KÜNYE
T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/560
- Karar no
- 2024/663
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 17/08/2022
Karar Metni
1.307 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı ile ... San. Tic.
A.Ş. arasında yapılan sözleşme uyarınca davacı şirket, ...'in sözleşme yaptığı sigorta şirketlerinin otomotiv imalat ve ithalatçılarının hasarlı-iade parçalarının ... adına toplanılması veya alınması konusunda yetkilendirdiğini, söz konusu parçalar davacı şirket gibi "iadeci"ler tarafından uhdesine geçirmek suretiyle toplanmakta ve yine iadeciler tarafından bu hasarlı parçalar yönetmelik kapsamında geri dönüşüme konu edildiğini, davacı Şirket, davalıya kendisine hasarlı parça toplanması ve alınması konusunda yetki vermesi için aylık ücret ödediğini, 12.05.2022 tarihinde ...'ün özel sistemi üzerinden sözleşme gereği tarafımıza ...
Sigorta Şirketi'ne ait ... hasar dosya numarasından ... plakalı ... marka aracın çıkan motor, radyatör don önleyici makine ve hava filtresi elemanının tarafımıza verilmesi kabul ve taahüt edildiğini, parçaların sigorta şirketi tarafından taraflar arasında mevcut sözleşmelere aykırı olarak bir üçüncü kişiye satılarak teslim edildiğinin bildirildiğini, taraflarınca, Noterlik huzurunda davalıya ait özel yazılım programı içerinde davacı şirketin hesabına giriş yapılmış, davacı şirkete teslim alımı konusunda yetki verilen parça hakkında düzenlenen föye ilişkin tespit yapıldığını, ....
Noterliği 24.05.2022 tarih, ... yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini, yine, taraflarınca taşınırın teslimi ve gecikmeden doğan zararın tazmini için İstanbul Anadolu Arabuluculuk Merkezi ... numaralı dosya ile arabuluculuğa başvurulmuşsa da, görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığını, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca, davalı gecikme tazminatı ile birlikte, söz konusu taşınırı aynen teslim ile yükümlü olduğunu, bunun mümkün olmaması halinde, söz konusu taşınır mal üzerinde davacıin sözleşmeden doğan hakkının ihlal edildiği dikkate alınarak, taşınır malın değerinin Mahkemeniz aracılığıyla tespit ettirilerek,
taşınır bedelinin davacı şirkete faizi ile birlikte ödenmesini talep ettiklerini, gecikmeden doğan tüm hak ve alacakları ile fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalması kaydıyla; davacı şirket ile ... San. Tic.
A.Ş.arasında imza olunan sözleşmeler uyarınca 12.05.2022 tarihinde tarafımıza teslimi kabul, beyan ve taahhüt edilen ... plakalı ... marka aracın çıkan motor, radyatör don önleyici makine ve hava filtresi elemanının gecikme tazminatı ile birlikte tarafımıza aynen teslimini, bunun mümkün olmaması halinde, söz konusu taşınır mal üzerinde davacının sözleşmeden doğan hakkının ihlal edildiği dikkate alınarak,
taşınır malın değerinin Mahkeme aracılığıyla tespit ettirildikten sonra ıslah edilmek üzere şimdilik 10.000,00 TL taşınır bedelinin davacı şirkete faizi ile birlikte ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı şirket ile Davacı şirket arasında düzelenmiş Parça İade Sözleşmesindeki yükümlülüklerin ihlalinden kaynaklandığı iddia edilen zararın tazmini talepli işbu davanın tümden reddinin gerektiğini, açılan davaya usul ve esas yönünden itiraz ettiklerini ve davanın reddini talep ettiklerini, davacı Şirketçe de sunulan Parça İade Sözleşmesinin bütünü incelendiğinde işbu sözleşmede davalı Şirketin, Davacı şirkete hiçbir taahhüdünün bulunmadığını, davalı şirketten her ne nam altında olursa olsun bir talepte bulunamayacağının açıkça yazılmış olduğunun görüleceğini,
taraflar arasındaki sözleşmede davalıyı bağlayıcı hiçbir sorumluluğun bulunmadığını, mali sorumluluğu ise hiç olmadığını, davacı türündeki şirketlere tanınan hak böyle bir imkandan yararlandığını, şirketlerinin hasarlı araçlarını satın almış davalı şirketin bu hasarlı araçlara ait ömrünü tamamlamış parça (ÖTA) statüsündeki parçalarını toplama işini herhangi bir ücret karşılığı olmaksızın kabul etmelerinin öngörüldüğünü,
bu parçaların mülkiyetinin davalı şirkete ait olduğunu ve bir bedel alınmadan bunların toplanmaları herhangi bir karşılık alınmadan ve karşılık ta ta ödenmeden -bir nevi hurdacılık yapmaları karşılığında- bu tür şirketlere verildiğini, burada davalı Şirkete hiçbir yükümlülük ve özellikle de mali yükümlülük yüklenmediğini, davacı Şirketin davalı Şirketten her ne olursa olsun/her ne nam altında olursa olsun hiçbir ücret/bedel isteyemeyeceğini,
dahası topladığı herhangi bir parçayı bile davalı şirketin herhangi bir gerekçe göstermesine gerek olmaksızın istediği anda bundan dolayı tek bir kuruş bedel ödemesine gerek olmaksızın iade etmek zorunda olduğunun açıkça belirtildiğini, bu nedenle işbu davanın yasal hiçbir dayanağının olmadığını, belirtilen bu sebeplerle öncelikle usuli eksikliğin tamamlanarak gerçek zarar bedeli üzerinden harcın ikmaline ve müddeabbihin arttırılmasına, bilahere yapılacak inceleme ile davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince davalının sözleşmeye aykırı hareket edip etmediği, dava konusu taşınırların davacıya teslimi talebinin haklı olup olmadığı davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise alacağının miktarının tespitinden ibaret olduğu görülmüştür.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 08/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Taraflar arasında akdedilen İade Sözleşmesinin karşılıklı borç doğuran bir sözleşme olduğu, Borcun konusu söz konusu parçaların bir üçüncü kişiye satılarak teslim edildiği, buna göre davalı-borçlunun borcunu tam olarak ifa etmediği/edemediği, Davalı-borçlunun bu imkansızlıkta kusurlu olmadı borcun sona ermediği, buna göre artık davalı-borçlunun imkansız hale gelen edimi değil, bundan dolayı davacı-alacaklının uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlü olacağı, Heyetimizde bulunan teknik Bilirkişinin değerlendirmesine göre, toplam tutarının 782,00 TL olduğu kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 16/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;Kök Raporda ortaya konulan hukuki incelemeye dair görüşün aynen muhafaza edildiği, Heyetimizde bulunan teknik Bilirkişinin değerlendirmesine göre, söz konusu iade parçalarının toplam tutarının 1.125,00 TL olduğu kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince davalının sözleşmeye aykırı hareket ettiği iddiası ile, dava konusu taşınırların davacıya teslimi veya davacının alacağı bedelin tazmini talebidir.
Davacı vekili, taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca davacı şirketin, davalı şirketi sözleşme yaptığı sigorta şirketlerinin otomotiv imalat ve ithalatçılarının hasarlı-iade parçalarının davalı adına toplanılması veya alınması konusunda yetkilendirdiğini, söz konusu parçaların davacı şirket gibi "iadeci"ler tarafından uhdesine geçirmek suretiyle toplanmakta ve yine iadeciler tarafından bu hasarlı parçalar yönetmelik kapsamında geri dönüşüme konu edildiğini, davacı şirketin, davalıya kendisine hasarlı parça toplanması ve alınması konusunda yetki vermesi için aylık ücret ödediğini, 12.05.2022 tarihinde davalı şirketin ...
Sigorta Şirketi'ne ait ... hasar dosya numarasından ... plakalı ... marka aracın çıkan motor, radyatör don önleyici makine ve hava filtresi elemanının davacı şirkete verilmesini kabul ve taahüt edildiğini, parçaların sigorta şirketi tarafından taraflar arasında mevcut sözleşmelere aykırı olarak bir üçüncü kişiye satılarak teslim edildiğinin bildirildiğini, taraflarınca, Noterlik huzurunda davalıya ait özel yazılım programı içerinde davacı şirketin hesabına giriş yapılmış, davacı şirkete teslim alımı konusunda yetki verilen parça hakkında düzenlenen föye ilişkin tespit yapıldığını, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca,
davalı gecikme tazminatı ile birlikte, söz konusu taşınırı aynen teslim ile yükümlü olduğunu ifade ederek davanın kabulünü, davalı taraf davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasında 01/08/2021 tarihinde iade sözleşmesinin akdedildiği, sözleşmenin 12 ay süreli olduğu, karşılıklı borç doğuran bir sözleşme olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce 08/05/2023 ve 16/01/2024 tarihli bilirkişi raporları aldırılmıştır.
Yapılan yargılama toplanan deliller, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4.1.8 maddesinde "... iadeciye parçaların toplanması için herhangi bir ücret ödemeyecek,alıcılar bunu kendi imkanları ile yapacak, iadeci parçalarını topladığı sigorta şirketi, otomotiv imalatçısı veya ithalatçısı ile ...'den ücret, komisyon, prim veya herhangi bir isim nam ve altında bedel talep edemez." ve sözleşmenin 4.1.9. Maddesinde.
"İadeci, yazılım, e-posta, faks üzerinden iade parça toplama talimatını aldığı tarihten itibaren 5 (beş) işgünü içinde servis ve tamirhanelerden parçaları toplamakla yükümlüdür. Bu sürenin geçmesi veya herhangi bir nedenle iade parçanın alınamaması halinde (onarımı devam eden araçların iade parçaları istisna kabul edilir) İADECİ, parçalarını topladığı şirketten ve ...'den herhangi bir talepte bulunamaz.
İADECİ zamanında toplanmayan parçalardan dolayı ... ve ŞİRKET'in uğrayacağı her türlü yaptırımdan peşinen sorumlu olduğunu kabul ve taahhüt etmiştir" hükmünün yer alması karşısında davacı tarafın söz konusu sözleşmeye istinaden davalı şirketten her ne nam altında olursa olsun bir ücret/bedel isteyemeyeceği anlaşılmıştır. Sözleşmenin 4.1.22.
Maddesinde:İadeci herhangi bir sebepten dolayı iade aldığı parçayı, ...'in iade istemesi durumunda ...'e bedelsiz iade etmek zorundadır" şeklinde düzenleme bulunması karşısında davacı tarafın davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır. Hakim ... · e-imzalıdır.
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/560, K. 2024/663, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama