KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- Dosya no
- 2022/394 Esas
- Karar no
- 2024/1716
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/12/2021
- Numarası
- 2020/446 E. - 2021/1134 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 24/10/2024
Karar Metni
932 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilimiz ve başkaca borçlular aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında takibe konu çek ile icra takibi başlatıldığını, davanın kabulüyle davalıya herhangi bir borcununu bulunmadığının tespitini, başlatılan icra takibinin durdurulmasını, müvekkilinin mal varlığına yapılan hacizlerin kaldırılmasını, kötü niyetle hareket ederek müvekkillerin ticari hayatlarına onarılmaz zararlar veren bankanın %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını, talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacı borçlunun açmış olduğu huzurdaki davada haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacı borçlu, müvekkile karşı borçlu olmadığını, aralarındaki borç doğuran ilişkinin çek ciro edilmeden evvel sonra erdiğini senede karşı senetle ispat kuralı uyarınca ispat etmesi gerektiğini, Davacı borçlunun teminatsız ihtiyati tedbir talebinin reddini, davacı borçlunun haksız ve hukuka aykırı davasının reddini, davacı borçlunun kötüniyetli olarak huzurdaki davayı açmış olması sebebiyle davacı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacı ... ve başkaca borçlular aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı icra dosyası üzerinden davalı tarafınca bir adet çeke istinaden 220.775,00-TL çek alacağı için 01/06/2020 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine girişildiğini, ancak müvekkili ...'ün, diğer borçluları tanımamakla birlikte alacaklı görünen davalı ile de hiç bir zaman ticari faaliyette bulunmamış olup, bahsi geçen çeke ilişkin hiç bir borcu da bulunmadığını, çeke sebep olan temel borç ilişkisinin davalıya söz konusu çek ciro edilmeden evvel sonlanmış olup, söz konusu cirolardan müvekkilinin haberdar dahi olmadığını,
ortada gerçek ve geçerli bir borç ilişkisi bulunmadığından dolayı ve müvekkilinin herhangi bir nedenle sorumlu tutulamadığı için kambiyo yükleniminden kaynaklanan borcunu ödemekten kaçınma hakkı olduğunu, Bedelsizliğe ilişkin itirazlarının dinlenmediğini, duruşma esnasında tartışılmadığını ve gerekçeli kararda da bu hususta herhangi bir ayrıntıya yer verilmediğini, hal bu olunca deliller ve iddialar henüz tartışılmadan verilen red kararının hukuka aykırı olup, eksik inceleme nedeniyle bozmayı gerektirdiğini, 07/09/2020 tarihli dilekçe ile yenilenen tedbir talebi hususunda ise bir hüküm kurulmadığını, Müvekkiline,
bilirkişi ücretini yatırması için süre verilmişse de, müvekkilinin bu süreçte tutuklanarak cezaevine girdiğini, bu nedenle bilirkişi ücretini yatıramadığını, kaldı ki; müvekkiliyle pandemi sebebiyle ve alınan Covid-19 önlemleri neticesinde iletişimlerinin son derece kısıtlandığını,, mahkemenin huzurdaki dosyada doğrudan red kararı vermesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı tarafça alacaklı olduğunu ispata elverişli hiç bir bilgi ya da belge mahkemeye sunulmadığını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davasıdır. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esaslı dosyası dosyası incelendiğinde; çek nedeniyle 202.775,00- TL asıl alacak, 4.770,77-TL işlenmiş faiz, 615,00-TL çek komisyonu 20.500,00-TL çek tazminatı ile birlikte toplam 228.660,77-TL üzerinden takip yapıldığı anlaşılmıştır. Dava ve takip konusu çek incelendiğinde. 15.04.2020 keşide tarihli 205.000 TL bedelli, keşidecisi dava dışı ...
Ltd Şti olan, çek arkasında sırasıyla ..., davacı ve davalı cirolarının bulunduğu, bankaya ibrazı neticesinde karşılıksız çıktığı, durumun çek arkasına kaşe ile şerh düşüldüğü, çek unsurlarının tam olduğu görülmüştür.Mahkemece her ne kadar bilirkişi ücretinin yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; davacı yanca dava dilekçesinde, davalı ile de hiç bir zaman ticari faaliyette bulunulmadığı ve çeke ilişkin hiç bir borcun da bulunmadığının ileri sürüldüğü,
ticari defter ve kayıtların incelenmesinin bu nedenle dosyaya bir fayda sağlamayacağı, çek illeten mücerret olup, dava ve takip konusu çekteki imza inkâr edilmediğinde göre, davacının çekin karşılığını aldığının karine olarak kabul edilmesi gerektiği, aksi yöndeki bedelsizlik iddiasının eldeki delillere göre ispatlanamadığı, dolayısıyla açıklanan nedenler dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile sonuca gidilmiş olması yerinde görülmemiş ise de, belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Açıklanan sebeplerle, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın reddine dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2022/394, K. 2024/1716, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama