KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Dosya no
- 2022/784
- Karar no
- 2024/1891
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/03/2021
- Numarası
- 2017/643 E. - 2021/254 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 21/11/2024
Karar Metni
827 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ... San. ve Tic. A.Ş.'ye ait ve şirketin eski ortağı olan ...'de bulunan 2 adet boş çek karnesinin 04/01/2017 tarihinde ... plakalı araç park halinde iken camı kırılarak çalındığını, çalınan çekleri ...bank'a bildirdiklerini, çeklerden birisinin 30/05/2017 tarihli ve 45.000,00-TL bedelli olarak doldurularak ödenmesinin yapılması için ibraz edildiğini, müvekkili şirketin davalı ...'e lehdar olarak gözüken davalı ...'na ne de cirantalara herhangi bir borcu olmadığını, lehtar hamil ve cirantalarla hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, hırsızlık olayına ilişkin ceza soruşturmasının sürdüğünü imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı ... vekili; müvekkilinin ...'nolu ...bank Bahçekapı Ticari Şubesine ait çeki diğer davalılar olan ... ve ...'ten alacağına karşılık aldığını ve müvekkili çeki ... bankası Halkalı şubesine ibraz ederek takas sistemine koyduğunu, daha sonra ... ve ... çekin ödeme tarihine yakın bir zaman da gelip çeki aldıkları kişiye ulaşamadıklarını söyleyip borçlarını nakit olarak ödemek istediklerini, müvekkili çeki takas sisteminden alıp çeki iade ettiğini ve çek bedelini nakit olarak aldığını, müvekkili ...'nolu ... bank Bahçekapı Ticari Şubesine ait çekin çalıntı olduğunu davacının dava dilekçesinin kendisine tebliğ edildiğinde öğrendiğini,
müvekkili çeki ... bankası halkalı şubesine ibraz ettiğinde çekin çalıntı olduğuna ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığını ve müvekkilininin ilgili çekin çalıntı olduğunu bilmesinin de söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; müvekkilinin dava konusu çeki borçlusu dava dışı ... yönlendirilmesi ile ...'ın talimatıyla oğlu ...'dan teslim aldığını, söz konusu çekin ortağı ... ile birlikte cirolayarak borçlu oldukları ...'a verdiklerini, çekin vade tarihi beklenmeksizin ticari ilişkinin devamı gözetilerek çek bedelini nakden ...'a ödeyerek çeki teslim aldıklarını ve ...'a teslim edildiğini, çalıntı olduğu iddia edilen ... çek müvekkili adına ciro edilmek suretiyle hamil olduğunu, çekin müvekkilinin çalıntı olduğunu bilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulü ile; Davacı Şirketin; ... seri numaralı ...bank Bahçekapı Ticari Şubesine ait 30/05/2017 tarihli 45.000,00-TL bedelli keşidecisi ... San. Ve Tic. A.Ş. Gözüken çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, Davalıların kötü niyetli olduğu anlaşılamadığından kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemenin tarafları isticvap etmesi, tarfların talepleri varsa yemin teklif etmesi gibi hukuksal imkanlar varken, bunları değerlendirmeyip kararın verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca kıymetli evrak hukukunda sebepten soyutluk ilkesi gereği iyi niyetli ciranta konumundaki kişilere yönelik menfi tespitin kabulü yönündeki kararın, kambiyo hukukunun temel bir konusunu ihlal ettiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davası olup, davacı; dava konusu çekin kendilerinden çalınarak doldurulduğunu, çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiştir.
Bu durum karşısında ispat yükü, çekteki imzanın davacıya ait olduğunu iddia eden alacaklı davalıdadır. Ancak İlk Derece Mahkemesince, tüm araştırmalara rağmen çek aslı temin edilememiştir. Davacı tarafın imza örnekleri temin edilerek çekte yer alan imzanın davacıya ait olup olmadığının tespiti bakımından rapor düzenlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, raporda özetle; fotokopi belgeler üzerinde inceleme yapılamayacağı belirtilmiştir.
Hale göre, ispat yükü üzerinde olan davalının, dava konusu çekteki imzanın davacıya ait olduğunu ispat edemediği, her ne kadar Mahkemece yemin yaptırılması gerektiği ileri sürülse de, ispat yükü üzerinde olan davalının davaya cevap vermeyerek yemin deliline de dayanmadığı, kaldı ki HMK'nın 226/1-c maddesi gereğince konusu suç teşkil eden vakıalarla ilgili olarak yemin teklif edilemeceği anlaşıldığından, davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı ... vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
21/11/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2022/784, K. 2024/1891, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama