KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Dosya no
- 2022/559 Esas
- Karar no
- 2024/1812
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/11/2021
- Numarası
- 2017/721 E. - 2021/815 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 07/11/2024
Karar Metni
728 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
ASIL DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde;muhatap bankası ... Bankası Ümraniye Şubesi, keşidecisi ... AŞ, lehtarı ... Ltd. Şti. olan 07/08/2017 keşide tarihli, 90.375,00 TL miktarlı ve ... seri numaralı çekin lehtar tarafından davacı müvekkiline ciro edilmesi sonucu çekin yetkili hamili olduğunu, bu çekin dolandırıcılık suretiyle ellerinden çıktığını, bu nedenle İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/696 Esas sayılı dosyası üzerinden çek iptal talebinde bulunduklarını ancak bu aşamada çekin üçüncü kişiler tarafından takasa verilmesi sonucu hamillerinden haberdar olduklarını ancak hamiller ile herhangi bir ticari ilişkileri bulunmadığını bu nedenle çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/922 esas sayılı dosyasının eldeki dava ile birleştirildiği, tarafların ve dava sebebinin aynı olduğu, dava konusunun ise 15/10/2017 gün ve 45.000 TL bedelli çek olduğu, davacının aynı iddiaları ileri sürdüğü, davalıların davaya cevap vermedikleri görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; dava konusu çekin davalılar tarafından iktisabında kötü niyetli oldukları ve ağır kusurları olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu her iki çekin; müvekkili firma cirosundan sonra düzgün ciro silsilesinin koptuğunu ve asla gerçek bir ticari ilişki veya sebep olmaksızın sahte cirolar ile sırasıyla davalılar .. San.Tic.Ltd.Şti. , ardından ..San. ve Tic.Ltd.Şti. ve nihayet ...San. ve Tic.Ltd.Şti. ne cirolanmış şekilde ortaya çıkartılarak bankaya ibraz edildiğini, Davalılar ve davalı ... SAN. VE TİC.
LTD.ŞTİ.'nin kesinlikle meşru hamil olmadığını ve kötüniyetle hareket ederek çekleri tahsile çalıştığını, kötü niyetli ve çekin iktisabında ağır kusurlu ...SAN. VE TİC. LTD.ŞTİ.’nden ödenen 30.000 TL bedelin istirdadı gerektiğini, Bilirkişi raporunda, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığının tespit edildiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl ve birleşen dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davası olup, davacı yan, tam ıslah ile davayı menfi tespit ile çek istirdadı davası şeklinde ikame etmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, aşamalardaki beyanlarında ve istinaf dilekçesinde; müvekkili firma yetkilisi ...'ın; davaya konu 90.375,53 TL ve 45.000,00 TL bedelli çeki nakde çevirmek isterken internet üzerinden bulduğu kişi/kişilerce dolandırılmış ve işbu çeklerin bila bedel elinden alınmış/çalınmış olduğunu, davalıların meşru hamil olmadığını ve kötüniyetle hareket ederek çekleri tahsile çalıştığını iddia etmiş ise de.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının konuya ilişkin 2017/122693 Soruşturma sayılı dosyasında yürütülen soruşturma neticesinde, İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/339 esas sayılı dosyasına dava açıldığı, ancak UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada dosyanın halen derdest olduğunun anlaşıldığı, ortada kesinlenmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı anlaşılmışıtır.
Ancak davacı yan, davaya konu çeklerin dolandırıcılık suretiyle elinden çıktığını iddia ettiğine göre, bağlantılı ceza davasının sonucunun eldeki davanın sonucunu etkileyecek nitelikte olduğu, dolayısıyla bu davanın sonucunun eldeki dava açısından bekletici mesele yapılmasında hukuki fayda bulunduğu anlaşıldığından, belirtilen bu husus gözetilmeksizin Mahkemece esasa girilmek suretiyle karar verilmiş olması hatalı görülmüştür.
Diğer yandan, HMK'nın 355.maddesi uyarınca re'sen yapılan incelemede, Mahkemece İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/922 esas sayılı dosyasının eldeki dava ile birleştirildiği, ancak birleşen davaya ilişkin olarak bir karar verilmediği görülmüştür.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince esasa münhasır delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-4 ve 6. maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2022/559, K. 2024/1812, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama