KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
- Dosya no
- 2020/1978 Esas
- Karar no
- 2023/1599
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi-
- 22/10/2019
- Numarası
- 2018/1206 E. - 2019/996 K.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 14/12/2023
Karar Metni
1.162 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
Davacı vekilinin 15/10/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle.
Davalı ile müvekkili arasında ticari ilişki olduğunu, davalının bu ticari ilişki kapsamında mal satın aldığım ve bu malların müvekkili şirket tarafından teslim edildiğini, akabinde müvekkili tarafından davalı adına ... no.lu 12.03.2018 tarihli 42.801,90 TL tutarında fatura kesildiğini, faturanın davalıya tebliğ edildiğini, davalının ticari ilişkiden dolayı borcunu ödemediğini, müvekkilinin davalı ile olan ticari ilişkisinden doğan söz konusu alacağını almak amacıyla davalıya borcunu ödemesi konusunda gerek sözlü gerekse yazılı ihtarda bulunmasına rağmen davalının borcu ödemediğini, bu nedenle alacağı tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ...
İcra Müdürlüğü 'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının söz konusu takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek davalının kötü niyeti itirazının iptali ile takibin devamına, davalı hakkında %20 'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesine, yargılama giderleri vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin 19/11/2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin davacı ile olan ticari ilişki çerçevesinde tüm borcunu ifa ettiğini, alacağın likit ve muayyen olmadığını, bu bakımdan davacının icra inkar tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddine, %20 'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;
"..Yapılan yargılama ile taraflar arasında bir satım ilişkisinin bulunduğu davacı tarafça malların teslim edildiği hususlarında bir ihtilaf bulunmadığı görülmüş, uyuşmazlığın davalı vekilinin cevap dilekçesinde belirtildiği üzere yapılan ticaret kapsamında borcun ödenip ödenmediği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarında davacı şirketin kendi defterlerine göre 21.633,25 TL alacaklı bulunduğu davalı şirketin ise kendi defterlerine göre 21.633,25 TL borçlu olduğu görülmüştür. Ayrıca davalının BA formlarının incelenmesinde davacı tarafça keşide edilen faturanın BA bildirimine konu edildiği yani fatura kapsamındaki malların teslim edildiğinin bu yönden de ispatlandığı görülmüştür.
Bu noktada borcun ödendiğine ilişkin ispat yükü davalı şirkete geçecektir, fakat davalı şirket tarafından dosyaya borcun ödendiğine dair herhangi bir delil sunulmamıştır. Bu nedenle davacının talep etmiş olduğu alacak kaleminin ispatlandığı görülmüştür.
Diğer bir alacak talebi ise işlemiş faiz kalemi olup bu hususta davacı tarafça dosyaya sunulan bir ihtarname bulunuyor olsa da işbu ihtarnamenin tebliğ şerhinin dosyada bulunmuyor olması nedeniyle işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan gerekçeler ışığında davacının davası kısmen sübut bulduğu için davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu ...
İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında; davalının 21.633,25 TL asıl alacağa yönelik itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynen devamına, işlemiş faize ilişkin istemin reddine karar verilmiş olup her ne kadar talep edilen alacağın likit niteliği göz önünde bulundurulsa da mahkememizce sehven davacı lehine hükmedilen alacak kaleminin %20 si oranında icra inkar tazminatına" karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2019 tarihli gerekçeli kararında; dava konusu talep edilen alacaklarının likit olduğu ve davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilebileceği ancak kısa kararda sehven bu husus belirtilmediğinden kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişkiye mahal vermemek adına icra inkar tazminatı yönünden hüküm kurulamayacağı ifade edilerek;
itirazında haksız çıkan davalı taraf aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmediğini, Müvekkili lehine 21.633,25 TL üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek hüküm kurulması gerektiğini,-Takip öncesi faiz talebimize ilişkin olarak,
TBK 117/1 ile kabul edilen genel kural uyarınca borçlu, alacaklının ihtarı ile temerrüde düşeceğinden müvekkili Şirket tarafından Davalı/Borçlu'ya bildirimde bulunulması şartıyla takip öncesi temerrüt gerçekleşmiş kabul edileceğini, müvekkili Şirketin, 7 Eylül 2018 tarihinde Davalı/Borçlu'ya gönderdiği ihtarname metni ile bu şartı yerine getirdiğini ve ihtarnamede belirtilen süre itibarıyla Davalı/Borçlu'yu temerrüde düşürdüğünü, müvekkili lehine, 07.09.2018 İhtarname tarihinden takibin açıldığı tarih olan 18.09.2018 tarihine kadar işleyen faiz yönünden de hüküm kurulması gerektiğini,
takip öncesi faiz talebinin reddi kararı yönünden kararın kaldırılarak müvekkil lehine davalı taraf aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve kararın bu nedenlerle kaldırılmasını talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karar yukarıda belirtilen nedenlerle davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı, davalıyı temerrüde düşürmek üzere hazırladığı ihtarname suretlerini ibraz etmiş ise de, bu ihtarnamenin davalıya gönderildiğine ve tebliğ edildiğine dair herhangi bir belge ibraz edilmemiş, ihtarnamenin borçluya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Buna göre, davacı tarafından davalıya yapılmış usulüne uygun bir muacceliyet ihtarı bulunmadığına göre, ihtar varmışçasına hesaplama yapılarak takip başlatılamaz.
Bu sebeple ilk derece mahkemesince işlemiş faiz yönünden reddine ilişkin kararı usul ve yasaya uygundur. Ancak alacak likit ve belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatı karar verilmesi gerekirken sehven unutulmuş olduğu belirtilerek hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup, davacının bu yöndeki istinaf isteminin kısmen kabulü gerekmiştir.Sonuç olarak,
yazılı sebeplerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ancak belirtilen husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden icra inkar tazminatı verilmesi yönünde yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
14/12/2023
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2020/1978, K. 2023/1599, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama