KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Mart 2024
- Dosya no
- 2021/292
- Karar no
- 2024/512
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/10/2020
- Numarası
- 2017/192 E. - 2020/512 K.
- Davanın konusu
- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 14/03/2024
Karar Metni
1.199 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı üçüncü şahıs ... Ltd.
Şti. tarafından müvekkili firma ile gerçekleştirilen ticaret neticesinde müvekkili lehine altı adet çek keşide edildiğini, müvekkili firma yetkilisinin her zaman şirkette bulunamaması ve muhasebece yapılacak işlemler için tedbiren cirolaması hali söz konusu olduğunu, bu şartlar altında işbu çeklerin müvekkili firmanın ne surette gerçekleştiğini bilmediği üzere kaybedilmiş olması neticesinde müvekkili firma adına İstanbul Anadolu 5. ATM'nin 2016/860 Esas sayılı dosyasıyla çek iptali davası ikame edildiğini, ilgili çek iptali davasında ticaret sicil gazetesinde ilanlar yapıldığını, ...
Bankası Brandium Şubesi ... nolu, 39.451,00-TL bedelli, 25/09/2016 tarihli çekin, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası kapsamında alınmış olan ihtiyati haciz kararı ile birlikte haciz baskısı altında ödendiğini, müvekkili firmanın ticari defterlerinin ilgili kısımlarının incelenmesi halinde müvekkili firmanın cirosunu takip eden ciroların hiçbiriyle ticari ilişkisi bulunmadığını, hatta çek çıkışlarının dahi yapılmamış olduğunu, çeklere karşılık gelecek hiçbir mal alımının bulunamadığının anlaşılacağını, her ne kadar müvekkili firma aleyhine başlatılan takibe itiraz edilip işbu hususlar bildirilmese de ihtiyati haciz baskısı nedeniyle ödeme yapmak zarureti hasıl olması nedeniyle ilgili itiraz dosyasının konusuz kaldığını,
davanın kabulü ile ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte iadesini, davalı aleyhine %20'de aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ile dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Dava konusu çekin İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile icraya konulduğunu ve tahsil edildiğini, davacının çeki kaybetmiş olduğundan dolayı sorumlu olmadığına dair itirazlarını kabul etmediklerini, davacının çek üzerinde ciro olarak kaşesinin ve imzasının bulunduğunu, davacının çekte lehtar olarak da görüldüğünü, çekteki birinci ciranta olduğunu, çekte cirantanın imza atarak ciro yapmasının asıl amacının o an devretmek olduğunu, davacının da çeki ciro ederek devretmiş olup imza ile ilgili itirazının olmadığını, kıymetli evrak olan çekin, beyaz ciro ile devredildiğinde kendisinden sonra gelen cirantalar ile bağlantısının tespit edilme durumunun olmadığını,
müvekkilinin mobilyacı olup bu çeki alacağına ilişkin olduğunu, çekte meşru hamil olan müvekkilinin iyiniyetle üçüncü şahıs olduğunu, davacı çeki kaybettiğini iddia ediyorsa da çek borçtan soyut olduğundan ve beyaz ciro ile devredilmesinden dolayı üçüncü şahıslar çek üzerinde cirosunun olmaması durumunun olduğunu, bu yüzden çekin davacının iradesiyle üçüncü şahsa devredildiği mi ya da iradesi dışında çıktığının tespit edilmesi durumunun olmadığını, karşı taraf tacir olup tacirin yükümlülüklerinden dolayı bu borçtan sorumlu olduğunu, davanın reddine,
%20'den az olmamak üzere davacı aleyhine müvekkili lehine olacak şekilde kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; " Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, incelenen takibe ve davaya konu çekte, ciro silsilesinde bir kopukluk tespit edilemediği gibi, davalının, davacının, çeki elinden rıza dışında çıkardığını bilmesi beklenemeyeceği gibi, bildiği ve davacının zararına hareket ettiği yolunda davacı tarafından delil de sunulamadığı," gerekçeleriyle davacının davasının reddine, istirdat davasında tazminat isteme şartları bulunmadığından davalı yanın buna ilişkin isteminin reddine, karar verilmiştir.
İSTİNAF
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Mahkemece eksik inceleme ile davanın reddine dair verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkili şirketin ticaret hayatında çek ile işlem yapan bir firma olduğunu, dava dışı ... Ltd.
Şti.tarafından müvekkili lehine çek keşide edildiğini, müvekkili şirket lehine keşide edilen çekler kaybedildiği için İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/860 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını, ilgili çek hakkında İstanbul ...
İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasında alınan ihtiyati haciz kararı ile haciz baskısı altında ödenmek zorunda kalındığını, müvekkili şirket tarafından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına rıza dışı elden çıkan eşya hakkında tasarrufta bulunulmasına ilişkin şikayette bulunulduğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2018/27058 soruşturma numarası ile devam ettiğini, dosya sonucu beklemeden karar verilmesinin eksik ve hatalı olduğunu, icra dosyasında mevcut çek incelendiğinde ... ve ... isimli şahısların çeke ciro attıklarını, çekin bir TACİR çeki olduğunu, mahkemece bu kişilerin tacir olup olmadığının araştırılmadığını,
müvekkili şirketi ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, davalı ... şirketinin üzerinde yazılı ..., ... ile bir ticari ilişkisinin de varlığı dosya kapsamında tespit edilmediğini, müvekkilince ... ve ... arasında ticari ilişkisinin bulunmadığına ve borcu olmadığına ilişkin menfi tespit davası açıldığını ve derdest olduğunu, bu dosyanında bekletici mesele yapılması gerektiğini, açıklanan bu hususlar incelenmeden davanın reddine karar verilmesinin usulsüz olduğunu, istinaf isteminin kabulünü, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2018/27058 soruşturma numaralı dosyanın sonucu beklenilmesini,
çek arkasında mevcut ciro atan şahısların ticari kimlikleri de araştırılmasını, davanın kabulünü, yeniden inceleme yapılması için dosyanın mahkemesine iadesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu istirdat davasıdır. İstanbul ....İcra Müdürlüğü’nün ...
E.sayılı dosyasında alacaklı ... şirketi tarafından borçlular aleyhine kambiyo senedine istinaden icra takibi başlatılmıştır. Takip konusu çekte keşidecinin ben ... Ltd. Şti., lehtar-cirantanın davacı ...Tic. Ltd.Şti., ..., .... Ltd.Şti., olduğu, 26/09/2019 tarihinde bankaya ibraz edildiği görülmüştür. İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/860 E.sayılı 2017/463 K. sayılı çek iptali davasından davacının ... Tic.
Ltd.Şti. dava konusunun çek iptali olduğu, 04/05/2017 tarihinde dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. İstanbul ....İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra takibi neticesinde davalı alacaklı ... Tic. Ltd.Şti. tarafından, 26/01/2017 tarihinde takipten vazgeçme dilekçesi ibraz edildiği ve icra dosyasının aynı tarihte infazen kapatılmasına karar verildiği görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nın 792. maddesine göre "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür."Toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının icra takibine konu çekte lehtar olduğu,
dava dilekçesinde dava konusu çekin müvekkil firmanın ne suretle gerçekleştiğini bilmediği üzere kaybedildiğini ileri sürdüğü çekteki imzaya itirazının mevcut olmadığı ciro silsilesinin düzgün olduğu, takip alacaklısının takibe konu çeki kötü niyetli iktisap ettiği veya iktisapta ağır kusuru bulunduğunun dosya kapsamında ispatlanamadığı, davacının iddiasının sübut bulmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddine dair verilen karar hukuken yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine,
dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
14/03/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2021/292, K. 2024/512, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama