura alacağının tahsili istemine ilişkin derdest itirazın iptali davasında ihtiyati haciz verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, bu ara karara davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır.
İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1.maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması, müeccel para alacağı yönünden ise İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların bulunması gerekir.
İİK'nın 258/1.maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış olmakla birlikte bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması gerektiği kabul edilmiştir.
Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez.
Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Yaklaşık ispat ölçüsünde haklılığının bulunması halinde muaccel bir para alacağı yönünden ihtiyati haciz, kararı verilebilecektir.
Somut olayda ihtiyati haciz talep eden davacı satım sözleşmesine konu mal bedelleri için düzenlenen fatura bedelinin ödemediğini iddia etmektedir.Davacı ve davalının bağlı bulunduğu Vergi dairelerinden dosya kapsamında kazandırılan davacı şirket BS davaya konu fatura tarihlerindeki dönemde davalının dava değerinden daha fazla miktarda, davalı BA formlarında ise dava konusu fatura miktarları kadar alım satımın bildirildiği görülmüş olup bu hale göre takibe konu asıl alacak fatura tutarları yönünden İİK'nın 257. maddesindeki ihtiyati haciz koşullarının koşullarının oluştuğunun kabulü gerekir.
Bu durumda fatura tutarları yönünden ihtiyati haczin koşulları oluştuğundan mahkemece ihtiyati haciz talebinin kısmen kabul edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Bununla birlikte dosyada yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından, ihtiyatı haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353(1)b-2 uyarınca ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin istinaf konusu ara kararının kaldırılmasına ve İİK.259/1. maddesi uyarınca teminat mukabilinde ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2025/878, K. 2025/916, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama