KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2022
- Dosya no
- 2020/877
- Karar no
- 2022/159
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/04/2018
- Numarası
- 2016/14 E. - 2018/343 K.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 10/02/2022
Karar Metni
770 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Bankası Gebze Organize Sanayi Şubesine ait ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... numaralı çeklerin 30/04/2015 tarihinde bankaya ibraz edildiğini, bankanın sorumlu olduğu bedellerin ödenmemesi nedeniyl İstanbul ...
İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyasıyla icra takibine başlandığını, davalının ilgili çeklerde kayyum uygunluğu bulunmadığından bahisle takibe itiraz ettiğini, itirazın hukuki dayanağının bulunmadığı ve iptalinin gerektiğini beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Çekin keşidecisinin iflas erteleme davasının devam etmekte olduğunu, bu davada alınan ara kararlar ve tedbirler gereği ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, davacının hukuki dayanaklarının işbu davayla ilgisi bulunmadığını, karşılıksız çeke ilişkin hükümlerin uygulanmasının söz konusu olmadığını, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesi yönünde karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince.
"5941 Sayılı Çek Kanunu'nun 3. Maddesiuyarınca bir nevi garanti borcu olan baanakanın yükümlülüğünü kayyum uygunluğu bulunmadığı koşulunun etkilemediği, karşılıksız kalan çeklerden dolayı bankanın yasal sorumluluğunu yerine getirmesinin zorunlu olduğu bu itibarla davalı banka tarafından çeklerin arkasına kayyum uygunluğu ibaresinin yanında karşılıksız ibaresinin eklenmesi gerektiği 21 Ocak 2015 tarihli 29243 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çek Defterlerinin Baskı Şekline,
Bankaların Hamile Ödemekle Yükümlü Olduğu Miktar İle Çek Düzenleme Ve Çek Hesabı Açma Yasağı Kararlarının Bildirilmesine ve Duyurulmasına İlişkin Tebliğ uyarınca 2015 yılı için her bir çek yaprağı bedeli 1.200 TL olarak belirlendiği, Dava konusu 10 adet çekin her bir yaprağı için 1.200-TL üzerinden toplam 12.000-TL yaprak bedeli ve 38 TL faiz talebinde haklı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne," karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Çekin keşidecisi şirket hakkında iflas erteleme davasının devam ettiğini, dava kapsamında verilen tedbir kararı gereğince ödeme yapılmaması gerektiğini, işbu davanın iflas erteleme davasının sonucunu beklemesi gerektiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davalı bankanın takip konusu çeklerin sorumluluk bedellerini ödemediği gerekçesiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Davalı banka savunmasında; çekin keşidecisinin iflas erteleme davasının devam etmekte olduğunu, bu davada alınan ara kararlar ve tedbirler gereği ödeme yapılmasının mümkün olmadığını ileri sürmüştür.
Çekler incelendiğinde, her ne kadar ''karşılıksızdır'' şerhinin bulunmadığı görülmüş ise de, dosyaya sunulan denetime elverişli bilirkişi raporuna ve aksi yönde iddia bulunmamasına göre, 30.04.2015 tarihinde çeklerin bankaya ibrazında, hesapta karşılığının bulunmadığı, bankaca çeklerin üzerine ''çekte kayyum uygunluğu bulunmadığından işlem yapılmamıştır.'' şerhinin yazıldığı görülmüştür.
Keşideci şirket hakkında Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/42 Esas sayılı dosyasında görülen iflas erteleme davasında verilen 28.01.2015 tarihli tedbir kararında; davacı şirket tarafından keşide edilen çeklerin alacaklılarına ödenmemesi yönünde ara karar tesis edildiği, verilen tedbirin iflas erteleme talep eden şirketin malvarlığını korumaya yönelik olduğu, bu durumun bankanın 5941 sayılı kanunun 3.maddesinden kaynaklanan sorumluluk bedellerine ilişkin yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı,
bankanın garanti yükümlülüğünün devam ettiği, dolayısıyla davacının çek sorumluluk bedellerini talep etmekte haklı olduğu kanaatine varılmakla İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
(Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2015/12627 esas, 2016/2333 karar sayılı kararı) Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2020/877, K. 2022/159, 10 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama