KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2023
- Dosya no
- 2020/2260
- Karar no
- 2023/1736
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 12/02/2020
- Numarası
- 2018/138 E. - 2020/69 K.
- Davanın konusu
- Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli
- İstinaf karar tarihi
- 28/12/2023
Karar Metni
1.176 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili adına TPE nezdinde ... numaralar ile tescilli "..." ibareli tasarımlara davalı tarafından tecavüz teşkil edildiğini, İstanbul 1.FSHH Mahkemesinin 2018/29 D.iş sayılı dosya ile tespit yapıldığını iddia ederek tasarımdan doğan haklara tecavüzün tespitini, önlenmesini, durdurulmasını, şimdilik 1.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, hükmün ilanını, tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 25.06.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçelerinde talep ettikleri manevi tazminatın dışında 20.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ürünler ile davacı ürünleri arasında benzerlik bulunmadığını iddia ederek haksız davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; "davalının davacıya ait tescilli tasarım hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, Tasarım hakkını ihlal nedeniyle somut olayın özellikleri ve BK hükümlerine göre 10.000-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiz ile davalıdan tahsiline, ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin reddine,Manevi tazminat isteminin kabulü ile 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiz ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmün ilanına," karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Mahkemece müvekkilinin üretmiş olduğu ürünler ile tespit isteyene ait ürünler arasında farklılıklar ile ilgili müvekkiline danışılmadan değerlendirme yapıldığını,Her iki ürün arasında belirgin farklılıklar bulunduğunu, bu farklılıkların;
''-Müvekkiline ait ürünlerin hammaddesi MDF olup, tespit isteyenin ürünleri suntalemdir.- Tespit isteyene ait gardırop ortasında bulunan sarı şerit müvekkiline ait tasarımda bulunmamaktadır.-Tespit isteyene ait şifoniyerde bulunan sarı şerit müvekkiline ait tasarımda bulunmamaktadır.-Tespit isteyene ait komodinde bulunan sarı şerit müvekkiline ait tasarımda bulunmamaktadır.- Tespit isteyene ait ürünler ile müvekkile ait ürünlerin ölçüleri çok çok farklıdır.- Tespit isteyene ait ürünler ile müvekkile ait ürünlerin iç dizaynları çok farklıdır.
Tespit isteyene ait gardırop kapaklarında bulunan şekiller farklıdır.- Tespit isteyene ait gardırop yan kısmında bulunan kalınlaştırma müvekkiline ait tasarımda bulunmamaktadır.-Tespit isteyene ait ürünlerin ayakları da müvekkilinkinden çok çok farklıdır.- Müvekkilinin kullanmış olduğu aynalar bronz ayna şeklindedir.- Müvekkiline ait ürünlerin kapağında bulunan cnc daha azdır.- Müvekkiline ait yatağın ayak ucunda bulunan sehpada taş kapitone kullanılmıştır.- Şifonyer sehpası ise çok farklıdır.-Müvekkiline ait tasarımlarda dolap içerisinde led ışık kullanılmamıştır.- Müvekkiline ait tasarımlarda kullanılan kulpların içi camdır.- Şifonyer
çekmeceleri müvekkiline ait ürünlerde lakedir.-Şifonyer arkasında yere kadar pano kullanılmamıştır.'' şeklinde sıralanabileceğini, bilirkişinin ağırlıklı olarak kataloglar üzerinden inceleme yaptığını, bunun doğru bir sonuç vermeyeceğini, tasarım küçüldükçe bu tasarım üzerinden farklı bir tasarım çıkarabilmenin zor olabildiğini, Ürünler arasındaki benzerliklerin teknik zorunluluktan kaynaklanmakta olup,
davacı tarafa ait ... numaralı endüstriyel tasarımlar ile müvekkiline ait işyerlerinde tespit edilen ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğunu,Mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş miktarda olduğunu, davacının bir zararının da bulunmadığını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, tasarım hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat taleplidir.Davacı; kendi adına TPMK nezdinde ... numaralar ile tescilli "..." ibareli tasarımların ayırt edilemeyecek kadar benzerinin davalı tarafından üretilip satıldığını, davalı eyleminin tasarıma tecavüz teşkil ettiğini iddia etmiş, davalı; tasarımlar arasında benzerlik bulunmadığını savunmuş, Mahkemece;
davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karar yukarıda belirtilen nedenlerle davalı yanca istinaf edilmiştir.Tasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı Yasa'nın 56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, aynı maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanmış ve bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmış,
aynı kanunun 81.maddesinde ise tasarıma tecavüz fiilleri sayılmıştır.Görüldüğü üzere anılan hüküm ile tasarımlar yönünden mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24.04.2017 tarih, 2015/13749 Esas, 2017/2336 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı resen gözetilmelidir.
Bu nedenle dava konusu olan bir tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımlarla arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı, davaya konu tasarımın yeni mi, yoksa harcı alem bir tasarım mı olup olmadığı hususlarında tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Somut olayda, ilk derece mahkemesince aldırılan bilirkişi raporu ile toplanan delillere göre, davacı tarafa ait ..., ... ve ... numaralı tasarım tescilleri ile davalı tarafın işyerinde bulunan ve davalıya ait ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde, belirgin farklılıklar bulunmadığı,
bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait ... - ... vc ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 28.07.2016 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu davalıya tasarımların teknik zorunlulukları ile tasarımcının seçenek özgürlüğünün hükme esas alınan bilirkişi raporunda değerlendirildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili 05.11.2018 tarihli beyan dilekçesi ile, maddi tazminat istemini davalının ihlal nedeniyle elde ettiği net kazanç üzerinden SMK'nun 151/2-b kapsamında talep etmiş olup, dosyaya sunulan mali rapor kapsamında belirlenen tazminat oranının hayatın olağan akışına aykırı olacak şekilde düşük olduğu, tarafların ticaret hacmine, ihlalin niteliğine, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ilkesine göre, TBK'nun 50. ve 51.maddelerine hükümlerine göre hükmedilen 10.000 TL maddi tazminatın ve takdiren hükmedilen 5.000 TL manevi tazminatın miktar yönünden dosya kapsamına uygun düştüğü anlaşıldığından,
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması yerinde görülmüş, bu itibarla aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı,
kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
28/12/2023
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2020/2260, K. 2023/1736, 28 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama