İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/1756 K.2023/1134

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2020/1756Karar2023/1134Tarih12 Ekim 2023Okuma10 dk · 1.999 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi Tarihi 09/04/2019

Karar tarihi
12 Ekim 2023
Dosya no
2020/1756 Esas
Karar no
2023/1134
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2018/93 E. - 2019/232 K.
Davanın konusu
Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi
İstinaf karar tarihi
12/10/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.999 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü

Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ile davalı arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde düzenlenen 24/03/2017 tarihli, ... Sözleşme nolu finansal kiralama sözleşmesi kapsamında, ... numaralı sözleşme kapsamında "...

MARKA, 1 adet, 2016 model, ... şasi seri nolu, ... motor seri nolu, lastik tekerlekli kanal kazıcı yükleyici" nin davalıya teslim edildiğini, kira borçlarının süresinde ödenmemesi üzerine Beyoğlu ...

Noterliğinin 15/06/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamelerin gönderildiğini, sözleşmenin feshinin tespiti ile sözleşmeden doğacak hak ve alacakları ile sözleşmeye konu malların aynen iadesine, aynen teslim mümkün olmadığı takdirde kiralanan menkullerin dava tarihindeki değerinin sözleşmenin ilgili maddesi gereğince işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsiline ve ihtiyati tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil tarafından 21.06.2017 tarihinde 1650 Euro davacı alacaklı şirketin hesabına yatırılmış olup bu kısım 01.12.2017 tarihinde müvekkile iade edildiğini müvekkil aslında alacaklı/davacı şirkete ödeme yapmış ancak davacı şirket bu ödeme yapıldığı halde müvekkilin ödeme yaptığı tarihten önceki tarihte 15.06.2017 düzenleme tarihli ihtarı müvekkile gönderildiğini, taraflar arasında yapılan ödeme planına göre sadece 24.05.2017 tarihli ödeme geciktiği, 15. 06.2017 tarihinde müvekkile ihtar gönderdiğini, ihtarnamenin tebliği edildiği,

muaccel olmayan borçla ilgili olarak sözleşmenin fesih koşulları oluşmadığını, müvekkile yapılan tebligatın sonuç doğurması için usulüne uygun yapılması gerektiğini, Sözleşme ile de bu durum değiştirilemez.Yukarıda açıkladığımız nedenlerle henüz ilk ay ödeme yapılmadığı gerekçesi ile müvekkile ihtar yapılmış isede müvekkil bakımından muaccel olan bir borç bulunmadığını, çocuğunun tanısı dahi konulamayan hastalıkları ile uğraşması sebebiyle ödemesini geciktirdiğini, Ayrıca davacı alacaklı taraf diğer yandan dava konusu iş makinesinin hükmen iadesini olmadığı takdirde bedelini talep ettiği,

diğer yandan aynı iş makinesi için müvekkil tarafından teminat olarak v erilmiş bulunan bonolar ile ilgili olarakda müvekkil aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ...

E sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davacı alacaklı bir yandan dava konusu edilen iş makinesini talep ederken ,diğer yandan mahkemenizde açmış bulunduğu davada terditli olarak önce hükmen teslimi mümkün olmaması halinde bedeli talep ederken diğer yandan aynı iş makinesi nedeni ile almış bulunduğu bonolar ile ilgili olarak müvekkil hakkında icra takibi başlatıldığını, İstanbul ....

İcra Müdürlüğü ile müvekkil aleyhine başlatılan icra takip dosyası ile müvekkilden iş makinesinin bedeli talep edildiğini, müvekkil davacı alacaklı tarafa icra takibinden önce alacaklı şirketin Fethiye şubesine 12.12.2017 tarihinde 3500 Euro ödeme yapmış olduğu halde alacaklı taraf bu ödemeyi de düşmeyerek müvekkil aleyhine hiç ödenmemiş gibi icra takibi yaptığını, Dolayısıyla bu durum tahsilde tekerrür oluşturmuş olup, yetki itirazlarının kabulü ile dosyasının yetkili mahkeme olan Fethiye mahkemelerine gönderilmesini haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece. "DAVANIN KABULÜNE, taraflar arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesinin feshi nedeniyle mülkiyeti davacıya ait finansal kiralama sözleşmesine konu " ... MARKA, 1 ADET, 2016 MODEL, ... ŞASİ SERİ NOLU, ...

MOTOR SERİ NOLU, LASTİK TEKERLEKLİ KANAL KAZICI YÜKLEYİCİ" nin davalıdan alınarak davacıya teslimine,İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/64 D.İş sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararının hükmün kesinleşmesine kadar devamına," karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Müvekkil tarafından 21.06.2017 tarihinde1650 Euro davacı alacaklı şirketin yatırıldığı, 01.12.2017 tarihinde müvekkile iade edildiği, Bu durumdan müvekkilin bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil aslında alacaklı/davacı şirkete ödeme yaptığı, şirket bu ödeme yapıldığı halde müvekkilin ödeme yaptığı tarihten önceki tarihte15.06.2017 düzenleme tarihli ihtarı müvekkile gönderdiğini, taraflar arasında yapılan ödeme planına göre 24.05.2017 tarihli ödeme geciktiği için,15.

06.2017 tarihinde müvekkile ihtar gönderdiğini,. Müvekkile ihtar gönderilmişsede müvekkil bakımından muaccel olan bir borç bulunmadığını, İstanbul ...

İcra Müdürlüğü ile müvekkil aleyhine başlatılan icra takip dosyası ile müvekkilden iş makinesinin bedeli talep edildiğini, müvekkil davacı alacaklı tarafa icra takibinden önce alacaklı şirketin Fethiye şubesine 12.12.2017 tarihinde 3500 Euro ödeme yapmış olduğu halde alacaklı taraf bu ödemeyi de düşmeyerek müvekkil aleyhine hiç ödenmemiş gibi icra takibi yaptığını, durum tahsilde tekerrür oluşturduğunu, Müvekkil davacı hesabına 12,12,2017 tarihinde 3500 Euro göndermiş ve davacı taraf bu miktarı kabul ettiğini, davacı taraf bu miktarı ne icra takibinde düşümünü yapmış ne de mahkemede açılan bulunduğu davada dile getirmediğini,

davacı taraf müvekkil tarafından yapılan ödemeyi kabul etmediğini, müvekkil tarafından yapılan ödemelerin ne için kabul edildiği davalı taraftan açıklanmadığını,müvekkil tarafından yapılan 21.06.2017 tarihinde1650 Euro davacı alacaklı şirketin hesabına yatırıldığı,

bu kısım 01.12.2017 tarihinde müvekkile iade edildiğini, müvekkil aslında alacaklı/davacı şirkete ödeme yapmış ancak davacı şirket bu ödeme yapıldığı halde müvekkilin ödeme yaptığı tarihten önceki tarihte15.06.2017 düzenleme tarihli ihtarı müvekkile gönderdiğini, Dolayısıyla taraflar arasında yapılan ödeme planına göre sadece 24.05.2017 tarihli ödeme geciktiği, 15. 06.2017 tarihinde müvekkile ihtar gönderdiğini, bu sebeplerle yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle.

Davalı taraf, 28.04.2017 tarihli, 30.05.2017 tarihli, 30.06.2017 tarihli, 28.07.2017 tarihli, 29.08.2017 tarihli, 29.09.2017 tarihli, 30.10.2017 tarihli arka arkaya 7 aya ilişkin kira borcunu ödemediğini, Bunun üzerine; sözleşme, Müvekkil Şirket tarafından haklı nedenle feshedilmiş ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 41. maddesine göre tüm kira bedelleri muaccel hale geldiğini, bilirkişi raporları ile tespit edildiğini, davalı yanın, yargılamanın başından bu yana Müvekkil Şirket’e ödeme yapıldığı şeklinde asılsız iddialarda bulunduğunu, yalnızca 24.05.2017 tarihli ödemenin geciktiğini,

müvekkil şirketin ticari defterleri incelendiğinde, defterlerin usulüne uygun şekilde tutulduğu, bu yönüyle defterde yazılı hususların Müvekkil Şirket lehine delil teşkil ettiğini tespitinin ardından davalının müvekkil şirket’e 77.716,84-EUR + 80,63-TL finansal kiralama borcu bulunduğu, sözleşmenin feshi şartlarının oluştuğu, davalı uhdesinde bulunan ekipmanların, Davacı Müvekkil Şirket’e iadesinin gerektiği sonucuna ulaşıldığını, , İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

E. sayılı dosyası ile başlatılan kambiyo senetlerine ilişkin icra takibi ise tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı tarafın kira borçlarının, temerrüt faizinin, masrafların ve sigorta bedellerinin tahsili amacıyla açıldığını, bu sebeplerle davalı tarafın istinaf taleplerinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355.

Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede. Dava finansal kiralama sözleşmesinin feshi nedeniyle finansal kiralama konusu malın iadesi mümkün olmaması halinde bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

6361 finansal kiralama kanununun 31.maddesi hükmüne göre " Kiralayan, finansal kiralama bedelini ödemede temerrüde düşen kiracıya verdiği otuz günlük süre içinde de bu bedelin ödenmemesi hâlinde, sözleşmeyi feshedebilir. Ancak, sözleşmede, süre sonunda mülkiyetin kiracıya geçeceği kararlaştırılmış ise, bu süre altmış günden az olamaz.

Bir yıl içinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üçünü veya üst üste ikisini zamanında ödememesi nedeniyle ihtara muhatap olan kiracılarla yapılan sözleşmeler kiralayan tarafından feshedilebilir." Aynı kanunun 23/1 maddesi uyarınca " Finansal kiralama konusu malın mülkiyeti kiralayana aittir." Sözleşmenin kiralayan tarafından feshi durumunda kiracı malı iade ile yükümlüdür (6361m.33).Dosya kapsamına göre, taraflar arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu uyarınca 24/03/2017 tarihli, 19989 Sözleşme nolu finansal kiralama sözleşmesi düzenlenerek kiralama konusu malların davalıya teslim edildiği,

kira borçlarının süresinde ödenmemesi üzerine Beyoğlu ... Noterliğinin 15/06/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiği, ihtarnamede gecikmiş kira borçlarının 60 gün içinde ödenmesi aksi halde sözleşmenin feshedilmiş olacağı, fesihten itibaren 3 gün içinde malların tesliminin ihtar edildiği, ihtarnamenin 28.06.2017 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir.

Mahkemece davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak bakiye kira borcu ve temerrüt hali tespit edilmiş, mahkemece hükme esas alınmıştır.

Ancak davalı vekili "21.06.2017 tarihinde 1650 Euro davacı alacaklı şirketin hesabına yatırılmış olup bu kısmin 01.12.2017 tarihinde müvekkile iade edildiğini, taraflar arasında yapılan ödeme planına göre sadece 24.05.2017 tarihli ödeme geciktiği, muaccel olmayan borçla ilgili olarak sözleşmenin fesih koşullarının oluşmadığını, yapılan tebligatın sonuç doğurması için usulüne uygun yapılması gerektiğini, davacının terditli olarak önce hükmen teslimi mümkün olmaması halinde bedeli talep ederken diğer yandan aynı iş makinesi nedeni ile almış bulunduğu bonolar ile ilgili olarak müvekkil hakkında icra takibi başlatıldığını,

müvekkilinin davacı alacaklı tarafa icra takibinden önce alacaklı şirketin Fethiye şubesine 12.12.2017 tarihinde 3500 Euro ödeme yapmış olduğu halde alacaklı taraf bu ödemeyi de düşmeyerek müvekkil aleyhine hiç ödenmemiş gibi icra takibi yaptığını, Dolayısıyla bu durum tahsilde tekerrür oluşturduğunu" savunmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki. T.C.

Anayasası'nın 141/3. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir.Bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir.

Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır.

Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuk sebepleri) kendiliğinden (re'sen) araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar.Hakim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler.

Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz. (Kuru, Baki/ A., Ramazan/ Y. Ejder;). Anayasa'nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir.

Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.Öncelikle mahkeme kararının yukarıda izah edildiği üzere yasal ve yeterli gerekçeye dayalı olduğunu, hukuken gerekçeli karar vasfında olduğunu söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır.

Zira gerekçeli kararda taraf beyanları özetlenmiş, ve " kiralama konusu mallar ile ilgili olarak ödenmesi gereken kira borcunun noterlik ihtarnamesinde verilen yasal süre içinde ödenmemesi nedeni ile davalının temerrüde düştüğü, mülkiyeti davacıya ait kiralama konusu mallar ile ilgili davalının sadece kiralama dönemi içinde zilyet bulunduğu, sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği, bu şekli ile kiralama konusu malların iade koşullarının oluştuğu" şeklinde gerekçeyle hüküm oluşturulmuştur.

Görüldüğü üzere ; ihtarnamenin usulüne uygun tebliği ve fesih sonucunu doğuracak mahiyette olup olmadığı üzerinde durulmamış, gerekçede bu sonuca hangi nedenle varıldığı özellikle delillerle ilişkilendirilmek suretiyle somut şekilde izah edilmemiştir. Dolayısıyla kararın yukarıda izah edildiği üzere , yasal ve yeterli gerekçeye dayalı olmadığı açıktır.

Ayrıca , davalının yaptığı savunma üzerinde hiç durulmamış, banka kayıtları üzerinde bir inceleme yapılmamış, davalının ödeme yapıp yapmadığı, yaptığı ödemenin iade edilip edilmediği, iade edilmiş ise bunun haklı ve geçerli bir sebebinin bulunup bulunmadığı, davalı tarafça yapılmış ödemeler varsa ödeme tarihine göre ihtarname tarihinde muaccel olup ödenmemiş kira borcu bulunup bulunmadığı buna göre ihtarnamenin geçerli sebebe dayalı olup olmadığı sözleşmenin haklı sebeple feshi koşullarının oluşup oluşmadığı, İstanbul ...

İcra Müdürlüğü ile davalı aleyhine başlatılan icra takip dosyası ile eldeki davanın tahsilde tekerrüre yol açıp açmayacağı, bu dosyada yapılan ödeme olup olmadığı , ödemelerin alacaktan mahsup edilip edilmediğine ilişkin savunma sebepleri kapsamında hiç bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı görülmekle; davalının savunma ve delillerinin hiç değerlendirilmemiş olması,

6100 Sayılı HMK.nın 27. Maddesinde düzenlenen ve Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan , davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgililerinin, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içeren Hukuki Dinlenilme Hakkının ihlali niteliğindedir.

Bütün bu açıklamalar dikkate alındığında, mahkemece davalının savunmaları üzerinde durularak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hal böyle olunca davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a- 6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/04/2019 tarih, 2018/93 E. 2019/232 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1/g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.

12/10/2023

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2020/1756, K. 2023/1134, 12 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1756
Karar No
2023/1134
Tarih
12 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2020/1759 K.2023/1521
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/1760 K.2023/1147
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/1761 K.2023/1154
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/1762 K.2023/1180
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2020/1763 K.2023/1685
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/1763 K.2023/1217

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.