İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/168 K.2024/364

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2021/168Karar2024/364Tarih22 Şubat 2024Okuma10 dk · 2.009 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
22 Şubat 2024
Dosya no
2021/168
Karar no
2024/364
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
11/09/2020
Numarası
2016/571 E. - 2020/389 K.
Davanın konusu
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
22/02/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.009 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Keşideci olarak şirketi görünen ...

Ümraniye Şubesine ait 15.04.2016 keşide tarihli ve 100.000,00 TL olarak görünen çekin rızası dışında elinden çıktığını, bu çekle birlikte bir çok çek yaprağının ve koçanının kaybolduğunu veya çalındığını, bu hususta ilgili birimlere şikayette bulunulmuş olup soruşturmanın devam ettiğini, davaya konu olan çekin bankaya ibrazı görüntülerinden anlaşılacağı üzere lehdar olarak iki nolu davalı, birinci ciranta olarak bir nolu davalı göründüğünü, imzasının taklit edilmek sureti ile çekin imzalandığını, çek üzerindeki yazı ve imzaların tarafına ait olmadığını, telafisi imkansız zararları önlemek bakımından,

çeklerin rızama hilafına elimizden çıkması ve yazı/imza sahteciliği de söz konusu olduğundan, İİK 72/1 hereğince ihtiyati tedbir kararı verilerek teminatsız olarak icra takibinin açılmasının durdurulmasına karar verilmesini, şirketi ile lehdar olarak ve ciranta olarak görünen davalıların ve diğer cirantaların hiç bir ticari ve hukuki münasebeti olmadığını böyle bir borcun bulunmadığını, bu çekler karşılığında alınmış bir mal ve hizmet söz konusu olmadığını bu sebeple; davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle.

Usule ilişkin itirazlarının olduğunu, davacı taraf, davasına dayanak olarak iddia etmiş olduğu her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğini dava dilekçesinde hiçbir şekilde yer vermediğini ve buna ilişkin olarak da hiçbir delil ibraz etmediğini, davacı taraf dava dilekçesinde davasına dayanak olarak göstermiş olduğu iddiaların hukuki sebeplerine de yer vermediğini, HMK 121.maddesi amir hükmü uyarınca, davacı tarafça davalı sayısından bir fazla dava dilekçesi ve eklerinin dosyaya sunulması gerektiğini, esasa ilişkin olarakta davacının sahteliğini iddia ettiği çek,

hazır beton satış sözleşmesi ve bu kapsamda oluşan cari hesap ilişkisi içerisinde ... Nakliyat Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından davalı müvekkile ciro yoluyla geldiğini, yani müvekkili şirketin işbu çeke gerçek bir ticari ilişki kapsamında hamil olduğunu, çeke hamil olma sürecinde müvekkilinin hiçbir muvazaalı hareketi olmadığı gibi kötü niyetinin de olmadığını bu nedenlerle usule ilişkin itirazları doğrultusunda davacıya gerekli mehillerin verilerek,

söz konusu usuli eksiklikleri gidermesi aksi taktirde davanın usulden reddini, davalı müvekkili şirket gerçek bir ticari ilişki içerisinde söz konusu çeke iyiniyetle hamil olduğu için Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun huzurdaki davanın müvekkil şirket açısından esastan reddini, davasında haksız ve kötüniyetli olan davacının % 20'den az olmamak üzere tazminata ve % 10 dan az olmamak üzere cezaya mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacı müvekkil şirket ile hiçbir hukuki veya ticari münasebeti olmadığını söylemekteyse de; taraflar arasında uzun süreli cari hesap ilişkisi mevcut olduğunu, karşılıklı olarak inşaat malzemesi alım satımı yapıldığını, davacı şirket yetkilisi, 12.04.2016 tarihinde verdiği ifadesinde davaya konu çekin ve 3 adet başka çekin çalındığını söylediğini, bu çekler tek başlarına değil sıra çek olarak teslim edildiğini, bu çeklerle birlikte verilen diğer çeklerin karşılığı davacı tarafça itirazsız olarak ödendiğini, dolayısıyla dava dilekçesindeki imza inkârının asılsız olduğunu,

davaya konu çekte imza incelemesi yapılması halinde işbu çeklerle birlikte teslim edilen diğer çeklerle birlikte bu incelemenin yapılmasını talep ettiklerini, dava konusu çek müvekkili şirketçe ciro edilerek beton satın aldığı diğer davalı şirkete teslim edildiğini, çekin teslimden sonraki akıbeti hakkında bir bilgisinin olmadığını, müvekkili şirket adına 11.04.2016 tarihinde Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/432 E. sayılı dosyasıyla iflasın ertelenmesi davası açıldığını, iş bu davada 12.04.2016 tarihinde ihtiyati tedbir kararı verilerek şirkete kayyım atandığını,

müvekkil şirketin iflas ertelemesinde olduğunu öğrenen davacı çek bedellerini ödememek amacıyla suç duyurusunda bulunduğunu ve huzurdaki davayı açtığını, davaya konu çekin ve çalındığını iddia edilen diğer çeklerin tarihleri iflasın ertelenmesi davasının açılma tarihinden sonra olduğunu, bu durum davacının kötü niyetini açıkça ortaya koyduğunu bu nedenlerle davacının mesnetsiz ihtiyati tedbir talebinin reddini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, kötü niyetli davacı aleyhine %20den aşağı olmamak kaydıyla tazminata ve imza inkarı sebebiyle %10dan aşağı olmamak kaydıyla cezaya hükmedilmesini,

yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı taraftan tahmilini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; "Davanın REDDİNE " şeklinde karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada yeteri kadar imza örneği toplandıktan sonra dosyanın imza incelemesi için bilirkişiye gittiğinin ve neticede dava konusu evraktaki imzanın müvekkile ait olmadığını ortaya konulduğunu, bilirkişinin imza incelemesi raporunda dosya arasında bulunan imzaların iki gruba ayrıldığını, birinci grupta; üzerinde ödendi kaşesi olan ve davalı tarafından sunulan çek asıllarının bulunduğunu, İkinci grupta ise;

yaklaşık 20 adet samimi imzaları içren belgelerdeki imzaların bulunduğunu, öncelikle davalı tarafın delil olarak sunduğu ve birinci gruba giren ödendi ibareli çekteki imzaların müvekkiline ait olmadığını, Kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan takiplerde imzaya itiraz halinde mahkemelerce yapılacak usulü işlemlerin düzenlenmiş olduğunu, atılış tarihi itibariyle inkar edilen imza ile yakın tarihte atılmış, uygulamaya elverişli imzaların temin edilmesi gerektiğini, bu nedenler ile müvekkil tarafın imzasını kabul etmediği bir belgenin mukayese imza olarak kabul edilmesinin mümkün olamadığını,

ödendi ibareli olan çeklerdeki imzaları da kabul etmediklerinden , çeklerin ödenmesi üzerinden imzaları kabul ettikleri hususunun ortaya atılamayacağını, çeklerin ödenmesinin, ödenen çeklerdeki imzaları kabul anlamına gelmeyeceğinden, bilirkişi tarafından da diğer emsal imza örnekleri ile dava konusu çekteki imzaların uyum göstermediğinin tespit edilmiş olduğundan huzurdaki davalarının kabulüne karar verilmesi gerekli iken reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İstinafa Cevap: Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını, ve keza Müvekkil ... ile davacı arasında uzun süredir süregelen bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu, karşılıklı olarak inşaat malzemesi alım satımının yapıldığını, buna istinaden taraflar arasında uzun süreli cari hesap ilişkisinin mevcut olduğunu, ticari ilişki kapsamında davaya konu çek haricinde keşidecisi davacı olan diğer çeklerin de davacı tarafından müvekkiline verildiğini, davaya konu çekle birlikte verilen diğer çeklerin karşılığının davacı tarafça itirazsız olarak ödendiğini,

müvekkil şirket adına 11.04.2016 tarihinde Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/432 E. Sayılı dosyasıyla iflasın ertelenmesi davası açıldığını, işbu davada şirkete kayyım atandığını, müvekkil şirketin iflas ertelemesinde olduğunu öğrenen davacının, çek bedellerini ödememek için suç duyurusunda bulunduğunu ve huzurdaki davayı açtığını, davaya konu çekin ve çalındığı iddia edilen diğer çeklerin tarihlerinin iflas erteleme davasının açılma tarihinden sonra olmasının, davacının huzurdaki davayı açmasındaki kötü niyetini açıkça ortaya koyduğunu,

yeteri kadar imza örneği toplandıktan sonra alınan bilirkişi raporunda imza sahibi ... ait iki farklı tipte imza olduğu sonucuna ulaşıldığını, buna göre değerlendirilen iki farklı imza grubundan ilkinde davacıya ait diğer kıymetli evrak örneklerinin;

ikinci grupta davacının imzasının bulunduğu diğer evrakların yer aldığını, bilirkişi tarafından tüm bu imza örneklerinin incelendiğini ve davacının çek, senet vb. kıymetli evrakların üzerine aynı tipte imzayı attığının tespit olunduğunu, davaya konu çek üzerindeki imza ile diğer kıymetli evrak örneklerdekini imzalar arasında tam uygunluk olduğunu tespit ettiğini, davacının istinaf taleplerinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, İİK.72. maddesine dayalı icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı vekili, davacı şirketin keşideci olarak göründüğü ...

Ümraniye Şubesine ait 15.04.2016 keşide tarihli ve 100.000,00 TL olarak görünen çekin rızası dışında elinden çıktığını,çek üzerindeki yazı ve imzaların taraflarına ait olmadığını beyanla eldeki davayı açmıştır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasında, davalı ...A.Ş. tarafından, keşidecisi davacı ...Tic Ltd Şti, lehtarı davalı ... şirketi olan, ...

Ümraniye Şubesine ait, ... numaralı, 15.04.2016 keşide tarihli ve 100.000,00 TL tutarlı çeke istinaden, davacı aleyhine 29/04/2016 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığı anlaşılmaktadır.İstanbul Anadolu 2. İcra mahkemesi 2017/1075 Esas, 2018/950 Karar sayılı dosyasında, davacı şirket ve şirket yetkilisinin takibe konu çekteki imzanın kendilerine ait olmadığı iddia ederek takibin iptalini talep ettikleri, Mahkemece 2016/480 2017/395 sayılı kararı ile; " davanın kabulüne, takibinin durdurulmasına" karar verildiği,

verilen bu kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 22. Hukuk Dairesinin 20/11/2017 tarih 2017/1742 esas 2017/1900 karar sayılı kararı ile, HMK 353/1-a.6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verildiği, yapılan yargılamada ATK'dan 21/06/2018 tarihli rapor alındığı, söz konusu raporda, ...

Bankası Çekmeköy şubesinin ..., ..., ... ve ... nolu çeklerin de mukayese belge olarak alınarak inceleme yapıldığı ve davacı şirket yetkilisi ... farklı iki grup imza kullandığı, birinci grubun üzerlerinde" Ödendi" kaşesi mevcut ... Çekmeköy şubesinin ... çek nolu 20/03/2016 tarihli 95.850 TL'lik çek aslı ve ... çek nolu 26/02/2016 tarihli 92.750 TL'lik çek aslı olduğu, ... geri kalan mukayese belgelerininde ikinci grubu oluşturdukları.

İnceleme konusu çekteki keşideci imzası ile ... 1.grubu oluşturan ...

Çekmeköy şubesinin ... ve ... nolu çeklerde atılı imzaları ile ... mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler gösterdikleri, inceleme konusu imzanın Kadir Bakır'ın ikinci grubu oluşturan diğer mukayese belgelerdeki imzaları arasında farklılıklar gösterdiklerinin belirtildiği, mahkemece imzanın borçlu şirket yetkilisi ... eli ürünü olup olmadığı hususunda kesin bir bilgi ve sonuca ulaşılamadığı,

çek üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığının davalı yanca ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra takibinin durdurulmasına dair karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.Eldeki dosyada da ilk derece mahkemesince imza incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alındığı, bu raporda icra mahkemesindeki ATK raporu ile aynı sonuca ulaşıldığı, inceleme konusu çekin ön yüzü üzerinde atılı keşideci imzasının ...

"Ödendi" kaydı, bulunan mukayese çekler de atılı keşideci imzaları ile arasında grafolojik ve kaligrafik tanı unsurları bakımından tam uyum bulunduğu belirtilmiş, keşideci şirket yetkilisinin 2. Tip imzalarını içeren diğer mukayese belgelerdeki imzalar ile uyumsuz olduğu tespit edilmiş, şahsın öncelikle çek, senet vb. kıymetli evrak üzerine imza atarken hangi tipte imzalar attığının sağlıklı bir şekilde belirlenmesi ve bu sonuca göre yeniden değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiştir.

Mahkemece, " davacı taraf ile davalı ... arasında süregelen bir ticari ilişki olduğu konusunda bir ihtilaf bulunmadığı, "Ödendi" kaydı, bulunan çekler de atılı keşideci imzaları ile inceleme konusu çekin ön yüzü üzerinde atılı keşideci imzası arasında tam uyum bulunduğu, ödenmiş çeklere yönelik olarak imza itirazında bulunmamış olması, daha sonra yapılacak olan bir takipte imza inkarında bulunmasını engellemez ise de davacı ile davalı ... ile aralarında süregelen bir ticari ilişki olduğu,

borçlarını ifası ve diğer ticari ilişkilerinde basiretli bir işadamı gibi davranması gereken davacının mukayeseye esas imza olarak kabul edilen çeklere dair ödemeye ilişkin herhangi bir ihtirazi kayıtta da bulunmadığı bu haliyle söz konusu çeklerin kendi iradesiyle keşide ederek davalıya devrettiği" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Davacının ödendiği ve üzerlerindeki imzanın davacıya ait olduğu belirlenen kısa aralıklarla ... şirketi lehine düzenlenen çeklerin dava konusu çek ile aynı seri içinde olan çekler olduğu düzenleme tarihlerinin birbirine yakın olduğu görülmektedir. Dava, imza inkarına dayalı olarak açılmış, nitekim mahkemece de imza incelemesi yapılmıştır.

Mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere, davacının aynı mahiyetteki başka çekleri ödemesi davacının iş bu davaya konu çeklerdeki imzaya itiraz etmesine engel değildir.

Öte yandan imza incelemesi raporunun sonucuna göre davaya konu çek ile dava konusu olmayan ve ödenen seri nitelikteki lehtarı ... şirketi olan çeklerdeki keşideci imzalarının aynı kişinin eli ürünü olması ve davacı ile lehtar ... şirketi arasında ve ... şirketi ile diğer davalı ... şirketi arasında inşaat malzemesi alışverişine dayalı ticari ilişki bulunduğu hususu ihtilaf konusu değildir.

Yine çeki lehtar olarak cirolayıp diğer davalıya veren ... şirketi yetkilileri hakkında keşidecinin imzası kullanılarak dolandırıcılık yapıldığına dair bir iddia ve kamu davası söz konusu değildir. Tüm bu açıklamalara göre, imzası inkar edilen bu davaya konu çek ile aynı elin ürünü olup ödenen dava konusu olmayan çeklerin aynı hukuki ilişki çerçevesinde verildiği hususu da ispatlanmıştır.

Açıklanan bu hususlar gözetildiğinde davacının menfi tespit istemi yönünden davasının reddi kararının dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/09/2020 tarih ve 2016/571 E., 2020/389 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

22/02/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2021/168, K. 2024/364, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/168
Karar No
2024/364
Tarih
22 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/169 K.2024/73
  • İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/170 K.2024/48
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2021/170 K.2024/173
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/170 K.2024/146
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/171 K.2024/86
  • İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/172 K.2024/39

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.