KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
- Dosya no
- 2020/2133
- Karar no
- 2023/1631
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/05/2019
- Numarası
- 2018/1038 E. - 2019/581 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 14/12/2023
Karar Metni
1.076 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalının müvekkil aleyhine Küçükçekemece ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla başlattığı takipte ödeme emrinin usulsüz şekilde tebliğ edildiğini, bu hususla yapılan başvurunun mahkemece red edildiğini, müvekkilinin maaşında başka kesintiler yapıldığından hacizden geç haberdar olunduğunu, davalı tarafça kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapılmasına rağmen bonolarda zorunlu unsur olan alacaklının bulunmaması nedeniyle, kambiyo senedine mahsus yolla takip yapılamayacağının, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu bonoların müvekkilinin ...
LTD. ŞTİ'nde bulanan paylarının satışının garantisi olmak üzere verdiğini, müvekkilinin sözünü yerine getirerek vekalet verdiğini ve davalının şirket payını almasına rağmen geçerli bulunmayan kambiyo senetlerini takibe koyarak sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını ileri sürerek, müvekkilini Küçükçekemece ....İcra Müdürlüğü'ünün ... essas sayılı dosyasında davalııya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Aynı konuda Küçükçekmece 1.İcra Mahkemesi'nin 2017/316 esas 2017/291 karar sayılı dosyada açılan davanın red edildiğini, dosyanın henüz kesinleşmemesi nedeniyle davalar arasında derdestlik bulunduğunu, süresi içerisinde imzaya itiraz edilmediğini, 12/08/2013 tarihli tutanakta davacının 2012-2013 yıllarında müvekkilinden borç para aldığının yazılı olduğuna, tebligatın bilinen son adresine yapıldığını, kambiyo senedi olmadığına ilişkin şikayetin süresi içerisinde yapılmadığı gibi takipten haberdar olduktan sonra da, yapılan şikayetin red edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece. "Davacının Sabit Görülmeyen Davasının Reddine," karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararında söz konusu takibe dayanak bonoların TTK 760 Mad.
Gereği bono vasfında olmadığı fakat tarafca ikinci iddianın incelenmesi gerektiğinden bahsedildiğini, takibe dayanak bonoların bu vasfa haiz olmadığını aslında yerel mahkeme kabul ettiğini, dolayısı ile tarafca açılan bu dava da bu takibe dayanak bonolardan kaynaklı bir borcun olmadığını, bu sebeple de davanın kabulü’ne karar verilmesi gerektiğini, şirket evrakları ve bonoların ne amaçla verildiğinin araştırılmasına gidilmesi tamamı ile hukuka aykırı olduğunu,
gerekçeli karar da takibe dayanak bonolarda teminat senedi ibaresinin yazıldığı açıkça belirtilmesine rağmen yerel mahkeme gerekçeli kararında bunu beyan edip bononun şarta bağlanamayacağı ve teminat maksadı ile verilmiş bonoların dayanak teşkil edildiği takibe yönelik açılan bu davanın kabulü gerektiğini, bu sebeplerle yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: Dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı, bonolarda lehdar olmadığı halde kambiyo senetlerine özgü takip yapıldığını, senetlerin hisse devrinin teminatı olarak verildiğini, hisse devri gerçekleştiği ve senetler bedelsiz kaldığı halde takip konusu yapıldığını beyanla menfi tespit talebinde bulunmuştur.
Küçükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında , takip alacaklısının davalı, borçlusunun davacı olduğu, 6 adet bono nedeniyle kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı, takibin dayanağı olan bonoların 50.000,00TL bedelli ve 12/08/2013 düzenleme tarihli ve 15/11/2013, 15/12/2013, 15/02/2014, 15/03/2014, 15/09/2014 ve 15/10/2014 vade tarihli oldukları, lehtar hanesinin boş olduğu, keşidecisinin ... olduğu ,arka sayfalarında '2012-2013 yıllarında elden parça parça verilen ...
Proje başlangıcına mahsuben tarafıma elden verilen (...'den) toplam 350.000,00TL nakde karşılık senettir.' ibarelerinin bulunduğu görülmektedir. Borçlunun, kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ileri sürerek açtığı menfi tespit davası doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan kaynaklanmaktadır.Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası ise , bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasıdır.
Burada , bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın geçersiz yada sona ermiş olduğu mevcut olmadığı, senedin bedelsiz olduğu iddia edilmekle , maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir.
TTK'nın 776. maddesine göre bono veya emre muharrer senet, senet metninde bono veya emre yazılı senet kelimesini ve senet Türkçe'den başka bir dilde yazılmışsa o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi, kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini, ödeme yerini, kime ve kimin emrine ödenecek ise onun adını, düzenleme tarihini ve yerini, düzenleyenin imzasını içermelidir.
Sıralanan bu kayıtlar bononun zorunlu ve geçerliliğini etkileyecek olan zorunlu unsurlardır. Zorunlu unsurlardan birini içermeyen bir senet bono sayılmaz. İİK'nın 168. maddesinin üçüncü ve 170/a maddesinin birinci fıkralarına göre kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte borçlu ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde icra mahkemesine başvurarak takibe dayanak senedin kambiyo senedi niteliğinde olmadığını ileri sürerek takibin iptalini talep edebilir.
Küçükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/306-291 sayılı kararı ile, ödeme emrinin tebliğinde usulsüzlük olmadığı, davacının takip konusu bonoların kambiyo senetlerine konu olamayacağına ilişkin şikayetinin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle ret edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, takip dayanağı bonolarda zorunlu unsur olan lehtarın gösterilmemiş olması nedeniyle kambiyo senedi vasfında olmadığı anlaşılmaktadır.
Ancak kambiyo vasfını yitiren bonoların adi senet hükmünde olduğu, temel ilişki kapsamında yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilebileceği, somut olayda takip konusu senetlerdeki imzanın inkar edilmediği, senetlerin arka yüzünde '2012-2013 yıllarında elden parça parça verilen ...
Proje başlangıcına mahsuben tarafıma elden verilen (...'den) toplam 350.000,00TL nakde karşılık senettir.' yazıldığı ve davacı tarafından imzalı olması nedeniyle borç ikrarı niteliğinde ve bağlayıcı olduğu, bu nedenle senetlerin davacı tarafından davalıdan alınan borca karşılık düzenlendiğinin senet metninden anlaşıldığı,
bu nedenle davalı tarafından ileri sürülen ödünç temel ilişkisinin ispatlanmış olduğu buna karşın davacı tarafından ileri sürülen senetlerin şirket hisse devrinin teminatı olarak düzenlendiği iddiasının, gerek senedin önündeki ve arkasındaki yazılar gerekse ayrı bir belge ile teminat senedi olduğunun yazılı delille ispatlanamadığı , aynı şekilde bedelsizlik iddiasının da ispatlanmış olmadığı, bu nedenlerle davacının temel ilişki kapsamında borçlu olduğu anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle davanın reddi yönünde kurulan hükümde isabetsizlik olmadığı, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, temyiz yasa yolu açık olmak üzere karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
14/12/2023
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2020/2133, K. 2023/1631, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama